Yargıtay · 10. Ceza Dairesi

Yargıtay 10. Ceza Dairesi 2018/2481 E. 2023/6244 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
10. Ceza Dairesi
Esas No
2018/2481
Karar No
2023/6244
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2015/271 E., 2016/528 K. SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti yapma HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin, hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ A. Niğde 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 16.11.2015 tarihli ve 2015/9 Esas, 2015/440 Karar sayılı kararı ile sanığın uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 188 inci maddesinin üçüncü fıkrası, 62 nci maddesi, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci fıkrası ile üçüncü fıkrasının ilk cümlesi uyarınca 8 yıl 4 ay hapis ve 10.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluğuna karar verilmiştir. B. Niğde 1. Ağır Ceza Mahkemesi kararının, sanık ve müdafii tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairemizin 08.03.2016 tarihli ve 2016/375 Esas, 2016/697 Karar sayılı kararı ile; "1. Sanığın, haklarında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan soruşturması ayrılan ...ve ...'da ele geçirilen uyuşturucu maddeyi ...'ten aldığını söylediği, ... hakkında Cumhuriyet Başsavcılığınca "uyuşturucu madde ticareti yapma" suçundan yürütülen 2014/852 sayılı soruşturma dosyasının akıbeti araştırılarak, dava açılmış ve derdest ise davaların birleştirilmesi, hüküm verilmiş ve kesinleşmiş ise dosyanın getirtilerek bu dosya içine konması, sonucuna göre sanık hakkında etkin pişmanlıkla ilgili TCK'nın 192. maddesinin 3. fıkrasının uygulanıp uygulanmayacağının tartışılması gerekirken, eksik araştırma ile yazılı şekilde hüküm kurulması, 2. Suç konusu esrarın miktarına bağlı olarak önem ve değeri ile oluşturduğu tehlikenin ağırlığı dikkate alınarak TCK'nın 61. maddesindeki ilke ve ölçütlerle 3. maddesinde öngörülen orantılılık ilkesine aykırı olarak; alt sınırı 5 gün olan adli para cezasının alt sınırdan fazla uzaklaşılarak 600 gün olarak belirlenmesi, 3. Hükümden sonra 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesi'nin 08.10.2015 tarihli 2014/140 esas ve 2015/85 karar sayılı kararı ile, 5237 sayılı TCK'nın 53. maddesinin bazı hükümlerinin iptal edilmesi nedeniyle, bu maddenin uygulanması açısından, sanığın durumunun yeniden belirlenmesinde zorunluluk bulunması," Nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir. C. Dairemizin bozma ilamı sonrası, Niğde Ağır Ceza Mahkemesinin, 27.04.2016 tarihli ve 2016/317 Esas, 2016/371 Karar sayılı kararı ile Niğde Ağır Ceza Mahkemesinin 2015/271 Esas sayılı dosyası ile aralarında hukuki ve fiili irtibat bulunması sebebiyle her iki dosyanın birleştirilmesine, yargılamaya Niğde 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 2015/271 Esas sayılı dosyası üzerinden devam olunmasına karar verilmiştir. D. Niğde 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 31.10.2016 tarihli ve 2015/271 Esas, 2016/528 Karar sayılı kararı ile sanığın uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 188 inci maddesinin üçüncü fıkrası, 192 nci maddesinin üçüncü fıkrası, 62 nci maddesi, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci fıkrası ile üçüncü fıkrasının ilk cümlesi uyarınca 5 yıl 15 ay hapis ve 40 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık müdafiinin temyiz sebepleri özetle; 1. Suçun unsurlarının oluşmadığına, 2. Eylemin kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçunu oluşturacağına, 3. Kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna, İlişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Olay tarihinde, Çiftlik İlçe Jandarma Komutanlığında vatani görevini yapan haklarında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan ayrıca soruşturma yürütülen tanıklar Kendal ve Şahin'in banyoda uyuşturucu madde kullandıkları sırada komutanları tarafından yakalanmaları üzerine alınan ifadelerinde suç konusu maddeyi sanık ...'dan satın aldıklarını beyan etmeleri, tanıkların birbirini doğrular nitelikteki anlatımları ve uyuşturucu maddeyi içerken kullandıkları pet şişe üzerinde yapılan incelemede esrar bulunduğunun tespit edilmesi, sanığın ikrarı ile tüm dosya kapsamı bir bütün olarak değerlendirildiğinde, sanığın tanıklara uyuşturucu madde sattığı, bu şekilde üzerine atılı uyuşturucu madde ticareti yapma suçunu işlediği gerekçesiyle mahkûmiyetine, sanığın uyuşturucu maddeyi satın aldığını beyan ettiği ... hakkında söz konusu eylemle ilgili uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildiği anlaşıldığından sanığın bu beyanı yönünden etkin pişmanlık hükümleri uygulanmamış; ancak, sanığın tanıkların beyanı dışında delil bulunmadığı aşamada tanıklara uyuşturucu maddeyi verdiğini ikrar ederek kendi suçunun ortaya çıkmasına yardımcı olduğundan etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanmasına karar verilmiştir. IV. GEREKÇE Sanık ... hakkında 5237 sayılı Kanun'un 188 inci maddesinin üçüncü fıkrası ve 192 nci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca hükmedilen 7 yıl 6 ay hapis cezasından 5237 sayılı Kanun'un 62 nci maddesi uyarınca indirim yapılırken 6 yıl 3 ay hapis cezası yerine 5 yıl 15 ay hapis cezasına hükmedilerek sanık hakkında eksik ceza tayin edilmesi, aleyhe temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamış; gerekçeli karar başlığında suç tarihinin “13.08.2014” olarak yazılması gerekirken “03.02.2015” şeklinde gösterilmesi mahallinde düzeltilebilir yazım hatası olarak kabul edilmiştir. Bozmaya uyulduğu, yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık müdafiinin temyiz sebepleri yerinde görülmemiş, hükümde hukuka aykırılık tespit edilmemiştir. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Niğde 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 31.10.2016 tarihli ve 2015/271 Esas, 2016/528 Karar sayılı kararında sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanık müdafiinin temyiz sebeplerinin reddiyle, hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 06.07.2023 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 10. Ceza Dairesi, E. 2018/2481, K. 2023/6244, T. 06.07.2023, www.arakarar.com/karar/yargitay-10-ceza-dairesi-2018-2481-e-2023-6244-k-6efbc5a97f11