Yargıtay · 1. Hukuk Dairesi

Yargıtay 1. Hukuk Dairesi 2026/3448 E. 2026/4692 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
1. Hukuk Dairesi
Esas No
2026/3448
Karar No
2026/4692
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi SAYISI : 2025/2127 E., 2026/293 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Pazarcık 1. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2021/497 E., 2024/355 K.

Dava, kadastro öncesi hukuki nedene dayalı tapu iptali ve tescil, olmadığı takdirde muhdesatın aidiyetinin tespiti ve temliken tescil istemine ilişkindir.

Kadastro sonucu; Kahramanmaraş ili, ... ilçesinde bulunan 2 34... parsel sayılı 9.257, 75... yüz ölçümündeki bahçe niteliğindeki taşınmaz, senetsizden ... oğlu ...’nin 20 yılı aşkın süredir zilyet ve tasarrufunda olduğu, anılan kişinin 1978 yılında öldüğü, mirasçılarının bilinmediği belirtilerek ... oğlu ... adına tespit ve tescil edilmiş, tutanak 01.05.1997 tarihinde itirazsız kesinleşmiştir.

Davacı; 2 34... parsel sayılı taşınmazın kendisine ait olduğunu, taşınmazı uzun süredir kullandığını ancak aleyhine ortaklığın giderilmesi davası açıldığını, bunun üzerine yaptığı araştırmada taşınmazın kendisi yerine başka bir ... oğlu ... adına tescil edildiğini öğrendiğini, dava konusu taşınmazın kendisine ait olduğunu, davalıların murisi olan ...’nin taşınmazla bir ilgisinin olmadığını ileri sürerek taşınmazın kendisine ait olduğunun tespitine, olmadığı takdirde taşınmaz üzerindeki kuyu, havuz ve ağaçların kendisine ait olduğunun tespiti ile taşınmaz üzerindeki muhdesatın taşınmazdan daha kıymetli olması nedeniyle dava konusu taşınmazın bedeli karşılığı adına tesciline karar verilmesini istemiştir. Davalılardan ..., dava konusu taşınmazın 1996 yılında yapılan kadastro çalışmaları sonucu murisleri ... adana tespit ve tescil edildiğini, yapılan tespitte herhangi bir hata bulunmadığını belirterek davanın reddini savunmuş; diğer davalılar, davaya cevap vermemiştir.

İlk Derece Mahkemesince, dava konusu taşınmazın kadastro tutanağının 01.05.1997 tarihinde kesinleştiği, eldeki davanın ise 23.11.2021 tarihinde açıldığı, 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 12/3. maddesinde belirtilen 10 yıllık hak düşürücü sürenin geçtiği, taşınmaz hakkında derdest ortaklığın giderilmesi davası, kentsel dönüşüm uygulaması ya da kamulaştırma işlemi bulunmadığı, dava konusu taşınmaza ilişkin her ne kadar Pazarcık Sulh Hukuk Mahkemesinin 2021/513 Esas sayılı dosyası ile ortaklığın giderilmesi istenilmiş ise de bu davanın taşınmazda ortaklık bulunmaması sebebi ile reddedildiği ve bu ret kararının kesinleştiği, bu durumda taşınmaz üzerinde muhdesatın aidiyetinin tespiti talebinin hukuki yararı bulunmadığı, dava konusu taşınmazın ifraz edilemeyeceği, bu nedenle muhdesatın bulunduğu yerin davacı adına tescili talebinin de reddine karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle tapu iptali ve tescil talebinin hak düşürücü süre nedeniyle, muhdesatın aidiyetinin tespiti talebinin hukuki yarar yokluğu nedeniyle usulden reddine karar verilmiş, kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesince, İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK’nın 353/1-b/1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: -K A R A R-

Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama kuralları ve kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmediğinden temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un/HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Alınması gereken harç peşin alındığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 15.06.2026 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 1. Hukuk Dairesi, E. 2026/3448, K. 2026/4692, T. 15.06.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-1-hukuk-dairesi-2026-3448-e-2026-4692-k-703bad9aca03