Yargıtay · 1. Hukuk Dairesi

Yargıtay 1. Hukuk Dairesi 2026/3094 E. 2026/3957 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
1. Hukuk Dairesi
Esas No
2026/3094
Karar No
2026/3957
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi SAYISI : 2026/215 E., 2026/271 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Sivas 4. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2024/97 E., 2025/158 K.

Dava, kadastro öncesi nedene dayalı tapu iptali ve tescil isteğine ilişkindir. Sivas ili, Merkez ilçesi, ... köyü, 1 10... , 1 13... , 1 31... parsel sayılı taşınmazlar ... adına kayıtlanmıştır. Davacı, dava konusu taşınmazların ... adına tespit edilmesi gerekirken ... adına kayıtlandığını belirterek dava açmıştır. Davalı ..., davacının iddialarının yerinde olmadığını savunmuş; davalılar ... ve müşterekleri davayı kabul ettiklerini bildirmişlerdir. İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, davaya konu taşınmazların ... adına kayıtlı olduğu, taşınmazlarda intikal işlemleri yapılıp mirasçıların payları henüz belirlenmediğinden ve mirasçılar taşınmazlarda el birliği halinde malik olduğundan bir kısım mirasçıların davayı kabul etmelerinin sonuç doğurmayacağı, 3402 sayılı Kanun'un m. 12/3 hükmü uyarınca hak düşürücü süre geçirildikten sonra dava açıldığı gerekçesi ile davanın hak düşürücü süre nedeniyle reddine karar verilmiş, kararın davacı tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, 1 13... parsel sayılı taşınmazın tesis kadastrosunda 1 28... parsel numaralı taşınmazların toplulaştırması sonrası oluştuğu, 128 nolu parselin tespitinin 04.07.1995 tarihinde kesinleştiği, 150 nolu parselin kadastro tespitinin 15.01.1987 tarihinde kesinleştiği, 1 31... parsel sayılı taşınmazın tesis kadastrosunda 225 parsel numaralı taşınmazın toplulaştırması sonrası oluştuğu, 225 nolu parselin kadastro tespitinin 13.01.1987 tarihinde kesinleştiği, 1 10... parselin tesis kadastrosunda 1 93... parsel numaralı taşınmazın toplulaştırması sonrası oluştuğu, 193 nolu parselin kadastro tespitinin 13.01.1987 tarihinde kesinleştiği belirtilmiş, davanın Kadastro Kanunu'nun 12/3. maddesinde düzenlenen 10 yıllık hak düşürücü süreye tabi olduğu, süre geçtikten sonra kadastro öncesi sebeplere istinaden davanın açılamayacağının açık kanun hükmü olduğu, 24.04.2024 tarihinde açılan davada hak düşürücü sürenin geçtiği, davanın reddine karar verilmesinde usul ve kanuna aykırılık görülmediği gerekçesiyle davacının yerinde olmayan istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b.1. maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

-K A R A R- Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama kuralları ve kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmediğinden temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un/HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Alınması gereken harç peşin alındığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 13.05.2026 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 1. Hukuk Dairesi, E. 2026/3094, K. 2026/3957, T. 13.05.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-1-hukuk-dairesi-2026-3094-e-2026-3957-k-5f780ac93779