Yargıtay · 1. Hukuk Dairesi

Yargıtay 1. Hukuk Dairesi 2026/1221 E. 2026/6296 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
1. Hukuk Dairesi
Esas No
2026/1221
Karar No
2026/6296
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi SAYISI : 2025/2753 E., 2025/3306 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : (Kapatılan)Çorum 5. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2023/273 E., 2025/312 K.

Dava, muris muvazaası hukuki nedenine dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.

Davacı vekili; tarafların mirasbırakanı ...'in adına kayıtlı 15 20... parsel sayılı arsa niteliğindeki taşınmazını 29.12.1994 tarihinde satış göstermek suretiyle 135.000.000 TL bedel ile davalı oğlu ...'e temlik ettiğini, temlik işleminin yapıldığı tarihte murisin varlıklı olup paraya ve davaya konu taşınmazını satmaya ihtiyacı bulunmadığını, işlemin hem satıcı ve hem de alıcının yurt dışında bulundukları bir sırada vekilleri vasıtasıyla gizlice yapıldığını, murisin benzer şekilde 1 21... - 1 18... nolu parseller ile 381- 650 - 416 parsel sayılı taşınmazlarını da akrabası ...'e temlik ettiği, yapılan yargılama sonunda Çorum 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2010/206 Esas, 2012/462 Karar sayılı kararı ile yapılan temlik işlemlerin muris muvazaası hukuki sebebi ile iptal edildiğini, murisin davacının dışındaki diğer evlatlarına da bağışta bulunduğunu, davaya konu işlemin yapıldığı ve murisin diğer evlatlarına da karşılıksız kazandırımlarda bulunduğu yıllarda davacı ...'in Türk Silahlı Kuvvetlerinde subay olarak görev yaptığı için muristen uzakta kaldığını, bu nedenle davacı haricindeki çocuklarına temlikler yaptığını, dava konusu taşınmaz üzerinde daha sonra kat irtifakı tesis edilerek 33 adet bağımsız bölüm oluştuğunu, davalının 33 nolu bağımsız bölüm hariç diğerlerini üçüncü kişilere devrettiğini, bu taşınmazlar için dava ve talep haklarını saklı tuttuklarını ileri sürerek dava konusu 33 nolu bağımsız bölümün tapu kaydının iptali ile davacının payı oranında adına tesciline karar verilmesini istemiştir.

Davalı vekili; eldeki davada mirasbırakan tarafından yapılmış muvazaalı bir işlem söz konusu olmadığı gibi mirasçıları miras haklarından mahrum edecek herhangi bir işlem de tesis edilmediğini, bu nedenle davanın hukuki yarar yokluğu nedeniyle reddi gerektiğini, söz konusu taşınmazın 1988 senesinde Belediyeden açık arttırma sureti ile satın alındığını, bu taşınmazın alım ücretinin tamamen müvekkili tarafından ödendiğini, müvekkilinin babasına 29.000 Mark para verdiğini, babası yani murisin de bu taşınmazı kendi adına tescil ettirerek satın aldığını, o dönemde taraflar arasında herhangi bir vekalet ilişkisi olmadığı ve murisin de sonuçta müvekkilinin babası olduğu için müvekkilinin babasına olan güveni ile kendisi adına alınan taşınmazın tescilinin babasının üstüne yapılmasında bir olumsuzluk görmediğini, davacının bu durumu bildiğini belirterek davanın reddini savunmuştur.

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; murisin dava konusu devri 1994 yılında yaptığı ve 2010 yılında vefat ettiği dikkate alındığında aradan geçen zaman zarfında da davalı lehine başkaca bir taşınmaz devrine dosya kapsamında tesadüf edilememiş olup devir tarihinde davalının yurt dışında çalıştığı da sabit olmakla ve dava konusu taşınmazı alabilecek gücünün bulunduğu da gözetildiğinde davalı lehine mal kaçırma amacına matuf bir devrin yapıldığının sübut bulmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, karara karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; İlk Derece Mahkemesinin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı kanaatine varıldığından davacı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/(1)-b-1.madde ve bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

- K A R A R -

Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmediğinden temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Temyiz eden davacıdan alınması gereken harç peşin alındığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 23.09.2026 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 1. Hukuk Dairesi, E. 2026/1221, K. 2026/6296, T. 23.09.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-1-hukuk-dairesi-2026-1221-e-2026-6296-k-fd11431e8d5d