Yargıtay · 1. Hukuk Dairesi
Yargıtay 1. Hukuk Dairesi 2025/6542 E. 2026/4751 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 1. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/6542
- Karar No
- 2026/4751
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi SAYISI : 2025/2292 E., 2025/2835 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Ordu 1. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2022/40 E., 2025/39 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
- K A R A R -
Dava, ehliyetsizlik ve muris muvazaası hukuki nedenine dayalı tapu iptali ve tescil, olmadığı takdirde tenkis istemine ilişkindir.
Davacılar vekili; muris ...'ın 08.12.2021 tarihinde vefat ettiğini, murisin Ordu ili, ... ilçesi, ... Mahallesi 6 68... parsel, 48 85... parsel, 48 87... parsel, 48 87... parsel, 48 80... parsel, 48 80... parsel ve 48 96... parsel sayılı taşınmazlardaki hisselerinin tümünü 13.10.2016 tarihinde Ölünceye Kadar Bakma Akdiyle davalı ...'a devrettiğini, işlem tarihinde muris ...'ın ileri derecede alzheimer hastası olup, hastalığı nedeni ile işlem tarihinde hukuki ehliyetinin bulunmadığını, felç geçirdikten sonra vefat ettiğini, murisin eşinin 2015 yılında vefat ettiğini, bu tarihten sonra ...'a bir buçuk yıl davalı ...'un, on yedi ay davalı ... ve son iki buçuk senedir de davalı ...'ın eşi ...'ın baktığını, ...'ın kayınvalidesine baktığı için Devletten bakım parası aldığını, muris ...'ın evde bakım hizmeti almış olup kayıtlar incelendiğinde ...'ın evine gidilmediğinin görüleceğini, muris ...'nin davalı ...'a tüm taşınmazlarını ölünceye kadar bakım akdiyle devretmesi için hiçbir haklı gerekçe ve zorunluluk olmadığını, dava konusu işlemin gerçek iradeyi yansıtmadığını davalı lehine ve davacılar aleyhine mirastan mal kaçırmaya yönelik olduğunu ileri sürerek davalıya ölünceye kadar bakım akdiyle yapılan devir ve temlik işleminin hukuki ehliyetsizlik nedeni ile iptali ile terekeye döndürülerek muris adına tapuya tescilini, aksi takdirde muris muvazaası hukuksal nedenine dayalı olarak iptali ile miras payları oranında adlarına tescilini, olmadığı takdirde tenkis istemiştir.
Davalı vekili; 13.10.2016 tarihinde tapu işlemleri esnasında Ordu Devlet Hastanesinden murisin akli dengesinin yerinde olduğuna dair rapor alındığını ve dört şahit huzurunda devir işlemlerinin gerçekleştiğini, murisin devir sırasında akli dengesinin yerinde olup hukuki ehliyeti bulunduğunu, davacıların murisin düzenini bozmadan önce murisin davalı ile kaldığını, murisin her türlü bakım ve ihtiyacını davalının giderdiğini, ... ve eşinin, hem murisin maaşından yararlanmak hem de sözleşmenin yerine getirilmesini engellemek amacıyla murisi yanlarına aldığını, murisi zorla davalıdan uzaklaştırdıklarını, görüşmelerine dahi müsaade etmediklerini, murisin, mirasçılarından mal kaçırmak gibi bir gayesi yahut mal kaçırmasını gerektirir bir sebebi olmadığını, temlik ve devir işleminden ölümüne kadar geçen 5 yıllık uzun bir sürede akde aykırılıktan bir dava açmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen tarih ve sayılı kararıyla;murisin ölünceye kadar bakma akdi kapsamında terekesinde bulunan tüm taşınmazlardaki hisselerini davalıya devrettiği, aldırılan bilirkişi raporunda da bu durumun tespit edilmiş olduğu, murisin malvarlığına oranla bakım karşılığında vermesi beklenen makul orandan daha fazlasını tek bir mirasçısına temlik ettiği, bu durumun hayatın olağan akışına aykırı olduğu ve diğer mirasçılarından mal kaçırma saikiyle hareket ettiği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş; karara karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin ilâm başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararıyla ; Mahkemece davanın kabulüne karar verilmesi yerinde olmakla davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Hemen belirtmek gerekir ki; dava konusu 7 parça taşınmaz yönünden temlikin mirasçılardan mal kaçırmak amaçlı ve muvazaalı yapıldığı saptanarak karar verilmesinde kural olarak bir isabetsizlik bulunmamaktadır. Davalı vekilinin bu yöne ilişkin temyiz itirazı yerinde görülmemiştir.
Davalı vekilinin diğer temyiz itirazına gelince;
Mahkemenin 05.02.2025 tarihli kararı ile davanın kabulüne, 668 ada, 4 parsel, 4887 ada, 17 parsel, 4887 ada, 23 parsel ve 4896 ada, 40 parsel sayılı taşınmazdaki davalı ... adına kayıtlı hisseye ilişkin tapu kaydının iptali ile 1/24 hissenin davacılar adına ayrı ayrı tesciline karar verilmesi doğrudur ancak muris ...'ın davalıya 48 85... parsel sayılı taşınmaz yönünden 1/12 hissesini, 48 80... parsel sayılı taşınmaz yönünden 1195/5376 hissesini ve 48 80... parsel sayılı taşınmaz yönünden 79/5376 hissesini devretmesine rağmen bu hisseler üzerinden davacıların miras paylarına düşen hisselerine göre hüküm kurulması gerekirken yanılgılı hesaplama ile verilen karar isabetsizdir.
Ne var ki; anılan husus yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden HMK'nın 370. maddesinin ikinci fıkrası hükmü uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının düzeltilerek onanması gerekir.
Açıklanan nedenden ötürü davalı vekilinin temyizi üzerine re’sen yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 373/1. maddesi uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,
İlk Derece Mahkemesi kararının hüküm fıkrasının 1 numaralı bendinin çıkarılarak yerine “Davanın Kabulü ile, 13.10.2016 tarihli ... yevmiye nolu ölünceye kadar bakma akdine konu; Ordu ili, ... ilçesi, ... Mahallesi ... Mevkii, 6 68... parsel, 48 85... parsel, 48 87... parsel, 48 87... parsel, 48 80... parsel, 48 80... parsel ve 48 96... parsel sayılı taşınmazlardaki davalı ...'a ait hisselerin Ordu 1. Sulh Hukuk Mahkemesinin 10.12.2021 tarihli ve 2021/1806 Esas, 2021/1733 Karar sayılı mirasçılık belgesindeki davacıların miras payları oranında iptali ile davacılar adına miras payları oranında tesciline, bakiye payların davalı uhdesinde bırakılmasına,” şeklinde yazılması suretiyle hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, Peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalıya iadesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 16.06.2026 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.