Yargıtay · 1. Hukuk Dairesi

Yargıtay 1. Hukuk Dairesi 2025/5729 E. 2026/4107 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
1. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/5729
Karar No
2026/4107
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/1182 E., 2025/2174 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Edirne 2. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2022/247 E., 2023/339 K.

Dava, muris muvazaası hukuki nedenine dayalı tapu iptali ve tescil, olmazsa tenkis istemine ilişkindir. Davacılar vekili; davacıların murisi ...'nun mirasçılardan mal kaçırmak amacıyla 6 12... parsel sayılı taşınmazdaki 1/4 payını 2012 yılında oğlu olan davalı ...'ya bağış suretiyle devrettiğini, 1/2 payını da 25.05.2022 tarihinde torunu olan davalı ...'ya satış suretiyle devrettiğini, murisin maddi durumunun iyi olduğunu, 1/2 payını torununa satmasını gerektiren bir maddi kaygısının bulunmadığını, davalı ...'ın ise satış tarihinde maddi durumunun iyi olmadığını ve taşınmazın bedelini ödeyebilecek durumunun bulunmadığını, yapılan işlemlerin mal kaçırma kastı taşıdığını ileri sürerek dava konusu taşınmazın tapu kaydının iptali ile miras payları oranında davacılar adlarına tescilini, olmazsa davacıların saklı paylarının zedelenmesi nedeniyle tenkisine karar verilmesini talep etmiştir.

Davalı ... vekili; dava konusu taşınmazın davalı ...'a satılan ½ payının daha önce başka bir kişiye satıldığını, bu satışa yönelik muris tarafından Edirne 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2019/266 Esas sayılı dosyasında ön alım davası açıldığını ve davanın muris lehine sonuçlandığını, tapuda gösterilen satış bedeli muris tarafından karşılanamadığından murisin davacılar ve diğer torunlarından bu parayı ödemeleri karşılığında ½ payı devredeceğini beyan ettiğini, davalı ...'ın satış bedelini dedesi olan murise verdiğini ve söz konusu davadaki yargılama giderlerini karşıladığını ayrıca murisin borcunu ödediğini belirterek davanın reddini savunmuştur.

Davalı ... vekil; dava konusu taşınmazın 1/4 payının muris tarafından 2012 yılında davalıya bağışlandığını, murisin amacının davalı oğlu ...'in miras payına düşen kısmını sağlığında vermek olduğunu, tenkis koşullarının oluşmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur. İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; iddianın kanıtlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, kararın davacılar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı ...'a yapılan bağış yönünden muris muvazaası iddiasının dinlenemeyeceği, murisin davalı ...'dan para aldığı ve davaya konu taşınmazda bir kısım payı uhdesinde bıraktığı, murisin çocukları arasında husumet bulunmadığı, temliklerin davacıların saklı paylarını zedeleme kastı ile yapıldığının da kanıtlanamadığı gerekçesi ile davacıların istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

- K A R A R - Davacılar vekilinin davalı ...’e temlik edilen ¼ pay bakımından ileri sürdüğü temyiz itirazları yönünden yapılan incelemede; Miktar veya değeri kesinlik sınırını geçmeyen davalara ilişkin nihai kararlar, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 362. maddesi uyarınca temyiz edilemez. Temyize konu edilen miktarın kesinlik sınırının altında kalması hâlinde anılan Kanun’un 366. maddesi atfıyla aynı Kanun’un 352/1-(b) hükmü uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir. Öte yandan, HMK'nın ek 1. maddesinin 2. fıkrasında "200. ve 201. maddelerdeki parasal sınırların uygulanmasında hukuki işlemin yapıldığı, 341. 362. ve 369. maddelerdeki parasal sınırların uygulanmasında davanın açıldığı tarihteki miktar esas alınır." düzenlemesine yer verilmiştir.

Hemen belirtilmelidir ki, pay oranında açılan muris muvazaası hukuksal nedenine dayalı davalarda davacılar ve davalılar arasında zorunlu dava arkadaşlığı bulunmayıp ihtiyari dava arkadaşlığı bulunduğundan, dava değerinin davayı açan mirasçı veya mirasçıların her birinin her bir davalıdan talep edebileceği payına isabet eden değer olacağı kuşkusuzdur.

Dosya içeriğinden, dava konusu 6 12... parsel sayılı taşınmazın ¼ payının 10.09.2012 tarihinde davalı ...’e bağış suretiyle devredildiği, ¼ payın dava tarihinde keşfen belirlenen değerinin 425.000,00 TL, davacıların 1/4’er miras paylarına isabet eden değerinin 106.250,00 TL olduğu ve bu değerin dava tarihi itibari ile kesinlik sınırı olan 107.090,00 TL'nin altında kaldığı anlaşıldığından davacılar vekilinin davalı ...’e yönelik temyiz dilekçesinin REDDİNE, Davacılar vekilinin davalı ... bakımından ileri sürdüğü temyiz itirazlarına gelince;

Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama kuralları ve kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmediğinden temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı 116,60 TL bakiye onama harcının temyiz eden davacılardan alınmasına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 14.05.2026 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 1. Hukuk Dairesi, E. 2025/5729, K. 2026/4107, T. 14.05.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-1-hukuk-dairesi-2025-5729-e-2026-4107-k-3d165ce25680