Yargıtay · 1. Hukuk Dairesi

Yargıtay 1. Hukuk Dairesi 2025/5302 E. 2026/1115 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
1. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/5302
Karar No
2026/1115
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi SAYISI : 2025/521 E., 2025/853 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Yusufeli Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2022/80 E., 2022/1158 K.

Bölge Adliye Mahkemesinin kararı davacı ve dahili davacılar vekili tarafından süresinde temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

- K A R A R -

Dava, kadastro öncesi nedene dayalı tazminat istemine ilişkindir.

Kadastro sonucu Artvin ili, Yusufeli ilçesi, ... köyü çalışma alanında bulunan 1 26... parsel sayılı taşınmaz, senetsizden kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği, taksim ve hibe nedeni ile "betonarme iki katlı ev ve bahçe" vasfıyla ... adına tespit edilmiş, tespit 01.02.2011 tarihinde kesinleşmiş, aşamada 22.05.2015 tarihinde kamulaştırma nedeni ile ... Genel Müdürlüğü adına tescil edilmiştir.

Davacılar vekili; 1 26... parsel sayılı taşınmazın murisleri ... ve ... 'tan kaldığını ve taksim ya da paylaşıma konu edilmediklerini, kadastro tespitinin hatalı yapıldığını ileri sürerek taşınmazların tapu kayıtlarının iptali ile miras payları oranında davacılar adlarına tesciline karar verilmesini talep etmiş, yargılama sırasında taşınmazın kamulaştırılması üzerine davacılar vekili HMK’nın 125. maddesi uyarınca davaya tazminat davası olarak devam edeceklerini beyan etmiş, aşamada davacı ...’ün ölümü üzerine mirasçıları davaya dahil olmuşlardır.

Davalı, davanın reddini savunmuştur.

İlk Derece Mahkemesince, davalı tarafın murisin terekesine göre 3. kişi durumunda olup mirasçılardan birinin terekeye ait bir taşınmazın tereke varisi olmayan malikine karşı tapu kaydının iptali ve tescili için kendi payına hasren dava açma yetkisinin bulunmadığı, ayrıca murisin terekesinin taksim edildiği ve dava konusu taşınmazların davalı tarafa düştüğü gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiş, hükmün davacılar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin 17.02.2022 tarihli ve 2019/370 Esas, 2022/273 Karar sayılı kararı ile; yargılama sırasında dava konusu taşınmazın 22.05.2015 tarihinde kamulaştırma ile ... Genel Müdürlüğü adına tescil edildiği anlaşıldığından, HMK'nın 125. maddesi gereğince davacıdan seçimlik hakkının sorulması, davasını mülkiyete yönelttikleri taktirde taşınmazın yeni maliki ... Genel Müdürlüğüne davanın yöneltilmesi, taraf delillerinin toplanması, tazminat (bedel) hakkını seçmeleri halinde davanın bulunduğu haliyle yürütülmesi, ondan sonra tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, seçimlik hak gözden kaçırılarak karar verildiği gerekçesi ile İlk Derece Mahkemesi kararının HMK’nın 353/1-a.(6) maddesi gereğince kaldırılmasına karar verilmiş, İlk Derece Mahkemesinin tarih ve sayısı yukarıda belirtilen kararı ile; Yusufeli Sulh Hukuk Mahkemesinin 2011/512 Esas, 2011/521 Karar ve 2011/511 Esas, 2011/522 Karar sayılı mirasçılık belgelerine göre davalı ...'ın kök murislerin mirasçısı olmadığının anlaşıldığı, davacıların miras payına hasren 3. kişiye karşı dava açma olanağının bulunmadığı gerekçesi ile davanın aktif husumet yokluğu nedeniyle usulden reddine karar verilmiş, İlk Derece Mahkemesi kararının davacılar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince; 3. kişiye karşı miras payına yönelik tapu iptali ve tescil davasının görülme olanağı bulunmadığı gibi dava şartlarının davanın açılış günü itibari ile değerlendirileceği gözetildiğinde davanın HMK’nın 125. maddesi uyarınca tazminata dönüştürülmesinin de bu talebin (tazminat talebinin) asıl talebin (tapu iptali ve tescil talebinin) devamı niteliğinde (zorunlu sonucu) olması karşısında sonucu değiştirmeyeceği gerekçesi ile davacılar vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

Hemen belirtmek gerekir ki, terekeye dahil bir taşınmaz hakkında bir mirasçı diğer mirasçılar aleyhine tek başına miras payı oranında adına tescil istemi ile dava açabilirse de, 3. kişiye karşı miras payının adına tescili istemiyle dava açması hukuken mümkün değildir. Elbirliği mülkiyetinde mirasçıların tereke malları üzerinde belli pay veya payları olmayıp haklarının terekenin tamamını kapsadığı, TMK'nın 702. maddesine göre topluluk devam ettiği sürece tasarrufi işlemlerde tüm ortakların oybirliğiyle karar vermeleri gerektiği açıktır. Mirasçılardan birinin terekeye karşı 3. kişi konumunda olan birisi aleyhine kendi payı hakkında açtığı dava, diğer mirasçıların paylarını kapsamadığından ve aynı zamanda onlar adına açılmadığından davaya diğer mirasçıların katılması (icazet vermesi) veya terekeye temsilci atanması suretiyle devam edilmesine olanak bulunmadığı açık olup esasen bu husus Mahkemenin de kabulündedir.

Ne var ki, yargılama sırasında taşınmazın kamulaştırılması üzerine davacılar vekili HMK’nın 125. maddesi uyarınca davaya tazminat davası olarak devam edeceklerini beyan etmiş olup mevcut durumda dava tarihinden sonra yapılan kamulaştırma işlemi sonucu davacıların taleplerini tazminata çevirdikleri ve tazminat talebi yönünden her bir davacının miras payları oranında talepte bulunabilecekleri açıktır. Hal böyle olunca; işin esasına girilerek hasıl olacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken, dava şartlarının davanın açılış günü itibari ile değerlendirileceği, tazminat talebinin tapu iptali ve tescil talebinin devamı niteliğinde olduğu gerekçesi ile davanın reddine karar verilmesi isabetsizdir.

Davacılar vekilinin temyiz itirazının açıklanan nedenden ötürü kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,

İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,

Peşin alınan harcın istek halinde temyiz edenlere iadesine,

Dosyanın Yusufeli Asliye Hukuk Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

16.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 1. Hukuk Dairesi, E. 2025/5302, K. 2026/1115, T. 16.02.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-1-hukuk-dairesi-2025-5302-e-2026-1115-k-82a3f7d3dd8d