Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2026/651 E. 2026/844 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2026/651
- Karar No
- 2026/844
- Karar Tarihi
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 22. HUKUK DAİRESİ
T.C. A N K A R A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ 22. H U K U K D A İ R E S İ
ESAS NO : 2026/651 (KABUL DÜZELTEREK YENİDEN ESAS KARAR NO : 2026/844 HAKKINDA KARAR VERİLMESİ)
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I
BAŞKAN : ... (...) ÜYE : DR.... (...) ÜYE : ... (...) KATİP : ... (...) İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 27/02/2026 ESAS NO : 2024/567 E 2026/141 K
DAVANIN KONUSU : Menfi Tespit KARAR TARİHİ : 15/06/2026 YAZILDIĞI TARİH : 17/06/2026
Taraflar arasında yukarıda bilgileri belirtilen kararın Dairemizce incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352. maddesi uyarınca, yapılan ön inceleme sonucu, istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği ve eksiklik bulunmadığı anlaşıldığından inceleme aşamasına geçilmiştir. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildi. GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ İDDİANIN ÖZETİ Davacı vekili, davacı ile davalı arasındaki ticari ilişkinin 10 senedir devam ettiğini, taraflar arasındaki ticari ilişkide sezon başlamadan önce davacı tarafından müşteri çekleri ve senetler verilerek ödemeler yapıldığını, sonrasında davalı tarafından kumaşlar gönderildiğini, davacının 2017 yılı sonu itibariyle davalıya 8.138,00 TL cari hesap bakiye borcu bulunurken, davalı şirkete göndereceği kumaşlar için çekler ve senetlerin teslim edildiğini, davalının kendisine teslim edilen çek ve senet bedelleri kadar kumaş teslim etmeyi taahhüt etmesine rağmen, 3 adet fatura karşılığı toplam 54.448,52 TL tutarında kumaş teslim ettiğini, avans olarak teslim edilen çekler nedeniyle eksik mal teslim edildiğini belirterek müvekkilinin davaya konu 31.11.2018 keşide tarihli 30.000,00 TL bedelli 9800219 nolu çekle ilgili olarak 22.551,48 TL ve 31.12.2018 keşide tarihli 30.000,00 TL bedelli ve 9800220 nolu çeklerle ilgili borçlu olunmadığının tespitine, kötüniyet tazminatının davalıdan alınmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. SAVUNMANIN ÖZETİ Davalı vekili, müvekkilinin davacıya mal teslim etmesine rağmen davacı tarafından verilen çeklerin karşılıksız çıktığını ve icra takibine konu edilmek zorunda kalındığını, davalının ticari defter ve kayıtları incelendiğinde davalının davacıdan alacaklı olduğunu bildirerek davanın reddini istemiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ Mahkemece, toplanan delillere ve tüm dosya kapsamına göre, uyuşmazlığın, davacı şirket tarafından, ticari satım sözleşmesine istinaden davalı şirkete verilen çeklerden dolayı borçlu olunup olunmadığı ve davacı şirket tarafından davalı şirket ortaklarına (... ve ...) yapılan ödemelerin davalı şirkete yapılmış ödeme sayılıp sayılmayacağı noktalarında toplandığı, Türk Medeni Kanunu'nun 2. maddesinde düzenlenen dürüstlük kuralı uyarınca, davacı şirket ile davalı şirket ve davalı şirket ortakları arasında dava konusu cari hesap ilişkisi dışında başkaca hiçbir ticari veya hukuki ilişki bulunmadığının sabit olduğu, nitekim dosya kapsamındaki bazı çeklerin bankaya ibrazı sırasında "şirketini temsilen ibraz etmiştir" şeklinde şerhler düşüldüğü, hayatın olağan akışı ve ticari teamüller çerçevesinde, taraflar arasında başka bir borç ilişkisi bulunmadığı halde, sırf davalı şirket yerine doğrudan şirket hakim ortaklarına veya yetkililerine ödeme yapılması veya bu kişiler tarafından tahsilat yapılması, bu ödemelerin dava konusu satım ilişkisi haricinde bir sebebe dayandığını göstermeyeceği, ...'a ait senetlerin arka yüzlerinin incelenmesi eksikliği de ek rapor vasıtasıyla giderildiği, anılan senetlerin arka yüzünde üzeri çizilmiş "..." cirosunun bulunduğu ve tahsilatların şirket yetkilisi tarafından yapıldığı, bilirkişi heyetinin terditli hesaplamalarından, şirket ortağına yapılan ödemelerin de davalı şirket borcuna karşılık yapılmış ödeme olarak kabul edildiği alternatif Mahkemece benimsendiği ve yapılan toplam ödemeler neticesinde davacı şirketin, davalı şirkete borcunun kalmadığı, aksine alacaklı durumda olduğu belirtilerek davanın kabulüne karar verilmiştir. İSTİNAF SEBEPLERİ İstinaf eden-davalı vekili tarafından; Mahkemece eksik araştırma ve inceleme ile hüküm tesis edildiğini, kaldırma kararının gereğinin tam olarak yerine getirilmediğini, kaldırma kararında belirtilen ispat yükünün hatalı olarak yer değiştirilerek müvekkilline yüklendiğini, müvekkilinin kayıtlarında yer almayan, müvekkilinin ciro silsilesinde yer almadığı ve müvekkili şirketin yetkilisinin şahsi cirosunun bulunduğu senetlerin hesaplamaya dahil edilmesinin hatalı olduğunu, şirket ortağına yapılan ödemenin müvekkiline yapılmış ödeme olarak kabul edilemeyeceğini, bilirkişi raporunun hükme esas alınamayacağını bildirerek başvurulmuştur. UYUŞMAZLIK KONUSU OLAN HUSUSLAR Uyuşmazlık dava konusu bonolar nedeniyle davacının borçlu olup olmadığı noktasında toplanmaktadır. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE Dava, avans olarak verilen çekler nedeniyle mal teslim edilmediği iddiasına dayalı olarak açılan menfi tespit davasıdır. İnceleme, 6100 sayılı HMK’nin 355. maddesi uyarınca istinaf dilekçesinde ileri sürülen sebeplerle sınırlı, ancak kamu düzenine ilişkin nedenler resen göz önünde tutularak yapılmıştır. Davacı yanca avans olarak verilen çekler karşılığında mal teslim edilmediği belirtilerek iş bu menfi tespit davası açılmış olup, davalı yanca davacı iddialarının yerinde olmadığı, müvekkilinin mal teslim ettiği, ticari defterlerin incelenmesi sonucunda alacağın varlığının tespit edileceği bildirilerek davanın reddi istenmiştir. Dairemizin 14/06/2024 tarih 2022/705 E. 2024/840 K. sayılı kararı ile “Mahkemece dosya kapsamında tarafların ticari defter ve kayıtların üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılmış olup dava tarihi itibariyle davacı şirket ticari defter kayıtlarında davalıdan 162.551,48 TL alacaklı olduğu kayıtlı iken, davalı taraf ticari defterlerinde davacıdan 75.829,09 TL alacak bakiyesi kayıtlı olduğu, taraf kayıtlarındaki bakiyelerin birbiri ile örtüşmediği tespit edilmiştir. Mahkemece taraf defter ve kayıtları yerinde olarak karşılıklı incelenmiş ve 24/09/2021 tarihli ek bilirkişi raporu alınmış ise de raporda davalı şirket ortağına yapılan ödemelerin davalı şirket borcuna karşılık yapılmış ödeme olarak kabul edilmesi halinde dava konusu çekler nedeniyle davacının borçlu olmayacağı, kabul edilmemesi halinde ise davalının alacaklı olduğu tespit edilmiştir. Mahkemece davalı şirket ortağına yapılan ödemeler davalı şirket borcuna karşılık yapılmış ödeme olarak kabul edilmiş ise de bu kabulün gerekçesinin karar yerinde tartışılmadığı tespit edilmiştir. Zira söz konusu çek ve bonoların davalı şirket kayıtlarında yer almadığı anlaşılmıştır. Dosya kapsamında ... tarafından her biri 2.500,00 TL bedelli 4 adet senedin arka yüzlerinin de bulunmadığı tespit edilmiştir. Mahkemece anılan bonoların arka yüzleri de temin edilerek dava dışı şirket ortağına yapılan ödemelerin, her bir çek ve bononun ön ve arka yüzü değerlendirilerek söz konusu davalı şirkete yapılan ödeme olarak kabul edilip edilemeyeceği, ispat yükünün davacı yanda olduğu gözetilerek değerlendirilmeksizin eksik inceleme ve araştırma ile hüküm tesis edilmesi doğru değildir.” gerekçesiyle hükmün kaldırılmasına karar verilmiştir. Kaldırma kararı sonrasında yukarıda adı geçen senetlerden üçünün dosya kapsamına arkalı ve önlü olacak şekilde fotokopileri sunulmuş olup, senetlerden bir tanesinde karalanmış olarak davalı şirket kaşesinin bulunduğu diğerlerinde olmadığı anlaşılmıştır. Mahkemece dosya kapsamında alınan bilirkişi raporunda davalı şirket yetkililerine yapılan ödemelerin davalıya yapılmış ödeme olarak kabul edilmesi halinde dava konusu çekler yönünden davacı yanın borçlu olmadığı aksi halde borçlu olduğu bildirilmiştir. Her ne kadar ... tarafından düzenlenen ve dosya kapsamına sunulan 2.500,00 TL bir adet bono fotokopisinde davalı şirketin karalanmış cirosu bulunuyor ise de davalı şirket yetkilisine yapılan diğer ödemelerin tarafların tacir olduğu ve avans iddiasına konu çekler nedeniyle mal teslim edilmediğinin ispat yükünün davacıda olduğu, yine davalı şirket yetkilisine yapılan ödemelerin davalı şirkete yapıldığının ispat yükünün de davacı da olduğu gözetilerek davalıya yapılmış olarak kabul edilmesi yerinde olmayıp, dosya kapsamında alınan bilirkişi raporlarında yapılan hesaplamalar gözetildiğinde davacının dava konusu çekler nedeniyle borçlu olmadığını ispat edemediği değerlendirilerek davanın reddine dair karar verilmesi gerekirken yazılı yanılgılı gerekçe ile davanın kabulüne karar verilmesi doğru değildir. Açıklanan bu nedenlerle davalı vekilinin istinaf isteminin kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının HMK'nin 353/1.b.2.maddesi uyarınca düzeltilerek yeniden esas hakkında karar vermek gerekmiştir. HÜKÜM :Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ ile, 2-Ankara 7. Asliye Ticaret Mahkemesi tarafından verilen 27/02/2026 tarih 2024/567 Esas 2026/141 Karar sayılı kararın HMK 353/1-b-2.maddesi gereğince DÜZELTİLEREK YENİDEN ESAS HAKKINDA KARAR VERİLMESİNE, 3-a-Davanın REDDİNE, b- İİK'nun 72. maddesi uyarınca tedbir kararı verilerek uygulandığından davalı lehine dava değerinin %20' si olarak hesaplanan 10.510,30 TL kötüniyet tazminatının davacıdan alınarak davalıya verilmesine c-492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 732,00 TL harcın peşin alınan 897,45 TL harçtan mahsubu ile bakiye 165,45 TL harcın karar kesinleştiğinde ve istek halinde davacıya iadesine, ç-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, d-Davalı taraf kendisini vekille temsil ettirdiğinden, karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T. uyarınca hesap ve takdir edilen 45.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınıp davalıya verilmesine, e-HMK'nun 333.maddesi gereğince gider avansından kalanının karar kesinleştiğinde yatırana iadesine, İstinaf aşamasında yapılan harç masraf yönünden 4-İstinaf kanun yoluna başvuran davalı tarafından yatırılan istinaf karar ve ilam harcının karar kesinleştiğinde ve talep halinde davalıya iadesine, 5-Davalı tarafça yapılan 400,00 TL istinaf yargılama giderinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 6-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından karşı taraf lehine vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına, 7-HMK'nın 333. maddesi gereğince gider avansından kalan kısmın karar kesinleştiğinde yatıran tarafa iadesine, 8-Kararın tebliğinin Dairemizce yapılmasına, Dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda 361/1. maddesi gereğince kararın tebliği tarihinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde kararı veren Bölge Adliye Mahkemesi ya da buraya gönderilmek üzere temyiz edenin bulunduğu yer Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesi veya İlk Derece Mahkemesine verilecek dilekçe ile Yargıtay temyiz yasa yolu açık olmak üzere, 15/06/2026 tarihinde oy birliği ile karar verildi.
Başkan... e-imzalıdır
Üye... e-imzalıdır
Üye... e-imzalıdır
Katip... e-imzalıdır
NOT: BU BELGE ELEKTRONİK İMZA İLE İMZALANMIŞ OLUP, AYRICA FİZİKİ OLARAK İMZALANMAYACAKTIR. "5070 sayılı Kanun m. 5 ve 6098 sayılı TBK m. 15. uyarınca elektronik imza ile oluşturulan belgeler elle atılan fiziki imza ile aynı sonucu doğurur."