Yargıtay · 1. Hukuk Dairesi
Yargıtay 1. Hukuk Dairesi 2025/5222 E. 2026/3421 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 1. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/5222
- Karar No
- 2026/3421
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : Konya Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi SAYISI : 2025/1143 E., 2025/1464 K. İLK DERECE MAHKEMESİ: ... (Aksaray) 2. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2024/18 E., 2025/11 K.
Dava inançlı işlem hukuksal nedenine dayalı tapu iptali ve tescil, mümkün olmadığı takdirde bedel istemine ilişkindir.
Davacı vekili; davacının, muristen kalan ve diğer mirasçılardan satın aldığı ...li, ... ilçesi, ...ahallesi, 9 11... parsel sayılı taşınmaz üzerine iki katlı betonarme bina inşa ettirdiğini, 2016 yılında davacının abisi müteveffa ...ın davacıdan, kredi çekebilmesi için evi devretmesini istediğini, davacının da bu isteği iyiniyetli olarak kabul ettiğini ancak banka ile yaptıkları görüşme neticesinde arada üçüncü bir kişiye devir yapılması gerektiğinin söylenilmesi üzerine güvendikleri ...'a taşınmazı devrettiğini, hemen sonrasında ...'ın da ...a kredi çekilerek devrettiğini, ...'ın aldığı parayı ...a banka çıkışında teslim ettiğini, davacının taşınmazını merhum abisinin kredi çekebilmesi amacı ile tekrar geri alma şartıyla verdiğini, ...ın hasta olması nedeni ile taşınmazı devretmeyi sürekli ertelediğini ve nihayetinde vefat ettiğini, söz konusu gayrimenkulün miras yolu ile abisinin eşine intikal ettiğini, ancak davalı tarafın taşınmazı geri devretmediğini ileri sürerek taşınmazın tapu kaydının iptali ile davacı adına tescilinİ, mümkün oladığı takdirde taşınmazın bedelinin devir tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep etmiştir. Dava, başlangıçta davalı ...'a karşı açılmış ise de davacı vekilinin 09.08.2021 tarihli dilekçesi ile ..., ..., ... ve 30.01.2024 tarihli dilekçe ile ... davaya dahil edilmiştir.
Davalılar vekili; davalılar murisi ...ın eli ürünü ve kabulünü içerir bir yazılı delil veya yazılı delil başlangıcı bulunmadığını, terditli talep yönünden hisseli olan taşınmazın bedelinin tamamının bir hissedardan talep edilmesinin ve muvazaalı devir olduğu iddia edilen tarihin faiz başlangıcı olarak gösterilmesinin de usul ve yasaya aykırı olduğunu, davacının 1992 doğumlu olduğunu, dava konusu evin temelinin 2013 Kasım ayında atıldığını ve davacının henüz öğrenci olduğunu, gelirinin olmadığını, davacı tarafın hastalığı nedeni ile devrin yapılamadığı iddialarının asılsız olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur.
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; dava konusu taşınmazın dahili davalı ... tarafından davalılar murisi ...a satıldığı, aynı resmi senette ...ın taşınmazı dava dışı Türkiye ...Bankası A.Ş. den kullanmış olduğu krediye istinaden dava dışı banka lehine ipotek tesis edildiği, işlemin davacı tarafından ara malik ...'a yapılan devir işleminden 17 gün sonra yapıldığı, dinlenen tanık beyanlarından ve dahili davalı ...'ın beyanlarından dahili davalının ara malik olduğunun sabit olduğu, her ne kadar dosya kapsamında inanç sözleşmesini doğrudan ispatlar nitelikte yazılı delil bulunmasa da, 24.11.20 16... yevmiye numaralı resmi senette davalılar murisinin taşınmazı ara malikten satın aldığı ve aynı senetle kredi karşılığında dava dışı banka lehine ipotek tesis edildiği, resmi senedin yazılı delil başlangıcı olarak kabul edilebileceği, bu nedenle mezkur dosyada inanç sözleşmesinin tanık dahil her türlü delil ile ispat edilebileceği anlaşılmakla, dosya kapsamında dinlenen tanık beyanları dikkate alındığında davacı ile davalılar murisi arasındaki inanç sözleşmesinin ispat edildiği gerekçesiyle davanın kabulüne, dava konusu 9 11... parsel sayılı taşınmazın davalılar adına olan tapu kaydının iptali ile davacı adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiş, kararın davalılar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davacının iddiasına göre davalı ilk temlik alan ... ile davacı arasında bir inanç sözleşmesi bulunduğu, bu inanç sözleşmesinin ise diğer davalılar murisi ... ile davacı arasındaki ikinci bir inanç ilişkisi gereği yapıldığı, davacının ilk akti ... olduğundan burada üzerinde durulması ve ispatı gerekli öncelikli hususun davacı ile ... arasında iddia edilen inançlı temlik ilişkisinin bulunup bulunmadığı olduğu, davacı tarafça dosyaya delil olarak ibraz edilen resmi akitin tarafı ... tarafından imzalı 06.11.2016 tarihli yazılı belgeye ve kendi ikrarına göre davalıya yapılan 07.11.2016 tarihli tapu devrinin aslında davalıların murisi ...a devredilip kredi çekebilmesi amacıyla olduğu, doğrudan devir yapmanın sakıncalı olabileceğinden inanılan ...'ye temlik yapıldığının yazılı belge ve ikrarla ispatlandığı, davalılar murisi ... ise davacının kardeşi olup inançlı işlemin tarafı olan inanılan davalı ... ile davacı arasında inançlı işlemi bilebilecek durumda olduğu, TMK'nın 1023. maddesinden yararlanamayacağı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken inanılan ile davalılar murisi arasındaki resmi akdin delil başlangıcı olduğu ve tanık beyanlarıyla inanç sözleşmesinin varlığı ispat edildiğine dair İlk Derece Mahkemesince yazılı gerekçeyle davanın kabulüne karar verilmesinin hatalı olduğu gerekçesiyle davalılar vekilinin istinaf başvurusununu kabulü ile; İlk Derece Mahkemesinin kararı kaldırılarak kararın gerekçesi düzeltilip yeniden hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne, dava konusu 9 11... parsel sayılı taşınmazın davalılar adına olan tapu kaydının iptali ile davacı adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: - K A R A R -
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmediğinden temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı 43.910,64 TL bakiye onama harcının temyiz eden davalılardan alınmasına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 27.04.2026 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.