Yargıtay · 1. Hukuk Dairesi
Yargıtay 1. Hukuk Dairesi 2025/5037 E. 2026/3493 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 1. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/5037
- Karar No
- 2026/3493
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ: ... Bölge Adliye Mahkemesi 15. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/905 E., 2025/935 K. İLK DERECE MAHKEMESİ: ... 3. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2020/46 E., 2022/222 K.
Dava; muris muvazaası hukuki nedenine dayalı tapu iptali-tescil, olmadığı takdirde tenkis istemine ilişkindir.
Davacı vekili; muris ...'in 15.11.2019 tarihinde vefat ettiğini, geriye mirasçısı olarak eşi ..., oğlu ... ve kızı ...'un kaldığını, murisin malvarlığının tamamını ölünceye kadar bakım sözleşmesi ile mal kaçırmak kastı ile 03.11.2016 tarihinde davalıya devrettiğini, yapılan devrin muvazaalı olduğunu ileri sürerek dava konusu ... İli,...lçesi, ...Mahallesi, 875 ada, 18 parselde bulunan taşınmazın davacının miras payı oranında tapusunun iptali ile davacı adına tescilini, olmadığı takdirde tenkis istemiştir.
Davalı vekili; dava konusu taşınmazı murisin 1 kattan ibaret olmak üzere inşa ettirdiğini, taşınmazın 1. kat inşasının 1984 yıllarında tamamlandığını ve muris, eşi ve çocuklarının bu dairede ikamet ettiklerini, davacının 1991-1992 yıllarında evlenerek ailesinin yanından ayrıldığını, davalının ise 1995 yılında eşi ...ile evlendiğini ancak annesi ve babası ile birlikte aynı dairede ikamet ettiklerini, davalının tekstil ustası olup eşinin de ön muhasebe elemanı olarak çalıştığını ve kazançları ile taşınmazın 2. ve 3. katını kendi imkanları ile inşa ettiklerini, 1998 yılında 2. kat, 2005 yılında ise 3. katın inşaatının tamamlandığını, muris, eşi, davalı ve eşinin 1995 yılından 2004 yılına kadar bilfiil aynı konutta, 2004 yılından itibaren de aynı binada altlı-üstlü yaşadığını, geçen yıllar içerisinde davalının ve eşinin, hem kendi ailesinin hem de anne-babasının pazar, market alışverişini yapıp faturalarını ödediklerini, ihtiyaç duyulan her zaman yanlarında olup maddi-manevi desteğini esirgemediklerini, murisin 03.11.2016 tarihinde davalıyı arayarak tapuya gelmesini istediğini, yıllarca kendisinin ve eşinin maddi-manevi ihtiyaçlarını karşıladığı ve 2. ve 3. katın davalının emeği olduğu için gelecekte kendilerine bakması karşılığında taşınmazın tümünün davalı adına devrini yapmak istediğini, bunun hakkı olduğunu, resmi olarak tapu devrini yaptıklarını, davacının, dava konusu taşınmazın yapımında maddi-manevi hiçbir katkısı olmadığını, murisin maddi manevi ihtiyaçları ile ilgilenmediğini savunmuştur.
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen tarih ve sayılı kararıyla; taşınmazın muris tarafından ölünceye kadar bakma sözleşmesiyle davalıya devredildiği, davacı tanıklarının beyanlarında davacının da murisin bakımıyla ilgilendiklerinin anlaşılması, davalı tanığı ...'un beyanında murisin paraya ihtiyacı olmadığını belirtmesi, muris ile davalı arasındaki anlaşmanın davacının miras konusunda saf dışında bırakılması amacıyla muvazaalı olarak yapıldığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş; karara karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin ilâm başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararıyla ; yaşlılığı nedeniyle bakım ihtiyacı bulunan murisin ve eşinin bakımının murisin vefatına kadar davalı ve eşi tarafından yapıldığı, murisin eşi ...'nin hayatta olduğu ve bakımının halen devam ettiği, kaldı ki muris tarafından sağlığında bakım görevinin yerine getirmediği iddiasıyla davalı oğlu aleyhine herhangi bir davanın açılmadığı, temlik edilen taşınmazın 1. ve 2. katının davalı ve davalının eşi tarafından inşaa edilmiş olduğu, murisin sağlığında davacı ve ailesiyle de görüştüğü, herhangi bir dargınlığın bulunmadığı, murisin davacıdan mal kaçırmasını gerektirir bir olgunun davacılar tarafından ortaya konularak ispat edilemediği, muris tarafından oğlu davalıya temlik edilen taşınmazın değeri ve iki kişiye yönelik bakım borcu bulunduğu hususu ve üst katların davalı tarafça yapıldığı hususları dikkate alındığında davalıya temlik edilen malvarlığı ile iki kişiye ilişkin bakım borcu arasında aşırı nispetsizliğin bulunmadığı, muris tarafından davalıya dava konusu ölünceye kadar bakma akdi ile yapılan temlikin muvazaalı olmadığı ve ölünceye kadar bakma akdi ivazlı akitlerden olduğundan tenkis hükümleri de uygulanmayacağı gerekçesiyle Mahkeme kararını kaldırarak yeniden hüküm kurulmuş ve tapu iptal ve tescil talebi ve terditli tenkis taleplerinin reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle, kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup özellikle HMK'nın 240. maddesi gözetilerek tanık listesinde yer almayan ...' ...'in beyanlarının hükme easas alınmamasının doğru olduğu anlaşılmakla temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmediğinden temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı 116,60 TL bakiye onama harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 29.04.2026 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. Başkan