Yargıtay · 1. Hukuk Dairesi

Yargıtay 1. Hukuk Dairesi 2025/4906 E. 2026/3189 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
1. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/4906
Karar No
2026/3189
Karar Tarihi

MAHKEMESİ: İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/2864 E., 2025/1320 K. BİRLEŞTİRİLEN DAVADA ASIL VE BİRLEŞTİRİLEN DAVADA İLK DERECE MAHKEMESİ: Marmaraereğlisi 1. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2020/443 E., 2023/212 K.

Asıl ve birleştirilen davalar, muris muvazaası hukuki nedenine dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.

Asıl davada davacı vekili; davacıların mirasbırakanları ...'ın adına kayıtlı 7316 parsel sayılı taşınmazdaki dubleks mesken vasıflı 13 nolu bağımsız bölümünün, murise vekaleten torunu ...tarafından (murisin dava dışı oğlu...'ın oğlu) 22.07.2017 tarihli satış işlemi ile dava dışı ...a devredildiğini, onun tarafından da 21.02.2018 tarihinde satış yolu ile davalı ...'a temlik edildiğini, muris adına kayıtlı dava dışı başkaca taşınmazlar ile aracın da murisin oğlu... ve onun çocuklarına devredildiğini, bunlara ilişkin olarak açtıkları davanın halen derdest olduğunu, dava konusu 13 nolu bağımsız bölümün ilk devredildiği kişi olan ...ın müvekkillerinin yeğeni ...n yakın arkadaşı olduğunu, onun taşınmazı devrettiği davalı ...'un ise muris ve ailesinin komşusu olduğunu ve taşınmazı hiç kullanmadığını, yapılan tüm işlemlerin mirastan mal kaçırma amaçlı ve muvazaalı olduğunu ileri sürerek dava konusu taşınmazın tapu kaydının iptali ile davacıların payları oranında adlarına tesciline karar verilmesini istemiştir.

Birleştirilen davada davacı vekili; aynı iddiaları ileri sürerek dava konusu 13 bağımsız bölüm numaralı taşınmazın tapu kaydının iptali ile payı oranında davacı adına tescilini talep etmiştir.

Davalı vekili; müvekkili ...'un davacıları tanımadığını, davaya konu muvazaa iddiasından haberdar olmadığını, davaya konu 13 nolu bağımsız bölümü taraflar dışında üçüncü bir şahıstan satın aldığını, müvekkilinin somut olayda TMK'nın 1023. maddesi doğrultusunda iyiniyetli üçüncü kişi olduğunu, banka hesap hareketleri ile sabit olmakla birlikte toplamda 225.000,00 TL olmak üzere, 62.500,00 TL satıcı ...ın banka hesabına, 162.500,00 TL ise elden yine satıcı ...a ödendiği göz önüne alınarak haksız ve hukuka aykırı davanın reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuştur. İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; devir tarihinde murisin taşınmazı satma ihtiyacı olmadığı, satışı gerektirecek bir sebebin (hastalık vs) bulunmadığı, satıştan herhangi bir gelir elde etmediği, gerçek bir satış bedelinin dahi olmadığı, ekonomik durumunun iyi olduğu gibi mal satmak için bir ihtiyacının da olmadığı, görünürdeki işlemin satış olmasına rağmen tarafların gerçek iradesinin bağış olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş, karara karşı davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; incelenen kararın, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup istinaf talebinde bulunan vekilince istinaf dilekçesinde ileri sürülen nedenlerin kararın kaldırılmasını gerektirecek nitelikte görülmediğinden davalının istinaf isteminin yerinde olmadığı, ancak asıl ve birleştirilen dava yönünden ayrı ayrı hüküm kurulması gerekirken tek dava varmış gibi hüküm kurulmasının isabetsiz olduğu, yine iptal ve kabul edilen hisse oranları da Mahkemece hatalı belirlendiğinden bu hususta da kararın kaldırılarak yeniden hüküm tesisi gerektiği gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile Yerel Mahkemece verilen kararın kaldırılmasına ve yeniden hüküm tesisi suretiyle asıl ve birleştirilen davaların kabulüne karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

- K A R A R -

Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama kuralları ve kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmediğinden, temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı asıl dava yönünden 9.222,10 TL bakiye onama harcının; birleştirilen dava yönünden 4.610,93 TL bakiye onama harcının temyiz eden davalıdan alınmasına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 21.04.2026 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 1. Hukuk Dairesi, E. 2025/4906, K. 2026/3189, T. 21.04.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-1-hukuk-dairesi-2025-4906-e-2026-3189-k-8b9636b416ee