Yargıtay · 1. Hukuk Dairesi
Yargıtay 1. Hukuk Dairesi 2025/4252 E. 2026/4159 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 1. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/4252
- Karar No
- 2026/4159
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi EK KARAR TARİHİ : 21.08.2025 İLK DERECE MAHKEMESİ : Tokat 2. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2022/7 E., 2022/563 K.
Bölge Adliye Mahkemesinin 21.08.2025 tarihli ek kararı asıl ve birleştirilen davada davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
- K A R A R - Bölge Adliye Mahkemesinin 17.03.2023 tarihli asıl kararının asıl ve birleştirilen davada davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince 21.08.2025 tarihli ek karar ile temyiz talebinin değerden reddine karar verilmiştir. 04.06.2025 tarihli Resmi Gazete'de yayınlanarak yürürlüğe giren 7550 sayılı Kanun'un 20. maddesi ile; 12.01.2011 tarihli 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun ek 1. maddesinin 2. fıkrası "(2) 2 00... . maddelerdeki parasal sınırların uygulanmasında hukuki işlemin yapıldığı, 341, 3 62... . maddelerdeki parasal sınırların uygulanmasında davanın açıldığı tarihteki miktar esas alınır." şeklinde değiştirildiğinden, dava tarihi itibariyle dava konusu taşınmazların değeri üzerinden davacının miras payına isabet eden çekişme konusu değer asıl dava yönünden 88.794,01 TL; birleştirilen dava yönünden 68.432, 68... sayılı Kanun'un 20. maddesi ile yapılan yasal düzenleme gereğince eldeki davada dava tarihi itibariyle kesinlik sınırı nazara alındığında, anılan miktarların dava tarihi 2016 yılı itibari ile temyiz kesinlik sınırının altında kalmadığı anlaşılmakla, Bölge Adliye Mahkemesinin 21.08.2025 tarihli ek kararının gerekçesinin yerinde olduğunu söyleyebilme olanağı bulunmamaktadır.
Ne var ki; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun/HMK) 361/1 hükmü uyarınca bölge adliye mahkemesince verilen kararlara karşı tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde temyiz yoluna başvurulabilir. Temyiz dilekçesinin süresinden sonra verilmesi hâlinde anılan Kanun’un 366. maddesi atfıyla aynı Kanun’un 352/1-c hükmü uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir.
Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen 17.03.2023 tarihli asıl karar, asıl ve birleştirilen davada davalı vekiline 29.03.2023 tarihinde tebliğ edilmiş, temyiz dilekçesi ise yasal süre geçirildikten sonra 25.07.2025 tarihinde verilmiştir. Hal böyle olunca; belirtilen gerekçe ile ve sonucu itibariyle temyiz dilekçesinin süreden reddine karar verilmesi gerekirken 21.08.2025 tarihli ek kararla temyiz talebinin değerden reddine karar verilmesi isabetsizdir.
Ne var ki, bu hususun düzeltilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, davalı vekilinin temyiz itirazının değinilen yönden kabulü ile, Bölge Adliye Mahkemesinin 21.08.2025 tarihli ek kararının; gerekçesinin yukarıda bahsedilen şekilde, ek kararın hüküm fıkrasındaki "Davacı vekilinin temyiz talebinin, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 361. ve 362/1-a. maddeleri gereğince miktar itibariyle kesin olması nedeniyle, REDDİNE," cümlesinin hüküm yerinden çıkarılarak yerine "6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 361/1 ve 366. maddesi atfıyla aynı Kanun’un 352/1-c hükmü uyarınca süresinde olmayan asıl ve birleştirilen davada davalı vekilinin temyiz dilekçesinin reddine" cümlesinin yazılması suretiyle 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 370/2 hükmü uyarınca DÜZELTİLEREK ONANMASINA, Peşin alınan harcın istek halinde temyiz edene iadesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 18.05.2026 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.