Yargıtay · 1. Hukuk Dairesi

Yargıtay 1. Hukuk Dairesi 2025/3993 E. 2025/5350 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
1. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/3993
Karar No
2025/5350
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2023/298 E., 2025/214 K.

Mahkemece bozmaya uyularak verilen karar davalı vekili tarafından duruşma istemli ve davacılar ..., ..., ... vekili tarafından temyiz edilmekle; süre, temyiz şartları ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 25.11.2025 Salı günü duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir.

Belli edilen günde, temyiz eden davalı vekili Avukat ... geldi, davetiye tebliğine rağmen başka gelen olmadı. Yokluklarında duruşmaya başlandı, Gelen vekilin sözlü açıklamaları dinlendi, duruşmanın bittiği bildirildi. Temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacılar; mirasbırakanları ...'in 27 01... parsel sayılı taşınmazını mirasçılardan mal kaçırmak amacıyla muvazaalı olarak ölünceye kadar bakma sözleşmesi ile davalı ...'e devrettiğini ileri sürerek dava konusu taşınmazın davalı adına olan tapu kaydının iptali ile miras payları oranında adlarına tesciline, olmadığı takdirde tenkise karar verilmesini istemişlerdir.

II. CEVAP Davalı; ölünceye kadar bakma sözleşmesinin tüm gereklerini yerine getirdiğini, babaları ile ilgilenmeyen davacıların kötü niyetli olarak dava ikame ettiklerini belirterek davanın reddini savunmuştur.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 19.03.2019 tarihli ve 2014/395 Esas, 2019/111 Karar sayılı kararıyla; davalının, babası olan mirasbırakan ile kısmen birlikte yaşadığı ve babasının maddi ve manevi her türlü ihtiyacını karşıladığı, yatalak olduğu dönemde banyosunu ve tıraşını yaptırdığı, alışverişlerini yaptığı, hastaneye götürüp getirdiği, gerekli zamanlarda refakatçi olarak kaldığı ve babası olan murise karşı bakım görevini yerine getirdiği, bakım alacaklısının sağlığında akitten kaynaklanan bakım borcunun yerine getirilmediğine dair herhangi bir dava açmadığı, bu koşullar altında dava konusu taşınmazın temlikinin ivaz karşılığı olduğu, tenkis hükümlerinin de uygulanamayacağı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin 19.03.2019 tarihli kararının davacılar ..., ... ve ... vekili tarafından istinafı üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin 27.06.2019 tarihli ve 2019/893 Esas, 2019/992 Karar sayılı kararıyla; taraf tanıklarının beyanlarından muris ile ölümüne kadar davalı oğlunun ilgilendiği, bir süre aynı hanede bir süre de yakın hanelerde yaşadıklarının anlaşılması karşısında tasarrufun muvazaalı olmadığı kanaatine varıldığı gerekçesiyle bir kısım davacılar vekillerinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ Bölge Adliye Mahkemesinin 27.06.2019 tarihli kararının davacılar ..., ... ve ... vekili tarafından temyizi üzerine Dairenin 02.12.2020 tarihli ve 2019/3524 Esas, 2020/6440 Karar sayılı kararı ile; mirasbırakanın terekesinde 11 adet taşınmazının olduğu ve ölümü ile taşınmazların mirasçılarına intikal ettiğinin kayden sabit olduğu, anılan taşınmazların temlik tarihindeki (04.08.2008) değerleri keşfen saptanıp çekişmeye konu edilen taşınmazın tüm malvarlığı içindeki oranı belirlenerek temlikin makul sınırlar içinde kalıp kalmadığının ve mirasbırakanın temlikteki gerçek amacının saptanması, muvazaanın bulunup-bulunmadığının değerlendirilmesi, kararı temyiz etmeyen davacılar ... ile ... yönünden ret kararının kesinleştiği ve böylece davalı yararına usuli kazanılmış hakkın oluştuğu da dikkate alınarak hasıl olacak sonuca göre bir karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılması ile İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesinin 24.06.2021 tarihli ve 2021/63 Esas, 2021/202 Karar sayılı kararı ile; önceki kararda direnilmesine karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesinin 24.06.2021 tarihli direnme kararının davacılar ..., ... ve ... vekili tarafından temyizi üzerine Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 14.06.2023 tarihli ve 2021/1-948 Esas, 2023/623 Karar sayılı kararı ile; murisin dava konusu 27 31... parsel sayılı taşınmazını 04.08.2008 tarihinde davalıya ölünceye kadar bakma akdi ile temlik ettiği, dosya kapsamından devredilen taşınmazın murisin tüm malvarlığını oluşturmadığı, murisin terekesinde on bir adet taşınmazının daha olduğu ve ölümü ile taşınmazların mirasçılarına intikal ettiği, murisin asıl irade ve amacının tespit edilmesi için kural olarak mirasbırakanın elinde bulunan malvarlığının miktarı, temlik edilen malın tüm mamalekine oranı, bunun makul karşılanabilecek bir sınırda kalıp-kalmadığı gibi bilgi ve olguların göz önünde tutulmasının zorunlu olduğu, bu yönde bir değerlendirme yapılmadığı, eksik inceleme ve araştırma ile de hüküm kurulamayacağı, hükmün Özel Daire bozma kararında belirtilen nedenlerle bozulması gerektiği gerekçesiyle Mahkeme kararı bozulmuştur.

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarihi ve sayısı belirtilen kararı ile; dosya kapsamı ve yeminli dinlenen tanık anlatımlarına göre davalının babası olan muris ...'le kısmen birlikte yaşadıkları, yaşam süresi içerisinde davalının babasının maddi ve manevi her türlü ihtiyacını karşıladığı, yatalak olduğu dönemde banyosunu ve tıraşını yaptırdığı, alışverişlerini yaptığı, hastaneye götürüp getirdiği, gerekli zamanlarda refakatçi olarak kaldığı, dolayısıyla davalının edimini ifa etmiş olduğu, ayrıca muris tarafından sağlığında akitten kaynaklanan bakım borcunun yerine getirilmediğine dair herhangi bir ihtarname gönderilmediği ve dava açılmadığı şeklinde birçok olgu mevcut olmakla birlikte temlikin temlik tarihi itibariyle tüm malvarlığının değerine oranla makul sınırlar içerisinde kalmadığı ve murisin malvarlığının önemli bir kısmını oluşturduğu, murisin amacının, davalının ölünceye kadar bakma sözleşmesi ile yüklendiği bakım borcunun karşılığı ivazın çok üstünde olacak şekilde karşılıksız kazandırma yapmak olduğu, dava konusu temlikin muvazaalı olduğu, davacı ... ve ... yönünden davalı lehine usulü kazanılmış hak oluştuğu gerekçesiyle davacı ... ve ... yönünden davanın feragat nedeniyle reddine, diğer davacılar yönünden davanın kabulüne karar verilmiştir.

VI. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacılar ..., ... ve ... vekili temyiz dilekçesinde özetle; talepleri kabul edildiği için davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken davanın kısmen kabulüne karar verilmesi ile davalı vekili lehine müvekkilleri aleyhine 233.638,00 TL vekalet ücretine hükmedilmesinin hatalı olduğunu, anılan kısımların hükümden çıkarılması gerektiğini ileri sürerek hükmün düzeltilerek onanmasını istemiştir.

Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; sözleşmeler konusunda uzman bilirkişiden alınan raporun hatalı olduğunu, murisin borcunun da dikkate alınması gerektiğini, murisin borcu nedeniyle İstanbul Anadolu 14. İcra Müdürlüğünün 2014/17393 takip sayılı dosyası ile mirasçılara takip başlatıldığını, tanık ...’in beyanları uyarınca davanın reddi gerektiğini, müvekkilinin bakım borcunu yerine getirdiğini, mal kaçırma kastının söz konusu olmadığını, murisin geriye 11 parça taşınmazı kaldığını, davacı tanıklarının yakınları olduğunu, emsal içtihatlar doğrultusunda da davanın reddi gerektiğini, ispat yükü üzerinde olan davacıların davayı ispatlayamadıklarını ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.

B. Değerlendirme ve Gerekçe Dava, muris muvazaası hukuksal nedenine dayalı tapu iptali ve tescil, olmadığı takdirde tenkis istemine ilişkindir.

Hemen belirtilmelidir ki, temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozma kararına uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı gözetilerek davalı vekilinin aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir. Davacılar ..., ... ve ... vekilinin temyiz itirazları ile davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının incelenmesine gelince;

Bilindiği üzere, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (HMK) 297/2 maddesinde; “Hükmün sonuç kısmında, gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin, taleplerden her biri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, sıra numarası altında; açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gereklidir.” düzenlemesine yer verilmiştir. Yasa maddesinin bu açık hükmünün sonucu olarak, mahkemelerce kurulan hükümler infaz sırasında tereddüt ve şüphe yaratmayacak nitelikte olmalıdır.

Somut olayda; İlk Derece Mahkemesince, gerekçeli kararın hüküm kısmında HMK’nın 297/2 hükmüne aykırı olacak şekilde gerekçeye yer verilmesi, tapu iptali ve tescile karar verildikten sonra kalan payların davalı uhdesinde bırakılması gerekirken davalı adına tescil hükmü kurulmuş olması, dosyada manevi tazminata ilişkin bir talep olmaması ve İlk Derece Mahkemesi gerekçesinde de bu hususa ilişkin bir açıklama olmamasına rağmen hükmün vekalet ücretine ilişkin kısmında manevi tazminat ifadesinin yer alması, davacılar ..., ... ve ... yönünden davanın kabul edilmesine rağmen anılan davacıların aleyhlerine vekalet ücretine hükmedilmiş olması doğru değildir.

Ne var ki, anılan hususların düzeltilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, İlk Derece Mahkemesinin hüküm kısmının düzeltilmesi gerekir. VII. KARAR Açıklanan sebeplerle: Davalı vekilinin davanın esasına yönelik temyiz itirazlarının reddine, Peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalıya iadesine,

Davacılar ..., ... ve ... vekilinin ve davalı vekilinin temyizi üzerine ve re'sen yapılan inceleme sonucu temyiz itirazının değinilen yön itibariyle kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının; hüküm fıkrasının 1. bendinde yer alan “İşbu davacıların 11.04.2019 tarihli dilekçe ile dava konusu taşınmazın ölünceye kadar bakma akdi ile davalıya devredildiğini ve davalının tüm yükümlülüklerini yerine getirdiğini beyanla istinaf kanun yoluna başvurma haklarından feragat ettiklerini bildirdikleri, feragat dilekçesinin usulüne uygun olduğu anlaşılmış olduğundan; - Davacılar ... ve ... yönünden” ifadesinin hükümden çıkarılması, hükmün 2. bendinin hükümden çıkarılarak yerine hükme 2. bent olarak “2- Davacılar ..., ... ve ... yönünden davanın kabulü ile; dava konusu İstanbul ili, ... ilçesi, ... Mahallesi 259 pafta, 27 01... parsel sayılı taşınmazın tapu kaydının ... 3. Noterliğinin ... yevmiye numaralı ve 08.09.2014 tarihli muris ...'e ait mirasçılık belgesinde yer alan davacılar ..., ... ve ...’nın miras payları oranında iptali ile iptal edilen oranlarda davacılar ..., ... ve ... adına tesciline, bakiye payın davalı uhdesinde bırakılmasına,” cümlesinin yazılması, hükmün 4. bendinde yer alan “manevi tazminat yönünden” ifadesinin hükümden çıkarılması, hükmün 10. bendinin hükümden çıkarılması suretiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 04.11.2025 tarihinde yürürlüğe giren Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca duruşmaya katılım ve haklılık durumu gözetilerek gelen temyiz eden davalı vekili için 40.000,00 TL duruşma vekalet ücretinin temyiz edilen davacılar ..., ... ve ...’dan alınmasına, Peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacılara iadesine, Dosyanın İstanbul Anadolu 13. Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine, 25.11.2025 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 1. Hukuk Dairesi, E. 2025/3993, K. 2025/5350, T. 25.11.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-1-hukuk-dairesi-2025-3993-e-2025-5350-k-23ad793ad9d5