Yargıtay · 1. Hukuk Dairesi

Yargıtay 1. Hukuk Dairesi 2025/3871 E. 2026/4823 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
1. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/3871
Karar No
2026/4823
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2025/6 E., 2025/118 K.

Dava; yolsuz tescil hukuksal nedenine dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.

Davacı; dava konusu Osmaniye ili, Toprakkale ilçesi, Tüysüz köyündeki 1 02... parsel sayılı taşınmazın dava dışı Organize Sanayi Bölge Müdürlüğünün hakkında başlattığı icra takibi kapsamında ihale yoluyla davalı şirkete ihale edilerek tescil edildiği, ancak Osmaniye 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2018/27 Esasına kayden açtıkları menfi tespit davası sonucunda OSB müdürlüğüne borçlu olmadıklarının tespit edilerek kararın kesinleştiğini, borçlu olmadıkları bir dosyadan dolayı taşınmazın rayiç değerin çok altında bedelle davalı adına tescil edilmesinin yolsuz olduğunu, ihale öncesinde davalıyı sözlü ve yazılı olarak uyardıklarını, bu nedenle davalının kötüniyetli olduğunu ileri sürerek tapu kaydının iptali ile adına tescilini istemiştir.

Davalı; taşınmazı resmi bir kurum olan icra dairesinden, ihaleye girerek ihalede ... Tarım Ltd. Şti. adlı başka bir katılımcı da varken, bedelini ödeyip iyiniyetli 3. kişi sıfatıyla satın aldığını, kesinleşmiş bir ihaleye güvenerek mülkiyet hakkını kazandığını, Türk Medeni Kanunu'nun (TMK) 1023. maddesi uyarınca iyiniyetinin korunması gerektiğini, davacının sonradan değişen OSB yönetimiyle danışıklı olarak açtığı menfi tespit davasında davanın malik olan kendilerine ihbar edilmeksizin savunma yapılmadan ve istinaf edilmeden kabul kararı verildiğini, davacı ve OSB'nin danışıklı hareket ederek kabul kararını kesinleştirdiklerini belirterek davanın reddini savunmuştur.

İlk Derece Mahkemesinin 14.07.2021 tarihli kararıyla; menfi tespit kararı ile icra takibinin dayanıksız hale geldiğini, bu nedenle davalı adına yapılan tescilin yolsuz olduğu, davalının taşınmazı ilk el olarak ihaleden aldığı için 3. kişi sayılmayacağı ve TMK'nın 1023. maddesinde öngörülen iyiniyet iddiasının dinlenemeyeceği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş, karara karşı davalı vekilinin istinaf başvurusu üzerine Adana Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesinin 16.03.2023 tarihli ve 2021/2270 E., 2023/228 K. sayılı kararıyla; davalının usulsüz hale dönüşen ihalenin bizzat tarafı olduğu ve 3. kişi sıfatını taşımadığı, kararda usul ve esas yönünden usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle başvurunun esastan reddine karar verilmiş, kararın davalı vekilince temyizi üzerine Dairenin 22.10.2024 tarihli ve 2023/3238 E., 2024/5803 K. sayılı kararıyla; davacının davalı adına tescile dayanak ihalenin feshi için açtığı davanın reddine dair kararın derecattan geçerek kesinleştiği, sonradan açılan menfi tespit davasının ise kabul edilerek kesinleştiği, davacının İcra Hukuk Mahkemesine açtığı şikâyet, takibin taliki ve iptali, ihalenin feshine ilişkin dava yönünden yargılamanın iadesi davalarının ise reddedildiği, Mahkemece taşınmazı ihaleden ilk el olarak edinmesi sebebiyle davalının iyiniyet savunmasının dinlenemeyeceğine dair gerekçenin doğru olmadığı, davalının TMK'nın 1023. madde korumasından yararlanıp yararlanamayacağı ve iyiniyetli olup olmadığının tüm deliller ile birlikte araştırılarak sonucuna göre karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılamsına, İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesinin ilâm başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davacı tanıklarının davacıların ihaleye girmemesi için davalı tarafla konuştuğunu beyan ettikleri, takip kesinleşmiş ve taşınmazın ihale yoluyla satış aşamasına gelinmiş iken, takibe dayanak alacağın olmadığı iddiasının yargılamayı gerektirdiği, şifahi olarak tarafların konuşmasının davalının iyiniyetini ortadan kaldırmayacağı, zira davalının ihaleye dayanak icra takibinde alacaklı olmadığı, takibin haksız olduğunu bilmesinin mümkün olmayacağı, davalının taşınmazı cebri ihale yoluyla alırken iyiniyetli olmadığının ispatlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar davalı Şirket vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

- K A R A R -

Temyizen incelenen karar; tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere, bozma ilâmına uygun şekilde karar verilmesine göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen sebepler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmediğinden usul ve kanuna ve bozma kararının gereklerine uygun olan İlk Derece Mahkemesi kararının ONANMASINA, Aşağıda yazılı 116,60 TL bakiye onama harcının temyiz eden davacı Şirketten alınmasına, Dosyanın hükmü veren Osmaniye 1. Asliye Hukuk Mahkemesine, kararın bir örneğinin Adana Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesine gönderilmesine, 17.06.2026 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 1. Hukuk Dairesi, E. 2025/3871, K. 2026/4823, T. 17.06.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-1-hukuk-dairesi-2025-3871-e-2026-4823-k-1f259c114075