Yargıtay · 1. Hukuk Dairesi

Yargıtay 1. Hukuk Dairesi 2024/5846 E. 2026/4768 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
1. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/5846
Karar No
2026/4768
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2024/196 E., 2024/349 K.

Dava, sahtecilikten kaynaklanan yolsuz tescil hukuki nedenine dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.

Asıl ve birleştirilen davada davacılar; dava konusu 709 parsel sayılı taşınmazın ... adına kayıtlı iken, ölümünden çok sonra düzenlenen sahte vekaletname ile oğlu olan asıl davada davalı ... tarafından asıl ve birleştirilen davada davalı ...'a temlik edildiğini, ... tarafından da asıl ve birleştirilen davada davalı ...'e aktarıldığını ileri sürerek tapu kaydının iptaline, eski hale iadesine ve ... mirasçıları adına payları oranında tesciline karar verilmesini istemişlerdir. Davalı ...; iyiniyetli alıcı olduğunu belirtip davaların reddini savunmuş, diğer davalılar savunma getirmemiştir.

Mahkemece; temlikte kullanılan vekaletnamenin sahteliğinin kesinleşen ceza mahkemesi kararı ile sabit olduğu, davalı ...'ın da iyiniyetli sayılamayacağı gerekçesiyle tapu iptal-tescile dair verilen kararın temyizi üzerine Dairece; dava konusu taşınmazın vekil ... tarafından ...'a satışında kullanılan vekaletnamenin sahte olduğu ve ... ile ilk el konumundaki ...'un el ve işbirliği içerisinde hareket ettikleri anlaşıldığına göre ... adına oluşan kaydın yolsuz nitelik taşıdığının tartışmasız olduğu, ancak taşınmazı ...'tan satın alan ...'in üçüncü kişi (ikinci el) konumunda bulunduğu, buna göre TMK'nın 1023. maddesinin koruyuculuğundan yararlanıp yararlanamayacağının kuşkuya yer bırakmayacak şekilde açıklığa kavuşturulması ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle karar bozulmuş, Mahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılama sonunda; davalı ...'in iyiniyetli 3. kişi konumunda olduğu, TMK'nın 1023. maddesinin koruyuculuğundan yararlanması gerektiği gerekçesiyle asıl davanın reddine; birleştirilen davanın davalı ... yönünden esastan reddine, davalı ... ve Hazine yönünden pasif husumet yokluğundan reddine karar verilmiş, kararın asıl davada davacı-birleştirilen davada davalı ... vekili, birleştirilen davada davacılar-asıl davada davalılar ... mirasçıları ... vd. vekili tarafından temyizi üzerine Dairece; davalı ... yönünden asıl ve birleştirilen davanın reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı, bu durumda davalı ... ve davalı ... hakkındaki davanın kayıt maliki olmamaları nedeniyle husumetten reddinin doğru olmadığı, ancak temyizi bulunmadığından davalı ... yönünden hükmün eleştirilmekle yetinildiği, birleştirilen davada davanın esastan reddi ve ret sebebinin aynı olduğu gözetilerek davalılar ... ve Tapu Müdürlüğü lehine tek nispi vekalet ücreti takdir edilmesi gerektiği gerekçesiyle anılan hususlarda hüküm düzeltilerek onanmış, asıl davada davacı-birleştirilen davada davalı ... vekili ile birleştirilen davada davacılar-asıl davada davalılar ... mirasçıları ... vd. vekilinin karar düzeltme talebi üzerine bu kez Dairece; dava konusu taşınmazın bitişik parselinin davalı ...'e ait olduğu, elden ödeme yaptığını beyan etmesine rağmen herhangi bir ödeme belgesi sunamadığı, İstanbul 7. Ağır Ceza Mahkemesi'nin 31.01.20 02... /3 Esas, 2002/28 Karar sayılı kararıyla sahtecilikten ceza aldığı sabit olan satıcı ... ve alıcı ...'in 23.06.1989 tarihli resmi senette adreslerinin aynı olduğu ve davalı ... ile davalı ... arasındaki temlikte 2 gün bulunduğu, buna göre davalı ...'in yolsuz tescili bildiği kanaatine varıldığı gerekçesiyle Dairenin önceki düzeltilerek onama kararının ortadan kaldırılmasına, açıklanan nedenlerle Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir. Mahkemenin ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; bozmaya uyularak yapılan yargılama neticesinde, bozma kararında belirtilen gerekçe benimsenmek suretiyle; asıl ve birleştirilen davanın kabulüne karar verilmiştir.

Mahkeme kararı birleştirilen davada davalı ... vekili tarafından ve duruşma istekli olarak asıl ve birleştirilen davada davalı ... vekilince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 16.06.2026 Salı günü duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir.

Belli edilen günde, duruşmalı temyiz eden asıl ve birleştirilen davada davalı ... vekili Avukat ... ve diğer temyiz eden birleştirilen davada davalı-temyiz edilen asıl davada davacı ... vekili Avukat ... ile temyiz edilen birleştirilen davada davacı ... mirasçıları ... vd. vekili Avukat ... geldiler. Davetiye tebliğine rağmen başka gelen olmadı. Yokluklarında duruşmaya başlandı. Gelen vekillerin sözlü açıklamaları dinlendi, duruşmanın bittiği bildirildi. Temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

-K A R A R-

Temyizen incelenen Mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı, özellikle; dava konusu 709 parsel sayılı taşınmaz 1997 yılında yapılan imar işlemi neticesinde İstanbul ili, ... ilçesi, ... Mahallesi, 11 42... parsel olduğu halde, kararda ... Mahallesi, 1442 ada olarak hüküm tesis edilmiş ise de bu hususun maddi hatadan kaynaklandığı anlaşılmakla, temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmediğinden usul, kanuna ve bozma kararının gereklerine uygun olan kararın ONANMASINA, Aşağıda yazılı 45.490,27 TL bakiye onama harcının temyiz eden davalı ...'den alınmasına, 492 sayılı Harçlar Kanunu'nun değişik 13. maddesinin j bendi gereğince davalı Hazineden harç alınmasına yer olmadığına, 04.11.2025 tarihinde yürürlüğe giren Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca gelen temyiz edilen asıl ve birleştirilen davada davacılar vekilleri için 40.000,00 TL duruşma vekalet ücretinin temyiz eden davalılardan alınmasına, temyiz edilen birleştirilen davada davacılar ... vd. vekili duruşmaya katılmadığından lehine duruşma vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, Dosyanın Bakırköy 6. Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine, Kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 16.06.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 1. Hukuk Dairesi, E. 2024/5846, K. 2026/4768, T. 16.06.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-1-hukuk-dairesi-2024-5846-e-2026-4768-k-a5e56270a806