Yargıtay · 1. Hukuk Dairesi

Yargıtay 1. Hukuk Dairesi 2025/3708 E. 2026/409 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
1. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/3708
Karar No
2026/409
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi SAYISI : 2025/241 E., 2025/344 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı Hazine vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

- K A R A R -

Dava, kadastro öncesi nedene dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.

Kadastro sonucunda; ... ili, ... ilçesi, ... Mahallesi çalışma alanında bulunan 1 14... parsel sayılı 465,04 m² yüz ölçümündeki taşınmaz tapu kaydı, taksim ve ifraz nedeni ile "ev ve arsası" vasfıyla ... ... adına tespit ve 18.06.1996 tarihinde tescil edildikten sonra 30.12.2020 tarihinde satış nedeni ile ... adına intikal ettirilmiştir. Bilahare 09.04.2021 tarihinde yapılan uygulama kadastrosu ile taşınmazın yüz ölçümü 538,52 m² olarak belirlenmiştir.

Davacı Hazine vekili; taşınmazın eski kaymakam lojmanı vasfıyla hizmet malı olduğu iddiasına dayanarak tapu iptali ve tescil istemiyle dava açmıştır.

Davalı vekili, davanın reddini savunmuştur.

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, davanın hak düşürücü süre nedeniyle reddine karar verilmiş, kararın davacı Hazine vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının istinaf isteminin esastan reddine karar verilmiştir.

Mahkemece, taşınmazın eski kaymakamlık lojmanı olduğu, davanın Hazinenin özel mülkiyet iddiasına ilişkin bulunduğu ve hak düşürücü sürenin geçtiği gerekçesiyle yazılı şekilde karar verilmiş ise de, varılan sonuç dosya kapsamına uygun bulunmamaktadır.

Dosyanın incelenmesinden; ... ili, ... ilçesi, ... Mahallesi 1 14... parsel sayılı taşınmaz içerisindeki eski kaymakamlık lojmanının 1960-1970 yılları arasında yapıldığı, 20.12.1969 tarih sıra no:32 sayılı tapu kaydının ifrazıyla oluşan 26.05.19 86... sayılı Hazine adına kayıtlı tapu kaydı kapsamında kaldığı, 18.04.1986 tarihinde Kaymakamlık Lojmanının İçişleri Bakanlığına tahsis edildiği, taşınmazın üzerinde bulunan lojmanının 2023 yılına kadar kullanıldığı anlaşılmıştır.

Bilindiği üzere; kamu malları kavramına ilişkin en açık ve ayrıntılı yasal düzenleme, 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 16. maddesinde yer almaktadır. Kanun'un 16. maddesinin A fıkrasında; kamu hizmetlerinde kullanılan, bütçelerinden ayrılan ödenek veya yardımlarla yapılan resmi bina ve tesisler (Hükümet binaları, karakol, okul binaları, köy odası, hastane veya diğer sağlık tesisleri, kütüphane, kitaplık, namazgah, cami, çeşme, kuyular, yunaklar v.s.) kayıt, belge ve özel kanunlarına göre Hazine, kamu kurum ve kuruluşları, il, belediye, köy veya mahalli idare birlikleri tüzel kişiliği adına tespit olunacağı düzenlenmiştir. Hukuk Genel Kurulunun 2014/16-1099 Esas, 2016/498 Karar sayılı kararında da “...çeşme ve arsası, cami lojmanı ve arsası, mezarlık, su deposu gibi yerlerin 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun 16. maddesi uyarınca Devlet ve kamu malı niteliğinde olduğu” belirtilmiştir.

Öte yandan; kamu malları üzerinde özel mülkiyet kurulamaz ve bunlar kamu hizmetine tahsis olundukları, yetkili idarece kamu malı olmaktan çıkarılmadıkları sürece temlik edilemez, kazandırıcı zamanaşımı yoluyla da edinilemezler (Gürsoy/Eren/Cansel, s. 35). Devlet mallarının haczine olanak yoktur (İcra ve İflas Kanunu md. 82). Buradaki “özel mülkiyet kurulamaz” sözü, “gerçek kişilerin veya özel hukuk tüzel kişilerinin mülkiyetine giremez” şeklinde anlaşılmalıdır. Temlik edilebilmeleri için de, mutlak surette kamu hizmetine tahsis olunma niteliklerinin, yetkili organın hukuka uygun bir tasarrufu sonucunda ortadan kalkması, dolayısıyla kamu malı olma niteliğini yitirmeleri gerekir. Yetkili idare organlarınca kamu mülkü olmaktan çıkarılmış bulunmayan bir taşınmaz malın, her nasılsa açık bırakılan tapu sicilindeki kaydına iyi niyete dayanmak veya hak kazandırıcı süre içinde elde bulundurmak yollarıyla mülk edinilmesi düşünülemez. Diğer bir ifade ile kamu malı niteliğini kazanmış bir taşınmaz özel mülkiyete konu olamayacağından tapuya bağlansa bile MK'nın 931. maddesi (TMK md. 1023) bu durumda uygulanamaz ( HGK 23.11.20 23... /1-751 E. 2023/1094 K. sayılı kararı).

Bu açıklamalar ışığında somut olaya gelince; davacı Hazine tarafından çekişmeli taşınmazın Kaymakamlık lojmanı olarak tahsisli olduğu ve dava konusu taşınmazın “hizmet malı” niteliğinde olduğundan özel mülkiyete konu olamayacağı iddiası ile dava açmıştır. Çekişmeli taşınmaz 18.04.1986 tarihinde kaymakamlık lojmanı olarak kamu adına tahsis edilmiş, 2023 yılına kadar kaymakamlık lojmanı olarak kullanıldığı anlaşılmıştır. 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun 16. maddesinin A fıkrasında düzenlendiği üzere hükümet konakları ve devamı niteliğindeki kaymakamlık lojmanları kamu hizmet malı niteliğinde olup özel mülkiyete konu teşkil edilemez. Bu suretle, 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun 12/3. maddesinin kamu hizmet malları yönünden uygulanması mümkün değildir. Hâl böyle olunca; toplanan ve toplanacak deliller ile birlikte işin esasının incelenmesi ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi isabetsizdir.

Davacı Hazinenin açıklanan nedenden ötürü yerinde görülen temyiz itirazlarının kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,

İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,

Temyiz eden davacı Hazine harçtan muaf olduğundan bu konuda karar verilmesine yer olmadığına,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

21.01.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 1. Hukuk Dairesi, E. 2025/3708, K. 2026/409, T. 21.01.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-1-hukuk-dairesi-2025-3708-e-2026-409-k-234353c38c78