Yargıtay · 1. Hukuk Dairesi

Yargıtay 1. Hukuk Dairesi 2025/3297 E. 2026/4203 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
1. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/3297
Karar No
2026/4203
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi SAYISI : 2025/413 E., 2025/309 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : ... Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2021/80 E., 2022/60 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: -K A R A R- Dava, kadastro öncesi nedene dayalı tapu iptali ve tescili isteğine ilişkindir. Kadastro sonucunda, Kayseri ili, ... ilçesi, ... Mahallesi, 1 12... parsel sayılı taşınmaz 34253,30 m² yüz ölçümüyle "Tarla" vasfıyla 2006 tarihinde ölü ... ... adına tespit edilmiş, tespit 31.05.2007 tarihinde kesinleştirilerek tespit gibi tapuya tescil edilmiş, 22.08.2014 tarihinde ... mirasçıları davalılar ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ... adına iştirak halinde tescil edilmiştir. 1 02... parsel sayılı taşınmaz 14.10.1953 tarih, 39 sıra, 20 Cilt, 48 sahife, 4156 m² yüz ölçümlü, doğusu su, batısı ... ..., ... su ve ... ..., ... ... ... ve ... ... ile çevrili tapu kaydına dayanılarak "Tarla" vasfıyla 9022,01 m² yüz ölçümüyle ... ... adına 31.05.2007 tarihinde tespit edilmiş, tespit 31.05.2007 tarihinde kesinleştirilerek tespit gibi adına tapuya tescil edilmiş, 02.09.2015 tarihinde de davalı ... adına tescil edilmiştir. Davacı ..., taşınmazın Devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerden olduğu iddiasıyla taşınmazın mera özel siciline yazılması istemiyle dava açmıştır. Davalılar, davanın reddini savunmuştur.

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, taşınmazların tapu kaydı kapsamında kaldığı ve zilyetlikle taşınmaz edinme koşulları davalılar lehine oluştuğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, kararın davacı ... vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, taşınmazın tapu kaydı kapsamında kaldığı ve zilyetlikle taşınmaz edinme koşullarının davalılar lehine oluştuğu gerekçesiyle istinaf isteminin esastan reddine karar verilmiştir.

Ne var ki; Mahkemece dava konusu 1 02... parsel sayılı taşınmaza revizyon gören tapu kaydının hükmen tescil ile oluştuğu, komşu taşınmazlara revizyon gören tapu kayıtlarının dava konusu taşınmazı okuduğu, taşınmazın mera vasfında olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş ise de varılan sonuç dosya kapsamına uygun düşmemektedir. Davalıların murisi ... ... tarafından hasımsız olarak açılan tescil davasında, ... Sulh Hukuk Mahkemesinin 27.04.1953 tarihli ve 1953/69 Esas, 1953/73 Karar sayılı kararı ile davanın kabulüne karar verilip kararın kesinleştiği, hükmün infazı neticesinde 4.158, 00... yüz ölçümlü, tarla niteliğindeki taşınmazın tapu kaydının 14.10.1953 tarih ve 39 sıra numarası ile davalı murisi adına oluştuğu, kaydın çekişmeli 1 02... parsel sayılı taşınmaza revizyon gördüğü, çekişmeli 1 12... parsel sayılı taşınmazın senetsizden davalı adına tescil edildiği, komşu taşınmazlarda doğu hududunda bulunan 1 12... parsel sayılı taşınmazın davacının murisini okuduğu anlaşılmaktadır. Ancak çekişmeli 1 02... parsel sayılı taşınmaza revizyon gören 14.10.1953 tarih ve 39 sıra numaralı tapu kaydı, hasımsız şekilde açılan tescil davasında verilen kararın infazı sonucu oluştuğundan davacı ... Başkanlığını bağlamayacağı tartışmasızdır kaldı ki Mahkemece yapılan tapu uygulaması da eksiktir. Öte yandan, hükme esas alınan harita ve ... bilirkişi raporunda taşınmazın otu biçilerek kullanılan çayır vasfında olduğunun belirtildiği, ziraat bilirkişi raporunda ise taşınmazın öncesinde mera vasfında olduğunun tespit edildiği bilirkişi raporları arasında çelişki bulunduğu halde aralarındaki çelişki giderilmeden karar verildiği görülmektedir.

Hal böyle olunca; dava konusu taşınmaza komşu taşınmazların tüm tedavülleri ile birlikte kayıtlarının getirtilmesi, ayrıca taşınmazın bulunduğu yere ait kadim ve tahsisli mera kayıtları ile meraya ilişkin ... İlçe ve İl Özel İdare Müdürlüğü ile Tapu ve Kadastro Müdürlüklerinden sorulmalı, ... ... Komisyonu tarafından düzenlenen mera paftaları İl Özel İdare Müdürlüğünden getirtilmeli, çekişmeli taşınmazlara ait temin edilebilen en eski ve yeni tarihli orto foto ve uydu fotoğrafları ile memleket haritaları ilgili yerlerden getirtilmeli, Mahkemece mahallinde, elverdiğince yaşlı, tarafsız ve yöreyi iyi bilen şahıslar arasından seçilecek aynı ve komşu köyden üç kişilik yerel bilirkişi kurulu, taraf tanıkları, tüm kadastro tespit bilirkişileri, daha önce keşfe katılmamış ... ve fotogrametri mühendisi bilirkişisi, 3 kişilik ziraat mühendisi bilirkişi kurulu ve fen bilirkişinin katılımıyla yeniden keşif yapılmalıdır.

Yapılacak keşifte, yerel bilirkişi ve tanıklardan taşınmazın öncesinin ne olduğu, kimden kime kaldığı, zilyetliğin ne zaman başladığı, taşınmazın kim tarafından ne zamandan beri kullanıldığı, kamu orta malı niteliğinde mera, yaylak gibi yerlerden olup olmadığı, meradan sökülerek elde edilip edilmediği hususlarında maddi olaylara dayalı bilgi alınmalı, kadim mera araştırması yapılmalı, çekişmeli taşınmazın mera parselinden açılmak suretiyle elde edilen yerlerden olup olmadığı ve meranın bütünlüğünü bozup bozmadığı araştırılmalı, tespite esas tapu kayıtları ile komşu taşınmazlara dayanak tapu kayıtları mahalli bilirkişi ve tanıklardan sorulmak suretiyle uygulanmalıdır.

Yerel bilirkişi ve tanık sözleri arasında doğabilecek çelişkiler gerektiğinde yüzleştirme yapılarak giderilmeli, bilirkişi ve tanık sözleri komşu parsellerin tutanak ve dayanaklarını oluşturan kayıtlarla denetlenmeli ve tespite aykırı sonuçlara ulaşılması halinde tüm tespit bilirkişileri tanık sıfatıyla dinlenilerek aykırılıkların giderilmesine çalışılmalıdır.

Ziraat bilirkişi kurulundan dava konusu taşınmaz bölümünün tarımsal niteliğini, kamu orta malı vasfında mera olup olmadığını, meradan açılıp açılmadığını bildiren, meradan doğal ya da yapay ayırıcı unsur bulunup bulunmadığını, taşınmazdaki zilyetliğin sürdürülüş şeklini ve süresini duraksamasız şekilde ortaya koyan, komşu parsellerle karşılaştırmalı biçimde ... yapısını, eğimini ve bitki desenini belirten, önceki ziraat bilirkişi raporunu da irdeleyen, ekinde taşınmazın değişik yönlerden ve özellikle mera parseli ile müşterek sınırının bulunduğu bölümden çekilmiş fotoğrafları ile desteklenmiş ayrıntılı ve gerekçeli rapor aldırılmalıdır.

... ve fotogrametri mühendisi bilirkişisine taşınmazı kapsayan hava fotoğrafları üzerinde stereoskop aletiyle inceleme ve uydu fotoğrafları üzerinde uygulama yaptırılarak dava konusu taşınmazın hava fotoğraflarında gösterilmesi istenilmeli ve taşınmazın önceki ve şimdiki niteliğinin ne olduğunun, mera vasfında olup olmadığının ve arazinin ekonomik amacına uygun olarak tarım arazisi niteliğiyle zilyetliğine ne zaman başlanıldığının belirlenmesine çalışılmalıdır. Fen bilirkişisinden keşif ve uygulamayı izleyip denetlemeye elverişli ayrıntılı rapor alınmalıdır. Yine varsa tahsisli ve kadim meraya ait kayıt ve belgeler ile harita teknik ve yerel bilirkişi ile tanıklar aracılığıyla zemine uygulanmalıdır.

Çekişmeli taşınmazların yöntemince kadim veya tahsisli mera araştırması yapılarak mera niteliğinde olup olmadıkları tespit edilmeli, taşınmazların mera olduğunun anlaşılması halinde meralar üzerinde sürdürülen zilyetliğin hukukça bir değer taşımayacağı gözetilmeli; belirtilen şekilde yapılan uygulama sonunda kadim mera olmadığı, meradan açılmadığının anlaşılması halinde davalı taraf yararına TMK’nın 713/1. maddesi ve 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun 14. maddesinde öngörülen edinme koşullarının gerçekleşip gerçekleşmediği belirlenmeli, çekişmeli taşınmazın tespitine esas 14.10.1953 tarih ve 39 sıra numaralı tapu kaydı ve dayanak ... Sulh Hukuk Mahkemesinin 27.04.1953 tarihli ve 1953/69 Esas, 1953/73 Karar sayılı dosyasında Hazine ve Belediye taraf olmadığından kesin delil teşkil etmese de güçlü delil olup olmadığı değerlendirilmeli, bundan sonra tüm deliller birlikte dikkate alınarak sonucuna göre bir karar verilmelidir. Mahkemece bu hususlar göz ardı edilerek eksik inceleme ile yazılı olduğu şekilde karar verilmesi isabetsizdir.

Açıklanan sebeplerle; davacı vekilinin değinilen yönden yerinde görülen temyiz itirazlarının kabulü ile; temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA, Peşin yatırılan harcın istek halinde temyiz edene iadesine, Dosyanın ... Asliye Hukuk Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 20.05.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 1. Hukuk Dairesi, E. 2025/3297, K. 2026/4203, T. 20.05.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-1-hukuk-dairesi-2025-3297-e-2026-4203-k-52e1d496e0b5