Yargıtay · 1. Hukuk Dairesi

Yargıtay 1. Hukuk Dairesi 2025/2289 E. 2026/129 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
1. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/2289
Karar No
2026/129
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi SAYISI : 2025/180 E., 2025/551 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekilince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: -K A R A R-

Dava, vekâlet görevinin kötüye kullanılması hukuki sebebine dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.

Davacı; ... ili, ... ilçesindeki idari işlerin takibi amacıyla kardeşi olan dava dışı ... ...'e 06.12.2019 tarihinde vekâlet verdiğini, 5 gün sonra vekil ...'ın davacının bilgi ve talimatı olmaksızın dava konusu 8 parça taşınmazını kendi öz oğlu olan davalı ...'a sattığını, davacıya bedel ödenmediğini, bedel ve gerçek değer arasında fahiş fark olduğunu, vekilin davalı oğlu ile el ve iş birliği içerisinde kendisini zararlandırdıklarını ileri sürerek davalı adına tapu kayıtlarının iptali ile adına tescilini istemiştir.

Davalı; dava konusu 8 parça taşınmazın aslında babası ...'a ait olduğunu, kadastro sırasında hata sonucu davacı adına tespit ve tescil edildiğini, davalının kullanacağı krediye teminat olması için taşınmazların davacının bilgi ve talimatı dahilinde devirlerin yapıldığını belirterek davanın reddini savunmuştur.

İlk Derece Mahkemesince; Türk Borçlar Kanunu'nun 506. maddesine aykırı olarak davadışı vekil ...'ın sadakat ve özen yükümlülüğü dışına çıkarak dava konusu 8 parça taşınmazı oğlu olan davalıya tapuda çok düşük bedelle sattığı, davalı tanığı olarak dinlenen vekil ...'ın taşınmazların kendisine ait olduğu düşüncesiyle hareket ettiği, mülkiyeti alt soyuna geçirmeye çalıştığı, vekil eden, vekil ve alıcının kardeş ve baba-oğul olmaları sebebiyle davalının vekâlet ilişkisinin kötüye kullanıldığını bilebilecek konumda olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne, dava konusu 2 36... parsel, 2 55... parsel, 2 58... parsel, 2 58... ve 5 parsel, 2 86... parsel, 2 86... parsel, 2 95... parsel sayılı taşınmazlarda davalı adına tapu kayıtlarının iptali ile davacı adına tesciline karar verilmiş, karara karşı davalı vekilince istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesince; İlk Derece Mahkemesi kararında usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davanın kabulüne karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmamaktadır. Davalı vekilinin bu yöne ilişkin temyiz itirazlarının yerinde görülmediğinden reddine.

Ancak; davacının Beyoğlu 49. Noterliğinin 06.12.2019 tarihli ve ... yevmiye sayılı vekâletnamesi ile kardeşi ...'ı taşınmaz satım yetkisini içerir şekilde vekil tayin ettiği, davacıya vekâleten dava dışı ... tarafından 11.12.2019 tarihli satış işlemiyle 2 36... parsel, 2 55... parsel, 2 86... parsel, 2 86... parsel, 2 95... parsel sayılı taşınmazların tamamı, 2 58... , 5 ve 12 parsel sayılı taşınmazların ise sadece davacı adına kayıtlı 1/2'şer payın davalıya satıldığı, davalının 2 58... ve 12 parsel sayılı taşınmazlarda muristen dava konusu işlem ile satın aldığı 1/2'şer paylara ek olarak dava dışı kişilerden aldığı 1/2'şer paylar ile birlikte tam paylı malik olduğu, 2 58... ve 12 parsel sayılı taşınmazlarda iptal hükmü kurulurken davalının dava dışı kişilerden aldığı 1/2'şer paylar dışlanmaksızın tapu kaydının tamamının iptaline karar verilmesi doğru değildir.

Ne var ki anılan husus yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden davalı vekilinin temyiz itirazının değinilen yönden kabulü ile Bölge Adliye Mahkemesinin istinaf başvurusunun esastan reddine dair kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, İlk Derece Mahkemesi kararının; hüküm kısmının 1. fıkrasının 3. ve 4. bendinde yer alan "-... İli, ... İlçesi, ... Mahallesi 2 58... parsel sayılı taşınmazın davalı adına olan tapu kaydının iptali ile davacı adına tapuya kayıt ve tesciline, -... İli ... İlçesi ... Mahallesi 2 58... parsel sayılı taşınmazın davalı adına olan tapu kaydının iptali ile davacı adına tapuya kayıt ve tesciline," cümlelerinin çıkartılarak yerine; “-... ili, ... ilçesi, ... Mahallesi, 2 58... ve 12 parsel sayılı taşınmazların davalı adına kayıtlı 1/2'şer paylarının iptali ile davacı adına tesciline, bakiye payın davalı üzerinde bırakılmasına," cümlesinin yazılması suretiyle 6100 sayılı HMK'nın 370/2. maddesi uyarınca DÜZELTİLEREK ONANMASINA, Peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalıya iadesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 13.01.2026 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 1. Hukuk Dairesi, E. 2025/2289, K. 2026/129, T. 13.01.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-1-hukuk-dairesi-2025-2289-e-2026-129-k-4232bad47184