Yargıtay · 1. Hukuk Dairesi
Yargıtay 1. Hukuk Dairesi 2025/1588 E. 2025/2894 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 1. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/1588
- Karar No
- 2025/2894
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacılar vekili; evveliyatı tapulu olan Muğla ili, ... ilçesi, ... Mahallesi 209 ada 148 parsel sayılı taşınmazın ... tarafından imar ve ihya edildikten sonra kızı davacı ... ile damadı (davacıların murisi)...'ye 1/2'şer paylarla 29.03.1974 tarihinde satış yoluyla temlik edildiğini, buna rağmen hukuki dayanaktan yoksun bir şekilde tapu senedine itibar edilmeksizin taşınmazın kadastro işlemi sonucu ... Köyü Tüzel Kişiliği adına tespit ve tescil edildikten sonra tahsisen ... Belediyesi adına kaydedildiğini, kadastro tespit tutanağında yazılanın aksine taşınmazın hiçbir zaman mezarlık olmadığını, üzerinde zeytin ağaçları olup hasatları yapılan taşınmazın davacıların zilyetliğinde bulunduğunu ileri sürerek tapu kaydının iptali ile davacılar adına tesciline, mümkün olmazsa fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla tazminata ve ecrimisile karar verilmesini istemiştir.
II. CEVAP Davalı vekili; iddianın gerçeği yansıtmadığını, davanın süresinde açılmadığını belirtip davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin ilâm başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun 12/3. maddesindeki 10 yıllık hak düşürücü sürenin geçtiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin ilâm başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; dava konusu taşınmazın kadastro tespitinin 29.09.1989 tarihinde kesinleştiği, 17.01.2022 olan dava tarihi itibarıyla 3402 sayılı Kanun'un 12/3. maddesinde belirtilen hak düşürücü sürenin dolduğu; kadastro sonrası sebepler yönünden ise TMK'nın 713/2. maddesinde düzenlenen mülkiyet edinme şartlarının gerçekleşmediği anlaşıldığından ve mülkiyet hakkı kazanılamayan taşınmazla ilgili ecrimisil ve taşınmazın değerine ilişkin tazminat da istenemeyeceğinden İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmesinin isabetli olduğu gerekçesiyle davacılar vekilinin yerinde görülmeyen istinaf isteminin esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacılar vekili; dava dilekçesindeki iddialarını tekrarlayıp Kadastro Kanunu'nun 12/3. maddesinin mülkiyet hakkını sınırlandırmaya yönelik Anayasa'ya aykırı bir kanun maddesi olduğunu ve somut norm denetimi yoluyla incelemeye tabi tutulmasını istediklerini, mülkiyet iddiasının herhangi bir hak düşürücü süreye tabi olmadığını, dava konusu taşınmazın davacılarda olduğuna yönelik uyuşmazlığın dahi bulunmadığını belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe Dava, kadastro öncesi hukuki nedene dayalı tapu iptali ve tescil, mümkün olmazsa tazminat ve ecrimisil isteklerine ilişkindir.
Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Kadastro sonucu; Muğla ili, ... ilçesi, ... Mahallesi çalışma alanında bulunan dava konusu 209 ada 148 (eski 2149) parsel sayılı taşınmazın kadastro tespit tutanağının 29.09.1989 tarihinde kesinleştiği, davanın ise 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 12/3. maddesinde düzenlenen 10 yıllık hak düşürücü süre geçtikten sonra 17.01.2022 tarihinde açıldığı anlaşılmıştır.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacılar vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacılar vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Alınması gereken harç peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
10.06.2025 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.