Yargıtay · 1. Hukuk Dairesi
Yargıtay 1. Hukuk Dairesi 2025/1581 E. 2025/2892 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 1. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/1581
- Karar No
- 2025/2892
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : Konya Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/2606 E., 2025/262 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Konya 2. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2023/172 E., 2024/597 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı; 239 ada 21 parsel sayılı taşınmazın maliki olduğunu, davalının da komşu 239 ada 5 parsel sayılı taşınmazın maliki olduğunu, ancak taşınmazların fiili kullanım durumları ile kadastrodaki durumlarının birbirini tutmadığını, bu durumun komşu taşınmaz maliklerince de bilindiğini, yanlışlığın giderilmesi için inançlı işlem sözleşmesi yapıldığını ileri sürerek 21 parsel sayılı taşınmazın tapusunun fiili durumuna uygun hale getirilmesi için davalıya ait 239 ada 5 parsel sayılı taşınmazın tapu kaydının iptali ile adına tesciline karar verilmesini istemiştir.
II. CEVAP Davalı; davacının iddiasının asılsız olduğunu, aralarında yapılmış herhangi bir sözleşme bulunmadığını, hak düşürücü sürenin geçtiğini belirterek davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin ilâm başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davacının iddia ettiği sözleşme ilişkisini ispat edemediği, 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun 12/3. maddesindeki 10 yıllık hak düşürücü sürenin geçtiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin ilâm başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararıyla ; İlk Derece Mahkemesince verilen kararda usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı, kadastro sırasında sınırlandırma hatası gibi teknik hata yapıldığı iddiası bakımından 3402 sayılı Kanun'un 41. maddesi uyarınca Kadastro Müdürlüğünden düzeltme istenmesinin her zaman mümkün olduğu gerekçeleriyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili; 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 12/3. maddesinde belirtilen 10 yıllık hak düşürücü sürenin mutlak surette uygulanması gerektiği yönünde hatalı bir değerlendirme yapıldığını, oysa kadastro tespitinin hatalı olması durumunda hak düşürücü sürenin uygulanmasının, somut olayın özelliklerine ve hakkaniyete uygun bir şekilde değerlendirilmemesinin mülkiyet hakkının ihlali anlamına geleceğini, Bölge Adliye Mahkemesince yeterli bir gerekçe ortaya konulmadan istinaf başvurusunun esastan reddine karar verildiğini belirtip kararın bozulmasını istemiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe Dava, kadastro öncesi hukuki nedene dayalı tapu iptali ve tescil isteğine ilişkindir.
Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Kadastro sonucu; Konya ili, Meram ilçesi, ... köyü çalışma alanında bulunan dava konusu 239 ada 5 parsel sayılı taşınmazın kadastro tespit tutanağının 29.12.1994 tarihinde kesinleştiği, davanın ise 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 12/3. maddesinde düzenlenen 10 yıllık hak düşürücü süre geçtikten sonra 02.03.2023 tarihinde açıldığı anlaşılmıştır.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR Açıklanan sebeple; Davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Alınması gerekli harç peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 10.06.2025 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.