Yargıtay · 1. Hukuk Dairesi

Yargıtay 1. Hukuk Dairesi 2024/5075 E. 2025/4644 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
1. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/5075
Karar No
2025/4644
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/2457 E., 2024/2205 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Küçükçekmece 11. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2021/232 E., 2022/167 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; taraflar kardeş olup babaları muris ...'ın 29.09.2014 tarihinde vefat ettiğini, taraflar ile eşi ............'yi mirasçı olarak bıraktığını, murisin uzun süre müteahhitlik yaptığını, hayatta iken adına kayıtlı bir çok taşınmazı ve ticari taksi plakasını satarak paraya çevirdiğini, buradan gelen paraların bir kısmını banka hesaplarında tuttuğunu, bir kısmını evdeki kasasında nakit para ve altın olarak muhafaza ettiğini, murisin sattığı malvarlığının İstanbul ili ..................ilçelerinde olup ayrıca ticari taksisi olduğunu; davalının ise sürekli bir işi olmadığını, eğitimini tamamladıktan sonra kısa süreli olarak dersane ve kolejlerde sigortalı matematik öğretmenliği yaptığını, daha çok babasının yardımıyla hayatını idame ettirdiğini, bir süre Amerika'da yaşadığını, davalının tek erkek evlat olması nedeniyle muris ve eşi tarafından üstün tutulduğunu, 2008'de satın alınan ...............Mahallesi 14440 parsel sayılı arsa üzerine inşa edilen binanın 4 nolu bağımsız bölümünü davalı adına tescil ettirdiğini, aynı parseldeki 3 nolu bağımsız bölümün de muris tarafından satın alınıp davalı adına tescil ettirildiğini, ayrıca murisin evdeki kasada muhafaza ettiği nakit para ve altınları da davalıya verdiğini, kasadaki birikim ile 34... plakalı ticari taksinin 1/2 hissesinin yine davalı adına tescil ettirildiğini ileri sürerek .............. Mahallesi 14440 parselde kayıtlı 3 ve 4 nolu bağımsız bölümlerin tapu kaydının müvekkilinin miras payı oranında iptali ile adına tescilini, talebin mümkün görülmemesi halinde taşınmaz ve diğer taşınır malvarlığı değerlerinin bağışı nedeniyle tenkise karar verilmesini istemiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; tenkis talebi yönünden hak düşürücü süre nedeniyle davanın reddi gerektiğini, murisin 29.09.2014 tarihinde öldüğünü, davanın ise mirasın açılmasından altı yılı aşkın süre sonra 02.11.2020 tarihinde açıldığını; muris muvazaasından bahsedebilmek için muris ile lehine tasarrufta bulunulan şahıs arasında görünüşte bir işlemin bulunması gerektiğini, dava konusu 3 ve 4 nolu bağımsız bölümlerin muris tarafından davalı ...'a devredilmediğini, bu taşınmazların malikinin hiçbir zaman muris olmadığını, davaya konu ana taşınmazın davalı tarafından bizzat satın alındığını, yükleniciye verildiğini, inşa edilecek binada bodrum kat 1 numaralı daire ve ikinci normal kat 4 numaralı dairenin kat karşılığı inşaat sözleşmesi uyarınca müvekkiline verildiğini, davaya konu olan 3 numaralı dairenin ise müvekkili tarafından 07.10.2009 tarihinde 90.000,00 TL bedel ile ve bu bedelin tamamına konut kredisi kullanılarak muristen değil, mevcut malikinden satın alındığını savunmuştur.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Küçükçekmece 11. Asliye Hukuk Mahkemesinin yukarıda belirtilen tarih ve sayılı kararıyla; davacı ile davalının kardeş olduğu, tarafların babası ............'ın 29.04.2014 tarihinde vefat ettiği, davacı vekili tarafından her ne kadar muris muvazaasına dayalı tapu iptali-tescil ve tenkis davası ikame edilmiş ise de tapu iptali ve tescile ilişkin dava konusu taşınmazların muris tarafından değil doğrudan davalı tarafından üçüncü kişilerden satın alındığı, kök muristen davalıya satış ya da bağış marifeti ile bir intikalin, muris ile davalı arasında açık ya da gizli bir işlemin söz konusu olmadığı, davalının bir adet bağımsız bölümü dava dışı üçüncü kişi ile yapmış olduğu arsa payı karşılığı taşınmaz satış vaadi sözleşmesi gereği, diğerini ise bankadan kullanmış olduğu kredi ile satın aldığı, dolayısıyla her iki taşınmazın da davalının kendi emek ve mesaisinin semeresinin karşılığı olduğundan tescilin geçerli bir hukuki sebebe dayanması karşısında yolsuz tescilden bahsetmenin söz konusu olamayacağı, bunun yanında gerek banka yoluyla gerekse elden davalıya verilen para ve altın iddiasının ispatlanamadığı, sonuç olarak dava konusu edilen taşınmaz ve alacak bakımından muristen davalıya yapılan bir satış, bağış ve intikal bulunmadığı, bu sebeple murisin terekesinden davalıya intikal eden açık ya da gizli bir kazanım bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF Mahkemenin yukarıda belirtilen kararının davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen tarih ve sayılı kararıyla; davacı tarafın dava konusu ana taşınmazın muris tarafından bedeli ödenmek suretiyle davalı adına satın alındığı, kat irtifakı tesisi ile davalı adına bağımsız bölüm oluştuğu ve aynı ana taşınmazda bir bağımsız bölümün de yine muris tarafından bedeli ödenerek davalı adına tescil ettirildiği iddia edilmiş olup celbedilen tedavüllü tapu kaydı ve resmi senetten, davalının davaya konu iki adet bağımsız bölümü üçüncü kişilerden edindiği, muris tarafından doğrudan davalıya yapılan bir temlik işlemi bulunmadığı, bu nedenle 01.04.1974 tarihli 1/2 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararının, murisin kendi üzerindeki tapulu taşınmazlar yönünden yaptığı temliki işlemler için bağlayıcı olduğu, dolayısıyla gizli bağış iddiası yönünden muris muvazaasına dayalı olarak tapu iptali ve tescil isteğinde bulunulamayacağı, tenkis talebi yönünden mirasbırakanın ölüm tarihinde yürürlükte bulunan 4721 sayılı TMK'nın 571/1. maddesi uyarınca davanın hak düşürücü süre içerisinde açılmadığı gibi taşınmaz bedelleri ve sair menkul değerler açısından murisin davalıya bağışta bulunduğuna dair somut bir delil de bulunmadığı kanaatiyle Mahkeme kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu gerekçesiyle istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz başvuru dilekçesinde; dava dosyasının konusunun tapu iptali-tescil ve tenkis taleplerinden oluştuğunu, Mahkemece deliller toplanmadan eksik inceleme ile karar verildiğini, Mahkeme kararında, taşınmazların muristen değil üçüncü kişiden satın alınması, kök muristen davalıya satış ya da bağış marifeti ile yapılan bir intikalin olmamasının gerekçe gösterildiğini, terditli tenkis talepleri ile ilgili araştırma yapmadığını, zira gizli bağış halinde tenkis hükümlerinin uygulanması gerektiğini, gizli bağış olgusunun tanık anlatımları ve diğer delillerle sabit olduğunu, davaya konu arsa ve bağımsız bölümlerin davalı adına tescil edildiği tarihteki değerinin hesap edilmesi ve tescil tarihindeki değeri ile davalının o tarihteki ekonomik durumunun taşınmazları almaya elverişli ve yeterli olup olmadığının araştırılması gerektiğini, tanık anlatımları ile davalının o tarihte alım gücünün olmadığının anlaşıldığını, taşınmazın davalı adına tescil edildiği tarihte davalının öğrenci olduğunu, Mahkemenin bu hususları nazara almadığını, Mahkemece sadece taşınmazların dava tarihindeki değerlerinin tespit ettirildiğini, ek rapor alınması taleplerinin değerlendirilmediğini, Mahkemenin taşınır malvarlığı değerleri ile ilgili araştırma yapmadan karar verdiğini, delil dilekçelerindeki delillerin bir kısmının toplanmadığını, 19.11.2020 tarihinde sundukları delil dilekçesinin 3 ve 6 nolu bentleri, 22.03.2021 tarihli dilekçelerinin 4 ve 6 nolu bentleri uyarınca araştırma yapılmadığını, davalı tarafın beyanlarının dahi iddialarını desteklediğini, dava dilekçesinde sayılan kazandırmalar dışında İstanbul ili, ...................Mahallesi, 14440 parselde kayıtlı 1 nolu daire, davalının eşinin adına kayıtlı olan 34... plakalı ticari taksi, Volkswagen Golf marka araç, ......................mevkii, .......... Sokak 12 pafta da bulunan taşınmazın da davalıya yapılan kazandırmalardan olduğunun cevap ile anlaşıldığını, davalının ikrarı olduğunu, murisin ekonomik kazanca sahip olmayan eşine de kazandırmada bulunduğunu, murisin bu tür kazandırmaları alışkanlık haline getirdiğini, davalının üniversite öğrenimi ve akabinde askerlik hizmeti sebebiyle 2008 yılına kadar düzenli bir işte çalışmadığı gibi 2008 yılından sonra da sürekli bir işte çalışmadığını, davalının SGK, Bağkur ve Vergi Dairesi kayıtları ile inşaatını yaptığını iddia ettiği binaların inşaat başlangıç ve bitiş tarihine ilişkin kayıtların celbi ile halinde alım gücünün anlaşılacağını, İlk Derece Mahkemesi hakiminin, 24.02.2022 tarihli duruşmada delillerin toplanmadığını beyan etmelerine karşın sözlü yargılama günü tayin ettiğini, celse arasındaki beyan dilekçelerini dikkate almadığını, delilleri toplama yönünde bir girişimde bulunulmamasının hakikimin tarafsızlığını şüpheye düşürdüğünü, bu doğrultuda 26.05.2022 tarihli duruşmada reddi hakim talebinde bulunduklarını, bunun hukuka aykırı şekilde reddedildiğini belirterek kararın bozulmasını istemiştir.

B. Değerlendirme ve Gerekçe Dava, muris muvazaası nedenine dayalı tapu iptali- tescil ile tenkis istemine ilişkindir.

Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

Dosyanın incelenmesinden; muris ............. 1941 doğumlu olup 29.09.2014 tarihinde vefat ettiği, geriye mirasçı olarak eşi ..........ile çocukları ... ve...........'ın (isim tashihi ile ... olmuş) kaldığı, dava konusu ..............Mahallesi, 14440 parsel sayılı taşınmazın dava dışı .............. adına kayıtlı iken 07.02.2008 tarihinde satış suretiyle davalı ...'a temlik edildiği, arsa maliki sıfatıyla davalı ... ile yüklenici sıfatıyla ............ arasında ............ Noterliğinin 04/07/20 08... yevmiye sayılı düzenleme şeklinde taşınmaz mal satış vaadi ve kat karşılığı inşaat sözleşmesi yapıldığı, 1 ve 4 nolu bağımsız bölümlerin 19.12.2008 tarihinde kat irtifakı tesisi ile davalı ... adına tescil edildiği, 3 nolu bağımsız bölüm ...adına kayıtlı iken 06.10.2009 tarihinde davalı ...'a satış suretiyle temlik edildiği anlaşılmıştır.

Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup özellikle hakimin reddi şartları gerçekleşmemiş, davacı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacı vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle usul ve yasaya uygun olan Bölge Adliye Mahkemesi kararının HMK’nın 370. maddesi uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı 187,80 TL bakiye onama harcının temyiz eden davacıdan alınmasına,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

22.10.2025 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 1. Hukuk Dairesi, E. 2024/5075, K. 2025/4644, T. 22.10.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-1-hukuk-dairesi-2024-5075-e-2025-4644-k-5f4b4d722249