Yargıtay · 1. Hukuk Dairesi

Yargıtay 1. Hukuk Dairesi 2024/5235 E. 2025/4588 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
1. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/5235
Karar No
2025/4588
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/2224 E., 2024/2422 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Bafra 1. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2022/516 E., 2024/157 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekilince 26.10.2024 tarihli dilekçe ile duruşma istemsiz olarak, 15.01.2025 tarihli temyize ek beyan dilekçesi ile duruşma istemli olarak temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, sonradan talep edilen duruşma isteminin reddine, temyiz dilekçesinin kabulü ile incelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; ...................Mahallesi, 17 85... parsel sayılı taşınmazı cebri icradan ihale yoluyla satın aldığını, daha önceden vekil tayin ettiği eski damadı ...'nın 19.08.2019 tarihli azilname ile vekillikten azledildiği, azilnamenin vekile bildirildiği hâlde geçersiz vekaletname kullanarak dava konusu taşınmazı hukuka aykırı bir şekilde sattığını, satışın mutlak butlan ile sakat olduğunu ileri sürerek son alıcı olan davalının iyi niyetli olup olmadığına bakılmaksızın taşınmazın davalı adına tapu kaydının iptali ile davacı adına tescilini talep etmiştir.

II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davalının taşınmazı dava dışı ara malik ...'tan bedeli karşılığında, tapu sicilinde herhangi bir kısıtlama yokken, tapu siciline güvenerek iyi niyetle aldığını, davacının, vekil ...'ya gönderdiği azilnamenin tebliğ edilmeden iade edildiğini, vekilin azilden haberdar olmadığını ve yetkisinin devam ettiğini, tapu memurunun işlem öncesi yaptığı kontrolde vekaletnameye "Yetki Var - Azil Yok" şeklinde not düştüğünü, vekile yöneltilmesi gereken husumetin iyiniyetli alıcı davalıya yöneltildiğini, ... hakkında davacının şikâyeti üzerine vekil ... hakkında 2022/7789 soruşturma sayılı dosya üzerinden kovuşturmaya yer olmadığına karar verildiğini belirterek davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin ilâm başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davacının vekil ...'ya gönderdiği azilnamenin tebliğ edilmeden iade edildiği, ancak davalı ..., ara malik ... ve onun vekili ... ile davacının vekili ... arasında yakın akrabalık ilişkisi bulunduğu, davalı ...'un, vekil ...'nın yeğeni olduğu, akrabalık bağları ve özellikle tanık .................'nun beyanları doğrultusunda davalının ve diğer aracıların, vekilin yetkisinin sonlandığını bildikleri veya bilmeleri gerektiği halde davacıyı zarara uğratma kastıyla iş birliği içinde hareket ettikleri ve kötü niyetli oldukları gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin ilâm başlığında tarih ve karar sayısı belirtilen kararına karşı davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin ilâm başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; dava dışı vekil ..., ara malik ... ve son malik davalı ... arasında yakın akrabalık ilişkisi bulunması, taşınmaz bedelinin davacıya ödendiğine dair somut bir delil sunulmaması ve tanık beyanlarına göre davalı tarafın vekilin azledildiğini bildiği veya bilmesi gerektiği, ayrıca, davalının istinaf aşamasında sunduğu yeni delillerin (ortaklık sözleşmesi) HMK 357. madde gereği dikkate alınamayacağı, öte yandan davacı ve vekil ... arasında azilden sonra yapılan sözleşmenin vekaleten satış ilişkisini veya satış yetkisini değil, taşınmazın satışı sonucunda elde edilecek bedelin nasıl paylaştırılacağının düzenlediği, eğer bu sözleşmeden doğan bir alacak hakkı varsa, bunun taraflar arasında ayrı bir sebepsiz zenginleşme davasının konusu olabileceği, ancak mevcut tapu iptali davasında davalı tarafından bir savunma gerekçesi olarak kullanılamayacağı gerekçesiyle başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde; davanın mutlak butlan sebebiyle açıldığı halde Mahkemece vekaletin kötüye kullanılması olarak nitelendirilmesinin hatalı olduğunu, azilnamenin vekil ...'ya tebliğ edilmemiş olması nedeniyle hukuken geçerli bir azilden söz edilemeyeceğini, Tapu Müdürlüğünün TAKBİS sistemi üzerinden yaptığı kontrolde vekaletnamenin geçerli göründüğü ve memurun "Azil Yok" şerhi düştüğünü, davalının tapu siciline güvenerek hareket eden iyi niyetli alıcı olduğu ve TMK 1023. madde gereği mülkiyetinin korunması gerektiğini, Mahkemenin, görgüye değil duyuma dayalı ve husumetli tanıkların beyanlarını hükme esas almasının hatalı olduğunu, davacı ile vekili ... arasında azil sonrası taşınmazla ilgili ortaklık sözleşmesi imzalandığını, taşınmazda bu sözleşmeye göre ...'ın da hakkı olduğunu, satış işleminin de kısmen hakkın tahsili amacıyla yapıldığını, vekil ... hakkında verilen kovuşturmaya yer olmadığına dair kararın dikkate alınmadığını belirterek Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılmasını, İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir.

B. Değerlendirme ve Gerekçe Dava, vekâlet görevinin kötüye kullanılması hukuki sebebine dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.

1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Dosya kapsamından; taraf vekillerince imzalanan ön inceleme duruşması zaptında dava konusu uyuşmazlığın vekâlet görevinin kötüye kullanılmasına dayalı tapu iptali ve tescil davası olarak tespit edildiği, davacının ...... Noterliğinin 17.08.2018 tarih ve ... yevmiye sayılı vekâletnamesiyle Türkiye Cumhuriyeti sınırlarında sahibi bulunduğu-bulunacağı tüm taşınmazlardaki hak ve hisselerini dilediği bedel ve şartla satmaya dava dışı damadı ...'yı vekil tayin ettiği, davacının dava konusu ........Mahallesi, 17 85... parsel sayılı taşınmazı Bafra İcra Dairesinin 2017/6 iflas sayılı dosyası üzerinden yapılan ihale sonucunda 26.09.2018 tarihinde satın aldığı, taşınmazın 16.06.2022 tarihinde davacı adına tescil edildiği, davacının ............ Noterliğinin 19.08.2019 tarihli ve ............yevmiye sayılı azilnamesi ile ...'ı vekillikten azlettiği, anılan vekaletnameye istinaden davacıya vekâleten ...'ın dava konusu taşınmazı 12.08.2022 tarihinde 192.000,00 TL bedelle dava dışı ...'a, ...'un da vekili ... vasıtasıyla 1 ay 15 gün sonra 29.09.2022 tarihinde taşınmazı 200.000,00 TL bedelle davalı ...'a sattığı anlaşılmıştır.

3. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR Açıklanan sebeple; Davalı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı 127.322,02 TL bakiye onama harcının temyiz eden davalıdan alınmasına,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

20.10.2025 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 1. Hukuk Dairesi, E. 2024/5235, K. 2025/4588, T. 20.10.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-1-hukuk-dairesi-2024-5235-e-2025-4588-k-cfd5f6ab206b