Yargıtay · 1. Hukuk Dairesi

Yargıtay 1. Hukuk Dairesi 2024/4847 E. 2026/3927 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
1. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/4847
Karar No
2026/3927
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : Konya Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/960 E., 2024/1607 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Yunak Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2022/142 E., 2023/247 K.

Asıl ve birleştirilen davalar, vekalet görevinin kötüye kullanılması hukuki nedenine dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir. Asıl davada davacı vekili; müvekkilinin babası ...'in 05.07.2015 ve annesi ... ...'in 12.07.2015 tarihlerinde öldüklerini, müvekkilinin, davalı amcası ...’e 28.07.2015 tarihli ve 2461 yevmiye numaralı düzenleme şeklindeki vekaletname ile muris ve murisi evvellerinin vefatı ile diğer mirasçılar yanında müvekkiline intikal eden veya edecek olan bilumum taşınmazlara ilişkin geniş bir vekaletname verdiğini, ...'in almış olduğu vekaletnameye dayanarak kanuni miras paylarını davacının kardeşi olan ...'e devrettiğini, bu işlemler neticesinde müvekkiline herhangi bir bedel ödemediğini, dava konusu taşınmazlar üzerinde davalı ...'in vekalet sözleşmesini kötüye kullanarak hakkaniyete aykırı işlemler yaptığını belirterek davanın kabulü ile dava konusu 95... , 51, 38, 4 14... , 1 03... ve 24, 3 30... ve 126, 3 63... ve 12, 11, 3 30... , 112, 111, 123, 121, 122, 125, 1 27... , 2 01... , 51... , 4 04... , 50... , 51... , 11, 12, 15, 2 57... , 4 31... , 2 61... , 61... parsel sayılı taşınmazların tapu kayıtlarının iptali ile miras payları oranında tapuya tesciline karar verilmesini talep etmiştir.

Birleştirilen davada davacı vekili; (davayı davacının kardeşi olan kayıt maliki ...'e yönelterek) davalıların taşınmazı üçüncü kişilere satmasının önlenmesi için tapu kaydına tedbir konulmasını, davalılar üzerine kayıtlı mezkur taşınmazların tapu kayıtlarının iptaline ve miras payları oranında tapuya tesciline, davalı ...'den şimdilik 10.000,00 TL alacağın tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. Davalı (kardeş) ...; yapılan işlemlerin davacının iradesi doğrultusunda, davalı amcaları ...'e verilen vekaletname ile yapıldığını belirterek davanın reddini savunmuştur.

İlk Derece Mahkemesinin 22.03.2021 tarihli ve 2019/70 Esas, 2021/54 Karar sayılı kararı ile; dosya kapsamına göre geçersiz de olsa harici bir taksim sözleşmesi yapıldığının kabul edilmesi gerekeceği ve dolayısıyla da vekil tarafından vekalet görevinin kötüye kullanılmamış olduğu, bu nedenle vekil konumunda bulunan ...'in vekalet görevini kötüye kullanmasından bahsedilemeyeceği, diğer davalı ... açısından da vekil ile iş birliği yapan kötü niyetli üçünçü kişi kapsamında sorumluluğunun söz konusu olmayacağı ve bu hususta iyi niyet kurallarına aykırılık bulunmadığı gerekçeleri ile davanın reddine karar verilmiş, kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin 14.03.2022 tarihli ve 2022/250 Esas, 2022/490 Karar sayılı kararı ile; Mahkemece eksik araştırma yapıldığı gerekçesiyle kararın kaldırılmasına ve dosyanın Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiş, kaldırma kararı uyarınca yapılan yargılama neticesinde İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla ; asıl davadaki iddiaların sübut bulmadığı gerekçesiyle asıl davanın reddine, birleştirilen dava bakımından yapılan değerlendirmede ise davacı tarafından verilen vekaletnameye aykırı şekilde tapu sicilinde taksimat gerçekleştirildiği değerlendirilmekle sübut bulan davanın kabulüne karar verilmiş, karara karşı süresi içinde taraf vekillerince istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; asıl davada davalı olan vekil ...'in tarafların amcası olması nedeniyle, birleştirilen dava davalısının vekalet görevini kötüye kullandığını bilebilecek durumda olduğu, birleştirilen dava davalısı ile el ve işbirliği içinde birlikte hareket ettiği ve davacıyı zararlandırma amacıyla taksim işlemini gerçekleştirdikleri, vekilin zararlandırmak suretiyle vekâlet görevini kötüye kullandığı sonucuna varılmakla, birleştirilen davada yazılı şekilde davanın kabulüne karar verilmesinde bir isabetsizlik olmadığı, davalı tarafın istinaf başvurusunun reddi gerektiği; asıl davada davalı kişinin, davacının vekili olarak işlem yaptığı, davacının, vekile karşı tapu iptali ve tescil davası açtığı ancak tapu iptali ve tescil istekli davaların kayıt malikine karşı açılalabileceği, kayıt maliki olmayan kişiye husumet yöneltilemeyeceği, davalı hakkındaki davanın pasif husumet yokluğundan reddine karar verilmesi gerekirken Mahkemece esastan reddedilmesinin doğru olmadığı, açıklanan nedenlerle asıl davada mahkeme kararı kaldırılarak ve re'sen gerekçesi değiştirilerek yeniden hüküm tesisi gerektiği ve vekalet ücreti maktu olması gerektiğinden davacı tarafın istinaf başvurusunun kısmen kabulüne karar verildiği belirtilerek birleştirilen davada istinaf eden davalı tarafın istinaf başvurusunun reddine, davacı tarafın istinaf başvurusunun kısmen kabulü ile gerekçe değiştirilerek ve vekalet ücreti düzeltilerek HMK’nın 353/1-b-2. maddesi uyarınca anılan mahkeme kararının kaldırılarak yerine yeniden hüküm tesisine ve asıl davanın pasif husumet yokluğundan reddine, birleştirilen davanın kabulüne karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı asıl ve birleştirilen davada davalılar vekili tarafından duruşma istekli temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 12.05.2026 Salı günü duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir. Belli edilen günde, temyiz eden asıl ve birleştirilen davada davalılar vekili Avukat... ile temyiz edilen asıl ve birleştirilen davada davacı vekili Avukat ... ... ... geldiler. Gelen vekillerin sözlü açıklamaları dinlendi, duruşmanın bittiği bildirildi. Temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

- K A R A R - Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup özellikle davalı vekil ... tapu kayıt maliki olmamasına rağmen mahkemece kurulan ara karar ile ona karşı dava açtırılmasının doğru olmadığı, davalı vekile karşı dava açıldıktan sonra ise davalıların el ve işbirliği içerisinde hareket ederek davacıyı zararlandırdıkları, yargılama gideri ve harç gibi hükmün fer'ilerinden vekil olan davalının da sorumlu olması gerektiği göz önüne alındığında vekil olan davalı ... yönünden davanın pasif husumet yokluğundan reddine karar verilmesi doğru değil ise de davacının bu yöne ilişkin temyiz itirazı bulunmadığından bu hususun ayrıca bozma nedeni yapılmadığı, eleştirilmekle yetinildiği gözetilerek temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmediğinden temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı 119.906,07 TL bakiye onama harcının temyiz eden asıl ve birleştirilen davada davalılardan alınmasına, 04.11.2025 tarihinde yürürlüğe giren Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca gelen temyiz edilen davacı vekili için 40.000,00 TL duruşma vekalet ücretinin temyiz eden asıl ve birleştirilen davada davalılardan alınmasına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 12.05.2026 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 1. Hukuk Dairesi, E. 2024/4847, K. 2026/3927, T. 12.05.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-1-hukuk-dairesi-2024-4847-e-2026-3927-k-1be238573d6d