Yargıtay · 1. Hukuk Dairesi

Yargıtay 1. Hukuk Dairesi 2024/4616 E. 2025/5183 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
1. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/4616
Karar No
2025/5183
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/1141 E., 2024/1066 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Kumluca 1. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2018/71 E., 2021/174 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının, 29.11.1983 tarihli satım sözleşmesi ile dava konusu taşınmazı davalıların murisinden satın aldığını, tapu tescilinin usulsüz şekilde davalı ... adına olması ve ...'nın vefat etmesi nedeniyle tapunun davacı adına devredilemediğini ileri sürerek davalılar adına kayıtlı bulunan hisselerin iptali ile davacı adına tapuya kayıt ve tesciline, bu talepleri uygun görülmez ise dava konusu satış vaadi sözlemesindeki davalıların hisselerinin rayiç bedelleri tespit edilerek dava tarihinden itibaren faizi ile birlikte, rayiç bedel belli olmadığı takdirde satış ve cayma bedelinin günümüz değerine güncellenerek ve değiştirilerek davalılardan hisseleri oranında alınıp davacıya verilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

Davacı vekili 11.01.2021 tarihli ıslah dilekçesi ile davacının dava konusu taşınmaz üzerine yaptığı yapının zemin değerinden fazla olduğu gerekçesiyle terditli olarak TMK'nın 724. maddesi uyarınca temliken tescil talebinde bulunmuştur. II. CEVAP Davalı ... cevap dilekçesinde; hakdüşürücü sürenin geçtiğini öne sürerek davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacının talebinin Kumluca Kadastro Mahkemesi tarafından reddedildiğini ve kesin hüküm oluştuğunu, ıslah dilekçesi ile netice-i talebini arttırmışsa da ıslah ile netice-i talebin değiştirilmesinin yahut yeni bir talep eklenilmesinin mümkün olmadığı, davacının ancak davayı tamamen ıslah ederek yeni bir dava dilekçesi sunması halinde ilk dava dilekçesindeki taleplerinden daha fazlasını talep edebileceği ancak ıslah dilekçesinde yeni bir dava dilekçesi sunulmadığı hatta açıkça ıslah işleminin sadece yeni bir netice-i talep eklenilmesine ilişkin olduğunun belirtildiği, ıslah dilekçesinin mevcut hali ile davanın tamamen ıslahı niteliğinde olmadığından davacının ıslah dilekçesindeki yeni talepler yönünden değerlendirme yapılmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; İlk Derece Mahkemesince yazılı şekilde karar verilmesinde usul ve yasaya aykırı bir husus olmadığı gerekçesiyle istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, verilen kararın bozulması gerektiğini, Mahkemece dosya içerisindeki bilgi ve belgelerin incelenmeden eksik araştırma neticesinde karar verildiğini, taraf teşkili sağlanmadığını, bu usuli eksikliğin giderilmesi gerektiğini, dosya içerisindeki tapu kayıtlarına bakıldığı zaman satın almadan itibaren davacının zilyetliğinin devam ettiğinin gerek davalıların cevap dilekçeleriyle gerekse dosya içerisindeki diğer bilgi ve belgelerle sabit olduğunu, davacının bu taşınmazı tapulamadan önce satın aldığını, öncelikle bu satış sözleşmesinin geçerli bir sözleşme olup davacının iyiniyetli olarak bu taşınmaz üzerine satın almadan itibaren zilyet olduğunu, ikamet edeceği evini yaptırdığını, ağaç yetiştirdiğini, Mahkemece ıslah taleplerinin değerlendirilmediğini, ıslah dilekçesinin taraflara tebliğ de edilmediğini ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir.

B.Değerlendirme ve Gerekçe Dava, kadastro öncesi nedene dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.

Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

Kadastro sonucunda çekişmeli 2 29... parsel sayılı taşınmazın (eski 1 42... parsel) ... adına kayıtlı olduğu, Kumluca Kadastro Mahkemesinin 1990/92 Esas-1992/23 Karar sayılı ilamıyla tescil edildiği anılan dosyada eldeki dosyanın davacısının da davacılar arasında olduğu ve eldeki dosyada olduğu gibi satın almaya dayandığı, Mahkemece terekenin iştirak halinde olduğu ve satışın geçersiz bulunduğu gerekçesi ile davanın reddi ile tespit gibi tescile karar verildiği ve bu kararın Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesinin temyiz incelemesinden geçmek suretiyle onanarak 10.03.1994 tarihinde kesinleştiği anlaşılmıştır.

Hemen belirtilmelidir ki, dava konusu taşınmazın kadastro tespitinin kesinleştiği 10.03.1994 tarihi ile eldeki davanın açıldığı 15.02.2018 tarihi arasında 3402 sayılı Kanun′un 12/3. maddesinde belirlenen on yıllık hak düşürücü sürenin geçtiği açıktır. Hak düşürücü süre dava şartı olduğundan yargılamanın her aşamasında re’sen gözetilmelidir. Öte yandan, anılan Kadastro Mahkemesinin tarafları ile eldeki davanın tarafları aynı olup kesin hüküm oluşturduğu da anlaşılmıştır.

Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere, özellikle dava konusu edilmeyen bir şeyin ıslah yoluyla davaya ithaline ve dava konusu haline getirilmesine yasal açıdan olanak bulunmadığı, (HGK'nın 29.06.2011 tarihli 2011/1-364 E., 2011/453 K. sayılı kararı), zira başlangıçta dava edilmeyip ıslahla mevcut talebe ilave edilmek suretiyle istenen talebin ayrı müddeabih olmakla ayrı bir davanın konusunu teşkil edeceği gözetilerek ıslah dilekçesi reddedildiğine göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR Açıklanan sebeple; Davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA, Alınması gereken harç peşin alındığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 19.11.2025 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 1. Hukuk Dairesi, E. 2024/4616, K. 2025/5183, T. 19.11.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-1-hukuk-dairesi-2024-4616-e-2025-5183-k-0d5de89f252a