Yargıtay · 1. Hukuk Dairesi

Yargıtay 1. Hukuk Dairesi 2024/4493 E. 2025/5122 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
1. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/4493
Karar No
2025/5122
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/541 E., 2024/960 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Sivas 1. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2022/47 E., 2023/459 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacı ... vekili; muris babası ...'dan intikalen gelen taşınmazların kardeşler arasında taksim edildiğini, yapılan kadastro çalışmaları sırasında taksimde kendisine isabet eden Sivas İli, ... İlçesi, ... Köyü çalışma alanında bulunan 1 16... , 1 05... , 95, 129, 133, 130, 213, 1 08... , 1 09... , 157, 104, 80, 1 01... , 1 05... , 1 08... ve 72 parsel sayılı taşınmazların diğer kardeşleri ile birlikte adlarına tespit edildiğini, kardeşler arasında yapılan taksim sonucu kendisine isabet edip kullanmakta olduğu taşınmazların hepsinin 5 kardeş adına yazılmasının doğru olmadığını ileri sürerek taşınmazların tapu kayıtlarının iptali ile adına tesciline karar verilmesini talep etmiş, aşamada dava konusu taşınmazlarda 1/5 pay sahibi ...'ın payı dışında diğer taşınmazlara ilişkin talepleri olmadığını, dosyada mevcut yazılı sözleşme ile ...'ın miras payını davacıya devrettiğini ileri sürerek ...'ın 1/5 payının iptali ile davacı adına tesciline karar verilmesini talep etmiş; 03.07.2023 tarihli keşifte dava konusu 1 16... parsel dışındaki taşınmazlar yönünden davadan feragat ettiklerini, ... mirasçıları dışındaki davalılar yönünden de davadan feragat ettiklerini belirtmiş; davacı ...’ın 27.07.2023 tarihinde ölümü üzerine mirasçıları ..., ..., ..., ..., ... ve ... davaya dahil olmuşlardır.

II. CEVAP Davalı ... vekili; davacının talebinin haksız ve hukuki dayanaktan yoksun olduğunu belirterek davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 29.04.2019 tarih, 2012/135 Esas, 2019/239 Karar sayılı kararı ile davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine karar verilmiş, kararın davalı ... tarafından istinaf edilmesi üzerine Ankara Bölge Adliye Mahkemesinin 17.01.2022 tarih, 2020/1452 Esas, 2021/1617 Karar sayılı kararı ile, eksik inceleme ile karar verildiği gerekçesi ile istinaf başvurusu kabul edilip İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılmış; İlk Derece Mahkemesince öncelikle ... mirasçıları dışındaki davalılar yönünden açılan davanın bu dosyadan tefrikine karar verildikten sonra İlk Derece Mahkemesinin tarih ve sayısı yukarıda belirtilen kararı ile; dava konusu 1 16... parsel sayılı taşınmaz dışında kalan diğer taşınmazlar yönünden davanın feragat nedeniyle reddine, 1 16... parsel sayılı taşınmazın krokide (E) harfi ile gösterilen kısım dışında kalan kısmı yönünden davanın kabulü ile ... mirasçıları ..., ..., ... ..., ..., ... ve ...'a intikal eden 1/5 payın tapu kaydının iptali ile davacı ... mirasçıları adına miras payları oranında tesciline, diğer payların kayıt malikleri üzerinde ipkasına, krokide (E) harfi ile gösterilen kısım yönünden davanın reddine, bu kısmın ifraz edilerek aynı adanın son parsel numarası verilmek suretiyle kayıt malikleri adına tesciline karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesi kararının davalı ... vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin tarih ve sayısı yukarıda belirtilen kararı ile; davalı tarafın murisi ...’ın dava ve istinafa konu 1 16... parsel sayılı taşınmazın (E) harfi ile gösterilen kısmı dışında kalan taşınmaz bölümündeki payını 17.09.1980 tarihli harici senet ile davacı ...'a satarak zilyetliğini devrettiği, devirden sonra taşınmazın davacı tarafından kullanıldığı, 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 15/3. maddesi gereğince mirasçılar arasında pay satışı ve devrinin geçerli olduğu, ayrıca çekişmeli taşınmazın tapusuz olması sebebiyle satış ve pay temliklerinin her türlü delille ispatlanabileceği göz önüne alındığında, kararda usul ve esas yönden yasaya aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davalının istinaf başvurusunun, HMK.'nın 353/1-b-1. maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı ... vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; dava konusu 1 16... parsel sayılı taşınmazın (E) harfi dışında kalan kısmı yönünden davanın kabulüne karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, davacının dayandığı tutanağın muris ... ve davacı ...’ın o tarihlerde tutanakta belirtilen binaların kullanımına ilişkin olduğunu, davacı tarafın sözleşmeye uygun davranmadığını, davalı ...’ın da davacının sunmuş olduğu tutanakta imzası bulunduğunu, davacının miras payı devir sözleşmesi olarak sunmuş olduğu tutanakta açıkça görüldüğü üzere, ... ile ... arasında mirasın tamamına yönelik bir anlaşma yapılmadığını, davacının kötü niyetli olarak tüm miras payını kendisi üzerine yapmaya çalıştığını, tutanak tarihinde ve şimdiye kadar herhangi bir paylaşma yapılmadığını, davacının diğer mirasçılara da pay devrine ilişkin belgeleri onların bilgisizliklerinden faydalanarak imzalatmak istediğini, diğer mirasçıların bu konudaki beyanlarının dosyada mevcut olduğunu, elbirliği mülkiyeti olan tereke üzerinde herhangi bir sözlü ve yazılı paylaşım olmamasına rağmen ...'ın terekenin tümüne ilişkin bir miras payı devri yapmasının hukuken mümkün olmadığını, bu belgenin hukuken pay devri sözleşmesi olarak kabul edilemeyeceğini, diğer davalıların da beyanları dikkate alındığında davacının, ...'ın da bilgisizliğinden faydalanarak, hukuken pay devri sözleşmesi vasfı taşımayan belgeyi imzalatmış olabileceğini, dinlenen tanıkların da herhangi bir paylaşma ve satış işlemi olmadığını beyan ettiğini, dosyadaki tanık beyanları ve lehe olan deliller dikkate alınmadan hüküm kurulduğunu, dinlenen davacı tanıklarının dahi paylaşma yapılıp yapılmadığı hususunda ve davacı ile ... arasından satış işlemi olup olmadığı hususunda tam olarak bilgi sahibi olmadıklarını beyan ettiklerini, keşifte dinlenen tanık ve mahalli bilirkişilerin beyanlarında ...'ın miras payının tümünü devrettiğine ilişkin kesin bilgi içeren bir ifade bulunmadığını, eksik ve yanlış değerlendirme ile karar verildiğini, davacının yıllarca davalıya ait taşınmazları kullanarak gelir elde ettiğini ve bu dava ile de kötü niyetli olarak taşınmazların adına tescilini talep ettiğini, ayrıca lehlerine hükmedilen vekalet ücreti ve yargılama giderlerinin de eksik kaldığını belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.

B. Değerlendirme ve Gerekçe Dava, kadastro öncesi hukuki nedene dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir. Dosya içeriğinden; kök muris ...’ın 1974 yılında ölümü ile geriye çocukları ..., ..., ..., ... ve ...’nin kaldığı, ...’nün 2023, ...’ın 2007, ...’nin 1974, ...’nin 1994 ve ...’nin 1974 yılında ölümleri ile geriye çocuklarının mirasçı olarak kaldığı, davacının kök muris ...’in oğlu ..., davalının ise kök muris ...’in oğlu ...’ın mirasçıları olduğu, dava konusu Sivas ili, ... ilçesi, ... köyü çalışma alanında bulunan temyize konu 1 16... parsel sayılı taşınmazın senetsizden intikal, taksim ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği ile 1/5'er paylı olarak kök muris ...’ın çocukları olan davacı ..., ... ve ölü oldukları tutanağın beyanlar hanesinde gösterilmek suretiyle ... ..., ... ... ve ... ... adlarına tespit edildiği, tespitin 30.06.2006 tarihinde kesinleştiği anlaşılmaktadır. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı ... vekili tarafından temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davalı ... vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı 373,69 TL bakiye onama harcının temyiz eden davalı ...’dan alınmasına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 17.11.2025 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 1. Hukuk Dairesi, E. 2024/4493, K. 2025/5122, T. 17.11.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-1-hukuk-dairesi-2024-4493-e-2025-5122-k-9a00ce1ecf50