Yargıtay · 1. Hukuk Dairesi

Yargıtay 1. Hukuk Dairesi 2024/4289 E. 2026/95 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
1. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/4289
Karar No
2026/95
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/1364 E., 2024/667 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekillerince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

- K A R A R -

Dava, kadastro öncesi nedene dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.

Kadastro sonucu ... ili, ... ilçesi, ... köyü çalışma alanında bulunan 1 02... parsel sayılı taşınmaz, "kargir ev ve çay ve fındık bahçesi" vasfıyla irsen intikal, taksim ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle davalı adına tespit ve tescil edilmiştir.

Davacı vasisi; dava konusu 1 02... parsel sayılı taşınmazın malikinin davacı olduğunu, ancak kadastro sırasında davalı adına tespit ve tescil edildiğini, kök muristen geldiğini ileri sürerek tapu kaydının iptali ile davacı adına tescili isteğiyle dava açmış; cevaba cevap dilekçesi ile taşınmazın muris ... ... ...'tan kaldığını ve davacının kardeşleri ile birlikte eşit pay sahibi olması gerektiğini bildirerek taşınmazdaki 1/2 payın iptal-tesciline karar verilmesini istemiş, yargılama sırasında davacının ölümü üzerine mirasçıları davaya devam etmişler, bilahare davacı mirasçıları vekili, miras payları oranında iptal-tesciline yönelik talepte bulunulduğunu bildirmiştir.

Davalı vekili; dava dilekçesinin açıklanması gerektiğini, dava konusu taşınmazı uzun yıllardır davalının kullandığını, davacının hakkı bulunmadığını, taşınmazın davalının eşi ...'ın babası muris ... ... ...'a ait olduğu hususunda bir ihtilaf bulunmadığını, davacı ...'nin, kardeşi ...'a vekaletname vererek taşınmazın mülkiyet ve tasarruf hakkını bıraktığını, miras payı bulunmadığını, kötüniyetle dava açıldığını belirterek davanın reddini savunmuştur.

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; dava konusu taşınmazın tarafların kök murisi ... ... ...'tan gelme yer olduğu hususunda ihtilaf bulunmadığı, taksim, hibe, bağış gibi yollarla davalının murisi olan ... ...'a bırakıldığının davalı tarafça ispat edilemediği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş, kararın davacılar vekili ve davalı vekili tarafından istinafı üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; çekişme konusu taşınmazın kök muris ... ... ...'a ait olduğu, davacı tarafın kök murisi ... ...'den gelen miras payı oranında iptal-tescil kararı verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı, ancak davanın kısmen kabulüne karar verilerek harç ve vekalet ücretinin buna göre hesaplanması gerektiği gerekçesiyle tarafların istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, 6100 sayılı HMK’nın 353/1-b-2 maddesi uyarınca yeniden hüküm kurularak anılan hususlar gözetilmek suretiyle davanın kısmen kabulüne, fazlaya ilişkin talebin kısmi feragat nedeniyle reddine karar verilmiştir.

Hemen belirtmek gerekir ki; temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup yazılı şekilde davacıların miras payları oranında tapu iptal-tescile karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığından davalı vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddine.

Davacılar vekilinin yargılama giderlerine ilişkin temyiz itirazlarına gelince; Somut olayda; davacı ... vasisi tarafından dava açılmış, dava dilekçesinde davacı adına tapu iptal-tescile, cevaba cevap dilekçesi ile de 1/2 payın iptal-tesciline karar verilmesi istenmiş, bilahare davacının ölümü üzerine davaya devam eden mirasçı davacılar vekili tarafından verilen beyan dilekçesi ile de muris ... ...'nin veraset ilamının dosya içerisine alındığı, davacı ... ve anne-baba bir kardeşi ... dışında başka mirasçıları da olduğunun görüldüğünden bahsedilerek miras payları oranında talepte bulunulmuş olup davacı tarafın muris ... ...'den kalan taşınmaza ilişkin miras payını alma amacıyla talepte bulunduğu, talebin miras payı oranında iptal-tescil isteğine ilişkin olduğu sonucuna varılmakta ise de Bölge Adliye Mahkemesince, davacının 1/2 oranında talepte bulunduğu, talebini yargılama sırasında miras payı olarak azalttığı ve talep sonucundan kısmi feragat ettiği yönünde değerlendirme yapılarak hüküm tesis edilmesi ve buna göre yargılama giderlerine hükmedilmesi isabetsizdir.

Ne var ki, bu hususların düzeltilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, davacılar vekilinin temyiz itirazının kabulü ile, Bölge Adliye Mahkemesi kararının; hüküm fıkrasının; "1-Davanın KISMEN KABULÜ İLE;" bendinin hüküm yerinden çıkarılarak yerine "1-Davanın KABULÜ İLE;" bendinin eklenmesi; "1-b" bendi olan "b-Fazlaya ilişkin istemin kısmi feragat nedeni ile REDDİNE," bendinin hüküm yerinden çıkarılması; "3-Davacı tarafından yapılan toplam 2.398,62 TL yargılama giderinin (kabul oranı: % 43,75, ret oranı: %56,25 dikkate alınarak) 1.049,40 TL'sinin davalıdan alınarak davacılara VERİLMESİNE, artan yargılama giderinin davacılar üzerinde bırakılmasına," bendinin hüküm yerinden çıkarılarak yerine "Davacı tarafından yapılan toplam 2.398,62 TL yargılama gideri ile davacı tarafça peşin olarak yatırılan 6.555,88 TL harcın davalıdan alınarak davacılara verilmesine," cümlesinin eklenmesi; hüküm fıkrasının "6-Davalı ret yönünden kendisini vekille temsil ettirdiğinden Dairemiz karar tarihinde yürürlükte olan A.A.Ü.T gereği (216.415,48 TL ret olunan dava değeri üzerinden) takdir olunan 34.462,32 TL vekalet ücretinin davacılardan müşterek ve müteselsilen alınarak davalıya VERİLMESİNE," bendinin hüküm yerinden çıkarılması ve ilgili bentlerin buna göre teselsül ettirilmesi suretiyle 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 370/2 hükmü uyarınca DÜZELTİLEREK ONANMASINA, Peşin alınan harcın istek halinde temyiz edenlere iadesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 12.01.2026 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 1. Hukuk Dairesi, E. 2024/4289, K. 2026/95, T. 12.01.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-1-hukuk-dairesi-2024-4289-e-2026-95-k-9b45b61dc3bc