Yargıtay · 1. Hukuk Dairesi

Yargıtay 1. Hukuk Dairesi 2024/2886 E. 2026/99 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
1. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/2886
Karar No
2026/99
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/107 E., 2024/238 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : ... Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2017/564 E., 2018/54 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı Hazine vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

-K A R A R-

Dava, tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir. ... ili, ... ilçesi, ... köyü çalışma alanında bulunan 3 89... parsel sayılı taşınmaz ... ... adına tespit ve tescil edilmiş, bilahare 09.10.2015 tarihinde ... tarafından davalı ...'ye kamulaştırma suretiyle temlik edilmiştir. Davacı ... temsilcisi; ... ili, ... ilçesi, ... köyünde bulunan dava konusu 3 89... parsel sayılı taşınmazın Hazineye ait 3 89... parsel sayılı taşınmazın devamı niteliğinde olduğunu, ancak kadastro sırasında davalı ... ... adına tescil edildiğini, sonrasında da ... tarafından davalı ...’ye satış suretiyle temlik edildiğini ileri sürerek taşınmazın tescil işleminin iptali ile eski hale getirilmesini, Hazine adına tescilini ve DSİ tarafından yatırılan satış bedeline tedbir kararı verilmesini istemiştir. Davalı ... vekili; davalı kurumun hiç bir kusuru bulunmadığını, tapuya güven ilkesi uyarınca işlem yapıldığını belirterek davanın reddini savunmuştur. İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davanın DSİ yönünden tefriki ile eldeki esasa kaydedilmek suretiyle yapılan yargılama sonunda, davalı ... Genel Müdürlüğünün taşınmazın evveliyatını ve önceki malik ... ...'ün ne suretle hak sahibi olduğunu bilmesinin mümkün olmadığı, taşınmaz üzerinde kamulaştırma işleminden önce herhangi bir şerh de bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, kararın davacı Hazine temsilcisi tarafından istinafı üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; Hazinenin harçtan muaf olduğunun gözetilmemesinin doğru olmadığı gerekçesiyle istinaf başvurusunun kabulü ile 6100 sayılı HMK’nın 353/1-b-2 maddesi uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, harç yönünden düzeltilmek suretiyle yeniden hüküm kurularak davanın reddine karar verilmiştir. Dosya içeriği ve toplanan delillerden; kadastro çalışmaları sonucu ... ili, ... ilçesi, ... köyünde bulunan 3 89... parsel sayılı taşınmazın ... ... adına tespit ve tespitin 29.05.2009 tarihinde kesinleşmesi ile tescil edildiği, bilahare 09.10.2015 tarihinde ... tarafından davalı ...'ye kamulaştırma suretiyle temlik edildiği, eldeki davanın 26.10.2015 tarihinde tespit maliki ... ile sonraki kayıt maliki DSİ aleyhine açıldığı, İlk Derece Mahkemesince 2015/694 Esas sayılı dosyada, kayıt maliki olan davalı ... yönünden davanın tefriki ile ayrı bir esasa kaydına karar verildiği, DSİ yönünden tefrik edilen dava eldeki esasa kaydedilmek suretiyle yargılamaya devam edildiği, yapılan yargılama sonunda ise yazılı şekilde karar verildiği anlaşılmaktadır. Öte yandan; İlk Derece Mahkemesince, eldeki davanın tefrik edildiği 2015/694 Esas sayılı dosyada yapılan yargılama sonunda ise davanın tapu iptali-tescil davası olduğu ve davalı ...’ın kayıt maliki olmadığı gerekçesiyle husumet yokluğundan davanın reddine dair verilen kararın davacı Hazine vekili tarafından istinafı üzerine Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, karara karşı davacı Hazine vekilinin temyizi üzerine Dairece; temyize konu davanın tefrik edilen dava ile usulen mümkün olması halinde birleştirilerek görülmesi, hasıl olacak sonuca göre bir karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle karar bozulmuştur. Somut olayda; davacı Maliye Hazinesi tarafından kadastro öncesi nedene dayalı olarak tespit maliki ... ... aleyhine ve ... tarafından taşınmazın temlik edildiği DSİ aleyhine tapu iptali-tescil isteğiyle dava açıldığı, dava dilekçesindeki iddianın değerlendirilmesi için öncelikle kadastro tespiti yapılırken ... lehine tescil için gerekli şartların oluşup oluşmadığının incelenmesinin gerekli olduğu, eldeki dava ile tefrik edildiği (bozma öncesi 2015/694 Esas sayılı) davada aydınlatılması gereken vakıaların birlikte incelenmesi gerektiği, davalardan birinin sonucunun diğerini de etkileyeceği açıktır. Hâl böyle olunca; doğru sonuca ulaşılabilmesi için usul ekonomisi ilkesi gereği, eldeki dava ile eldeki davanın tefrik edildiği (bozma öncesi 2015/494 Esas sayılı) dava dosyasının birleştirilerek görülmesi ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde karar verilmesi isabetsiz olmuştur. Davacı Hazine vekilinin temyiz itirazlarının değinilen yönden kabulü ile Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA, Bozma nedenine göre sair hususların şimdilik incelenmesine yer olmadığına, Temyiz eden davacı Hazine harçtan muaf bulunduğundan bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, Dosyanın Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 12.01.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 1. Hukuk Dairesi, E. 2024/2886, K. 2026/99, T. 12.01.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-1-hukuk-dairesi-2024-2886-e-2026-99-k-e9baef33ca4b