Yargıtay · 1. Hukuk Dairesi

Yargıtay 1. Hukuk Dairesi 2023/6410 E. 2025/4465 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
1. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/6410
Karar No
2025/4465
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2022/366 E., 2023/109 K.

Mahkemece bozmaya uyularak verilen karar, davacılar ... ve ... vekili ile davacılar ... ve ... vekili tarafından duruşma istekli temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 14.10.2025 Salı günü duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir.

Belli edilen günde, temyiz eden davacılar ... ve ... vekili ... ile temyiz edilen davalılar vekili Avukat ... .............geldiler. Davetiye tebliğine rağmen başka gelen olmadı. Yokluklarında duruşmaya başlandı. Gelen vekillerin sözlü açıklamaları dinlendi, duruşmanın bittiği bildirildi. Temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacılar; ortak murisleri ...’in 1 61... parsel sayılı taşınmazını davalı oğlu ............e satış yoluyla devrettiğini, temlikin mirasçılardan mal kaçırma amaçlı ve muvazaalı olduğunu, davalı ...’in de anılan taşınmazı sahibi olduğu diğer davalı Şirkete devrettiğini ileri sürerek çekişmeli taşınmazın tapu kaydının iptali ile miras payları oranında adlarına tescilini istemişlerdir.

II. CEVAP Davalılar; muris ... ile eşi ...’den kalan mal varlığının tüm mirasçılar arasında rızaen taksim edildiğini, iddianın aksine davacıların kalan taşınmazlardan daha fazla pay aldığını, mirasbırakanın mal kaçırma amacı bulunmadığını belirterek davanın reddini savunmuşlardır.

III. MAHKEME KARARI, BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ Mahkemece; taraflar arasında miras taksimi yapıldığı ve uzun süredir bu haliyle taşınmazların kullanıldığı, buna rağmen davacıların uzun süre bu taksime itiraz etmeyip daha sonra dava açmalarının iyiniyetle bağdaşmayacağı gerekçesiyle davanın reddine dair verilen ilk kararın temyizi üzerine Dairece; muris muvazaası iddiasına dayalı açılan eldeki davanın herhangi bir zamanaşımı veya hak düşürücü süreye tabi olmaksızın her zaman açılabileceği, mirasbırakan ...’in terekesinin mirasçılar arasında paylaşıldığına dair kayda dayalı bir delil bulunmadığı, kaldı ki davalıların da mirasbırakanın eşi ...’nin terekesinin paylaşıldığından bahsettiği, davalılar vekili tarafından bir kısım davacıların mirasbırakanı ... ve davacı .............. tarafından imzalandığı ileri sürülen "İbraname" başlıklı tarihsiz bir belge ibraz edildiği halde Mahkemece anılan belgenin değerlendirilmediğinden bahsedilerek anılan ibraname ile dosya kapsamındaki diğer delillerin değerlendirilmesi ve hasıl olacak sonuca göre bir karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle karar bozulmuştur. Mahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılama neticesinde; muvazaa iddiasının sabit olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir. Karara karşı süresi içinde davalılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

Dairenin 09.02.2022 tarihli ve 2021/2008 Esas, 2022/945 Karar sayılı kararı ile; davacı ... ve diğer davacıların murisi ... tarafından imzalanan, “ibraname” başlıklı tarihsiz belgede ...ve ...’in, mirasbırakanları ...dan kendilerine veraseten intikal etmiş olan ...mevkiindeki taşınmazlar ve mütemmim cüzleri haricindeki taşınmazlardaki hakları yönünden davalı ... ve dava dışı ...’i gayrikabili rücu olarak ibra ettiklerini belirttikleri, davacı ... ile diğer davacıların mirasbırakanı ...’in, imzası inkar edilmeyen tarihsiz ibraname başlıklı belge ile dava konusu taşınmaz hakkında ibrada bulundukları, diğer yandan dosya kapsamı ile davanın HMK’nın 190. ve TMK’nın 6. maddeleri gereğince ispat edilemediğine değinilerek davanın reddine karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir.

Mahkemenin ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; bozmaya uyularak yapılan yargılama neticesinde, bozma kararında belirtilen gerekçe benimsenmek suretiyle davanın reddine karar verilmiştir.

IV. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacılar ... ve ... vekili ile davacılar ... ve ... vekili ayrı ayrı verdikleri temyiz dilekçelerinde özetle; kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, ibraname başlıklı metnin hukuki açıdan bir geçerliliği olmadığı gibi eldeki davayla bir ilgisi bulunmadığını, metnin ibra/feragat hükmü ve gücü taşımayacağını, davacıların söz konusu metinde imzaları bulunmadığını, belgenin muristen intikal etmiş taşınmazları işaret ettiğini, dava konusu taşınmazı kapsamadığını, davanın ispatlandığını bildirerek ve önceki beyanlarını tekrarla Mahkeme kararının bozulmasını talep etmişlerdir.

B. Değerlendirme ve Gerekçe Dava; muris muvazaası hukuki nedenine dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.

Dosya içeriği ve toplanan delillerden; 1906 doğumlu muris ...’in 23.07.1994 tarihinde ölümü ile geride mirasçı olarak davalı oğlu ............, 1980 yılında ölen kızı ...in oğlu davacı ..., ...in 2003 yılında ölen kızı.......’in mirasçıları diğer davacılar ... ile muris ...'nın 2004 yılında ölen oğlu .............’in dava dışı mirasçılarının kaldığı; muris ... ile davalı ... 1 61... parsel sayılı taşınmazda paydaş iken, murisin 1393/5067 payının tamamını 05.02.1992 tarihinde davalı ...’e satış suretiyle temlik ettiği, böylelikle taşınmazın tümüne malik olan davalı ...’in taşınmazı ortağı olduğu diğer davalı Şirkete 10.01.2012 tarihinde aynî sermaye olarak devrettiği, bilahare 6 91... parsel numarası alan çekişme konusu taşınmazda 19.04.2012 tarihinde kat irtifakına geçildiği anlaşılmaktadır.

Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un geçici 3/2. maddesinin yollamasıyla 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (HUMK) uygulanacağı davalar yönünden HUMK'un 428. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür.

Temyizen incelenen Mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

V. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacılar vekillerinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,

03.10.2024 tarihinde yürürlüğe giren Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca gelen temyiz edilen davalılar vekili için 28.000,00 TL duruşma vekalet ücretinin temyiz eden davacılardan alınmasına,

Aşağıda yazılı 194,15 TL fazla alınan peşin harcın istek halinde temyiz eden davacılara iadesine,

Dosyanın Bodrum 1. Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine,

Kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere,

14.10.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 1. Hukuk Dairesi, E. 2023/6410, K. 2025/4465, T. 14.10.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-1-hukuk-dairesi-2023-6410-e-2025-4465-k-af582ee751ab