Yargıtay · 1. Ceza Dairesi

Yargıtay 1. Ceza Dairesi 2026/525 E. 2026/2878 K. – Kasten Öldürmeye

Konu: Kasten Öldürmeye Teşebbüs

Mahkeme
Yargıtay
Daire
1. Ceza Dairesi
Esas No
2026/525
Karar No
2026/2878
Karar Tarihi
Konu
Kasten Öldürmeye Teşebbüs

İ T İ R A Z MAHKEMESİ:Ceza Dairesi SAYISI : 2023/2396 E., 2024/87 K. SUÇ : Kasten öldürmeye teşebbüs HÜKÜMLER : İstinaf başvurularının esastan reddi İTİRAZNAME GÖRÜŞÜ : Bozma İTİRAZA KONU KARAR: Onama İTİRAZ EDEN : Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı

Yargıtay 1. Ceza Dairesinin, 03.11.2025 tarihli ve 2024/3192 Esas, 2025/7683 Karar sayılı kararına karşı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 12.01.2026 tarihli ve 1-2024/36607 sayılı itirazı üzerine yapılan inceleme neticesinde;

5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 308/1. maddesinde belirtilen kanunî süresinde yapılan lehe itiraz başvurusu üzerine dava dosyası, aynı Kanun’un 308/2. maddesi gereği Dairemize gönderilmekle, gereği düşünüldü:

I. İTİRAZ SEBEPLERİ Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının itiraz başvurusu, sanık hakkında katılanlar ... ve ...'e yönelik kasten öldürmeye teşebbüs suçundan kurulan hükümler yönünden; sanığın kastının maktul ...'ı öldürmeye yönelik olduğu, katılanlara yönelik bir suç kastının tespit edilemediği

gerekçesiyle sanık hakkında katılanlara yönelik atılı suçlardan beraati yerine, mahkumiyetine karar verilmesi nedeniyle sanık hakkında katılanlara yönelik kasten öldürmeye teşebbüs suçundan verilen hükümlere yönelik temyiz istemleri sonucunda verilen esastan red ilamının kaldırılmasına ve sanık müdafiinin temyiz isteminin kabulü ile bozma kararı verilmesi talebine ilişkindir.

II. GEREKÇE İleri sürülen iddia ve savunmaların toplanan delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, hükümlere esas alınan ve reddedilen delillerin açıkça gösterildiği, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, sanığın katılanlara yönelik sübut bulan ve suç teşkil eden eylemi nedeniyle cezalandırılmasında hukuka aykırılık bulunmadığından Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı eylemin sübut bulmadığı yönündeki itirazının yerinde olmadığı sonucuna varılmıştır.

III. KARAR 1.Gerekçe bölümünde belirtilen nedenle Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının sanık ...'ın katılanlar... ve...'e yönelen eylemlerinin sübut bulmadığı yönündeki İTİRAZININ Daire Başkanı ... ve üye ...'ın itirazın kabulü yönünde karşı oyları ve oy çokluğuyla REDDİNE,

2. 5271 sayılı Kanun’un 308/3. maddesi uyarınca Yargıtay 1. Ceza Dairesi 03.11.2025 tarihli ve 2024/31 92... /7683 Karar sayılı temyiz istemlerinin esastan reddi ile hükümlerin onanması kararı ile ilgili itirazı incelemek üzere dava dosyasının, Yargıtay Ceza Genel Kuruluna gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

14.04.2026 tarihinde karar verildi.

Yargıtay Birinci Ceza Dairesinin 2024/3192 E. 2025/7683 K. sayılı kararında sanığın mağdurlar ... ve ...'i kasten öldürmeye teşebbüsten mahkumiyetine ilişkin hükümler yönünden sübut bulan eylemin silahlı tehdit suçunu oluşturduğunu düşündüğümden itirazın kabulü görüşüne katılmamaktayım. Dosya içeriğine göre; maktul ... ile sanık ... arasında husumet bulunmakta olup bu nedenle adliyeye yansıyan bazı olaylar meydana gelmiştir. Olay günü sanık ...’ın hasmı olan maktulü, mağdur ...’ın kullandığı aracın arka koltuğunda görmesi üzerine, maktulü hedef gözeterek üç el ateş ettiği, bu atışlar sonucu maktulün batın bölgesinden isabet alarak öldüğü, mağdurların ise yaralanmadıkları anlaşılmıştır.

Mahkemece sanık ...’ın maktulü kasten öldürme suçunun yanı sıra yetersiz gerekçeyle mağdurlar ... ve ...i öldürmeye teşebbüsten de mahkûmiyet kararları verilmesi dosya kapsamı ile uygun düşmemektedir. Şöyleki; olay günü maktul ... ile mağdurlar ... ve...'in birlikte gezdikleri, sanığın bunu gördüğü...ın arkadaşı tanık... ...'ye olaydan önce ...'i bir daha göremeyeceksin" deyip hasmı olan ... ile gezmesinden dolayı kızgınlığını dile getirdiği ve ... ...ı gıyabında tehdit ettiği, bu hususa iddianamede yer verildiği olayda; mağdur ...’ın kullanımındaki otomobilin ön koltuğu bulunmamaktadır (Bu husus dosya içeriğindeki olay yeri inceleme raporu ve ekindeki diyagram ile sabittir). Sanık ... üç el ateş etmiş ve silahtan çıkan mermiler hareket halindeki otomobilin sağ ön kapı altındaki marşpiyele, sağ arka kapı ortasına ve sağ arka çamurluk üstüne isabet etmiştir. Sağ arka kapı ortasına isabet eden mermi, kapıyı deldikten sonra maktulün karnına gelerek ölümüne neden olmuştur. Sanık ... ile mağdurlar ... ve... arasında bir husumet bulunmamaktadır. Tanık ... beyanında, olaydan sonra mağdur ...’a sorduğunda, “yok bana sıkmadı, bana sıkmış olsaydı ben önde şoför koltuğundaydım ön tarafa sıkardı, arka koltuğa direkt ...’a sıktı” şeklinde olayı anlattığını ifade etmektedir. Tarafların konumlarına bakıldığında ise mağdur ... aracı kullanırken diğer mağdur ... aracın sol arka koltuğunda oturduğu görülmektedir. Sanık ...’ın mağdur ...’ı öldürme kastı içinde hareket etmesi durumunda araç karşıdan geldiğinde ateş etmesi beklenirdi, ancak sanığın öldürme kastı hasmı olan maktule yönelik olduğundan aracın yanına gelmesini beklemiş ve hareket halinde olan aracın sağ arka kısmını hedef gözeterek üç el ateş etmiştir. Aracın sağ tarafındaki anılan isabetler dışında diğer cam kısımlarında herhangi bir iz bulunmadığı gözetildiğinde, sanığın maktul ... dışındaki diğer mağdurları hedef gözeterek ateş ettiğine ilişkin her türlü şüpheden uzak kesin bir delil bulunmadığı, ancak kızgınlık duyduğu diğer mağdurları da otomobilin içinde gördüğü, olayın oluş şekli, kullanılan silahın niteliği, mağdurların araç içindeki konumları ve silahın kullanılış şekline göre de maktul dışındaki mağdurların isabet almalarının "muhakkak" olarak da değerlendirilemeyeceği anlaşılmakla, sanığın olayın oluşuna, günlük hayat tecrübelerine ve yerleşik yargı kararlarına uygun olarak suçun niteliğinde oluşan şüpheli durum sanık lehine değerlendirilip, diğer mağdurlara yönelik eyleminin hasmı olan maktul ile gezmeleri nedeniyle gözdağı vermek amacıyla zincirleme silahla tehdit olarak değerlendirilerek hüküm kurulması gerektiği düşüncesindeyim.

Atıf: Yargıtay 1. Ceza Dairesi, E. 2026/525, K. 2026/2878, T. 14.04.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-1-ceza-dairesi-2026-525-e-2026-2878-k-3a15c12b64e9