Yargıtay · 1. Ceza Dairesi

Yargıtay 1. Ceza Dairesi 2026/232 E. 2026/3392 K. – Kasten Yaralama

Konu: Kasten Yaralama

Mahkeme
Yargıtay
Daire
1. Ceza Dairesi
Esas No
2026/232
Karar No
2026/3392
Karar Tarihi
Konu
Kasten Yaralama

B O Z M A Ü Z E R İ N E MAHKEMESİ:Ceza Dairesi SAYISI : 2025/1750 E., 2025/2378 K. SUÇ : Kasten yaralama HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Temyiz istemlerinin esastan reddi ile hükmün onanması

Sanık hakkında bozma üzerine verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir.

Sanık müdafinin duruşmalı inceleme talebinin, 7079 sayılı Kanun’un 94. maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 299/1. maddesi gereği kanunen reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin 01.03.2023 tarihli ve 2023/58 Esas, 2023/571 Karar sayılı kararının katılan vekili ve sanık müdafi tarafından temyizi üzerine, Yargıtay 1. Ceza Dairesinin, 26.03.2025 tarihli ve 2023/5620 Esas, 2025/2496 Karar sayılı ilâmı ile suç vasfının kasten yaralama olması ve haksız tahrik koşullarının bulunmaması gerekçeleriyle bozulmasına ve dava dosyasının 5271 sayılı Kanun’un 304/2-b maddesi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.

2. Bozma ilamı üzerine İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin 08.10.2025 tarihli ve 2025/1750 Esas, 2025/2378 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında katılana karşı kasten yaralama suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 86/1, 86/3-e, 87/1-a, 62, 53. maddelerine göre 5 yıl 20 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ 1. Katılan vekilinin temyiz sebepleri özetle; eylemin kasten öldürmeye teşebbüs kapsamında kaldığından bahisle suç vasfına, eksik ceza tayinine, sanık hakkında takdiri indirim uygulanmaması gerektiğine, 2. Sanık müdafiinin temyiz sebepleri özetle; eksik incelemeye, fazla ceza tayinine, meşru savunmaya, haksız tahrike ilişkindir.

III. GEREKÇE Yargılama sürecindeki işlemlerin bozma ilamı, usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, dava dosyası tekemmül ettirilerek karar verildiği, eksik incelemenin bulunmadığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin açıkça gösterildiği, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, sanığın savunma hakkına riayet edilerek adil bir biçimde yargılandığının anlaşıldığı, sanık tarafından kasten gerçekleştirildiği saptanan eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımın bozma ilamı da dikkate alınarak doğru biçimde belirlendiği, alınan raporların yeterli ve hüküm kurmaya elverişli olduğu, haksız tahrik koşullarının bulunmadığı, takdiri indirimin Mahkemenin takdir yetkisi kapsamında, yasal, yerinde ve yeterli gerekçelerle uygulanmasına karar verildiği anlaşıldığından katılan vekili ve sanık müdafinin temyiz sebeplerinin incelenmesinde hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır.

IV. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin 08.10.2025 tarihli ve 2025/1750 Esas, 2025/2378 Karar sayılı kararında katılan vekili ve sanık müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302/1. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy çokluğuyla TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/4. maddesi uyarınca Ödemiş 2. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

29.04.2026 tarihinde karar verildi.

(Karşı Oy)

K A R Ş I O Y

Hedef alınan vücut bölgesi, av tüfeği ile yakın mesafeden yapılan atışlarda, toplu saçma girişi ile geniş doku ve kemik defekti (eksikliği, kaybı) yanında ana damar ve sinir paketinin tamamen parçalanıp ani ve bol miktarda kan kaybı sonucu kısa sürede ölümlerin meydana geldiğinin bilinen genel bir gerçek olması, somut olayda sanığın etkili mesafede katılanın sağ ve sol diz kısmını hedef alarak av tüfeği ile atışı sonucu katılanın hayati tehlike geçirmeyecek, basit bir tıbbi müdahale ile giderilebilecek ölçüde hafif nitelikte olmayacak, vücuttaki birden fazla kemik kırıkların müştereken hayat fonksiyonlarını ağır (6.) derecede etkileyecek nitelikte ve sağ alt eksremitedeki fonksiyonel kısıtlılık ve anatomik noksanlığın organlarından birinin işlevinin sürekli zayıflamasına neden olacak şekilde yaralanmış olması, kullanılan silahın etkili mesafeden vahim sonuçlar meydana getirmeye elverişli olması, atış mesafesi ve meydana gelen yaraların nitelikleri de birlikte değerlendirildiğinde sanık ...'ın eyleme bağlı olarak ortaya çıkan kastının öldürmeye yönelik olduğunu düşündüğümden sayın çoğunluğun görüşüne katılmıyorum.

Atıf: Yargıtay 1. Ceza Dairesi, E. 2026/232, K. 2026/3392, T. 29.04.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-1-ceza-dairesi-2026-232-e-2026-3392-k-f1cda12ce386