Yargıtay · 1. Ceza Dairesi
Yargıtay 1. Ceza Dairesi 2025/2650 E. 2025/8156 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 1. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2025/2650
- Karar No
- 2025/8156
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2023/193 değişik iş İNCELEME KONUSU KARAR : İtirazın reddine TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması
Tavşanlı T Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda hükümlü olarak bulunan ..., kurumda korku, kaygı veya panik yaratabilecek biçimde söz söylemek veya davranışta bulunmak eyleminden dolayı 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun’un 43/2-d maddesi uyarınca 1 ay ziyaretçi kabulünden yoksun bırakma cezası ile cezalandırılmasına dair anılan Ceza İnfaz Kurumu Müdürlüğü Disiplin Kurulu Başkanlığının 01.02.2023 tarihli ve 2023/3231 sayılı kararına karşı yapılan şikayetin reddine ve anılan disiplin cezasının onaylanmasına ilişkin Tavşanlı İnfaz Hâkimliğinin 22.02.2023 tarihli ve 2023/220 Esas, 2023/299 Karar sayılı kararına karşı yapılan itirazın reddine dair mercii Tavşanlı Ağır Ceza Mahkemesinin 29.03.2023 tarihli ve 2023/193 değişik iş sayılı kararı ile ilgili olarak; Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 309 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca, 14.04.2025 tarihli ve 94660652-105-43-5897-2025-Kyb sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 18.04.2025 tarihli ve 2025/47783 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü;
I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 18.04.2025 tarihli ve 2025/47783 sayılı kanun yararına bozma isteminin; "Benzer bir olay sebebi ile Yargıtay 1. Ceza Dairesinin 24.09.2024 tarihli ve 2024/6064 Esas, 2024/5906 Karar sayılı ilamında yer alan, ''Hükümlünün gereğinden fazla ilaç alma eyleminin, 5275 sayılı Kanun'un 43/2-(d) maddesinde düzenlenen "kurumda korku, kaygı veya panik yaratılabilecek biçimde söz söylemek veya davranışta bulunmak" olarak değerlendirilip disiplin cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiş ise de, eyleminin kurumda korku veya panik yaratabilecek biçimde söz söylemek veya davranışta bulunmak olarak nitelendirilmesinin yerinde olmadığı anlaşılmakla, verilen disiplin cezasının hukuka aykırı olduğu kabul edilmelidir. 4675 sayılı İnfaz Hakimliği Kanunu’nun 6 ncı maddesinin üçüncü fıkrasına göre, “İnfaz hâkimi, inceleme sonunda şikâyeti yerinde görmezse reddine; yerinde görürse, yapılan işlemin iptaline ya da faaliyetin durdurulmasına veya ertelenmesine karar verir.” şeklindeki düzenleme gereğince hükümlünün şikayetinin reddine karar verilmesi ile yetinilmesi gerekirken, ayrıca hükümlüye verilen disiplin cezasının niteliği gereği de yasal olarak İnfaz Hakiminin onayı gerekmediği halde disiplin cezasının onaylanmasına karar verilmesi usul ve yasaya aykırı bulunmuştur.'' şeklindeki açıklamalarına nazaran, 1-Dosya kapsamına göre, olay günü cam bardağı kırarak kendisine zarar veren hükümlünün ilgili Ceza İnfaz Kurumu Disiplin Kurulu Başkanlığı tarafından, 5275 sayılı Kanun’un 43/2-d maddesi uyarınca "kurumda korku, kaygı veya panik yaratılabilecek biçimde söz söylemek veya davranışta bulunmak" eyleminden 1 ay ziyaretçi kabulünden yoksun bırakma cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği anlaşılmış ise de, hükümlünün sağlığını kendi kusuruyla tehlikeye atma şeklinde gerçekleşen olayın, cezasına dayanak alınan maddede belirtilen eyleme uymadığı gibi kanunda bu eyleme dair bir disiplin cezasınında öngörülmediği, ayrıca 5275 sayılı Kanun'un "37 ilâ 46 ncı maddelerde yer alan eylemlerin tanımına uymayan ve kanunda tanımları yapılmamış olan eylemler, nitelik ve ağırlıkları bakımından bunlara benzediklerinde, aynı maddelerdeki disiplin cezaları ile karşılanırlar." şeklindeki 48/1. maddesinin; "kanunsuz suç ve ceza olmaz" şeklindeki temel hukuk ilkesine aykırı olduğu gerekçesiyle, Anayasa Mahkemesinin 03/10/2013 tarihli ve 2013/28-106 sayılı kararı ile iptal edilmiş olduğu cihetle şikayetin kabulü yerine yazılı şekilde reddine karar verilmesinde, 2-) 4675 sayılı İnfaz Hakimliği Kanunu’nun 6/3. maddesinde yer alan, “İnfaz hâkimi, inceleme sonunda şikâyeti yerinde görmezse reddine; yerinde görürse, yapılan işlemin iptaline ya da faaliyetin durdurulmasına veya ertelenmesine karar verir.” şeklindeki düzenleme karşısında, hükümlü tarafından yapılan şikâyetin reddine karar verilmesi halinde, ayrıca onaylanmasına karar verilemeyeceği gözetilmeden, itirazın anılan nedenle kabulü yerine yazılı şekilde reddine karar verilmesinde isabet görülmemiştir." Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.
II. GEREKÇE 1. 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 309 uncu maddesinin, (1), (2) ve (3) üncü fıkraları; (1) Hâkim veya mahkeme tarafından verilen ve istinaf veya temyiz incelemesinden geçmeksizin kesinleşen karar veya hükümde hukuka aykırılık bulunduğunu öğrenen Adalet Bakanlığı, o karar veya hükmün Yargıtayca bozulması istemini, yasal nedenlerini belirterek Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına yazılı olarak bildirir.
(2) Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı, bu nedenleri aynen yazarak karar veya hükmün bozulması istemini içeren yazısını Yargıtayın ilgili ceza dairesine verir. (3) Yargıtayın ceza dairesi ileri sürülen nedenleri yerinde görürse, karar veya hükmü kanun yararına bozar. Şeklinde düzenlenmiştir.
2. Kanun yararına bozma istem yazısında ve Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca düzenlenen 18.04.2025 tarihli tebliğnamede, hükümlü hakkında verilen disiplin cezası ile ilgili Ceza İnfaz Kurumu Müdürlüğü Disiplin Kurulu Başkanlığının "02.02.2023 tarihli ve 2023/47 karar sayılı kararının" "01.02.2023 tarihli ve 2023/3231 sayılı" olarak gösterilmesi, İnfaz hakimliği ve itiraz mercii tarafından yapılan inceleme sırasında şikayete konu kararın Ceza İnfaz Kurumu Müdürlüğü Disiplin Kurulu Başkanlığının "02.02.2023 tarihli ve 2023/47 karar sayılı" kararı olduğunun açıkca yazılı olması ve bu karar esas alınarak inceleme yapılması nedeniyle sonuca etkili olmayan maddi yazım hatası olduğu kabul edilerek, düzeltme yoluna gidilmeksizin kanun yararına bozma istemi incelenerek sonuçlandırılmıştır.
3. Hükümlü hakkında yapılan disiplin soruşturması sonunda, olay günü hükümlünün kırdığı cam bardağı ile kendisine zarar verme eyleminin, 5275 sayılı Kanun'un 43/2-(d) maddesinde düzenlenen "kurumda korku, kaygı veya panik yaratılabilecek biçimde söz söylemek veya davranışta bulunmak" olarak değerlendirilip disiplin cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiş ise de, hükümlünün eyleminin kurumda korku veya panik yaratabilecek biçimde söz söylemek veya davranışta bulunmak olarak nitelendirilmesinin yerinde olmadığı anlaşılmakla, verilen disiplin cezasının hukuka aykırı olduğu kabul edilmelidir.
4. 4675 sayılı İnfaz Hakimliği Kanunu’nun 6 ncı maddesinin üçüncü fıkrasına göre, “İnfaz hâkimi, inceleme sonunda şikâyeti yerinde görmezse reddine; yerinde görürse, yapılan işlemin iptaline ya da faaliyetin durdurulmasına veya ertelenmesine karar verir.” şeklindeki düzenleme gereğince hükümlünün şikayetinin reddine karar verilmesi ile yetinilmesi gerekirken, disiplin cezasının onaylanmasına karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olduğundan, İnfaz hakimliği kararına karşı yapılan itirazın kabulü yerine reddine dair itiraz merciince verilen karar Kanun'a aykırı olup, kanun yararına bozma talebi yerinde görülmüştür.
III. KARAR 1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE,
2. Tavşanlı Ağır Ceza Mahkemesince verilen 29.03.2023 tarihli ve 2023/193 değişik iş sayılı kararın 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin üçüncü fıkrası gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 21.11.2025 tarihinde karar verildi.