Yargıtay · 1. Ceza Dairesi

Yargıtay 1. Ceza Dairesi 2024/4622 E. 2026/3352 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
1. Ceza Dairesi
Esas No
2024/4622
Karar No
2026/3352
Karar Tarihi

B O Z M A Ü Z E R İ N E T U T U K L U D U R U Ş M A V E T A H L İ Y E T A L E P L İ MAHKEMESİ:Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2023/175 E., 2024/42 K. SUÇLAR : Nitelikli kasten öldürme ve bu suça yardım, kasten öldürmeye yardım HÜKÜMLER: Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz istemlerinin esastan reddi ile hükümlerin onanması

Sanıklar hakkında bozma üzerine verilen kararların; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286/1. ve 307/3. maddeleri uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir.

Katılan ... vekilinin ve sanık ... müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, 7079 sayılı Kanun’un 94. maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 299/1. maddesi gereği takdiren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ 1.Ceyhan 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 20.05.2021 tarihli ve 2020/131 Esas, 2021/110 Karar sayılı kararı ile; sanıklar hakkında kurulan hükümlere yönelik lehe ve aleyhe istinaf başvurularının ... Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin, 30.09.2021 tarihli ve 2021/1584 Esas, 2021/1276 Karar sayılı kararı ile 5271 sayılı Kanun’un 280/1-a maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiş, bu kararın, lehe ve aleyhe temyizi üzerine Yargıtay 1. Ceza Dairesinin, 22.05.2023 tarihli ve 2022/3028 Esas, 2023/3401 Karar sayılı ilâmı ile özetle; Ceyhan Ağır Ceza Mahkemesinin 2018/282 Esas sayılı dosyasının getirtilerek incelenmesi ve esaslı belgelerin onaylı örneklerinin dosya içine konulması gerektiğinin gözetilmemesi, taraflar arasında gelişen husumetin sanık ... yönünden sirayetine ilişkin araştırma yapılmak suretiyle sanık ...’in hukuki durumunun belirlenmesi gerekirken eksik incelemeyle yazılı şekilde hüküm kurulması, sanık ...’in asli fail...’ın eylemlerine 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 39. maddesi kapsamında yardım eden sıfatıyla katıldığı gözetilmeden diğer sanıklara fikir ve irade birliği altında hareket ettiğine dair yanılgılı değerlendirme sonucu 5237 sayılı Kanun’un 37. maddesi uyarınca fail sıfatıyla cezalandırılmasına karar verilmesi nedenleriyle bozulmasına, dava dosyasının 5271 sayılı Kanun’un 304/2-a maddesi uyarınca İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.

2. Ceyhan 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 09.02.2024 tarihli ve 2023/175 Esas, 2024/42 Karar sayılı kararı ile; a) Sanık ... hakkında maktul ...'i nitelikli kasten öldürme suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 82/1-j 53. maddeleri uyarınca ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına,

b) Sanık ... hakkında maktul ...'i nitelikli kasten öldürmeye yardım suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 82/1-j, 39/2-c maddesi delaletiyle 39/1, 62, 53. maddeleri uyarınca 15 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına,

c) Sanık ... hakkında maktul ...'ı kasten öldürmeye yardım suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 81/1, 39/2-c maddesi delaletiyle 39/1, 62, 53. maddeleri uyarınca 10... ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına, Karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ 1.Katılan ... vekilinin temyiz sebepleri özetle; sanık ...'in müşterek fail olduğuna, takdiri indirim uygulanmasının usul ve yasaya aykırı olduğuna, sanığın tasarlayarak öldürme suçundan cezalandırılması gerektiğine ilişkindir. 2. Katılan ... vekilinin temyiz sebepleri özetle; sanık ...'in müşterek fail olduğuna, takdiri indirim uygulanmasının usul ve yasaya aykırı olduğuna, sanığın tasarlayarak ve kan güme saikiyle öldürme suçundan cezalandırılması gerektiğine ilişkindir.

3. Katılan ... vekilinin temyiz sebepleri özetle; sanık ...'in de asli fail sıfatıyla suçu işlediğine, takdiri indirim maddesinin uygulanmasının usul ve yasaya aykırı olduğuna, her iki sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 82/1-a maddesinin de uygulanması gerektiğine ilişkindir.

4. Sanık ... ve müdafiinin temyiz sebepleri özetle; üst seviyeden ceza verildiğine, cezayı indirici lehe hükümerin uygulanması gerektiğine ilişkindir.

5. Sanık ... ve müdafiinin temyiz sebepleri özetle; sanığın, diğer sanığa yardım ettiğini gösteren bir delil bulunmadığına, beraat etmesi gerektiğine, aksinin kabulü halinde 5237 sayılı Kanun'un 82/1-j maddesinden hüküm kurulmasının hatalı olduğuna ilişkindir.

III. GEREKÇE Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan ve dosya kapsamına göre yeterli olduğu anlaşılan delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, hükümlere esas alınan ve reddedilen delillerin açıkça gösterildiği, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, hükümlere esas alınan adlî raporların yeterli olduğu, eylemin sanık ... tarafından diğer sanık ...’in yardımıyla işlendiğinin saptandığı, sanıkların öldürme kararını ne zaman aldıklarının ve belli bir hazırlıkla eylemi gerçekleştirdiklerinin kesin olarak saptanamadığı, oluşan şüpheli durumun sanıklar aleyhine yorumlanamayacağı, bu itibarla tasarlamanın koşulların bulunmadığı, sanık ...'in maktul ...'a karşı kan gütme saiki ile öldürmenin koşullarının bulunmadığı, eyleme uyan suç vasfının doğru biçimde belirlendiği, yargılama sonucunda oluşan kanaat ve takdire göre ceza yaptırımlarının yasal bağlamda ve gerekçeleri gösterilerek belirlendiği, yardım nedeniyle belirlenen ceza miktarlarında isabetsizlik bulunmadığı, somut olayda araçla önünü kestiği sabit olan maktullere etkili mesafeden av tüfeğiyle ateş eden sanık ...'ın meşru savunma koşulları altında hareket ettiğinin söylenemeyeceği, maktulden sanıklara yönelen ve haksız tahrik oluşturan söz veya eylem bulunmadığı, sanık ... hakkında takdiri indirimin mahkemenin takdir yetkisi kapsamında, yasal, yerinde ve yeterli gerekçelerle uygulanmasına sanık ... hakkında ise uygulanmamasına karar verildiği anlaşıldığından, hükümlerde hukuka aykırılık bulunmamıştır.

IV. KARAR Gerekçe başlığı altında açıklanan nedenlerle Ceyhan 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 09.02.2024 tarihli ve 2023/175 Esas, 2024/42 Karar sayılı kararında katılan ... vekili, katılan ... vekili, katılan ... vekili, sanık ... ve müdafii, sanık ... ve müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302/1. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, sanık ... yönünden oy birliğiyle; sanık ... yönünden oy çokluğuyla TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKÜMLERİN ONANMASINA,

Hükmolunan ceza miktarı ve tutuklulukta geçen süre göz önüne alındığında, sanık ... müdafiinin tahliye talebinin REDDİNE, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/4. maddesi uyarınca Ceyhan 1. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise ... Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

28.04.2026 tarihinde karar verildi.

(Karşı Oy) (Karşı Oy)

K A R Ş I O Y

22.12.2019 tarihinde dosya kapsamında tanık olarak beyanı alınan ...'ın sevk ve idaresindeki 01... plaka sayılı BMW marka aracın ön yolcu koltuğunda maktul ..., arka yolcu koltuğunda ise maktul ... ile dosyamızda tanık olarak beyanı alınan ...'in bulunduğu aracın ...'e ait eve doğru ... Mahallesi ...Sokak üzerinde seyir halindeyken sanık ...'ın sevk ve idaresinde olan ve içerisinde diğer sanık ...'nın bulunduğu 01... plaka sayılı doblo marka araç ile önlerinin kesildiği, sanıklar tarafından pompalı tüfek ile ateş edilerek maktul ...'ın olay yerinde maktul ...'in ise olay yerinden ters istikamete kaçarken sırtından vurularak kaldırıldığı hastanede ölmesi üzerine olayda, sanık ...’in sanık ...’nın fiiline yardım niteliğinde bir katkısı olmadığı kanaatiyle bu karşı oy yazısı yazılmıştır. Suçun icrasına iştirak etmekle birlikte, işlenişine bulunduğu katkının niteliği gereği kanuni tanımdaki fiili gerçekleştirmeyen diğer suç ortaklarına şerik denilmekte olup, TCK’da şeriklik, azmettirme ve yardım etme olarak iki farklı şekilde düzenlenmiştir. Buna göre, kanuni tanımdaki fiili gerçekleştirmeyen veya özel faillik vasfını taşımadığı için fail olamayan bir suç ortağı, gerçekleşen fiilden TCK’nın 40. maddesinde düzenlenen bağlılık kuralı uyarınca sorumlu olmaktadır. Şerikliğin bir şekli de yardım etmedir. Bir suçun işlenişine yardım niteliğindeki fiillerle katılanlar, bu iştirakleri nedeniyle yardım eden olarak sorumlu tutulacaklardır. Yardım eden, hareketleriyle failin suç tipini gerçekleştirmesini teşvik etmekte ve kolaylaştırmaktadır. Faillik ve azmettirme olarak nitelendirilmeyen her türlü katkı, yardım etme kapsamında değerlendirilebilir. Yardım etme, yardım edenin suç tipinin icrası üzerinde bizzat hâkimiyet kurmaması yönüyle faillikten ayrılmaktadır. Bu şeriklik türünün ilk şartını, yardım niteliğindeki hareketlerin gerçekleştirilmesi oluşturmaktadır. Suç tipinin gerçekleştirilmesini mümkün kılan, kolaylaştıran, yoğunlaştıran veya garantileyen fiiller yardım niteliğindeki katkıyı belirtir. Kanun koyucu yardım şekillerini, TCK’nın 39. maddesinin 2. fıkrasında göstermiştir. Bir suçun işlenişine gerçekleştirilebilecek maddi yardımlar; “suçun işlenmesinde kullanılan araçları sağlamak” ve “suçun işlenmesinden önce veya işlenmesi sırasında yardımda bulunarak icrasını kolaylaştırmak”tan ibarettir. Manevi yardım şekilleri ise; “suç işlemeye teşvik etmek” ve “suç işleme kararını kuvvetlendirmek”, “fiilin işlenmesinden sonra yardımda bulunacağını vaat etmek” ve “suçun nasıl işleneceği hususunda yol göstermek”ten oluşmaktadır. Suçun işlenmesinden önce veya işlenmesi sırasında yardımda bulunarak icrasını kolaylaştırmak, yardımın maddi şeklini oluşturmaktadır. Suçun işlenmesini kolaylaştıran ancak niteliği itibarıyla müşterek failliği oluşturmayan her türlü katkı bu kapsamda değerlendirilmelidir. Bir suçun işlenişine, yukarıda ifade edilen nitelikteki farklı şekillerde yardım mahiyetindeki hareketlerle katılmak mümkündür. Asıl fail tarafından kasten ve hukuka aykırı bir şekilde işlenen ve en azından teşebbüs aşamasına varmış bir fiilin varlığı yardım edenin sorumluluğu için gerekli ve yeterlidir. Yardımda bulunmanın kasten gerçekleştirilmesi yardım eden olarak bir suça katılımın diğer şartını oluşturmaktadır. Yani kişinin suçun işlenişine yardım eden olarak katılmaktan dolayı cezalandırılabilmesi kasten hareket etmesine bağlıdır. Sorumluluğun doğumu bakımından, şerikliğin diğer türü olan azmettirmedeki gibi olası kast yeterlidir. İştirakte söz konusu olan isteme, belli bir suçun işlenmesini istemedir. Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 20.02.2020 tarihli ve 145 - 116 sayılı kararında belirtildiği üzere; bir suçta iştirakin varlığını kabul edebilmek için iştirak iradesi, birden fazla suça katılan tarafından yapılan birden fazla hareketin bulunması, suçun icra hareketlerine başlanmış olması ve illiyet bağının varlığı gereklidir. İştirak iradesi, suça katılanların birbirinden ayrı hareketlerini bir bütün hâline getiren, onları bağlayan manevi bağdır. İştirak iradesinin varlığı için belli bir suçun gerçekleştirileceğinin bilinmesi ve istenmesinin yanında, suça katılanın da kendi davranışı ile diğerlerinin davranışına katkıda bulunmak bilinç ve iradesinin de olması gerekir. İştirak iradesinde önemli olan ve suça katılanlarca bilinip istenen husus suç değil, suçta işbirliğidir. İştirak iradesinin oluşma zamanı, suçtan önce ya da suç işlenirken olmalıdır. Suç işlendikten sonra iştirak iradesinden bahsedilemez. Bu nedenle yardım eden konumundaki şerik, asıl fail tarafından işlenen fiile TCK’nın 39. maddesinde yazılı maddi veya manevi surette katkı sağladığı açık olan bir söylemi veya eylemi bulunması hâlinde cezalandırılabilecektir. Ancak şeriğin en geç asıl failin suçu işlediği (ve bu andan sonrasına ilişkin vaadi de dâhil olmak üzere) ana kadar sergileyebileceği “katkı” mahiyetindeki bu davranışların; TCK’nın 40. maddesi uyarınca asıl failin eylemi ile bağlantısının kurulabilmesi ve cezalandırılabilmesi için “nedensellik bağı”nın bulunması gerekmektedir. Asıl failin eylemine nedensellik içeren katkıyla kastedilen; şeriğin asıl failin suça konu eylemine yaptığı katkı nedeniyle, suçun asıl fail tarafından aynı şekilde, aynı sürede, daha kolay, zahmetsiz veya akim kalmayacağı garantisiyle daha rahat işlenebilmesi sonucunun doğması; şeriğin iştirake konu davranışı olmasaydı da netice aynı şekilde ve aynı zamanda, aynı şartlarda gerçekleşemezdi denilebilmesi; başka bir anlatımla yardım eden şeriğin eyleminin asıl failin eylemine doğrudan veya dolaylı bir şekilde fayda sağlamasıdır. Ayrıca, yardım eden konumundaki şeriğin iştirake konu olan eyleminin, kendisinden kaynaklı icrai veya ihmali bir hareket olması, ayrıca bu hareketi asıl failin suça konu eylemine katkı oluşturduğunu bilerek gerçekleştirmesi (iştirak iradesi) de gerekir. Dolayısıyla kişinin, failin bir suç işleyeceğini bilmesi ve olay anında yanında bulunması, iştirak iradesine katıldığı anlamına gelmez. Bu bağlamda, her ne kadar Mahkeme sanık ...’i, “sanık ...'ın aracında av tüfeği olduğunu bildiği, bu halde dahi sanık ile aynı araçta bulunduğu, sanık ...'ın maktullere yönelik silahlı eylemlerini gerçekleştirdiği sırada sanık ...'ın engel olmadığı, olaydan sonra sanık ... ile olay yerinden kaçtığı hususları birlikte ele alındığında sanık ...'in kolaylaştırıcı, destekleyici ve suçun oluşumu bakımından nedensel değer taşıyan hareketleri bakımından asli fail...'ın eylemlerine 5237 sayılı TCK'nın 39/1 maddesi kapsamında yardım eden sıfatı ile katıldığı” gerekçesiyle yardım eden olarak sorumlu tutulmuş ise de, 1. Olayın nedeni olan husumetin sanık ... ile maktul ... arasında sanık ...'ın ağabeyi ...ın maktul ...'ın kardeşi olan ...'nun oğlu... tarafından öldürülmesine dayanması, 2. Mahkemenin kabulüne göre olay öncesinin “sanık ... ile sanık ...'nın çatı işi yapmak amacıyla buluştukları, daha sonrada ...'ın petrolüne araba yıkamak için gittikleri, akabinde birlikte ...Ocakbaşında alkol alarak ... Kalesi civarına giderek birlikte alkol aldıkları, sanık ...'ın burada bulundukları sırada lavabo ihtiyacı için aracın dışına çıktığında sanık ...'nın aşamalarda alınan savunması da da belirttiği üzere aracın arka koltuğunda kısa pompalı av tüfeği gördüğünü, sanık ...'ın alkollü olması nedeniyle kendisine veya birine zarar verebileceğinden dolayı silahı boşaltarak kartuşlarını cebine sakladığını, sanık ... araca döndüğünde bu durumu fark edince kendisine kızıp tokat atarak cebine koyduğu kartuşları geri aldığını ve bu nedenle aralarında tartışma yaşandığını, yaşanan tartışmanın akabinde sanık ...'ın sanık ...'nın gönlünü almak için yemek ısmarlayacağını belirterek sanık ...'dan özür dilediği, akabinde sanıkların araç ile sahil yolundan seyrettikleri bu sırada maktul ...'in bakkalının orada maktuller ... ve ... ile karşılaştıkları, sanıkların tavuk almak amacıyla çarşı merkezine doğru gittikleri, tavuk almak için durduklarında kasabın kapalı olduğunu gördükleri, bu sırada yolun karşısında beyaz BMW marka aracıyla ...'ın geçtiği, sanık ...'ın sanık ...'e sinirli bir şekilde "bin arabaya" diye bağırdığı, sanık ...'nın araca bindikten sonra hızlı bir şekilde yola çıktığı, sanık ...'nın sanık ...'a hitaben " saçmalama, kendi kendine gelin güvey olma adam kendi kendine geziyor" diyerek sakinleştirmeye çalıştığı, yine sanık ...'nın aşamalarda aşamalarda alınan savunmaları ile sabit olduğu üzere sanık ...'ın sanık ...'ya hitaben "bunlar kafaya takmış beni öldürecekler" dediği, maktul ...'ın aracının dosya içerisinde beyanı alınan tanık ...'in evine doğru seyrettiği sırada sanık ...'ın aracı ile ... Mahallesine doğru yönelerek ...Sokak üzerinde seyrettiği, sanık ...'nın aşamalarda alınan savunmaları ile sabit olduğu üzere sanık ...'ın araç ile seyrederken ara sokağa girerek ... Mahallesi üzerinde maktul ...'e ait aracı gördükleri sırada maktullerin içerisinde bulunduğu aracın önünde durdukları,” şeklinde gerçekleşmesi karşısında sanık ... ve ...’in olay yerine kasten öldürme suçunu işlemek amacıyla geldiklerinin kabulünün mümkün olmaması, 3. Olay mahallinde ... ile yapılan sözlü mülakatta ... Mahallesi ...Sokak üzerine araç ile geldiklerinde araçlarının önünde yüzleri maskeli 2 şahsın indiği şeklindeki beyanın ispatlanamadığı ve bu beyanın mahkemece kabul edilmediği, 4. Aracın sürücüsünün suçun faili olan... olması ve karşıdaki aracı önünde görmesi üzerine kendi inisiyatifle aracı diğer aracın önüne kırması, 5. Mahkemenin kabulüne göre suçun iki aracın karşılaşması sonucu ani gelişen bir olay neticesinde işlenmiş olması, 6. Olayda tek silah kullanılmış olması ve bu silahı kullananın... olduğu konusunda bir tartışma olmaması, Hususları dikkate alındığında sanık ...’ın ani bir kastla yanında bulunan silahla işlediği suçlar yönünden, sanık ...’in araçta av tüfeği olduğunu bilmesi, ... ile aynı araçta bulunması, silahlı eylemlerini gerçekleştirdiği sırada sanık ...'e engel olmaması ve olaydan sonra sanık ... ile olay yerinden kaçmasının işlenen suçlara teşvik ve kolaylaştırma bakımından bir katkı sağlamadığı ve sanık ...’in sanık ...’ı fiiline TCK’nın 39. maddesinde yazılı maddi veya manevi surette katkı sağlayan bir söylemi veya eylemine dair delil bulunmadığı kanaatiyle sanık ...’in sanık ...’ın işlediği suçlara yardım eden sıfatıyla katıldığına karar veren sayın çoğunluğun görüşüne iştirak edilmemiştir.

Atıf: Yargıtay 1. Ceza Dairesi, E. 2024/4622, K. 2026/3352, T. 28.04.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-1-ceza-dairesi-2024-4622-e-2026-3352-k-b6595dc8af35