Yargıtay · 1. Ceza Dairesi

Yargıtay 1. Ceza Dairesi 2023/2119 E. 2024/3367 K. – Kasten Yaralama

Konu: Kasten Yaralama

Mahkeme
Yargıtay
Daire
1. Ceza Dairesi
Esas No
2023/2119
Karar No
2024/3367
Karar Tarihi
Konu
Kasten Yaralama

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2022/234 E., 2022/1143 K. SUÇ : Kasten yaralama HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma İlk Derece Mahkemesince verilen hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir. Sanıklar müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, 7079 sayılı Kanun’un 94. maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 299/1. maddesi gereği reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. Muş 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 22.11.2021 tarihli ve 2021/141 Esas, 2021/298 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında kasten yaralama suçundan, ayrı ayrı 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 86/1, 86/3-e, 87/1-d ve 53. maddeleri uyarınca 6 yıl hapis cezası ile cezalandırılmalarına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir. 2. Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin, 22.03.2022 tarihli ve 2022/234 Esas, 2022/1143 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik sanıklar müdafiinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir. II. GEREKÇE Ayrıntıları, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun, 20.10.2009 tarihli ve 2009/1-85 Esas, 2009/242 Karar sayılı kararında açıklandığı üzere; iştirak hâlinde işlenen eylemin failleri olarak yargılanan sanıkların aşamalardaki savunmaları da dikkate alındığında, birinin savunmasının diğer sanık(lar) yönünden savunmada zaafiyet yarattığı, bu itibarla sanıklar arasında hukuksal menfaat uyuşmazlığı bulunduğu saptanmıştır. Buna göre, sanıkların savunmaları da ayrı müdafiler yerine aynı müdafi tarafından yapılması suretiyle 1136 sayılı Avukatlık Kanunu'nun, İşin reddi zorunluluğu başlıklı 38 inci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinde belirtilen; "Aynı işte menfaati zıt bir tarafa avukatlık etmiş veya mütalaa vermiş olursa," Şeklindeki düzenlemeye ve 5271 sayılı Kanun'un 152 nci maddesinin birinci fıkrasında yer verilen; "Yararları birbirine uygun olan birden fazla şüpheli veya sanığın savunması aynı müdafie verilebilir." Hükmüne aykırı davranıldığı belirlenmiştir. III. KARAR Başkaca yönleri incelenmeyen Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin, 22.03.2022 tarihli ve 2022/234 Esas, 2022/1143 Karar sayılı kararının, gerekçe bölümünde açıklanan nedenle, 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca Muş 2. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 09.05.2024 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 1. Ceza Dairesi, E. 2023/2119, K. 2024/3367, T. 09.05.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-1-ceza-dairesi-2023-2119-e-2024-3367-k-2b84ad48968c