Yargıtay · 1. Ceza Dairesi
Yargıtay 1. Ceza Dairesi 2022/13999 E. 2023/1370 K. – Kasten Yaralama
Konu: Kasten Yaralama
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 1. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2022/13999
- Karar No
- 2023/1370
- Karar Tarihi
- Konu
- Kasten Yaralama
MAHKEMESİ:Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Kasten yaralama HÜKÜM : Mahkûmiyet Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 ... maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 ... maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. Karabük 3. Asliye Ceza Mahkemesinin, 26.05.2016 tarihli ve 2015/660 Esas, 2016/384 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında katılana yönelik kasten yaralama suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 86 ncı maddesinin ikinci fıkrası, 29 uncu maddesinin birinci fıkrası ve 50 nci maddesinin birinci fıkrasının (f) bendi uyarınca hükmolunan 1 ay hapis cezasının kamuya yararlı bir işte çalıştırma seçenek yaptırımına çevrilmesine karar verilmiştir. 2. Karabük 3. Asliye Ceza Mahkemesinin, 26.05.2016 tarihli ve 2015/660 Esas, 2016/384 Karar sayılı kararının sanık müdafii tarafından temyizi üzerine Yargıtay (Birleşen) 3. Ceza Dairesinin 12.11.2020 tarihli ve 2020/11765 Esas, 2020/16320 Karar sayılı kararıyla; ''a)Basit yargılama usulünün tartışılması, b)Hakaret sebebiyle uygulanan haksız tahrik hükmünün alt sınırdan (1/4) oranında tatbikinin gerektiğinin gözetilmemesi ..'' Nedenleriyle bozulmasına, 1412 sayılı Kanun'un 326 ncı maddesinin son cümlesi uyarınca ceza miktarı açısından sanığın kazanılmış hakkının dikkate alınmasına karar verilmiştir. 3. Karabük 3. Asliye Ceza Mahkemesinin, 12.11.2021 tarihli ve 2021/422 Esas, 2021/535 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında katılana yönelik kasten yaralama suçundan, 5237 sayılı Kanununun 86 ncı maddesinin ikinci fıkrası, 29 uncu maddesinin birinci fıkrası, 5271 sayılı Kanun'un 309 uncu maddesinin üçüncü ve dördüncü fıkraları, 50 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi, 52 nci maddesinin ikinci ve dördüncü fıkraları uyarınca 1 ay hapis cezasının günlüğü 20 TL den 600 TL adli para cezasına çevrilmesine ve taksitlendirmeye karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık müdafiinin temyiz sebepleri; mahkumiyete yeterli delil bulunmadığına, lehe olan hükümlerin uygulanması gerektiğine, vesaire ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR 1.Önceye dayalı anlaşmazlıktan çıkan tartışmada, katılanın kendisine hakaret etmesine sinirlenen sanığın iteklemek suretiyle yere düşürdüğü katılanı basit tıbbi müdahale ile giderilebilecek şekilde yaraladığı anlaşılmıştır. 2.Katılan aşamalarda benzer beyanlarda bulunmuş, sanık suçlamayı kabul etmemiş, tanığın beyanı tespit edilerek dava dosyasına eklenmiş, sanığın eylemi neticesinde katılanda meydana gelen yaralanmaya ilişkin olarak Karabük Devlet Hastanesince tanzim olunan 10.06.2015 tarihli raporda, ''..sağ el bileği iç yüzde laserasyon, sağ yüz yarısında tırnak izi mevcut olup basit tıbbi müdahale ile iyileşir nitelikte olduğu.." tespitine yer verilmiştir. 3. Mahkemece, Hukukî Süreç başlığı altında (2) numaralı paragrafta ayrıntılarına yer verilen Yargıtay bozma ilâmına uyulmasına karar verildiği ancak gereklerinin kısmen yerine getirilmediği belirlenmiştir. IV. GEREKÇE A. Sübut Yönünden Katılanın aşamalarda değişmeyen beyanlarını destekleyen Olay ve Olgular başlığı altında (2) numaralı paragrafta belirtilen adlî raporun içeriğine göre sanığın üzerine atılı suç sabit olduğundan hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır. B. Lehe Hükümler Yönünden Mahkemece mükerrir olan sanık hakkında hükmolunan kısa süreli hapis cezasının kazanılmış hak ilkesi gerekçe gösterilerek adli para cezasına çevrildiği anlaşılmakla, diğer lehe hükümlerin uygulanmamasında bir isabetsizlik görülmediğinden, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır. C. Kazanılmış Hak Yönünden 1. Mahalli mahkemenin 26.05.2016 tarihli tarihli kararının yalnızca sanık müdafii tarafından temyiz edildiği ve Yargıtay (Birleşen) 3. Ceza Dairesinin, 12.11.2020 tarihli ve 2020/11765 Esas, 2020/16320 Karar sayılı ilamı ile ceza türü ve miktarı bakımından sanığın kazanılmış hakkı saklı tutularak bozulması karşısında; bozmadan önceki hükümde sanık hakkında hükmolunan 1 ay hapis cezasının 5237 sayılı Kanun'un 50 nci maddesinin birinci fıkrasının (f) bendi uyarınca gönüllülük esasına göre kamuya yararlı bir işte çalıştırma seçenek yaptırımına çevrilmesine karar verildiği halde, bozmadan sonraki hükümde 5237 sayılı Kanunu'nun 58 ... maddesinin üçüncü fıkrasına aykırı olacak şekilde hapis cezasının adli para cezasına çevrilmesi suretiyle 1412 sayılı Kanun'un 326 ncı maddesinin son cümlesine aykırı davranılması, hukuka aykırı bulunmuştur. 2. Kazanılmış hak ilkesinin uygulaması sırasında, ''1412 sayılı Kanun'un 326 ncı maddesinin (son) cümlesi'' olan uygulama maddesinin, ''Ceza Muhakemesi Kanun'un 309/3-4 üncü maddeleri'' olarak hatalı gösterilmesi, hukuka aykırı bulunmuştur. D. Vesair Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfının doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri reddedilmiştir. V. KARAR Gerekçe bölümünde (C-1.-2.) bentlerinde açıklanan nedenlerle sanık müdafiinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden, Karabük 3. Asliye Ceza Mahkemesinin, 12.11.2021 tarihli ve 2021/422 Esas, 2021/535 Karar sayılı kararının sanığın kazanılmış hakkının gözetilmemesi ve uygulama maddesinin hatalı gösterilmesi yönlerinden, 1412 sayılı Kanun’un 321 ... maddesi uyarınca, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 28.03.2023 tarihinde karar verildi.