Yargıtay · 1. Ceza Dairesi

Yargıtay 1. Ceza Dairesi 2013/2407 E. 2013/4754 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
1. Ceza Dairesi
Esas No
2013/2407
Karar No
2013/4754
Karar Tarihi

(KANUN YARARINA BOZMA İSTEMİ) Kasten adam öldürmeye teşebbüs ve ruhsatsız silah bulundurma suçlarından sanık ...'nin 765 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 448, 62, 463, 55/3, 59 (iki kez); 6136 sayılı Ateşli Silahlar ve Bıçaklar ile Diğer Aletler Hakkında Kanun'un 13/1; 5237 sayılı TCK.nun 31/3, 62, maddeleri gereğince 4 yıl 5 ay 10 gün hapis (iki kez); 5 ay hapis ve 183,00 Türk Lirası adli para cezası ile cezalandırılmasına dair Bakırköy 14. Ağır Ceza Mahkemesi'nin 02/06/2011 tarihli ve 2008/256 Esas, 2011/263 sayılı kararının temyiz edilmeksizin 12/07/2011 tarihinde kesinleştiği, Dosya kapsamına göre; 1-Sanık ... hakkında kasten adam öldürmeye teşebbüs suçlarından kurulan hükümlere yönelik yapılan incelemede; suç tarihinin 14/01/2004 tarihi olduğu dikkate alındığında, 5237 sayılı Kanun'un 7/2, 765 sayılı Kanun'un 2/2 ve 5252 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun'un 9/3 maddesi gereğince 765 sayılı Kanun ve 5237 sayılı Kanun hükümlerinin karşılaştırılması neticesinde, 5237 sayılı Kanun'un 31/3 maddesinin 08/07/2005 tarihinde yürürlüğe giren 5377 sayılı Kanun'la değiştirilmeden önceki şeklinde indirim oranının ½ olduğu ve bu indirim oranının sanık lehine olduğu nazara alınarak cezasından ½ oranında indirim yapılması gerekirken, 1/3 oranında indirim yapılarak sonuç cezaların 4 yıl 5 ay 10 gün hapis cezası olarak belirlendiği ve bu yanlış hesaplamaya dayanılarak 5237 sayılı Kanun uygulaması sanık aleyhine kabul edilerek 765 sayılı Kanun'a göre hüküm kurulup sanık hakkında fazla ceza tayin edilmesinde; 2-Sanık ... hakkında ruhsatsız silah bulundurma suçundan kurulan hükme yönelik yapılan incelemede; sanık hakkında hükmolunan 5 ay kısa süreli hapis cezasının 5237 sayılı Kanun'un 50/3 maddesi gereğince 50/1 madde de belirtilen seçenek yaptırımlardan birine çevrilmesinde zorunluluk bulunmasına karşın seçenek yaptırıma çevrilmemesinde; İsabet bulunmadığı vurgusuyla; Yüksek Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğü'nün 05/04/2013 gün ve 24250 sayılı istemlerine dayanılarak, anılan kararın 5271 Sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 309. maddesi gereğince Kanun yararına bozulmasına ilişkin Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 07/05/2013 gün 2013/141762 sayılı tebliğnamesine bağlı dosya Dairemize gönderilmekle okundu, gereği konuşulup düşünüldü: TÜRK MİLLETİ ADINA I-Kanun Yararına Bozma İstemine İlişkin Uyuşmazlığın Kapsamı: Uyuşmazlık 14/01/2004 tarihinde gerçekleştirilen kasten adam öldürmeye teşebbüs suçundan dolayı ceza hükmü tesis edilirken 765 sayılı Kanun hükümleri ile 5237 sayılı Kanun hükümlerinden hangisinin uygulanmasının sanık lehine olduğunun tayini ve ayrıca sanık hakkında 6136 sayılı Yasaya muhalefet suçundan dolayı hükmolunan 5 ay hapis cezasının kısa süreli olduğu nazara alınarak 5237 sayılı Kanun'un 50/3 maddesi gereğince aynı Kanun'un 50/1 maddesinde belirtilen seçenek yaptırımlardan birisine çevrilmesinin zorunlu olup olmadığı hususlarında toplanmaktadır. II-Hukuksal Değerlendirme: 1-Bakırköy 14. Ağır Ceza Mahkemesi'nin 02/06/2011 tarihli ve 2008/256 Esas, 2011/263 sayılı kararının gerekçe kısmında 5252 sayılı Yasanın 9/3 maddesi uyarınca yapılan eski yasa-yeni yasa; lehe-aleyhe karşılaştırmasında 5237 sayılı Kanun'un 31/3 maddesinin 01/06/2005 ila 08/07/2005 tarihleri arasında yürürlükte bulunan ve 5377 sayılı Kanun'la değiştirilmeden önceki metinde yaş sebebiyle yapılacak indirim oranının 1/3 değil ½ olduğu gözetilmeden yapılan değerlendirme sonucu atılı eyleme karşılık gelen 765 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 448, 62, 463, 55/3, 59 maddelerinin uygulanmasının sanığın daha lehine olduğu kabulle yazılı şekilde hüküm kurulmuştur. Atılı eyleme karşılık gelen 5237 Sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 81. maddesinde müebbet hapis cezası, suça teşebbüs uygulamasını düzenleyen aynı Kanun'un 35. maddesinde ise 9 yıldan 15 yıla kadar hapis cezası öngörülmüştür. Teşebbüs uygulamasında TCK'nun 61. maddesi uyarınca mağdurlarda meydana gelen zarar ve tehlikenin ağırlığı birlikte değerlendirilerek alt ve üst sınırlar arasında makul bir ceza tayin edilmesi gerekmektedir. Somut olayda her iki mağdura ait adli raporlarda belirtilen yaralanmaların niteliği,meydana gelen zarar ve tehlikenin ağırlığı birlikte değerlendirildiğinde teşebbüsten dolayı hükmolunacak cezanın alt sınırdan uzaklaşılarak belirlenmesi gerekecektir. Dairemizin geçmişten beri süreklilik kazanan kararlarında bu hallerde tayin olunacak makul cezanın 12 yıl veya 13 yıl olması gerektiği yönündedir. Bahsedilen kriter nazara alındığında 5237 sayılı Kanun'un 31/3 maddesinin 01/06/2005 ile 08/07/2005 tarihleri arasında yürürlükte bulunan ve 5377 sayılı Kanun'la değiştirilmeden önceki metinde öngörülen yaş sebebiyle yapılacak indirim oranının ½ olduğu gözetilse dahi,sanık hakkında atılı eyleme karşılık gelen 5237 sayılı TCK.nun 81, 35, 31/3, 62/1 maddeleri ile hüküm kurulması halinde sonuç ceza asgari 5 yıl olacak ve bu durum sanık aleyhine sonuç doğuracaktır. Açıklanan sebeple yerel mahkemece kasten adam öldürmeye teşebbüs suçundan 765 sayılı Türk Ceza Kanunu hükümlerinin uygulanmasının daha lehe olduğu kabul edilerek kurulan hükümlerde ve tayin olunan cezada bir isabetsizlik görülmemiş, bu sebeple Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının tebliğnamesinde belirtilen "1" nolu kanun yararına bozma isteminin REDDİNE, karar vermek gerekmiştir. 2-Sanık hakkında 6136 Sayılı Ateşli Silahlar ve Bıçaklar ile Diğer Aletler Hakkında Kanun'a muhalefet suçundan kurulan hükümde 5 ay hapis cezasına hükmedilmiş olup, tayin olunan hapis cezası 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 49/2 maddesi uyarınca kısa sürelidir. 5237 Sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 50/1 maddesinde kısa süreli hapis cezasının çevrilebileceği seçenek yaptırımlar belirtilmiş olup aynı Kanun'un 50/3 maddesinde "...fiili işlediği tarihte onsekiz yaşını doldurmamış bulunanların mahkum edildiği bir yıl veya daha az süreli hapis cezası birinci fıkrada yazılı seçenek yaptırımlardan birine çevrilir." hükmüne yer verilmiştir. Sanık ... suç tarihi itibariyle 18 yaşından küçük olup, atılı suçtan dolayı tayin olunan hapis cezası ise kısa sürelidir.Sanık hakkında 6136 sayılı Yasaya muhalefet suçundan 5 ay hapis cezası tayin eden mahkemenin hükmolunan hapis cezasının kısa süreli olduğunu nazara alıp seçenek yaptırımlara çevirmesinde zorunluluk bulunduğunu gözetmeden verdiği karar 5237 sayılı TCK.nun 50/3 maddesine açıkça aykırıdır. Belirtilen sebeple Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'nın tebliğnamesinde belirtilen "2" nolu kanun yararına bozma isteminin yerinde olduğu gözetilerek sanık hakkında 6136 sayılı Yasaya muhalefet suçundan verilen kararın "kanun yararına" bozulmasına karar verilmesi gerekmiştir. III-SONUÇ VE KARAR: 1-Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'nın sanık hakkında kasten adam öldürmeye teşebbüs suçundan verilen kararın kanun yararına bozulmasına dair isteminin REDDİNE, 2-Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'nın sanık hakkında 6136 sayılı Yasaya muhalefet suçundan verilen kararın "kanun yararına" bozulmasına ilişkin isteminin KABULÜ ile, Bakırköy 14. Ağır Ceza Mahkemesi'nin 02/06/2011 tarih, 2008/256 Esas, 2011/263 sayılı kararının 5271 sayılı CMK.nun 309. maddesi uyarınca "kanun yararına" (BOZULMASINA), 3-Diğer işlemlerin yapılabilmesi için dosyanın mahalline gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'na (TEVDİİNE),11/07/2013 tarihinde oybirliği ile karar verildi.

Atıf: Yargıtay 1. Ceza Dairesi, E. 2013/2407, K. 2013/4754, T. 11.07.2013, www.arakarar.com/karar/yargitay-1-ceza-dairesi-2013-2407-e-2013-4754-k-a15a9fb03fd3