Yargıtay · 1. Ceza Dairesi
Yargıtay 1. Ceza Dairesi 2009/6862 E. 2013/2652 K. – Kasten Öldürmeye
Konu: Kasten Öldürmeye Teşebbüs, Kasten Yaralama, Hakaret, Tehdit
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 1. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2009/6862
- Karar No
- 2013/2652
- Karar Tarihi
- Konu
- Kasten Öldürmeye Teşebbüs, Kasten Yaralama, Hakaret, Tehdit
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SUÇ : Kasten öldürmeye teşebbüs, kasten yaralama, hakaret, tehdit, HÜKÜM : 1- Katılan-sanık ...; a-Katılan-sanık ...'a yönelik; TCK 81, 35/2, 29, 62. Maddelerince 3 yıl 1 ay 15 gün hapis cezası, b- Katılan-sanık ...'a yönelik; TCK 86/1, 86/3-e, 87/3, 62. Maddelerince 20 ay hapis cezası, 2- Katılan-sanık ...; a-Kasten yaralama ve hakaret suçlarından CMK 223/2-e maddesi uyarınca sanığın ayrı ayrı beraatine b- Katılan-sanık ...; TCK 106/1-1, 29, 62, 50 ,51. Maddelerince 740 YTL adli para cezası, 3- Katılan-sanık ...; a-Tehdit suçundan CMK 223/2-e maddesi uyarınca beraatine b- Katılan-sanık ...'a yönelik; TCK 125/1, 125/4, 62, 52. Maddelerince 1.740 YTL adli para cezası, c- Katılan-sanık ...'a yönelik; TCK 86/2, 62, 52. Maddelerince 660 YTL adli para cezası, TÜRK MİLLETİ ADINA 1) Sanık ...'un mağdur ...'i tehdit, sanık ...'ın mağdur ...'i yaralamaya teşebbüs ve hakaret suçlarından verilen para cezalarına ilişkin mahkumiyet kararları 5219 sayılı Kanunla değişik CMUK.nun 305/1. Maddesi uyarınca kesin nitelikte olup, temyizi mümkün olmadığından, bu suçlara yönelik temyiz taleplerinin CMUK.nun 317. Maddesi uyarınca reddine karar verilmiştir. 2) Hükümde yer alan ve Cumhuriyet Savcısının mütalaasına uygun karar verildiğine ilişkin olan hatalı yazım, mahallinde düzeltilebilir nitelikte maddi hata olarak kabul edilmiştir. 3) Toplanan deliller karar yerinde incelenip, sanık ...'in mağdur ...'ı öldürmeye teşebbüs, mağdur ...'u silahla yaralama suçlarının sübutu kabul, oluşa ve soruşturma sonuçlarına uygun şekilde suçların niteliği tayin, öldürmeye teşebbüs suçunda tahrik ve takdire, silahla yaralama suçunda takdire ilişen cezayı azaltıcı sebeplerin nitelik ve derecesi takdir kılınmış, savunması inandırıcı gerekçelerle reddedilmiş, sanık ... hakkında mağdur ...'i kasten yaralama ve ona karşı hakaret ile sanık ... hakkında mağdur ...'i tehdit suçlarından elde edilen delillerin mahkumiyete yeter nitelik ve derecede olmadığı kabul edilmiş, incelenen dosyaya göre verilen hükümlerde eleştiri ve bozma nedenleri dışında isabetsizlik görülmemiş olduğundan, sanık ... müdafiinin, yasal savunmaya, suç niteliğine, katılan ...'un suç niteliğine, Cumhuriyet Savcısının öldürmeye teşebbüs suçunda suç niteliğine yönelen ve yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, A) Sanık ...'in mağdur ...'u silahla yaralama suçundan kurulan hükümde TCK'nun 62.maddesi ile yapılan indirim sonucu sonuç cezanın 1 yıl 8 ay hapis cezası yerine 20 ay hapis cezası olarak belirlenmesi yasaya aykırı ise de, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden CMUK'nun 322.maddesi uyarınca hüküm fıkrasının ilgili bölümündeki "20 ay hapis cezası "ibaresinin çıkartılarak yerine" 1 yıl 8 ay hapis cezası" olarak belirlenmesi suretiyle (DÜZELTİLEN), hükmün tebliğnamedeki düşünce gibi (ONANMASINA), üye ...'ın sanığın eyleminin TCK'nun 25.maddesi kapsamında kaldığı yönündeki karşı oyu ile oyçokluğuyla, a) Sanık ... hakkında mağdur ...'ı öldürmeye teşebbüs suçundan kurulan hükmün incelenmesinde; Sanığın bıçakla mağdur ...'ın batın ve sol gluteal bölgesine toplam dört bıçak darbesi vurduğu, darbelerden bir tanesinin batına nafiz olup mide yaralanmasına ve yaşamsal tehlike geçirmesine neden olduğu olayda; teşebbüs nedeniyle 9-15 yıl arasında ceza öngören 5237 sayılı TCK.nun 35. maddesinin uygulanması sırasında, meydana gelen zarar ve tehlikenin ağırlığına göre alt ve üst sınırlar arasında makul bir ceza yerine 15 yıl hapis cezasına hükmedilerek fazla ceza tayini, b) Sanık ... hakkında mağdur ...'i yaralama ve hakaret, sanık ... hakkında mağdur ...'i tehdit suçlarından kurulan beraat hükümleri yönünden; Oluşa ve dosya içeriğine göre; sarhoş olan sanık ...'ın mağdur ...'in işletmekte olduğu dükkana gelerek bira istediği, biraları aldıktan sonra parasını vermeyeceğini söylediği, bu nedenle aralarında çıkan tartışmada sanık ...'ın tekme ve yumruklayarak ona tüp fırlattığı, bu sırada dükkana gelen ve kavgayı gören sanık ...'un mağdur ...'te sinkaflı sözlerle küfrettiği ve dükkanda bulunan küçük tüpü ona atmaya çalıştığı, bu sırada ...'in tabanca ile iki el ateş ederek ...'u sol diz ekleminden iki isabetle yaraladığı, ... ve ...'un ...'i ölümle tehdit ettikleri olayda; sanık ...'un ...'i yaralamaya teşebbüs, hakaret, sanık ...'ın da ...'i tehdit suçunu işledikleri anlaşıldığı halde, sanıkların atılı suçlardan cezalandırılmaları yerine beraatlerine karar verilmesi, Yasaya aykırı olup, katılan sanık ... müdafii ile Cumhuriyet Savcısının temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görüldüğünden, hükümlerin bu itibarla (BOZULMASINA), Üye ...'ün sanık ...'in ...'a karşı eyleminin TCK'nun 27/2. maddesi kapsamında kaldığına, Üye ...'ın ise aynı eylemin TCK'nun 25.maddesi kapsamında değerlendirilmesi gerektiği ve sanık ...'ın kendisinden biraların ücretini isteyen ...'e ücreti ödemeyerek "benden kimse bunların parasını alamaz" şeklinde hitap etmesinden ibaret eyleminin ayrıca "yağmaya teşebbüs" suçunu oluşturacağına yönelen karşı oyları ile ve bu hükümler yönünden oyçokluğu, diğer hükümler yönünden ise oybirliği ile CMUK'nun 321.maddesi uyarınca tebliğnamedeki düşünceye aykırı olarak (BOZULMASINA), 27/03/2013 gününde karar verildi. KARŞI OY Hukuka uygunluk nedenlerinden olan meşru savunma 25.... maddenin birinci fıkrasında düzenlenmiştir. Meşru savunma, failin kendisi veya bir başkasının hakkına yönelik saldırıyı, bu saldırı ile oranlı biçimde uzaklaştırmasıdır. Saldırıyla karşılaşan kişi, doğal olarak kendisini koruyacaktır. Bir savunmanın meşru sayılabilmesi için öncelikle bir saldırı ve buna karşı bir savunma olmalıdır. A) Saldırıya ilişkin koşullar: a) Haksız bir saldırı olmalıdır. Saldırı gerçekleşmiş olabileceği gibi henüz başlamamış fakat başlaması muhakkak olan, başladığı takdirde savunmayı olanaksız kılacak veya çok güç hale getirecek nitelikte de olabilir. Saldırıya uğrayan kişinin saldırıya sebep olması halinde, olaysal olarak meşru savunmanın varlığı tartışılmalıdır. b) Saldırı bir hakka yönelmiş olmalıdır. Saldırı vücut bütünlüğüne, sağlığa, cinsel dokunulmazlığa, kişisel özgürlüğe, kişi güvenliğine, şeref ve onur duygularına, mal varlığına yönelik olabilir. 765 sayılı yasadan farklı olarak “...bir hakka yönelik...” denilerek yargısal kararlar doğrultusunda meşru savunmanın kapsamı genişletilmiştir. c) Saldırı ile savunma eş zamanlı olmalıdır. Saldırının varlığı halinde savunmada bulunulmalıdır. Saldırı ile savunma aynı anda olmalıdır. B) Savunmaya ilişkin koşullar: a) Savunma zorunlu olmalıdır. Saldırıya uğrayan failin kaçma yükümlülüğü bulunmamaktadır. b) Saldırı ile savunma arasında bir oran bulunmalıdır. Bu oran saldırıya uğrayan hakkın konusu ve kullanılan araçlara göre hakim tarafından belirlenmelidir. Demir çubuğa karşı bıçak, bıçağa karşı tabanca kullanılabilir. Bıçak çeken saldırgana karşı tabanca ile havaya ateş etmek suretiyle savunulmuş bulunulabilir. Eğer saldırgan durdurulamamış ve saldırısına devam ediyorsa yere doğru, etkili olmadığında ayaklarına doğru ateş edilerek saldırı önlenebilir. Saldırıya uğrayanın ruhsal durumu, olayın vuku bulduğu yer ve saati, ayrıca saldırıda bulunan ile savunanın yaşları, boy ve kiloları ile güçleri nazara alınmalıdır. Bu nedenle saldırı ve savunma arasında oran olup olmadığı olaysal olarak tespit edilmelidir. Tüm bu nedenlerle somut olayın incelenmesinde; Gece vakti saat 22.00 sularında dükkanında tek başına bekleyen ve olay tarihinde ellidört (54) yaşında olan katılan sanık ...'in bulunduğu dükkana sarhoş halde önden sanık ... (31 yaşında) arkadan sanık ... (38 yaşında) olduğu halde geldikleri, ...'ın alkolün de etkisi ile “2 bira versene lan” şeklinde konuşup aldığı biraların parasını vermeyeceğini söylediği, ...'in gündüz vakti “70'lik rakı” almaları nedeniyle kendisinde para olduğunu bildiğini söyleyip para vermeyecekse biraları bırakmasını istediği, bunun üzerine sanık ...'ın tezgahın arkasında bulunan ...'e doğru bira şişelerini fırlattığı ancak ...'in eğilmesi ile isabet etmeyen bira şişelerinin raflara çarpıp patladığı, bilahare yaş olarak ... olan sanık ...'ın dükkanda bulunan piknik tüpünü de ...'e doğru fırlattığı, yine ...'e isabet etmeyen piknik tüpünün dükkanı savaş alanına çevirdiği, hemen arkadan gelen diğer sanık ...'un da ...'ın yanında yer alarak piknik tüpünü ...'e fırlattığı, ...'e göre oldukça ... olan sanıkların sarhoşluğunun bedava bira almay çalışmalarına mazeret olamıyacağı gibi eylemin bu aşamaya kadar ki kısmının gaspa teşebbüs olarak nitelendirilmesi gerektiği, sanıklar ... ve ...'ın ...'i yumruklayıp tekmeledikleri, ...'in önce tost yapmada kullandığı ekmek bıçağını eline alarak ...'a iki defa savurmak suretiyle yaraladığı,ancak sanıkların gençliğin, iki kişi olmanın ve sarhoşluğun verdiği cesaretle ...'i ölümle tehdit ederek saldırıyı sürdürdükleri sırada sanığın daha öncede benzer olaylar yaşanması nedeniyle işyeri bulundurma ruhsatlı olarak aldığı ve çekmecede bulunan tabancasını çekerek ...'un ayaklarına doğru sıktığı, ...'un sol dizinden kemik kırığı olacak şekilde yaralandığı, olayın aniden başlayıp bittiği, eylemin ...'e ait dükkanın içinde gerçekleştiği, sanık ...'in olay yerine sonradan geldiği, olaya katılmadığı bu hususun mahkemece de kabul edilerek sanık ...'in tüm suçlardan beraatine karar verildiği; Sanık ...'in gece vakti kendi işyerinde çocukları olabilecek yaşta iki gencin kendisine yönelik haksız saldırısını o andaki hal ve koşullara göre saldırı ile orantılı biçimde defetmek zarureti ile hareket ettiğinin kabulü gerektiği bu nedenle TCK 25/1 madde uyarınca meşru savunma nedeniyle beraatine karar verilmesi gerekirken mahkumiyete yönelik sayın çoğunluğun görüşüne katılmıyorum. Yukarıda belirtilen gerekçelerle katılan sanık ...'in katılan sanık ...'a karşı eylemini, kendisine yönelik haksız saldırıyı, mazur görülebilecek heyecan, korku ve telaşla defetme düşüncesiyle hareket ettiğinin kabulü gerektiği, bu nedenle TCK 27/2 madde uyarınca beraatine karar verilmesi gerekirken mahkumiyete yönelik sayın çoğunluğun görüşüne katılmıyorum.