İlk Derece Mahkemesi · Trabzon Asliye Ticaret Mahkemesi
Trabzon Asliye Ticaret Mahkemesi 2022/464 E. 2023/597 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- Trabzon Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2022/464
- Karar No
- 2023/597
- Karar Tarihi
DAVA : Tazminat DAVA TARİHİ : 22/07/2022 KARAR TARİHİ : 31/10/2023 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 20/11/2023 Mahkememizde görülmekte olan Tazminat davasının yapılan açık yargılaması sonunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ : İSTEM : Davacı vekili tarafından mahkememize sunulan 22/07/2022 havale tarihli dava dilekçesinde özetle; Müvekkilin şahsına ait ... adlı işletmesi, 26.04.2021 düzenleme tarihli alıcısı ... Ortaklığı olan 30.000,32 TL bedelli ürünü 26.04.2021 tarihinde davalının Arsin, TRABZON'da bulunan şubesine kargolanmak üzere teslim etmiştir. Emtia transfer merkezinden çıkmasına rağmen yaklaşık 2 gün sonra kargolanma işlemleri firmaca durdurulmuştur. Firma yetkilileri ile iletişime geçildiğinde ürünün kaybolduğu bildirilmiştir. Taşıyıcı davalı eşyanın teslim alınmasından itibaren doğan tüm zararlardan sorumlu olduğundan kargo içerisinde bulunan bedelin tazmini için işbu davayı açma zorunluluğu doğmuştur. Ekteki faturadan da anlaşılacağı üzere dava konusu kargo içeriğinde bulunan ürün CNC Menteşeli Duşkabin olup değeri 30.000,32 TL'dir. (EK-1) Koli içerisindeki füme moka işlemeli menteşeli duşkabin ürününe ilişkin ayrıntılı bilgiler sunacağımız deliller ve tanık anlatımlarıyla sabit olacaktır. TTK m.875 ''Taşıyıcı, eşyanın taşınmak üzere teslim alınmasından teslim edilmesine kadar geçecek süre içinde, eşyanın zıyaından, hasarından veya teslimindeki gecikmeden doğan zararlardan sorumludur. '' hükmü uyarınca kayba uğrayan kargo nedeniyle meydana gelen 30.000,32 TL tutarındaki zararın tazmin edilmesi gerekmektedir. Gönderi numarası ... olup tahmini teslim tarihi 28.04.2021 olarak belirlenmiş ardından tahmini teslimat tarihi ise 08.05.2021 olarak güncellenmiştir. Kargo takibinde halihazırda son işlem tarihi olan 26.04.2021 tarihinden beri yolda olduğu yazılıdır. Gönderi sorgu ekranları ekte sunulmuştur. (EK-2) Taşıma, irsaliye faturalarının davalıdan celbi gerekmektedir. Müvekkil ve ... isimli işletmesi davalı yanın kusuru nedeni ile mağdur olmuş, müşterisine de karşı son derece mağdur olarak ticari itibarı zedelenmiştir. Davalı firma personeli tarafından kargo içeriğinin kaybedildiği / zayi olduğundan davalının yasal yükümlülükleri yerine getirmediği, kusurlu olduğu aşikardır. Müvekkil davalıya kaybedilen ürün bedeli olan 30.000,32 TL'nin tazmini için 31.08.2021 tarihli ihtarname göndermiş, başvuruya olumlu veya olumsuz hiçbir dönüş yapılmamıştır. Ardından yasal alacağının ödenmesi için yapılan Arabuluculuk Görüşmesi sonuçsuz kalmıştır. İhtarname ile arabuluculuk anlaşmazlık tutanağı ekte sunulmuştur. Bu nedenlerle, davamızın kabulü ile, 26.04.2021 tarihinde davalı şubesine teslim edilen CNC Menteşeli Duşkabin ürünün ziyaı nedeniyle meydana gelen 30.000,32 TL'lik MADDİ TAZMİNATIN davalı taraftan olay tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davacı vekili dava dilekçesi ekinde delillerini ibraz etmiştir. Duruşmalara katılan davacı vekili dava dilekçesini tekrarla davasının kabulüne karar verilmesini talep etmiştir. SAVUNMA : Dava dilekçesi ve ilk tensip zaptı davalıya usulüne uygun tebliğ olunmuştur. Davalı vekili tarafından mahkememize sunulan 19/08/2022 havale tarihli cevap dilekçesinde özetle; Davacı, 26.04.2021 tarihinde müvekkil şirketin Trabzon Arsin Şubesine teslim edilen kargo paketinin alıcısına teslim edilmediği, kargonun kaybolduğu iddiasıyla dava dilekçesinde kargo içeriği olarak beyan edilen CNC Menteşeli Duşkabin bedelinin tazminini talep etmiştir. Müvekkil şirket aleyhine açılan bu haksız davayı kabul etmemekle birlikte davaya karşı cevaplarımız işbu dilekçe ile sunulmaktadır. Davacının talepleri için zamanaşımı definde bulunmaktayız. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 855. Maddesinde "Bu Kitap hükümlerine tabi taşımalarda, yolcunun bir kaza sonucu ölmesi veya bedensel bütünlüğü zedeleyen bir zarara uğraması hâlinde istem hakları on yılda; diğer zararlarda ise bir yılda zamanaşımına uğrar. Bu Kitap hükümlerine tabi taşımalarda, yolcunun bir kaza sonucu ölmesi veya bedensel bütünlüğü zedeleyen bir zarara uğraması hâlinde istem hakları on yılda; diğer zararlarda ise bir yılda zamanaşımına uğrar." denilerek eşyanın zıyaı halinde talep edilebilecek hakların 1 yıllık zamanaşımına tabi olduğuna hükmedilmiştir. Davacı vekili dilekçesinde kaybolan eşyanın fatura bedelinin 30.000,32-TL olduğunu iddia etmiş bu bedelin ticari avans faizi ile davalıdan alınarak davacıya ödenmesini talep etmiştir. Karayolu Taşıma Kanunu'nun "Göndericinin Sorumluluğu" başlıklı 8.maddesi uyarınca; gönderen, eşyanın varış noktası, cinsi, miktarı ve nitelikleri ile diğer önemli bilgileri tam ve doğru olarak taşımacıya bildirmek zorundadır. Davacı taşınacak eşyayı paket içerisinde taşıyıcı müvekkil şirkete teslim etmiş, kargonun içeriği veya eşyanın değeri hakkında herhangi bir beyanda bulunmamıştır. Nitekim taşıma irsaliyesinde de görüleceği üzere gönderi yalnızca 'paket' olarak kayda alınmıştır. Gönderici, gönderinin içeriğinin ne olduğunu beyan etmek ve buna ilişkin belgeleri taşıyıcıya teslim etmekle mükelleftir. Bunları beyan etmemesi durumunda gönderici, gönderinin içeriğini ispatla yükümlüdür. Somut olayda davacı, taşınan paket içerisinde CNC Menteşeli Duşkabin bulunduğunu ispat etmek zorundadır. Taşıma senedinin bulunmadığı hallerde, taşınacak olan eşyanın taşıyana teslim edildiğini ispat yükü gönderende olduğu gibi, koli/ambalaj içerisindeki eşyanın niteliği ve miktarının da gönderen tarafından ispatı gerekir. Bu sebeple, öncelikle, davacının kaybolduğunu ileri sürdüğü paketin içerisindeki materyallerin ne olduğunu, zararın varlık ve miktarını ispat etmesi gerekmektedir. Kargo içerisinde taşınan eşyaların niteliği ispata muhtaç olduğu gibi ispatlandığı halde bu eşyaların gerçek değerinin de ortaya konulması ve gerçek zararın ispatlanması gerekmektedir. Bu nedenlerle, müvekkil şirket aleyhine açılmış bulunan işbu davanın reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesi talep etmiştir. DELİLLER VE DEĞERLENDİRİLMESİ: ... Şubesi’nin cevabi yazıları ile mahkememizce istenilen bilgi ve belgelerin gönderildiği anlaşılmıştır. Bilirkişiler ..., ... ve ... tarafından tanzim edilen 13/06/2023 havale tarihli bilirkişi raporunda özetle; Taşıma sözleşmesi kapsamında taşınması üstlenilen kargoya ilişkin taraflarca kararlaştırılan bir süre olmadığı için makul bir sürede teslim edilmesi gerekirken; dosya kapsamında, davalı taşıyıcının teslim aldığı eşyayı teslim ettiğine dair bir belge ibraz etmediği görülmüş, buradan hareketle de eşyanın teslimini henüz gerçekleştirmediği sonucuna ulaşılmıştır. Taraflar arasındaki taşıma sözleşmesinin sınır ötesini konu almadığı ve taşıma konusu eşya, taşıma süresini izleyen 20 gün içinde teslim edilmediğinden, davacı eşyayı zayi olmuş sayabileceği sonucuna ulaşılmaktadır (TTK m. 874/1). Nitekim davacının dilekçesindeki ifadelerinden eşyayı zayi saydığı ve eşyanın zıya bedelinin talep edildiği anlaşılmaktadır. Dosya kapsamında, davalı taşıyıcının eşyanın kaybolmasından doğan sorumluluğu bakımından, TTK m. 876 ile 878. maddelerinde düzenlenen sorumluluktan kurtulma hallerinden birisinin mevcudiyeti tespit edilememiştir. Sayın Mahkemenizce taşıyıcının sorumluluğu sınırlandırma hakkından yararlanabileceği kabul edildiği takdirde, sorumluluk sınırının Kanuni sınırlar dahilinde 3.991,66 TL olduğu hesap edilmektedir. Nihai takdir ve değerlendirmesi Sayın Mahkemenize ait olmak üzere, işbu rapora konu uyuşmazlık bakımından, kargonun alıcısına ulaştırılmadığı ve davalının teslime ilişkin bir belge sunamadığı gibi eşyanın akıbetine ilişkin herhangi bir açıklama getirememesi, Yüksek Mahkeme kararlan ışığında pervasızca hareket kapsamında değerlendirildiği ve taşıyıcının sorumluluğunu sınırlandırma hakkından yararlanamayacağı sonucuna ulaşılmaktadır. Bu itibarla taşıyıcının sorumluluğu, TTK m. 880 anlamında eşyanın gerçek değeri üzerinden belirlenmesi yoluna başvurulmuştur. Her ne kadar taşıma senedine taşınan yükün içeriğine ve değerine ilişkin herhangi bir bilgi dercedilmese de kargo çıkış tarihi ile aynı tarihli bir fatura olduğu, faturanın saat itibariyle kargo çıkışından önce düzenlendiği, davalının uyuşmazlık konusu taşımaya ilişkin dilekçe ekinde ibraz ettiği belgelerden olan faturanın davacının sunduğu fatura ile özdeş olduğu, sonuç olarak da taşıma konusu eşyanın belirli olduğu sonucuna varılmaktadır. TTK m. 880/3 uyarınca; eşyanın değeri piyasa fiyatına göre, bu yoksa aynı tür ve nitelikteki malların cari değerine göre tayin edilir. Eşya, taşımak üzere teslimden hemen önce satılmışsa, satıcının faturasında taşıma giderleri mahsup edilerek gösterilen satış bedelinin piyasa fiyatı olduğu varsayılır. Her ne kadar eşyanın taşınmak üzere teslim alındığı yer ve zamandaki cari değeri heyetimizce 29.800,00 TL olduğu tespit edilmiş olsa da dava konusu kargonun taşınmak üzere teslimden hemen önce satıldığı ve faturasının düzenlendiği görülmektedir. Bu itibarla, TTK m. 880/3’ün ikinci cümlesi gereği, satıcının faturasında gösterilen satış bedeli olan 30.000,32 TL’den taşıma giderleri mahsup edilerek piyasa fiyatının tespit edilebileceği olduğu sonucuna ulaşılmaktadır. Diğer taraftan, ... numaralı kargo takip formunda, ödemenin alıcı tarafından yapılacağı kaydının bulunduğu görülmektedir. Taşıma senedinde taşıma ücretinin KDV dahil 63,77 TL olduğu belirtilmiştir. Dolayısıyla taşıma giderlerinin ödenmediği dikkate alındığında, söz konusu fatura bedelinden taşıma giderlerinin (63,77 TL) de mahsup edilmesi gerektiği sonucuna ulaşılmaktadır. Yapılan hesaplama neticesinde; taşımaya konu eşyanın (kargonun) piyasa fiyatı = 29.936,55 olarak hesap edilmektedir. Davacı gönderen, davalıya teslim edilen eşya için 30.000,32 TL’nin tazmini için 31.08.2021 tarihli ihtarname göndermiştir. Bildirimde eşyanın kendisine teslim edilmediğini ve kaybedildiği (zayi olduğu) için tazminat talebinde bulunduğu görülmektedir. Kaldı ki, tam zıya hâlinde ortada teslime konu bir eşya olmadığından, teslim alınmayan eşyanın zıya ve ihbarı da söz konusu olmayacaktır. Yüksek Mahkeme uygulamasında yükün kaybolması durumuna ilişkin olarak ihbar şartının aranmayacağı kabul edildiği bildirilmiştir. Dava, taşıma sözleşmesinden kaynaklanan zararın tazmini istemine ilişkindir. Dosya kapsamında bulunan bilgi ve belgelerden, davacı şirket tarafından dava dışı kişiye gönderilmek üzere 1 paket 6 kg emtianın davalıya teslim edildiği anlaşılmakta olup, taraflar arasındaki uyuşmazlık davalıya teslim edilen taşıma konusu paketin içeriğinde ne olduğu ile bu kapsamda davalının sorumlu olup olmadığı ve sorumlu ise sorumlu olduğu miktarın ne olduğu hususlarında toplanmaktadır. Uyuşmazlığın çözümü için değerlendirilmesi gereken ilk husus; davalı tarafça taşınmak üzere teslim alınan emtianın alıcısına teslim edilip edilmediğidir. Bu hususta ispat yükü davalı taşıyıcıda bulunmaktadır. Davalı taraf dava konusu emtianın alıcısına teslim edildiğinin ispatına yönelik olarak herhangi bir belge sunmadığından davalının teslim aldığı eşyayı alıcısına teslim etmediği ve taşınmak üzere teslim alınan eşyanın zayi olduğu sonucuna varılmıştır. Türk Ticaret Kanununun 875. maddesi uyarınca taşıyıcı, eşyanın taşınmak üzere teslim alınmasından teslim edilmesine kadar geçecek süre içinde, eşyanın ziyaından veya hasarından doğan zararlardan sorumludur. Taşıyıcı aynı zamanda adamlarının görevlerini yerine getirmeleri sırasındaki fiil ve ihmallerinden de kendi fiil ve ihmali gibi sorumludur (TTK m.879). Somut olayda, ziyaın taşıma sırasında meydana geldiği toplanan belgeler ve alınan bilirkişi raporuyla sabit olduğundan davalının Türk Ticaret Kanununun 875. maddesi gereğince somut olayda meydana gelen zarardan sorumlu bulunduğu anlaşılmıştır. Davalının meydana gelen zarar nedeniyle sorumluluğunun belirlenmesi amacıyla tazminata esas alınacak değer de TTK'nın 880. maddesinde belirlenmiş olup, taşıyıcının sorumluluğu kural olarak, eşyanın tamamı değerini kaybetmişse tamamının, eşyanın bir kısmı değerini kaybetmişse, değerini kaybeden kısmının, net olmayan ağırlığının her bir kilogramı için 8,33 Özel Çekme Hakkını karşılayan tutar ile sınırlıdır (TTK m. 882/2). Ancak, zarara, kasten veya pervasızca bir davranışla ve böyle bir zararın meydana gelmesi ihtimalinin bilinciyle işlenmiş bir fiilinin veya ihmalinin sebebiyet verdiği ispat edilen taşıyıcı Kanunda öngörülen sorumluluktan kurtulma hâllerinden ve sorumluluk sınırlamalarından yararlanamaz (TTK m. 886). Davalı tarafça teslim alındığı sabit bulunan eşyanın teslim edilmemesinin makul kabul edilmesinde olanak bulunmaması, dolayısıyla TTK'nın 886. maddesi gereğince gönderinin kaybedilmesi suretiyle davacının uğradığı zararın davalının pervazsızca davranışından kaynaklanması nedeniyle (Yargıtay 11. HD, E.2015/2815, K.2015/7806, T.05/06/2015; Yargıtay 11. HD, E.2015/10215, K.2015/13042) davalı şirketin TTK'nın 882. maddesindeki sorumluluk sınırlamasından faydalanamayacağı ve davalının davacının gerçek zararı ile sorumlu bulunması gerektiği sonucuna varılmıştır. Somut olay kül olarak değerlendirildiğinde; davalının davacının gerçek zararını tazminle yükümlü bulunduğu kanaatine varıldığından varılan bu sonuç itibariyle davacının gerçek zararını ispat etmesi gerekmektedir. Dosya kapsamında bulunan bilgi ve belgeler değerlendirildiğinde, her ne kadar taşıma senedine taşınan yükün içeriğine ve değerine ilişkin bilgi verilmemişse de kargo çıkış tarihi ile aynı tarihli bir fatura olduğu, faturanın saat itibariyle kargo çıkışından önce düzenlendiği, davalının uyuşmazlık konusu taşımaya ilişkin dilekçe ekinde ibraz ettiği belgelerden olan faturanın davacının sunduğu fatura ile özdeş olduğu, sonuç olarak da taşıma konusu eşyanın belirli olduğu sonucuna varılmakla, TTK m. 880/3 uyarınca; eşyanın değeri piyasa fiyatına göre, bu yoksa aynı tür ve nitelikteki malların cari değerine göre tayin edilir. Eşya, taşımak Üzere teslimden hemen önce satılmışsa, satıcının faturasında taşıma giderleri mahsup edilerek gösterilen satış bedelinin piyasa fiyatı olduğu varsayılır. Dava konusu kargonun taşınmak üzere teslimden hemen önce satıldığı ve faturasının düzenlendiği görülmektedir. Bu itibarla, TTK m. 880/3'ün ikinci cümlesi gereği, satıcının faturasında gösterilen satış bedelinden taşıma giderleri mahsup edilerek piyasa fiyatının tespit edilebileceği kanaatine varılmıştır. Denetime elverişli ve dosya kapsamına uygun olarak düzenlenen bilirkişi heyet raporu hükme esas alınmıştır. Bilirkişi raporunda da taşıma senedinde taşıma ücretinin KDV dahil olduğundan ve taşıma giderlerinin ödenmediği dikkate alındığınarak, söz konusu fatura bedelinden taşıma giderlerininde mahsup edilerek, yapılan hesaplama neticesinde tespit edilen taşımaya konusu eşyanın (kargonun) piyasa fiyatı hükme esas alınmıştır. Ayrıca, davacı gönderen, davalıya teslim edilen eşyanın tazmini için 31.08.2021 tarihli ihtarname gönderildiği ve ihtarname 06/09/2021 tarihinde tebliğ edildiği dikkate alındığında, 14/09/2021 tarihinde temerrütün gerçekleştiği dikkate alınarak davanın kısmen kabulüne karar vermek gerekmiş aşağıdaki şekildi hüküm kurulmuştur. H Ü K Ü M : Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1- Davacının davasının KISMEN KABULÜ ile, 29.565,80 TL'nin 14/09/2021 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile davalıdan alınarak davacı tarafa ÖDENMESİNE. 2- Alınması gereken toplam 2.019,63 TL’den peşin alınan 512,34 TL’nin mahsubu ile bakiye 1.507,30 TL karar ve ilam harcının davalıdan alınarak HAZİNEYE GELİR YAZILMASINA. 3- Davacı kendisini vekil ile temsil ettiğinden kabul edilen miktar yönünden hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'ne göre belirlenen 17.900,00 TL ücreti vekaletin davalıdan alınarak DAVACIYA ÖDENMESİNE. 4- Davalı kendisini vekil ile temsil ettiğinden red edilen miktar yönünden hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'ne göre belirlenen 512,34 TL ücreti vekaletin davacıdan alınarak DAVALIYA ÖDENMESİNE. 5- Davacı tarafından yapılan toplam 4.460,29 TL’den davanın kabul oranına göre hesaplanan 4.395,68 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak DAVACIYA ÖDENMESİNE. Bakiye kalan kısmın davacı üzerinde BIRAKILMASINA. 6- Davalı tarafından yapılan toplam 9,00 TL’den davanın red oranına göre hesaplanan 0,13 TL yargılama giderinin davacıdan alınarak DAVALIYA ÖDENMESİNE. Bakiye kalan kısmın davalı üzerinde BIRAKILMASINA. 7- Yatırılan gider ve delil avanslarından bakiye kalan kısmın karar kesinleştiğinde HMK'nun Gider Avansı Tarifesinin 5. Maddesinin 1. Fıkrası gereğince davacı tarafından iban numarası bildirilmiş ise iadenin elektronik ortamda hesaba aktarılarak, iban numarası bildirilmemiş ise masrafı avanstan karşılanmak suretiyle PTT vasıtasıyla TARAFLARA İADESİNE. 8- 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği tarife hükümleri uyarınca 1.320,00 TL’den davanın kabul oranın göre belirlenen 1.300,90 TL arabulucuk ücretinin davalıdan alınarak HAZİNEYE GELİR YAZILMASINA. Bakiye kalan 19,10 TL arabulucuk ücretinin davacıdan alınarak HAZİNEYE GELİR YAZILMASINA. Dair, Davacı vekilinin yüzüne karşı gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içinde İstinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 31/10/2023