İlk Derece Mahkemesi · Samsun Asliye Ticaret Mahkemesi
Samsun Asliye Ticaret Mahkemesi 2021/954 E. 2023/237 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- Samsun Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2021/954
- Karar No
- 2023/237
- Karar Tarihi
T.C. SAMSUN ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2021/954 Esas - 2023/237 T.C. SAMSUN ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TÜRK MİLLETİ ADINA GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : 2021/954 Esas KARAR NO : 2023/237 HAKİM : KATİP : DAVACI : VEKİLİ : DAVALI : VEKİLİ : DAVA : Alacak (Taşıma Sözleşmesi Kaynaklı) DAVA TARİHİ : 15/11/2021 KARAR TARİHİ : 23/02/2023 KARARIN YAZ. TARİH : 17/03/2023 Davacı vekili tarafından davalı aleyhine açılan davanın mahkememizde yapılan açık yargılaması sonucunda: GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: İDDİA VE SAVUNMALARIN ÖZETİ: Davacı vekili mahkememize vermiş olduğu dava dilekçesini özetle; müvekkilinin balıkçılık işi ile uğraştığını, faaliyetini gerçekleştirdiği teknesi için dava dışı ... isimli işletmeden 1 adet tekne pervanesi sipariş ettiğini, işletme tarafından müvekkilinin siparişi üzerine söz konusu pervanenin müvekkiline kargo ile gönderildiğini, pervanenin müvekkiline ait olan tekneye uymaması üzerine müvekkilinin sipariş etmiş olduğu pervaneyi iade ettiğini, iade ederken de MNG kargo Hançerli Şubesine pervaneyi taşıma için teslim ettiğini, fakat davalı kargo şirketinin ürünü alıcı ... işletmesine teslim etmediğini, müvekkilinin davalı kargo şirketine defalarca ürünü teslim etmesine ilişkin başvuruda bulunduğunu ancak müvekkiline kargonun durumu ile ilgili herhangi bir izahat getirilemediğini, bunun üzerine arabuluculuk sürecinin başlatıldığını ancak arabuluculuk sürecinin de anlaşamama ile sonuçlandığını, bu nedenle müvekkilinin davalı kargo şirketinin pervasızca davranışları sonucu kaybolan ürün ile ilgili dava dışı ... firmasına ödemiş olduğu ürün bedeli sebebiyle müvekkilinin uğramış olduğu zararın ve müvekkilinin davalı şirkete ödemiş olduğu kargo ücretinin davalı kargo şirketi tarafından müvekkiline ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının 16/05/2020 tarihinde müvekkili şirketin Hançerli Şubesine teslim ettiği kargonun alıcısına teslim edilmediğine yönelik iddiasının yersiz olduğunu, davanın zamanaşımına uğradığını, CVC97896 irsaliye numaralı kargonun alıcısına teslim edildiğini, davacının iş bu taşıma nedeniyle bir zarara uğradığından söz edilemeyeceğini, söz konusu kargonun alışılmış süreden daha geç bir vakitte teslim edilmiş olmasına rağmen eşyanın ziyaı gerçekleşmediğini, davacının geç teslimden dolayı bir zarara uğradığından söz etmediği, bu yönde bir talepte de bulunmadığını belirterek, müvekkili şirketin dava konusu gönderiyi sorunsuz bir şekilde teslim etmiş olması nedeniyle davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLER: Dava dilekçesi ekinde, kargo hareketlerine dair ekran görüntüleri, arabuluculuk son tutanağı, sevk irsaliyesi sunulmuştur. MNG Kargo Şirketine yazılan yazıya cevap verilmiş, ekinde tazmin başvuru dilekçesi, kargo bilgileri ekran çıktılarının gönderildiği görülmüştür. ... yazılan yazıya cevap verilmiş, ekinde sevk irsaliyeli makbuz suretinin gönderildiği görülmüştür. Makine mühendisi bilirkişiden 07/11/2022 tarihli rapor aldırılmıştır. Davacı vekili tarafından harçlandırılmış ıslah dilekçesi sunulmuştur. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava, TTK 850 vd. maddelerine dayalı taşıma sözleşmesinden kaynaklanan tazminat talebine ilişkindir. Tüm dosya kapsamından, davacının kargoyu alıcıya ulaştırmak üzere 16/05/2020 tarihinde davalı şirket Hançerli şubesi yetkililerine teslim ettiği, gönderinin alıcısına teslim edilmediği ve kaybolduğu, davalı şirketin kaybolan kargo nedeni ile davacının zararını karşılamadığı iddiası ile eldeki tazminat davasının açıldığı anlaşılmıştır. Davalı vekilince süresi içerisinde sunulan süre uzatım dilekçesinde, mahkememizin yetkisine itiraz edilmiş ise de, yapılan incelemede taraflar arasında yetki kaydını içerir yazılı bir sözleşmenin dosyaya ibraz edilmediği, TTK'nın 890. maddesinde yer alan "Birinci ve İkinci Kısım hükümlerine tabi taşımadan doğan hukuki uyuşmazlıklarda, malın teslim alındığı veya teslim için öngörülen yer mahkemesi de yetkilidir." düzenlemesi gereği malın teslim alındığı MNG kargo Hançerli Şubesi'nin bağlı olduğu Samsun mahkemelerinin yetkili olduğu anlaşılmakla, davalı vekilinin yetki itirazının reddine karar verilmiştir. Davalı vekilince kargonun alıcı şirkete teslim edildiği ve bu nedenle zararın oluşmadığı beyan edilmiş ise de, söz konusu kargo evraklarının incelenmesinde teslim alan imzasının bulunmadığı, SMS şifre onaylı teslim belgesinin sunulamadığı, teslim notunun davalı şirket sistemi üzerinden yaklaşık bir yıl sonra girildiği, dava dışı ... firmasına yazılan müzekkereye kargonun kendilerine teslim edilmediğine yönelik cevap verdikleri, davalı yanın teslim olgusunu ispat edemediği değerlendirilmiş, söz konusu savunmalara itibar edilememiştir. 6102 sayılı TTK'nın 875. maddesine göre taşıyıcı, eşyanın taşınmak üzere teslim alınmasından teslim edilmesine kadar geçecek süre içinde, eşyanın zıyaından, hasarından veya teslimindeki gecikmeden doğan zararlardan sorumludur. Aynı Kanunun 855.maddesinde "(1) Bu Kitap hükümlerine tabi taşımalarda, yolcunun bir kaza sonucu ölmesi veya bedensel bütünlüğü zedeleyen bir zarara uğraması hâlinde istem hakları on yılda; diğer zararlarda ise bir yılda zamanaşımına uğrar. (5) Taşıyıcının kastından veya pervasızca bir davranışıyla ve böyle bir zararın meydana gelmesi ihtimalinin bilinciyle işlenmiş bir fiilinden veya ihmalinden dolayı; a) Eşya zıyaa, hasara uğramış veya geç teslim edilmişse, b) Yolcu geç ulaşmışsa, taşıyıcının sorumluluğu üç yılda zamanaşımına uğrar" düzenlemesi bulunmaktadır. Somut olayda kargonun 45 kg ağırlığında 1 adet paket pervane olarak girildiği görülmektedir. Her ne kadar tek başına kayıp olgusu pervasız hareket kapsamında değerlendirilemeyecek ise de kabul edilen kargo paketinin ağırlığı ve niteliği nazara alındığında kaybolma yahut gözden yitirilme ihtimalinin düşük olması ve davalı şirketin kayba ilişkin makul bir açıklama getirememesi karşısında hayatın olağan akışı çerçevesinde kargonun kaybında davalı yanın pervasız davranışı ve ihmalinin bulunduğu değerlendirilmiş, bu kapsamda davalı vekilinin zamanaşımı def'ine itibar edilememiş, davalı yanın TTK'nın 886.maddesinde belirtilen sorumluluk sınırlamalarından yararlanamayacağı kabul edilmiştir. (Bkz; Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 29/05/2018 tarih, 2016/12462 Esas, 2018/4064 Karar sayılı kararı, İstanbul BAM 12. HD'nin 21/04/2021 tarih, 2019/2348 Esas, 2022/603 Karar sayılı ilamı, Gaziantep BAM 11. HD'nin 21/04/2021 tarih, 2019/1664 Esas, 2021/736 Karar sayılı ilamı). Mahkememizce tespit edilen hususlar dikkate alınarak dosya bilirkişiye tevdi edilmiş, düzenlenen 07/11/2022 tarihli raporda özetle; TTK'nın 874.maddesi gereği yirmi gün içinde teslim edilemeyen kargoya zayi gözü ile bakılması gerekeceği, kaybolan kargonun tekne pervanesi olduğu, pirinç döküm malzemeden imal edildiği, yapılan piyasa araştırmasında ortalama döküm ücretinin 275,00 TL/kg olduğu, TTK'nın 880.maddesi kapsamında kargonun davalıya teslim tarihindeki kura (6,9041) göre değerinin 9.655,03-TL+KDV olacağı kanaati bildirilmiştir. Rapor taraflara tebliğ edilmiş, taraf vekillerince rapora itiraz edilmiş ise de, dosya içerisinde pervanenin ayrıntılı özelliklerini gösterir faturanın bulunmaması nedeni ile bilirkişi tarafından yapılan hesaplamanın dosya kapsamına uygun olduğu, davalı şirketin pervasız hareketi ve ihmali bulunan olayda sorumluluk sınırından yararlanamayacağı, raporun dosya kapsamına uygun, denetime açık ve hüküm kurmaya elverişli olduğu değerlendirilmiş, tarafların itirazlarına itibar edilememiş, TBK'nın 117.maddesi kapsamında temerrüde ilişkin ihtar bulunmadığından, alınan bilirkişi raporu ve ıslah dilekçesi çerçevesinde talep nazara alınarak 11.392,93 TL maddi tazminat ile 206,16 TL gönderi ücreti olmak üzere toplam 11.599,09 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş, 7155 sayılı yasanın 23. maddesi ile değişik 6125 sayılı kanunun 18/A-13 maddesi gereği davadan önce davacının arabuluculuk başvurusu yaptığı, davalının görüşmelere katıldığı, anlaşma sağlanamadığı görülmekle, tespit edilen arabuluculuk ücretinin davalıdan yargılama gideri olarak tahsili ile hazineye irat kaydına karar verilmiş, aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur. HÜKÜM :Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere: 1-Davanın KABULÜNE, 11.599,09 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 2-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 792,33 TL karar ilam harcından peşin ve ıslahla alınan 259,30 TL'nin mahsubu ile bakiye karar ilam harcı olan 533,03 TL'nin davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına, 3-Davacı tarafından yatırılan 59,30 TL başvurma harcı ile karar ilam harcı olarak peşin ve ıslahla yatırılan 259,30 TL'nin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, 4-Zorunlu arabulucuk sürecinde Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 1.320 TL arabuluculuk ücretinin davalıdan alınarak Hazineye gelir kaydına, 5-Davacı tarafından ödenen 155,50 TL tebligat ve posta gideri, 750,00 TL bilirkişi gideri olmak üzere toplam 905,50 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, 6-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden yürürlükte bulunan avukatlık asgari ücret tarifesince hesaplanan 9.200,00TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, 7-Kararın talep halinde Yazı İşleri Müdürü tarafından taraflara tebliğine, 8-Kullanılmayan gider avansının karar kesinleştiğinde, müracaat etmeleri halinde kalemde, müracaat etmemeleri halinde dosyaya hesap numarası bildirmiş ise hesaba aktarmak sureti ile, hesap numarası da bildirilmemiş ise masrafı gider avansından karşılanmak sureti ile PTT vasıtasıyla adreste ödemeli olarak taraflara iadesine, Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı HMK 341/2 maddesi gereği KESİN olmak üzere verilen karar açıkça okunup usülen anlatıldı.23/02/2023 Katip ¸e-imza Hakim ¸e-imza Bu belge 5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu kapsamında E-İMZA ile imzalanmıştır.