İlk Derece Mahkemesi · Samsun Asliye Ticaret Mahkemesi
Samsun Asliye Ticaret Mahkemesi 2020/396 E. 2022/664 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- Samsun Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2020/396
- Karar No
- 2022/664
- Karar Tarihi
T.C. SAMSUN ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2020/396 Esas - 2022/664 T.C. SAMSUN ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TÜRK MİLLETİ ADINA GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : 2020/396 Esas KARAR NO : 2022/664 HAKİM : KATİP : DAVACI : VEKİLİ : DAVALI : VEKİLİ : DAVA : Menfi Tespit (Kefalet Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 29/05/2019 KARAR TARİHİ : 09/06/2022 KARARIN YAZ. TARİH : 23/06/2022 Davacı vekili tarafından davalı aleyhine açılan davanın mahkememizde yapılan açık yargılaması sonucunda: GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: İDDİA VE SAVUNMALARIN ÖZETİ: Davacı vekili mahkememize vermiş olduğu dava dilekçesinde özetle; davalı tarafından müvekkiline dava dışı ... tarafından çekilen krediler için icra dosyaları ile icra takibi başlatıldığını, davalının kefil olarak bankaya ödediği miktarın tamamını ancak asıl borçlu ...'dan talep etme hakkı bulunduğunu, Borçlar Kanunu'na göre müteselsil kefillerden her birinin borcun tamamından sorumlu olup, bir kefilin diğer kefile ancak onun hissesi kadar rücu hakkı olduğunu, müvekkilinden icra dosyaları kasamında para tahsil edildiğini ve bu paranın sorumluluğunun üzerinde olduğunu, fazla ödenen bedelin davalıdan tahsilini talep ettiklerinden bahisle müvekkilinin davalıya icra dosyasında talep edilen bedeller kadar borçlu olmadığının tespitine, davalı tarafından müvekkilinden fazla tahsil edilen bedel karşılığı olmak üzere şimdilik 1.000TL'nin ödeme tarihlerinden işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak müvekkiline verilmesine, icra takiplerinin müvekkili yönünden durdurulmasına ve müvekkilinin mal varlığına konulan hacizlerin kaldırılması yönünde ihtiyati tedbir kararı verilmesine, özellikle satış talep edilen Samsun İcra Müdürlüğünün 2017/53930 esas sayılı dosyasındaki satışın durdurulmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın görevli olmayan mahkemede açıldığını, dava dışı asıl borçlu ...'ın Halk Bankasından kullandığını, kendisine müşterek borçlu müteselsil kefil olan müvekkilinin kooperatif ile davalı ...'ün diğer kefiller ve dava dışı asıl borçlu arasındaki iç ilişkiyi düzenleyen 21/03/2014 ve 16/05/2015 tarihli taahhütnamelerin 2. Maddesine göre kefillerin tek tek veya yalnızca davacı kooperatif lehine olmak üzere paylaşma hakkında vazgeçtiklerini beyanla davanın reddini talep etmiştir. DELİLLER: Dava dilekçesi ekinde, emsal yargıtay kararları ibraz edilmiştir. Samsun İcra Dairesi'nin 2019/19420, 2018/140988, 2018/104785, 2018/57905, 2018/54355, 2018/6138, 2018/6129, 2017/135828, 2017/133630, 2017/111821, 2017/106359, 2017/56963, 2017/53930, 2017/8580, 2017/7385, 2016/176730, 2016/174983, 2016/125190 ve 2016/123866, 2018/140988 Esas sayılı dosyaları uyap sistemi üzerinden dosya arasına alındığı görülmüştür. ... A.Ş Canik Şubesine yazılan yazıya cevap verildiği görülmüştür. Samsun 1 Asliye Hukuk Mahkemesinin 2019/343 Esas 2019/596 Karar sayılı kararı ile görevsizlik kararı verilerek dosya mahkememize gönderilmiş, mahkememizin iş bu esas sırasına kayıt edilmiştir. Mahkememizin 2020/396 Esas 08/06/2021 tarihli ara kararı ile görevsizlik kararı verilmiştir. Bankacı bilirkişiden 05/08/2021 havale tarihli rapor aldırılmıştır. Davacı vekili tarafından yapılan ödemelere ilişkin beyan dilekçesi sunulmuştur. ... Canik Şubesine, Samsun Esnaf ve Sanatkarlar Odasına yazılan yazılara cevap verilmiştir. Samsun İcra Müdürlüğünün 2017/125427 esas sayılı dosyası uyap sistemi üzerinden celb edilmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava; icra takibinden sonra açılan menfi tespit davasıdır. Tüm dosya kapsamından; dava dışı ...'ın Halkbankası'ndan kullanmış olduğu krediye dava dışı ..., ..., davacı ... ve davalı S.S. Canik Esnaf ve Sanatkarları Kredi ve Kefalet Kooperatifi'nin müteselsilen kefil oldukları, davalı kooperatif tarafından diğer kefil ve borçlular ile davacı aleyhine kredi ödemelerinin rücusu sebebi ile Samsun İcra Dairesi'nin 2019/19420, 2018/140988, 2018/104785, 2018/57905, 2018/54355, 2018/6138, 2018/6129, 2017/135828, 2017/133630, 2017/125427, 2017/111821, 2017/106359, 2017/56963, 2017/53930, 2017/8580, 2017/7385, 2016/176730, 2016/174983, 2016/125190 ve 2016/123866 Esas sayılı dosyaları ile ilamsız takip başlatıldığı, eldeki davanın işbu takipler sebebi ile borçlu olunmadığının tespitine ilişkin açıldığı anlaşılmıştır. Dava dışı ..., 21/03/2014 ve 15/06/2015 tarihlerinde Türkiye ... A.Ş.'nden kooperatif kredisi kullanmış ve davalı kooperatif ile davacı kredi sözleşmesini müteselsil kefil olarak imzalamıştır. Davacı ayrıca davalı kooperatif ile arasında düzenlenen "Müşterek Borçlu ve Müşterek Müteselsil Kefillere Ait Sözleşme, Bilgilendirme ve Taahhütname" ve "S.S. Canik EKK Kooperatifi Borçlu ve Kefil Taahhütnamesi" başlıklı belgelere imza koymuş olup, bu belgelerde de davacı müteselsil kefil olarak gösterilmiştir. 6098 sayılı TBK'nun "Şekil" başlıklı 583/1. maddesine göre; "Kefalet sözleşmesi, yazılı şekilde yapılmadıkça ve kefilin sorumlu olacağı azamî miktar ile kefalet tarihi belirtilmedikçe geçerli olmaz. Kefilin, sorumlu olduğu azamî miktarı, kefalet tarihini ve müteselsil kefil olması durumunda, bu sıfatla veya bu anlama gelen herhangi bir ifadeyle yükümlülük altına girdiğini kefalet sözleşmesinde kendi el yazısıyla belirtmesi şarttır." Buradaki şekil şartları kefalet sözleşmesinin geçerli olarak kurulmasına ilişkin olup, taraflarca ileri sürülmese de geçerlilik şartlarının oluşup oluşmadığı ve buna göre kefilin borçtan sorumlu olup olmadığı mahkemece yargılamanın her aşamasında re'sen gözetilmelidir (Bkz: Yargıtay 19.HD.nin 10.02.2020 tarih ve 2814/348 sayılı kararı). TBK'nun 603.maddesine göre; "Kefaletin şekline, kefil olma ehliyetine ve eşin rızasına ilişkin hükümler, gerçek kişilerce, kişisel güvence verilmesine ilişkin olarak başka ad altında yapılan diğer sözleşmelere de uygulanır." Yine TBK'nun 582/3 maddesinde "Kanundan aksi anlaşılmadıkça kefil, bu bölümde kendisine tanınan haklardan önceden feragat edemez" düzenlemesi yer almaktadır. Açıklanan hususlar çerçevesinde davacı tarafça bankaya verilen kefalet sözleşmelerinin geçerli olduğu, ancak taraflar arasındaki "Müşterek Borçlu ve Müşterek Müteselsil Kefillere Ait Sözleşme, Bilgilendirme ve Taahhütname" ve "S.S. Canik EKK Kooperatifi Borçlu ve Kefil Taahhütnamesi" başlıklı belgelerin kefalet kapsamında gerekli geçerlilik şartlarını taşımadığı ve taahhütnamelerin içeriklerinin doğmamış haktan feragat niteliğinde olması nedeni ile geçerli sayılamayacağı değerlendirilmiş, taraflar arasında imzalanan belgelere itibar edilememiştir (Bkz; Yargıtay 23. HD'nin 2014/3503 Esas, 2014/7815 Karar sayılı ilamı, Samsun BAM 3. HD'nin 2019/1967 Esas, 2020/710 Karar sayılı ilamı, Yargıtay 19. HD'nin 2017/3322 Esas, 2019/775 Karar sayılı ilamı vs). Kural olarak kefil, alacaklıya ödemede bulunduğu taktirde iki farklı rücu hakkına sahip olacaktır. Bunlardan birincisi kefilin iç ilişkisinden doğan rücu hakkı, diğeri de kefalet hukukundan doğan rücu hakkıdır. Kefil, haiz olduğu bu rücu haklarını da alacaklının halefi olarak kullanabileceğinden, kefalet limiti sınırları dahilinde kredi sözleşmesinin borçlusu olan diğer kefillere karşı rücu edebilecektir. TBK'nın 586/1 maddesinde müteselsil kefile başvurabilmenin şartları belirlenmiş, "Kefil, müteselsil kefil sıfatıyla veya bu anlama gelen herhangi bir ifadeyle yükümlülük altına girmeyi kabul etmişse alacaklı, borçluyu takip etmeden veya taşınmaz rehnini paraya çevirmeden kefili takip edebilir. Ancak, bunun için borçlunun, ifada gecikmesi ve ihtarın sonuçsuz kalması veya açıkça ödeme güçsüzlüğü içinde olması gerekir." hükmü düzenlenmiştir. TBK’nun 590/3. maddesinde de “Asıl borcun muaccel olması, alacaklı veya borçlunun önceden süre içeren bildirimde bulunmasına bağlıysa kefalet borcu için bu süre, bildirimin kefile yapıldığı tarihte işlemeye başlar.” hükmüne yer verilmiştir. Buna göre, asıl borçlu yönünden borcun muaccel olması ihbar şartına bağlı ise, borcun kefil yönünden de muaccel olması için ihbarda bulunulması gereklidir. Kefalet, fer’i niteliği gereği asıl borca bağımlı olduğundan asıl borçtan ayrı (bağımsız) olarak düşünülemeyecektir. Eldeki davada, dava dışı alacaklı bankanın kredi borçlarının ödenmesi hususunda hesapları kat etmediği, bu çerçevede asıl borçlu ve kefillere ihtarname gönderilmediği, kanunun aradığı "ihtarın sonuçsuz kalması" şartının sağlanmadığı anlaşılmıştır. Yine davalı kooperatif tarafından da asıl borçlu ve diğer kefillere ihtarname çekildiğine ilişkin bir iddia ileri sürülmemiştir. Davalı kooperatifçe her ne kadar asıl borçlunun kredi borçları ödenmiş ise de, rücu ilişkisi kapsamında alacaklıya halefiyet çerçevesinde hareket edilmesi gerekmektedir. Nitekim kefile başvuru şartları Yasada düzenlenmiş olup, kefalet sözleşmesi kapsamında asıl borçlunun borçlarının ödenmiş olması doğrudan kefile başvuru imkanını doğurmayacaktır. Kefile başvuru imkanının doğması için öncelikle alacağın muaccel hale gelmesi ve ihtarın sonuçsuz kalması gerekmektedir. Tüm dosya kapsamından ve toplanan delillerden, asıl borçlunun borcunun kefillerden biri tarafından ödenmesinin, doğrudan diğer kefillere müracaat hakkını doğurmayacağı kabul edilmiş, bu çerçevede kefile karşı takip başlatılamayacağı değerlendirilmiş, bu nedenle sonuca etki etmeyeceği anlaşılmakla ek rapora ilişkin ara karardan rücu edilmiştir. Uyap üzerinden yapılan incelemelerde davaya konu takiplerde davacı tarafından ödeme yapıldığına ilişkin kaydın bulunmadığı, dava dışı Halk Bankasına ve davalı kooperatife yazılan müzekkerelere ödeme olmadığı yönünde beyanda bulunulduğu, davacı tarafça da ödeme hususunun ispat edilemediği anlaşılmış, istirdat talebi yerinde görülmemiştir. Diğer yandan; taraf sıfatı, dava konusu edilen subjektif hak ile bu hakkı ileri süren yahut bu hak kendisine karşı ileri sürülen ile hak arasındaki ilişki olarak tanımlanmakta olup uygulamada aktif yahut pasif husumet (ehliyeti) olarak adlandırılmaktadır. Bir kişinin, bir davada davacı yahut davalı sıfatına sahip olup olmadığı hususu hakkın özüne ilişen bir maddi hukuk sorunu olup sıfatın varlığı veya yokluğu, dosya kapsamı ile sınırlı olmak kaydıyla, davanın her aşamasında re'sen gözetilmelidir. Dava dilekçesinde her ne kadar Samsun İcra Dairesi'nin 2017/125427 Esas sayılı dosyası yönünden de borçlu olunmadığı talep edilmiş ise de; takip dosyası üzerinde yapılan incelemede, taraflarının dava dışı üçüncü kişiler olduğu, davacı yahut davalı tarafın söz konusu icra dosyasının alacaklısı yahut borçlusu olmadığı anlaşılmış, bu nedenle Samsun İcra Dairesi'nin 2017/125427 Esas sayılı dosyası yönünden talebin husumet yokluğundan reddine karar vermek gerekmiş, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM :Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere: 1-Davanın KISMEN KABULÜ ile; davacının Samsun İcra Dairesi'nin 2019/19420, 2018/140988, 2018/104785, 2018/57905, 2018/54355, 2018/6138, 2018/6129, 2017/135828, 2017/133630, 2017/111821, 2017/106359, 2017/56963, 2017/53930, 2017/8580, 2017/7385, 2016/176730, 2016/174983, 2016/125190 ve 2016/123866 Esas sayılı dosyaları sebebi ile davalıya borçlu olmadığının tespitine, 2-Samsun İcra Dairesi'nin 2017/125427 Esas sayılı dosyasına ilişkin talebin husumet yokluğu nedeni ile reddine, 3-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 2.826,42 TL karar ilam harcından peşin alınan 1.924,79 TL'nin mahsubu ile bakiye karar ilam harcı olan 901,63 TL'nin davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına, 4-Davacı tarafından yatırılan 44,40 TL başvurma harcı ile peşin karar ilam harcı olarak yatırılan 1.924,79 TL'nin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, 5-Davacı tarafından ödenen 161,10 TL tebligat ve posta gideri, 500,00 TL bilirkişi gideri olmak üzere toplam 661,10 TL yargılama giderinden kabul-red oranına göre hesaplanan 242,69 TL'nin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, kalan kısmın davacı üzerinde bırakılmasına, 6-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden yürürlükte bulunan avukatlık asgari ücret tarifesince hesaplanan 6.178,93 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, 7-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden yürürlükte bulunan avukatlık asgari ücret tarifesinin 7/2. maddesi gereği hesaplanan 5.100,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya ödenmesine, 8-Davalı tarafından ödenen 5,50 TL tebligat ve posta gideri yargılama giderinden kabul-red oranına göre hesaplanan 3,48TL'nin davacıdan alınarak davalıya ödenmesine, kalan kısmın davalı üzerinde bırakılmasına, 9-Kararın talep halinde Yazı İşleri Müdürü tarafından taraflara tebliğine, 10-Kullanılmayan gider avansının karar kesinleştiğinde, müracaat etmeleri halinde kalemde, müracaat etmemeleri halinde dosyaya hesap numarası bildirmiş ise hesaba aktarmak sureti ile, hesap numarası da bildirilmemiş ise masrafı gider avansından karşılanmak sureti ile PTT vasıtasıyla adreste ödemeli olarak taraflara iadesine, Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Samsun Bölge Adliye Mahkemesinde istinaf yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usülen anlatıldı.09/06/2022 Katip ¸e-imza Hakim ¸e-imza Bu belge 5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu kapsamında E-İMZA ile imzalanmıştır.