İlk Derece Mahkemesi · Samsun Asliye Ticaret Mahkemesi
Samsun Asliye Ticaret Mahkemesi 2016/952 E. 2018/659 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- Samsun Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2016/952
- Karar No
- 2018/659
- Karar Tarihi
T.C. SAMSUN ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2016/952 Esas - 2018/659 T.C. SAMSUN ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TÜRK MİLLETİ ADINA GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : 2016/952 KARAR NO : 2018/659 HAKİM : ... KATİP : ... DAVACI : ... VEKİLLERİ :... DAVALI : ... VEKİLİ : ... DAVA : Menfi Tespit (Kıymetli Evraktan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 11/11/2016 KARAR TARİHİ : 04/10/2018 KARARIN YAZ. TARİH : 11/10/2018 Davacı vekili tarafından davalı aleyhine açılan davanın mahkememizde yapılan açık yargılaması sonucunda: GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: İddia ve savunmaların özeti; Davacı vekili 11/11/2016 havale tarihli dava dilekçesinde özetle; taraflar arasında cari hesap ilişkisi gereğince ticari ilişki olduğunu, ... Şubesine ait ... numaralı 13/11/2016 keşide tarihli 7.250,00TL'lik çekin davalıya avans olarak verildiğini ancak karşılığında mal teslimi yapılmadığını, çekin bedelsiz kaldığını belirterek ibraz halinde çek bedelinin ödenmemesi ve açılması muhtemel icra takibinin durdurulması yönünde teminat mukabilinde ihtiyati tedbir kararı verilmesini, devamla çek sebebiyle borçlu olmadıklarının tespitine ve davacı lehine çek bedelinin %20 'sinden aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir. Davalıya usulüne uygun olarak dava dilekçesinin tebliğ edildiği, cevap dilekçesi sunulmadığı görülmüştür. Davalı vekili yargılama sırasında eldeki davanın Mahkekemizin 2016/939 Esas sayılı dosya ile birleştirilmesini talep etmiştir. Toplanan deliller, delillerin değerlendirilmesi ve gerekçe: Davacı vekili dava dilekçesi ekinde davaya konu çek suretini ibraz etmiştir. Mahkememizin 14/11/2016 tarihli tensip zaptının 8 nolu ara kararı ile davacı vekilinin ihtiyati tedbir talebinin reddine karar verilmiş, davacı vekili 25/11/2016 havale tarihli dilekçe ile istinaf başvurusunda bulunmuş, Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesinin 2017/13 Esas 2017/17 Karar sayılı ilamı ile kararın gerekçesiz olduğundan bahisle istinaf başvurusunun kabulüne karar verilmiştir. Bu kez 13/1/2017 tarihli ara karar ile davacı vekilinin tedbir talebinin reddine karar verilmiştir. Mahkememizin 2016/939 Esas sayılı dosyasındaki bilirkişi raporundan bir suret dosya içerisine alınmıştır. Tüm deliller toplandıktan sonra dosya tarafların ticari defterleri üzerinde inceleme yapmak üzere mali müşavir bilirkişi ...'e tevdi edilmiş, bilirkişi 07/06/2018 havale tarihli raporunu ibraz etmiş, davalı vekili 27/06/2018 havale tarihli bilirkişi raporuna karşı itiraz dilekçesi sunmuştur. Dava, çekin bedelsiz kaldığından bahisle açılan menfi tespit davasıdır. Tüm dosya kapsamından; davalı ile davacı şirket arasında bulunan açık hesaba dayalı ticari ilişkiye istinaden ... Şubesinden alınmış olan ... numaralı 13/11/2016 keşide tarihli ve 7.250,00TL bedelli çekin avans olarak verildiği, çek karşılığı teslim edilmesi gereken malların teslim edilmemiş olması nedeniyle bedelsizlik iddiasına dayalı bu davanın açıldığı anlaşılmaktadır. Davalının davaya cevap vermeyerek davayı inkar ettiği gözetildiğinde dosyadaki uyuşmazlık, dava konusu çekin avans olarak verilip verilmediği, çek karşılığı mal tesliminin yapılıp yapılmadığı noktasındadır. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 232/2 maddesine göre aksine yerel adet veya anlaşma yoksa satılanın hemen devralınması gereklidir. Yasanın 234. Maddesine göre de aksine sözleşme yoksa satılan alıcının zilyetliğine girince satış bedeli muaccel olur. Hukukumuzda peşin satış karinesi geçerli olup yasal düzenleme karşısında bedelin mal teslimi anında ödendiği kabul edilir. Aksinin ispatı, diğer bir deyişle davacının borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep ettiği çekin karşı tarafa avans olarak verildiğini ancak malların teslim edilmediği iddiasının ispatı davacı üzerindedir. Yargıtay 19. Hukuk Dairesi'nin istikrar kazanmış kararları da bu yöndedir. 6100 sayılı HMK 200. maddeye göre bir hakkın doğumu, düşürülmesi, devri, değiştirilmesi, yenilenmesi, ertelenmesi, ikrarı ve itfası amacıyla yapılan hukuki işlemlerin, yapıldıkları zamanki miktar veya değerleri ikibinbeşyüz Türk Lirasını geçtiği takdirde senetle ispat olunması gerekir. Bu hukuki işlemlerin miktar veya değeri ödeme veya borçtan kurtarma gibi bir nedenle ikibinbeşyüz Türk lirasından aşağı düşse bile senetsiz ispat olunamaz. Yazılı delil niteliğinde olmayan ancak kesin delil niteliğindeki ticari defterler, ikrar veya yemin delilleri ile de sözleşme ilişkisi ispatlanabilir. HMK 222. maddeye göre ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır. Belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya ilgili hususta hiç bir kayıt içermemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. Bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtlar birbirinden ayrılamaz. Yemin delili 6100 sayılı HMK'nın 225 ve devamı maddelerde düzenlenmiştir. Yemin kesin delillerdendir. Yemin deliline dayanan taraf, iddia veya savunmasının diğer delillerle ispatlanmamış olması nedeniyle bu delile sıra gelmiş olduğunu başka türlü bilemeyeceğinden; mahkeme, yemin teklif etmek hakkı bulunduğunu istek sahibine hatırlatmakla yükümlüdür. Kural olarak, yemin teklifi hakkı kullandırılmadan karar verilemez. Davalının birleştirme talebi üzerine Mahkememizin 2016/939 esas sayılı dosyası incelenmiş, dosyanın taraflarının aynı olduğu anlaşılmış ise de dava konusu çeklerin farklı çekler olması ve dosyadaki yargılamanın geldiği aşama dikkate alınarak birleştirme yönünde karar verilmemiştir. Eldeki davanın karar tarihinde Mahkememizin 2016/939 esas sayılı dosyası karara çıkmış olup verilen karar İstinaf incelemesinden geçmiştir. Davacının tarafların ticari defterlerine delil olarak dayanmış olması sebebiyle tarafların ticari defterlerinin ibrazı istenmiş, davacı vekili kesin süre içerisinde dosyamıza ticari defterlerini ibraz etmemiş ancak sehven Mahkememizin 2016/939 sayılı dosyasına sunduğunu bildirmiş ise de yapılan incelemede davacının davalısı bulunduğu Mahkememizin 2016/939 sayılı dosyasına da ticari defterlerini tam olarak ibraz etmediği anlaşılmakla davacıya ticari defterlerini ibraz etmek üzere yeniden süre verilmemiş, yasal süresi içerisinde davalı tarafın ticari defterlerini ibraz etmesi sebebiyle davalının defterlerinde dava konusu çekin kayıtlı olup olmadığı hususunda aldırılan 07/06/2018 tarihli mali müşavir bilirkişi raporunda özetle; davacı ...tarafından keşide edilmiş 13/11/2016 tarihli ve ... sayılı 7.250,00TL tutarlı dava konusu çekin Davalı ... Şti'nin usulüne uygun tutulmuş ve delil niteliğini haiz defter kayıtlarında davacının alacağı olarak kayıtlı olduğunu, karşılığında herhangi bir mal satışına ilişkin davalı tarafından düzenlenmiş fatura veya ödemeye rastlanmadığının tespit edildiği bildirilmiştir. Somut davada ispat yükünün davacı üzerinde olduğu, davalı tarafın usulüne uygun tutulmuş ve delil niteliğini haiz ticari defterlerindeki aleyhe kayıtların davalı aleyhine delil teşkil ettiği, davalının defterlerinde dava konusu çekin kayıtlı olduğu ve karşılığında mal satışına ilişkin kayda rastlanmadığı, bu haliyle dava konusu çek karşılığında mal teslimi yapılmadığı iddiasının ispatlandığı, davalının da yemin deliline dayanmadığı anlaşılmakla davanın kabulüne, 2004 sayılı İİK'nın 72/5. Maddesine göre kötü niyet tazminatına hükmedilebilmesi için borçluyu menfi tespit davası açmaya zorlayan takibin haksız ve aynı zamanda kötü niyetli olduğunun anlaşılmasının gerektiği düzenlendiğinden ve dosya kapsamından davalının icra takibi başlattığı ve kötü niyetli olduğu anlaşılamadığından kötü niyet tazminatı talebinin reddine karar verilmiş, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. H Ü K Ü M :Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere: Davanın KABULÜ ile 1-Davacının ... Şubesinin ... çek nolu, keşidecisi ... sanayi ltd şti, lehtarı ...San Ltd Şti, keşide yeri Samsun Keşide tarihi 13/11/2016 olan 7.250,00 TL bedelli çek sebebiyle davalıya borçlu olmadığının tespitine, 2- Davacının kötü niyet tazminatı talebinin reddine 3-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 495,25-TL karar ilam harcından peşin alınan 123,82-TL'nin mahsubu ile bakiye karar ilam harcı olan 371,43-TL'nin davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına, 4- Davacı tarafından yatırılan 29,20-TL başvurma harcı ile peşin karar ilam harcı olarak yatırılan 123,82-TL'nin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, 5- Davacı tarafından ödenen 124,10-TL tebligat ve posta gideri, 400,00-TL bilirkişi gideri olmak üzere toplam 524,10-TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, 6- Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden yürürlükte bulunan avukatlık asgari ücret tarifesince hesaplanan 2.180,00-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, 7-Kararın talep halinde Yazı İşleri Müdürü tarafından taraflara tebliğine, 8-Kullanılmayan gider avansının karar kesinleştiğinde, müracaat etmeleri halinde kalemde, müracaat etmemeleri halinde dosyaya hesap numarası bildirmiş ise hesaba aktarmak sureti ile, hesap numarası da bildirilmemiş ise masrafı gider avansından karşılanmak sureti ile PTT vasıtasıyla adreste ödemeli olarak taraflara iadesine, Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Samsun Bölge Adliye Mahkemesinde istinaf yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usülen anlatıldı.04/10/2018 Katip ... Hakim ...