İlk Derece Mahkemesi · Sakarya Asliye Ticaret Mahkemesi
Sakarya Asliye Ticaret Mahkemesi 2024/456 E. 2025/223 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- Sakarya Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2024/456
- Karar No
- 2025/223
- Karar Tarihi
T.C. SAKARYA ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2024/456 Esas - 2025/223 T.C. SAKARYA ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TÜRK MİLLETİ ADINA GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : 2024/456 Esas KARAR NO : 2025/223 BAŞKAN : ... KATİP : ... DAVACI : ... VEKİLLERİ : Av. ... Av. ... Av. ... DAVALI (1) : (İflas Nedeniyle) ... İFLAS İDARE MEMURLARI :1-... 2-... 3-... İFLAS MÜDÜRLÜĞÜ : ... İFLAS MASASI VEKİLİ : Av. ... DAVALI (2) : ... VEKİLLERİ : Av. ... DAVALI (3) : ... VEKİLLERİ : Av. ... Av. ... DAVALI (4) : ... VEKİLİ : Av. ... İHBAR OLUNAN (1) : ... VEKİLİ : Av. ... İHBAR OLUNAN (2) : ... İHBAR OLUNAN (3) : ... DAVA : Tazminat (Elektrik dağıtım şebekesinden kaynaklı yangın sebebiyle maddi tazminat) DAVA TARİHİ : 08/10/2018 KARAR TARİHİ : 09/04/2025 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 22/05/2025 Davacı vekilinin 08/10/2018 tarihli dava dilekçesi ile Tazminat talepli olarak açtığı davasının Sakarya 5. Asliye Hukuk (Ticaret Mahkemesi Sıfatıyla) Mahkemesinin 2018/368 Esas sayılı dosyasında yapılan yargılaması sırasında -Hakimler ve Savcılar Kurulu 1.Dairesi'nin ... tarihli ve ...sayılı kararı ile 01/09/2021 tarihi itibariyle Sakarya ilinde müstakil Asliye Ticaret Mahkemesi faaliyete geçtiği ve yargı çevresinin ilin mülki sınırları olarak belirlendiği gerekçesiyle- mahkemece 2021/263 Karar sayılı 14/09/2021 tarihli kararı ile dosya mahkememize gönderilmiş, bu kararın istinafı üzerine Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 5 Hukuk Dairesinin 2021/1314 E, 2021/1243 K sayılı kararı ile istinaf talebi esastan reddedilmiş, mahkememizce 21/03/2022 tarihli ... Esas ... Karar sayılı karar ile "Sakarya 5 Asliye Hukuk Mahkemesinin 2018/368 esas 2021/263 karar sayılı kararı görevsizlik kararı olmayıp gönderme kararıdır. Gönderme kararı verildiği anda kesin kararlardan olup, yalnız başına istinaf edilemez. (24.04.1967 gün 12/3 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı ve 11.10.1976 gün 5/5 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı) Bu kararın istinafa tabi olduğunun belirtilmesi ve istinaf incelemesine konu edilmesi kararı görevsizlik kararına dönüştürmemektedir. Verildiği anda kesin olan gönderme kararının istinafı üzerine istinaf dairesince esastan red kararı verilmesi halinde kanun yolundan geçerek kesinleşmiş ve mahkememiz açısından bağlayıcı olan bir görevsizlik kararından bahsetmek mümkün değildir. Bu sebeple mahkememizce görevsizlik kararı verilmesinde usuli bir engel görülmemiştir. Sakarya Asliye Ticaret Mahkemesinin kurulup faaliyete geçtiği 01.09.2021 tarihinden önce asliye hukuk mahkemelerinde açılmış olan ticari davaların yargılamasına davanın açıldığı asliye hukuk mahkemesince ticaret mahkemesi sıfatıyla devam edilmesi gereklidir" gerekçesiyle görevsizlik kararı verilmiş, bu kararımızın istinafı üzerine Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 5 Hukuk Dairesinin 2022/712 esas 2022/731 karar sayılı kararı ile mahkememizin görevsizlik kararı "İstinaf dairesince görev yönünden verilen kesin kararın HMK.23/2 maddesi uyarınca mahkememizi bağlayacağı" gerekçesiyle" kaldırılarak yargılama yapılmak üzere dosya mahkememize tekrar gönderilmiştir. Mahkememizce yapılan yargılama neticesinde 07/02/2024 tarihli 2022/629 Esas 2024/84 Karar sayılı kararla "1-Davacı tarafından davalılar ... ve ... aleyhinde adavalılar ... ve ... aleyhinde açılan ve ıslah ile arttırılan maddi tazminat talepli davaların ayrı ayrı reddine, 2-Davacı tarafından davalı sigorta şirketi aleyhine açılmış olan maddi tazminat davasının kısmen kabulüne, bu kapsamda davacının bina hasarı tazminat talebinin kabulü ile taleple bağlı kalınarak 11.000,00-TL bina hasar tazminatının davalı sigorta şirketinden temerrütün gerçekleştiği 28/12/2017 tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin sair tüm taleplerin reddine," şeklinde karar verilmiştir. Bu kararın davacı ve davalı sigorta şirketi tarafından istinafı üzerine Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 5 Hukuk Dairesinin 2024/1002 esas 2024/1073 karar sayılı kararı ile " Dava konusu olayda, Sakarya 1. 1 Sulh Hukuk Mahkemesi 2017/61 D.İş dosyasında, Sakarya 2 Sulh Hukuk Mahkemesi 2017/60 D.İş dosyasında, Sakarya Cumhuriyet Savcılığınca yürütülen soruşturma dosyasında bilirkişi raporları mevcuttur. Bundan ayrı olarak mahkeme dosyasında 26.4.2021 tarihli bilirkişi heyet raporunda meydana gelen yangın nedeniyle davacı ve davalıların sorumlulukları bulunduğu mütalaa edilmiş, mahkemece en son aldırılan 22.2.2023 tarihli başka heyetten alınan raporda ise, yangına bağlı tarafların kusur durumuna ilişkin herhangi bir değerlendirme yapılmaksızın kaçak akım rölesinin işyerinde bulunması durumunda yangının engelleneceği yönünde değerlendirme yapıldığı, mahkemece de bu yöndeki değerlendirme doğrultusunda davacının olayda ağır kusuru olduğu ve illiyet bağının kesildiği sonucuna varılarak yazılı şekilde hüküm kurulduğu anlaşılmaktadır. Mahkemece yukarıda belirtildiği üzere yazılı şekilde hüküm kurulmuş ise de, dosya kapsamında bulunan bilirkişi raporları arasında çelişki bulunmakta olup, mahkemece bilirkişi raporları, yangın raporu ile soruşturma dosyasındaki rapor arasındaki çelişkiler giderilmeden hüküm kurulmuştur. Bu durumda mahkemece, dosyanın önceki bilirkişiler dışında oluşturulacak bilirkişi kuruluna tevdi edilerek, itirazları karşılayacak nitelikte ve raporlar ve dosya kapsamındaki tespitler arasındaki çelişkiyi giderecek şekilde, somut verilere dayalı, gerekçeli taraf ve Yargıtay ve istinaf denetimine elverişli bilirkişi raporu alınmalı, alınacak raporda yangının çıkış nedenini duraksamaya yer bırakmayacak şekilde tespit edilmeli, tarafların olaydaki kusuru tespit edilmeli ve sonrasında oluşacak sonuca göre bir karar verilmelidir." gerekçesiyle mahkememiz kararı kaldırılmıştır. Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 5 Hukuk Dairesinin 2024/1002 esas 2024/1073 karar sayılı kararı doğrultusunda yargılamaya devam edilmiştir. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 08/10/2017 tarihinde davacıya ait ...Sitesi ...Nolu Sokak No: ... ...Mahallesindeki iş yerinin bulunduğu bölgede ...'ın anlaşmalı olduğu taşeron firma ... ve onun alt taşeronu ... tarafından elektrik hattı bakım tamirat yenileme çalışması yapıldığını, yapılan çalışmada kabloların ters bağlandığını, ...'ın denetim yükümlülüğünü ihlal ederek kontrolde bulunmadan elektrik akımı verdiğini, bu hatalı işlem sonucu elektrik verilen hatta bağlı olan ... nolu dükkanlarda yangın çıktığını, 4 adet dükkanı bulunan davacının zarar tespiti için Sakarya 1 Sulh Hukuk Mahkemesi 2017/61 D.İş dosyasın ile 25/10/2017 tarihinde yapılan keşif sonucu bilirkişilerden alınan raporda maddi zararın büyüklüğünün görüldüğünü, yangın sebebiyle zarar gören davacıya ait işyerim sigorta poliçesi ile 23/12/2016 başlangıç tarihli 28923097 poliçe no ile ... (...) tarafından yatırılan 360.428,86 TL'nin davacının zararını karşılamadığını belirterek açmış olduğu kısmi alacak davasında 50.000,00 TL tazminatın davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili talebinde bulunmuştur. Davacı vekilinin dava dilekçesinde toplam 50.000 TL maddi tazminat talep ettiği, dava dilekçesinde işyerinde (yapıda, emtiada ve teçhizatta) meydana gelen maddi zarar ile işyerinin çalışamaması sebebiyle meydana gelen kar kaybını ve bu süreçte masrafların karşılanabilmesi için kredi kullanılarak doğan ekstra yükümlülükleri zarar kalemleri olarak gösterdiği, dava dilekçesinin 4. sayfasının koyu harflerle yazılan son paragrafında (işyerinde emtiada ve techizatta yangın sebebiyle oluşan zarar dışındaki) zarar kalemlerine değinildiği ancak talebin açık olarak yazılmadığı ve belirsiz olduğu, davacının hangi alacak kalemi için hangi miktarda talepte bulunduğunu açık olarak bildirmediği, bu haliyle netice talebinin açık olmadığı, her bir zarar kaleminin ayrı dava konusu oluşturması ve ayrı ayrı hüküm kurulacak olması itibariyle maddi tazminat talebinin HMK 31 maddesi gereğince açıklattırılmasının gerektiği değerlendirilmekle; davacı vekiline 50.000 TL olarak bildirilen toplam alacak talebinin hangi maddi zararlara ilişkin olduğu ve her bir zarar kalemi için ayrı ayrı ne kadar talep edildiği hususunda yazılı açıklamada bulunması için HMK nun 119/2 maddesi uyarınca mahkememizce kesin süre verilmiştir. Davacı vekili süresinde verdiği 05.07.2022 tarihli açıklama dilekçesi ile 50.000,00 TL olarak belirttiği toplam kısmi talebi kapsamında; emtia hasarı için 13.000,00 TL, makine ve ekipman hasarı için 11.000,00 TL, bina hasarı için 11.000,00 TL, işyerinin çalışamadığı dönem için uğradığı gelir ve kar kaybı için 10.000,00 TL, mevcut yangın nedeniyle işyerinin iş yapamaması nedeniyle işyerinin devamlılığını sağlamak amacı ile işçi maliyetleri ve enkaz kaldırma gibi maliyetleri karşılamak amacı ile uğranılan maddi zarar için (kredi kullanımı ve taşınmaz satılması) 5.000,00 TL talep ettiklerini bildirmiş ve talebini açıklamıştır. Davalılardan ...'nin dava açıldıktan sonra Ankara 3 Asliye Ticaret Mahkemesinin 2022/86 esas sayılı dosyası kapsamında 16/06/2022 günü saat 16.25 itibariyle iflasına karar verildiği ve böylelikle İİK 194 maddesi gereğince bu şirket hakkındaki davanın durduğu anlaşılmakla; müflis davalı şirket hakkındaki dava asıl dosyadan ( 2022/629 E) tefrik edilerek mahkememizin 2022/658 esas sırasına kaydedilmiştir. ... şirketi hakkındaki dava tefrik olan dosyada devam ederken ikinci alacaklılar toplantısı yapıldığından bu şirket hakkındaki davaya tekrar devam edilmiş, yukarıda bahsi geçen süreç sonrasında asıl dosya tekrar mahkememizin 2024/456 esas sırasına kaydedildikten sonra, Yılmaz elektrik şirketi hakkındaki (2022/658 esas) dava da bu asıl dosya ile tekrar birleştirilmiştir. Müflis şirketin iflas masası davadan haberdar edilerek taraf teşkili sağlanmış, iflas masası kendisini vekili ile temsil ettirmiştir. Davalı (İflas Nedeniyle) Tasfiye Halinde ... üst işveren olarak zarardan sorumlu tutulamayacaklarını, davacının yangının çıkışında va zararın oluşumunda asli ve ağır kusurlu olduğunu, yangının çıkışına sebep olan elektrik verilmesinin kontrolsüz yapılması sebebiyle ...'ın sorumlu olduğunu, işi yapanın da alt taşeron ... şirketi olduğunu, kendilerine kusur atfedilebilecek bir eylemlerinin bulunmadığını belirterek davanın reddini istemiştir. Davalı ... vekili; Bahse konu elektrik hatları bakım işinin davalı idare tarafından ... Firmasına ihale edildiğini, dolayısıyla ihale makamı olan davalı İdareye husumet yöneltilemeyeceğini, davacının zararını sigorta şirketinden tahsil etmesi itibariyle bu dava yönünden aktif ehliyetinin bulunmadığını, yangının ...'a saat 18.54’te ihbar edildiğini, itfaiyeye ihbarda yada itfaiyenin müdahalede gecikmesi halinde TBK 52. Maddesinin gözetilmesi gerektiğini, yangının çıkışında kabloların ters bağlandığı iddiasının ispatının gerektiğini, kabloların ters bağlandığı kabul edilse dahi davacının iş yerinde yangın önleyici kaçak akım rölesi bulunmadığından davacının ağır kusurlu olduğunu, yangının başladığı 16 numaralı binanın aboneliğinin ...kayıtlarında belirtildiği üzere 24.09.2012 tarihinde feshedildiğini, yangının başladığı binanın elektrik aboneliği bulunmadığından elektrik kullanımının olmaması gerektiğini, davacının yan binadaki abonelikten 16 numaralı binaya kablo çekerek usulsüz elektrik kullandığını, bir sayaca dört bağımsız bölümün elektriğinin yüklendiğini, yangının çıkış yeri olarak belirtilen Freze makinesinin yüksek Watt değerlerinde çalıştığını ve davacının kullanmakta olduğu kaçak elektriği çekmek için bağladığı kablonun ince olmasından dolayı ısınmasının ve ateş almasının yangında etkili olduğunu, davacının hiçbir güvenlik önlemini almadığını, itfaiye’nin geç gelmesi nedeniyle yangının büyüdüğünü, ...’ın yenileme- tamirat çalışmalarını ve elektrik kesinti vakitlerini internet sitesinden düzenli olarak duyurduğunu, bu duyuruların davacı tarafça dikkate alınmadığını, davalı idarenin olayda kusurunun ve sorumluluğunun bulunmadığını, davacının hasar gördüğünü iddia ettiği emtialara ilişkin tespitinin de gerçeğe uymadığını belirterek davanın reddini istemiş, Davanın olay yerine geç gelerek davaya konu yangının büyümesine neden olan Sakarya Büyükşehir Belediyesi İtfaiye Dairesi Başkanlığı’na ve ayrıca yüklenici şirket tarafından ... lehine yaptırılan ... Numaralı Montaj All Risks Sigorta Poliçesini düzenleyen ...’ye ihbarını istemiştir. Davalı ... vekilinin talebi doğrultusunda dava Sakarya Büyükşehir Belediyesi Başkanlığına ve ...’ye ihbar edilmiş, ihbar olunan şirketler vekilleri davaya müdahele talebinde bulunmamışlar ancak sundukları dilekçelerde davanın reddini istemişlerdir. Davalı ... vekili 09/12/2020 tarihli dilekçesi ile davanın ayrıca ...'ne ihbarını istemiş, talebi doğrultusunda dava ...'ne ihbar edilmiştir, sigorta şirketi vekili davanın reddini istemiştir. Davalı ... vekili; Davalı şirketin diğer davalı ... isimli firma ile imzalamış olduğu yapım sözleşmesi ile ...sevk, idare ve kontrolünde anılan işi gerçekleştirdiğini ve kontrol aşamasına kadar getirerek işi gerekli kontrollerin yapılması ve ardından elektrik akımının faal hale getirilmesi için asıl işveren olan ... yetkililerine teslim ettiğini, davalı ... tarafından gerekli kontroller gerçekleştirilmeden verilen akım nihayetinde elektrik enerjisi bulunmaması gereken 16 numaralı işyerinde iş sağlığı ve güvenliğine aykırı olarak elektriğe bağlı freze makinasının aşırı ısınması nedeniyle yangının meydana geldiğini, Sakarya Cumhuriyet Başsavcılığınca başlatılan soruşturma kapsamında alınan raporlarla davacının kusurlu olduğunun tespit edildiğini, Yangının başladığı işyerinin elektrik aboneliğinin bulunmadığını ve gayrifaal göründüğünü ancak abonesiz şekilde uzatma kablo ile usulsüz elektrik kullanıldığını ve elektrik dağıtım panosunda kaçak akım rölesinin bulunmadığını, iş yerinin elektrik tesisatının eski ve yıpranmış olduğunu, davacıya ait işyerlerinde kaçak akım rölesi bulunmuş olması ihtimalinde elektrik akımının durarak yangının engellenmiş olacağını, davacının ağır kusurlu olduğunu, bağlantının olması gerektiğinden farklı şekilde hatalı bağlandığı durumda dahi yangının meydana gelmesinde davacı tarafın yanında davalı ...’nin de kusurlu kabul edilebileceğini, yangın ihbarının ve yangına müdahalenin zamanında yapılmamasının da zararın artmasına sebep olduğunu, Davacı tarafından bildirilen emtia ve inşaat hasarına ilişkin zarar miktarının fahiş ve gerçek dışı olduğunu, yangının ortaya çıkmasında ve zarar oluşumunda davalı şirketin kusurunun bulunmadığını belirterek davanın reddini istemiştir. Davalı ... (eski ünvanı ...) vekili davacının ...ve ... numaralı işyerinde 08/10/2017 tarihinde meydana gelen yangın ve zarar sebebiyle yapılan inceleme sonucunda ...sayılı işyerim Sigorta Poliçesi kapsamında davacıya dekorasyon hasarı için 22.250,00 TL emtia ...için 326.900,89 TL makine ve tesisat hasarı için 11.277,97 TL ödeme yapıldığını, davacının taşınmazın sahibi olmaması ve kiracı konumunda olması ve teminat dışı kalması sebebiyle bina hasarı tazminatı ödenmediğini, emtia hasarı yönünden ise eksik sigorta bulunduğunu, poliçede emtia sigorta beledinin 1.000.000,00 TL olmasına rağmen işyerinde bulunan toplam emtianın 2.409.904,71 TL değerde tespit edildiğini, işyerinde yapılan sayım ve tespitler neticesinde davacı ile varılan mutabakatta emtea hasarının 730.000,00 TL olarak belirlendiğini, eksik sigorta hükümlerine göre sigorta şirketinin emtia hasar sorumluluğunun 326.900,89 TL olarak belirlendiğini ve bu doğrultuda sigortalı davacıya ödeme yapıldığını, davacının zararının sigorta poliçesi doğrultusunda tazmin edildiğini, sigorta şirketinden olay tarihi itibariyle faiz talep edilemeyeceğini belirterek davanın reddini istemiştir. Davacı vekili 18/01/2024 tarihli ıslah dilekçesi ile talebini sadece davalılar ...ve ...şirketi yönünden ıslah etmiştir. Her ne kadar ıslah dilekçesinde ...şirketinin de adı geçmekte ve onun açısından da ıslah yapıldığı belirtilmiş ise de ıslahın yapıldığı 18.01.2024 tarihte ... şirketi hakkındaki dava iflas etmiş olması sebebiyle asıl dosyadan 27/06/2022 tarihli tensip ara kararı ile tefrik edilerek 2022/658 esas sırasına kaydedilmiştir. İkinci alacaklılar toplantısından on gün geçtikten sonra yargılamaya devam edilmiş ve 15/01/2025 tarihli karar ile ...hakkındaki dava asıl dosya ile birleştirilmiştir. Davacı taraf dosyaların birleşmesinden sonraki aşamalarda birleşen dosya davalısı müflis ...açısından ayrıca bir ıslah talebinde bulunmamıştır. Görüldüğü üzere davacının ıslah yaptığı tarihte ...asıl davanın tarafı olmayıp, yapılan ıslah ...açısından sonuç doğurmamaktadır. Uyuşmazlık; davacının işyerinde 08/10/2017 tarihinde meydana gelen yangın sebebiyle oluşan zarar miktarının ne olduğu, davalıların bu zarardan sorumlu olup olmadıkları ve varsa sorumluluk miktarı hususlarındadır. Sakarya Cumhuriyet Başsavcılığının 2017/26435 soruşturma sayılı dosyası, Sakarya 1. Sulh Hukuk mahkemesinin 2017/61 D.iş sayılı dosyası, Sakarya 2. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2017/60 D.iş sayılı dosyası incelenmiştir. Bildirilen tanıklar Asliye Hukuk Mahkemesindeki yargılama aşamasında dinlenmiştir. Davalı ... 'den hasar dosyası sureti getirtilmiştir. Davacının 2014 yılı ve öncesine ait defterleri ile 2015 yılı ve öncesine ait fatura ile belgelerinin yangında zayi olduğuna dair Sakarya 2 Asliye Hukuk mahkemesinin 2017/502 esas 2017/686 karar sayılı kararı görülmüştür. Asliye Hukuk Mahkemesindeki yargılama aşamasında mahallinde keşif yapılarak bilirkişi heyetinden rapor alınmıştır. Bilirkişi heyetinin keşif sonrasında sunduğu 26/04/2021 tarihli teknik rapor yeterli görülmemiş, mahkememizce ayrıca (elektrik mühendisi, makine mühendisi, sigortacı, mali müşavir ve inşaat mühendisinden) bilirkişi heyeti oluşturularak rapor ve ek raporlar alınmıştır. Davacının ... ve ...yıllarına ait vergi beyannameleri vergi dairesinden getirtilmiş, bilirkişi ...'nun ön raporu doğrultusunda 2017 yılına ait ticari kayıtlar davacı tarafından sunulmuş, tüm ticari defter ve kayıtlar üzerinde bilirkişi ... tarafından inceleme yapılmıştır. Heyetçe hazırlanan rapordaki sigorta bilirkişisinin tespitleri yeterli görülmemiş, sigorta bilirkişisi ...'dan ayrıca bir rapor alınmıştır. İstinaf dairesinin 04/07/2024 tarihli kaldırma kararı sonrasında yangın konusunda uzman bilirkişi heyetinden kusur teşkil eden eylemler ve kaçak akım rölesinin bulunmamasının yangının çıkışındaki etkisi yönünden tekrar bir rapor alınmıştır. Bu rapor kapsamında bilirkişilerden "Yangının çıkış nedeni, tarafların yangında kusurlu eylemlerinin neler olduğu, kaçak akım rölesinin bulunması halinde yangının çıkıp çıkmayacağı, davacının kullandığı elektrik tesisatının durumunun yangının çıkışındaki etkisi, davacının işyerinde yangın çıkışını ve büyümesini önleyecek tedbirlerin bulunup bulunmadığı, davacının ağır kusur olarak değerlendirilebilecek nitelikte ihmalinin bulunup bulunmadığı" hususlarında" görüş sorulmuş, önceki bilirkişi raporları (26/04/2021 ve 22/02/2023 tarihli raporlar) ile arasında çelişki var ise hangi tespitlere katıldıklarının ve bu tespitlerden ayrılmaları halinde ayrılma sebeplerinin gerekçeli olarak raporda gösterilmesi istenmiştir. Bilirkişi heyeti 06/01/2025 tarihli raporunda; Enerji Dağıtım Şirketinin tüketici abonesine üç fazlı sistemde nötr hattına faz bağlı ve faz hattının birisine de nötr iletkeni bağlanmış şekilde enerji azı nedeniyle tezgah motoru iki faza kaldığından yangın çıkmıştır ve yangın enerji verildikten sonra 15 dakika içerisinde çıkmıştır. Yangının Çıkmasında davalı enerji dağıtım şirketinin kusuru bulunmaktadır. Enerji dağıtım şirketinin alt işverenlerinin kusurları Enerji dağıtım şirketinin kontrol etmesiyle giderilebilecek derecede olduğundan idari kusur mahiyetinde değerlendirilmiş ve enerji dağıtım şirketinin denetim kusuru içerisinde değerlendirilmiştir. Nötr hattına faz bağlanması ve boş kalan faz hattına nötr iletkeni bağlanması sonucunda tesisatın standart bağlantısı karışmış olacağından hiç bir kaçak akım rölesi üreticisi veya yangın rölesi üreticisi cihazının bu şartlarda iş göreceğine garanti etmez. Çünkü her şeyden önce bu cihazların teknik standartlara uygun şekilde bir faz ve nötr hattından beslenmesi ve diğer fazlar ile toprak hattı üzerinden bir miktar (kaçak akım için 30 mA yangın için ayarına göre en az 100 mA kaçak akımdan fazla akım geçmesi durumunda işlevini yerine getirebilir. Mevcut bağlantıda nötr hattına faz hattı bağlandığından yangın rölesi 400 volt ile beslendiğinden yanacaktır ve işlev görmeyecektir. Kaçak akım rölesi için de aynı durum geçerlidir. Elektrik tesisatının durumu abone olup olmamasının yangın çıkışıyla bir illiyeti bulunmamaktadır çünkü yangın nötre faz hattı bağlanması nedeniyle enerji verildikten sonra 15 dakika içerisinde meydana gelmiştir. Tesisatın standart dışı olması kanıtlanabilse bile yangın ile illiyetini ortaya koyma ihtimali yok denecek kadar azdır. Yangının yayılmasında davacının ve diğer dükkan sahiplerinin yangına karşı tedbirler konusunda kusurludur. Şeklinde görüş bildirmiştir. Mahkememizce önceki aşamalarda zarar tespiti yönünden yapılan bilirkişi incelemeleri sonucunda alınan bilirkişi raporları hüküm kurmaya elverişli bulunmuştur. İstinaf kararında değinilen çelişkinin yangının çıkmasında yangın rolesinin bulunup bulunmamasının sorumluluğa etkisi üzerinde yoğunlaştığı değerlendirilmiş, bu açıdan yeni bir rapor alınmakla yetinilmiş, tazminat hesaplaması açısından mahkememizin önceki raporları hüküm kurmaya ve denetime elverişli bulunmuştur. Davacının işyerinin bulunduğu taşınmazlara ait tapu kayıtları dosyaya eklenmiştir. Asliye Hukuk mahkemesinde yapılan keşif sonrası alınan fen bilirkişisi raporunda taşınmazların Sakarya ... ilçesi ... Mahallesi ..., ..., ... ve ... parseller olduğunu belirtmiş ise de sigorta ekspertiz raporundaki taşınmaz malik bilgileri ve tapu kayıtları nazara alındığında ... parselin hatalı gösterildiği, işyerlerinin bulunduğu parsellerin ..., ..., ... ve ... parseller olduğu anlaşılmıştır. Sigorta poliçesinde dain mürtehin olarak ... yazılmış ise de belirtilen taşınmazların tapu kayıtlarında Halk Bankası lehine tesis edilmiş bir ipotek bulunmadığından dain mürtehin kaydının davacının sıfatına etki etmediği değerlendirilmiştir. Bu tespitlerin yanında davacı taraf son celse öncesinde sigorta poliçesindeki dain-mühtedin kaydına ilişkin olarak muvafakat belgesini dosyaya sunmuştur. Mahkememizce mümkün olan tüm deliller toplanmış ve bilirkişi raporları alınmış ve tüm dosya birlikte değerlendirilmiştir. Yapılan yargılama ve toplanan delillere göre; Davacının kiracı olarak bulunduğu ... ... Sokak No ... ve ...numaralı birleştirilmiş işyerinde 08/10/2017 tarihinde meydana gelen yangında davacının işyerinin ve içindeki emtianın zarar gördüğü, yapılan teknik incelemelere ve tespitlere göre yangının davalı ...'ın müflis ... şirketine ihale ettiği ve davalı ... şirketinin ise alt taşeron olduğu enerji hatları bakım ve yenileme çalışmaları sırasında trafoda ters bağlantı yapılması sonrasında hatta enerji verilmesiyle oluşan dengesiz elektrik yükü sebebiyle freze makinesinin bağlı olduğu kablonun ısınarak alev alması ile 16 numaralı işyerinde başladığı ve diğer işyerlerine sirayet ettiği, davalının işyerinin birbiriyle bağlantı kurulmuş dört ayrı bağımsız bölümden oluştuğu ve 12 numarada mevcut tek elektrik sayacından (... AEL numaralı sayaç ve ... numaralı abonelik) elektrik temin ettiği, yangının başladığı 16 numaralı işyerinin ayrı bir aboneliğinin bulunmadığı, 16 numaralı işyerindeki ... sayaç numaralı ... abonelik numaralı aboneliğin ... tarihinde feshedilmiş olduğu ve faal olmayan koduna alındığı, yangının başlangıç noktası olan freze makinesine elektrik enerjisinin 12 numaralı işyerindeki sayaçtan kablo uzatılmak suretiyle sağlandığı, davacının işyerindeki elektrik dağıtım panosunda yangını önlemeye yarayan kaçak akım rölesinin bulunmadığı, elektrik tesisatının eski ve bakımsız olduğu, Oluşan hasar sonrasında davacının sigorta şirketine başvurması ile hasar dosyasının açıldığı, sigorta şirketi ekspertiz çalışmalarının ve hasarlı emtia tespitlerinin beş gün sürdüğü, sigorta şirketi tarafından yapılan kapsamlı tespit ve incelemelerin davacının ticari kayıtları ve faturaları ile işyerindeki hasarlı mallar temelinde yürütüldüğü, davacı ve sigorta şirketi arasında emtia hasar miktarı açısından mutabakat sağlandığı, bu hasarlı ürün tespitlerin bilirkişi Gülhan Aktaşlıoğlu tarafından da isabetli kabul edildiği, bu tespitlerden hareketle yapılan bilirkişi incelemesine göre (22/05/2023 tarihli ek rapor) davacının emtia zararının 734.381,46 TL +KDV (866.570,12 TL) olduğu, (sigorta şirketi eksperinin bulduğu 730.000,00 TL +KDV ile bilirkişinin bulduğu 734.381,46 TL +KDV miktar arasındaki 4.381,46 TL lik farkın davacıya bırakılan ankastre ürünlerin hesabından kaynaklandığı, sigorta eksperi davacıya bırakılan bu ankastre ürünlere 44.381,46 TL değer biçmiş ise de bu ürünlere üçüncü kişilerce verilen teklifin en fazla 40.000,00 TL olması itibariyle bilirkişinin bu değeri 40.000,00 TL olarak esas alıp hesaplama yapmasının yerinde olduğu, Sakarya 2 Sulh Hukuk mahkemesinin 2017/60 d.iş dosyasında ve aynı mahiyetteki Sakarya 1 Sulh Hukuk mahkemesinin 2017/61 d.iş dosyasında yapılan tespit işleminde emtia hasarı toplam 1.018.483,27 TL olarak belirtilmiş ise de bu tespitin fiziki bir sayıma dayanmayıp işletmenin sunduğu fatura ve envanter kayıtlarından yola çıkılarak yapıldığı, bu açıdan sigorta şirketi eksperinin beş kişi ile beş gün süren fiziki sayıma dayanan ve sağlam ürünler ile sovtaj değerini nazara aldığı ve kayıtlar ile desteklenen ve özellikle davacının mutabık kaldığı emtia hasar miktarının daha doğru ve güvenilir olduğu, bu yönüyle ekspertiz raporundaki tespitlerin nazara alınmasının gerektiği, bu ekspertiz raporundan hareketle bilirkişi tarafından yapılan hesaplamanın isabetli olduğu, önceki raporlardaki emtia hasar tespitlerine itibar edilemeyeceği, Sakarya 2 Sulh Hukuk mahkemesinin 2017/60 d.iş dosyasında ve aynı mahiyetteki Sakarya 1 Sulh Hukuk mahkemesinin 2017/61 d.iş dosyasında yapılan tespit işleminde; bina hasarının 75.729,00 TL makine ve ekipman hasarının 17.200,00 TL olarak belirlendiği, bu tespitlerin mahkememizce alınan bilirkişi raporunda da benimsendiği, yargılama sırasında yapılan keşif tarihi ve bu gün itibariyle hasarın izleri kalmadığından sulh hukuk mahkemesince olaydan sonra yapılan ve fiziki incelemeye dayanan tespit ve değerlendirmelerin esas alınmasının ve uygunluğunun denetlenmesinin yeterli olacağı, Bilirkişi ... tarafından davacının işletmesinin olay öncesi ve sonrasına ait ticari kayıtları esas alınarak 22.05.2023 tarihli ek rapor kapsamında yapılan değerlendirmeye göre; davacının yangın sebebiyle olay sonrasında kazanç kaybının oluşmadığı, aksine karında artış gözlendiği, sektördeki pazarını muhafaza ettiği, çalışma verimlilğinin artarak devam ettiği, davacının Envanter Defterini usulüne uygun tutmadığından fiyat artışı olup olmadığının değerlendirilmesinin mümkün olmadığını, işletmenin finansman sağlamak için olay önesinde de 2015 yılından bu yana sıklıkla kredi kullandığı, yangından 5 gün sonra sonra 100.000,00 TL ve 2 ay sonra 192.000,00 TL uzun vadeli kredi kullandığı ancak bu kredilerin yangın sonrasında işçi maaşlarının ödenmesi ile ilişkilendirilemeyeceği, dolayısıyla bu yönlerden davacının zararının bulunmadığı, Sonuç olarak davacının yangın sebebiyle olay tarihi itibariyle emtia zararının KDV dahil 866.570,12-TL, bina zararının 75.729,00 TL, makine ve ekipman hasarının 17.200,00 TL olduğu, kar kaybı ya da kredi kullanılması vs. kaynaklı maddi zararının ise oluşmadığı, Anlaşılmıştır. Davalıların sorumlulukları açısından yapılan değerlendirme; Davalılar hakkında hüküm kurulurken davacının talebi ile bağlı kalınmıştır. Davacı taraf dava dilekçesinde tüm davalılar için (daha sonra ayrıntısını açıkladığı) toplam 50.000 TL tazminat talep etmiş iken , ıslahı sadece davalılar ... ve ... şirketi yönünden yapmıştır. (ayrıntısı yukarıda 6. Sayfada açıklanmıştır) Hüküm kurulurken bu husus nazara alınmış, taleple bağlı kalınmıştır. Davalı sigorta şirketi poliçe kapsamında belirlenen limitler ve koşullarla davacıya karşı poliçe hükümlerine göre sorumludur. Davalı ...'ın sorumluluğunun elektrik tesisleri imal olunan eser niteliğinde olduğundan bina/yapı sahibinin kusursuz sorumluluğu temelinde değerlendirilmesi gereklidir. Yangına sebep olarak gösterilen elektrik çalışmasını alt taşeron olarak yürüten ... ile üst taşeron ... şirketi ise haksız fiil hükümlerine göre sorumlu tutulabilecektir. Özen sorumluluğuna dayalı kusursuz sorumluluğun düzenlendiği 6098 sayılı Kanun'un 69 uncu maddesinin birinci fıkrası hükmüne göre; "Bir binanın veya diğer yapı eserlerinin maliki, bunların yapımındaki bozukluklardan veya bakımındaki eksikliklerden doğan zararı gidermekle yükümlüdür." denmektedir. Yapı malikinin sorumluluğu, bir bina ya da diğer bir imal olunan eserinin bizatihi kendisinden kaynaklanan bir nedenle oluşan zarardan sorumluluğu kapsamakta olup, niteliği itibariyle kusursuz sorumluluk türlerinden olağan sebep sorumluluğudur. Burada malike kurtuluş kanıtı sunma olanağı tanınmamıştır. Ancak illiyet bağını kesen sebeplerin (mücbir sebep, üçüncü kişinin ağır kusuru gibi) varlığı durumunda sorumluluktan kurtulabilir. Somut olayda, Nötr hattına faz bağlanması ve boş kalan faz hattına nötr iletkeni bağlanması sonucunda tesisatın standart bağlantısı karışmış olacağından 400 volt ile beslenen hatta kaçak akım rölesinin ya da yangın rölesinin bulunmasının sonucu değiştirmeyeceği ve yangının yine de çıkacağı, bu haliyle (itibar edilen 05/01/2025 tarihli rapora göre) davacının ağır kusur kabul edilebilecek ve sonuçla arasında illiyet bağın kurulabilecek bir ağır kusurundan bahsedilemeyeceği, hatlarda yapılan bakım ve yenileme sonrasında trafoda ters bağlantı yapılarak hatta enerji verilmesiyle oluşan dengesiz elektrik yükü sebebiyle davacının işyerindeki freze makinesinin bağlı olduğu kablonun ısınarak alev alması ile gelişen yangında davalı ...'ın iş sahibi ve yapı sahibi olarak sorumlu olduğu, üst taşeron ve alt taşeron olan davalıların ise işi yapan kişi olarak haksız fiil hükümlerine göre birlikte sorumlu oldukları, üst taşeron ... şirketinin işi alt taşeron ... şirketine devretmiş olmasının üçüncü kişi olan davacıya karşı tazminat sorumluluğuna etki etmediği sadece alt taşeron ile arasındaki iç ilişkide sözleşmeden kaynaklı olarak rücu imkanına sahip olduğu değerlendirilmiştir. Buna göre davalı ... ile davalılar ... ve ... yangın sebebiyle meydana gelen emtia zararından, bina zararından ve makine/ekipman zararından birlikte sorumludurlar. Davacı taraf (yukarıda açıklandığı şekliyle) davalı ... şirketine yönelik taleplerini ıslah etmediğinden dava dilekçesindeki ve açıklama mahiyetindeki 05.07.2022 tarihli dilekçesindeki talepleri ile sınırlı kalınarak ... şirketi açısından değerlendirme yapılmıştır. Davacı dava dilekçesi ve açıklama dilekçesi ile: davalılardan emtia hasarı için 13.000,00 TL, makine ve ekipman hasarı için 11.000,00 TL, bina hasarı için 11.000,00 TL, işyerinin çalışamadığı dönem için uğradığı gelir ve kar kaybı için 10.000,00 TL, mevcut yangın nedeniyle işyerinin iş yapamaması nedeniyle işyerinin devamlılığını sağlamak amacı ile işçi maliyetleri ve enkaz kaldırma gibi maliyetleri karşılamak amacı ile uğranılan maddi zarar için (kredi kullanımı ve taşınmaz satılması) 5.000,00 TL talep etmektedir. Davacı ... ile ... yönünden yaptığı ıslah talebinde ise; toplam emtia zararının 885.214,12 TL, makine ve ekipman zararının 17.200,00 TL, bina zararının 75.729,00 TL olduğunu belirterek bu rakamlardan dava ve açıklama dilekçesinde gösterdiği değerleri (sırasıyla 13.000-TL, 11.000,00-TL, 11.000,00-TL) düşerek ve ayrıca sigorta şirketi tarafından dava öncesinde hasar dosyasında ödenmiş olan 360.428,86 TL tazminatı da mahsup ederek, bu üç kalem için talebini toplam 582.714,26 TL arttırarak ıslah etmiş ve olay tarihinden itibaren ticari faizi ile birlikte tahsilini istemiştir. Netice olarak davacı dava dilekçesi ve ıslah dilekçesi ile birlikte; (davalılardan müteselsilen alınmak üzere) Davalı ... ve ...'dan; 558.313,23 TL emtia hasarı, 11.000-TL makine ve ekipman zararı, 53.479,00-TL bina zararı, 10.000,00 TL kar kaybı, 5.000,00 TL kredi kullanımı vs kaynaklı zarar olmak üzere toplam 637.792,23 TL tazminat, Davalı ...'ten; 13.000,00-TL emtia hasarı, 11.000,00-TL makine ve ekipman zararı, 11.000,00-TL bina zararı, 10.000,00 TL kar kaybı, 5.000,00 TL kredi kullanımı vs kaynaklı zarar olmak üzere toplam 50.000,00 TL tazminat, Davalı Sigorta şirketinden; 13.000,00-TL emtia hasarı, 11.000,00-TL makine ve ekipman zararı, 11.000,00-TL bina zararı, 10.000,00 TL kar kaybı, 5.000,00 TL kredi kullanımı vs kaynaklı zarar olmak üzere toplam 50.000,00 TL tazminat, Talebinde bulunmuştur. Islah dilekçesindeki ifadede karışıklık görünmekle birlikte davacının toplam talebinin (dava ve açıklama dilekçesinde belirtilen 15.000 TL tutarlı son iki alacak kalemi ile birlikte) toplam 637.729,23 TL olduğu anlaşılmıştır. Sigorta hasar dosyasında davacıya emtia zararına karşılık 326.900,89-TL, makine ve ekipman zararına karşılık 11.277,97 TL, bina zararına karşılık (dekorasyon zararı olarak) 22.250-TL ödeme yapılmıştır. Hüküm kurulurken sigorta şirketinin yaptığı bu ödemeler ayrı ayrı nazara alınmıştır. Ayrıca davacı bu sigorta ödeme miktarını talebinde mahsup etmiştir. Yukarıdaki paragraflarda da değinildiği üzere davacının yangın sebebiyle olay tarihi itibariyle; emtia zararı KDV dahil 866.570,12 TL, bina zararı 75.729,00 TL, makine ve ekipman hasarı 17.200,00 TL dir. Davacının kar kaybı ya da kredi kullanılması vs. kaynaklı maddi zararı ise bulunmamaktadır. Sonuç olarak zayi olan ve satışa konu olmayan mallar sebebiyle KDV yükü davacı üzerinde kaldığından -sigorta dışındaki davalılardan- emtia hasarının tazmininde KDV hesaba katılmıştır. Sigorta dışındaki davacılar yönünden temerrüt tarihi zararın gerçekleştiği tarihtir. Talep doğrultusunda bu davalılar yönünden olay tarihinden itibaren faiz işletilmiştir. Zararın davacının işletmesinde meydana gelmesi sebebiyle işletilecek faiz ticari faizdir. Davacı sadece ticari faiz istemiş avans yada reeskont belirtmemiştir. Bu durumda işleyecek faiz türü Merkez Bankasının kısa vadeli krediler için uyguladığı reeskont faizidir. (Yargıtay Hukuk Genel Kurulu 2017/4-1704 E. 2020/534 K.) Zararın meydana gelmesinde veya artmasında zarar görenin de kusurunun bulunması halinde müterafik kusurdan bahsedilir. 6098 sayılı TBK'nın md. 52. Maddesinde; "Zarar gören, zararı doğuran fiile razı olmuş veya zararın doğmasında ya da artmasında etkili olmuş yahut tazminat yükümlüsünün durumunu ağırlaştırmış ise hâkim, tazminatı indirebilir veya tamamen kaldırabilir." düzenlemesine yer verilmiştir. Müterafik kusura ilişkin savunma bir def’i olmadığından bu yönde bir savunma olmasa da resen dikkate alınması gerekir. (Yargıtay 4 HD 2022/12857 Esas 2024/11444 Karar) Somut olayda; davacı işletmesini 10-12-14 ve 16 numaralı dört ayrı işyerini birleştirerek kurmuş, bu işyerlerinin tamamına tek bir elektrik sayacından elektrik sağlamıştır. Yangının çıktığı 16 numaralı bölümde faal bir elektrik aboneliğinin bulunmadığı, burada daha önce mevcut aboneliğin uzun süre önce iptal edildiği sabittir. Davacı 16. numaralı işyerinde kurulu olan ve yüksek elektrik enerjisi çeken freze makinesini bahsedildiği üzere dört işyerine elektrik dağıtan sayaçtan gelen hatta bağlamış ve bağlantıyı da makineye uygun olmayan ince bir kablo ile yapmıştır. İşyerinin içindeki elektrik hatlarının bakımı ve güvenliği ve usulüne uygun şekilde kullanımı davacının sorumluluğundadır. Bu elektrik tesisatının eski ve bakımsız olduğu ve güvenlik önlemlerini taşımadığı açıktır. Yine davacının işyerinde elektrik kaynaklı yangın çıkışını engelleyecek ya da muhtemel yangının etkilerini azaltacak hiçbir güvenlik önlemi de bulunmamaktadır. Bu haliyle davacının yangının sebebiyle zararın artmasında müterafik kusurlu olduğu kabul edilmiş ve Yargıtay uygulamalarına göre maddi tazminattan %20 oranında indirim yapılmıştır. (Yargıtay 4 HD : 2022/13284 Esas 2024/9820 Karar) TBK 51 maddesine istinaden yapılan müterafik kusur indirimi mahkemenin taktiri olduğundan, müterafik kusur gerekçesiyle reddedilen kısımlar sebebiyle kendini vekil ile temsil ettiren davalı taraf yararına vekalet ücreti tayin edilmemiştir. Davalı sigorta şirketinin sorumluluğu ise poliçe kapsamında belirlenen limitler ve koşullarla sınırlıdır. Riskin gerçekleşmesi ile tazminat ödenmesi koşulları oluşmaktadır. Sigorta şirketi açısından müterafik kusur indirimi söz konusu olmayacaktır. Sigorta bilirkişisi ... 18/09/2023 tarihli raporunda; a)Sigortalının (davacının) kiracı olması nedeni ile ekspertiz raporunda 62.750-TL. olarak hesaplanan bina hasarının sigorta şirketi tarafından teminat kapsamı dışında değerlendirildiğini, ancak poliçede bina teminatının bulunduğunu ve davalıdan primin alındığını, poliçede dain mürtehin kaydının bulunduğunu, (Bu dain mürtehin kaydı sahibi son duruşma öncesinde muvafakat vermiştir) b)Emtea Hasarı yönünden poliçede eksik sigorta bulunduğunu, Poliçede yer alan emtea sigorta bedelinin 1.000.000-TL (enflasyon ile birlikte 1.079.178-TL) olduğunu, rizikoda bulunan emtea sigorta değerinin 2.409.904,71-TL olarak hesaplandığını, ekspertiz raporunda emtia hasarının KDV hariç 730.000-TL olarak belirlendiğini, bu rakamlar üzerinde davacı ve sigorta şirketi arasında mutabakat sağlandığını ve yapılan hesaplamaya göre sigorta şirketinin emtia hasarı ödemesini poliçe gereği tam ve eksiksiz yaptığını, ekspertiz çalışmasının ve tespitlerinin titizlikle yapılarak hasar miktarında mutabakat sağlandığını, ekspertiz raporunda yer alan rakamların dikkate alınmasının daha doğru olacağını, c)Kazanç Kaybı açısından poliçede açık bir teminat bulunmadığını ancak bu kapsamda değerlendirilebilecek İş Durması Teminatının 5.000-TL limitli olduğunu, belirtmiştir. Davacı taraf 18/01/2024 tarihli ıslah dilekçesinde sigorta şirketine yönelik taleplerini ıslah etmediğinden dava dilekçesindeki ve açıklama mahiyetindeki 05.07.2022 tarihli dilekçesindeki talepleri ile sınırlı kalınarak sigorta şirketi açısından değerlendirme yapılmıştır. Bu kapsamda davacı sigorta şirketinden emtia hasarı için 13.000,00 TL, makine ve ekipman hasarı için 11.000,00 TL, bina hasarı için 11.000,00 TL, işyerinin çalışamadığı dönem için uğradığı gelir ve kar kaybı için 10.000,00 TL, mevcut yangın nedeniyle işyerinin iş yapamaması nedeniyle işyerinin devamlılığını sağlamak amacı ile işçi maliyetleri ve enkaz kaldırma gibi maliyetleri karşılamak amacı ile uğranılan maddi zarar için (kredi kullanımı ve taşınmaz satılması) 5.000,00 TL talep etmektedir. Yukarıdaki paragraflarda da değinildiği üzere davacının yangın sebebiyle olay tarihi itibariyle; emtia zararı KDV hariç 734.381,46 TL (KDV dahil 866.570,12-TL), bina zararı 75.729,00 TL, makine ve ekipman hasarı 17.200,00 TL dir. Davacının kar kaybı ya da kredi kullanılması vs. kaynaklı maddi zararı ise bulunmamaktadır. Sigorta poliçesinde sigortalı emtia bedeli 1.000.000-TL (enflasyon ile birlikte 1.079.178-TL) gösterilmiş olmasına rağmen risk altında bulunan emtia bedeli 2.409.904,71-TL dir. Bu haliyle eksik sigorta bulunmaktadır. Sigorta şirketinin sorumluluğu Sigorta tazminatı = Zarar X (Sigorta Bedeli / Sigorta Değeri) formülü ile hesaplanacaktır. Sigorta şirketi yönünden Emtia hasarının tazmininde KDV hesaba katılmayacaktır. Bir teslim veya hizmetin karşılığını teşkil etmeyen veya buna bağlı olarak ortaya çıkmayan sigorta tazminatları KDV'nin konusuna girmemektedir. Sigorta şirketi davacı ile hasar miktarında mutabık kalarak eksik sigorta hükümlerine uygun şekilde poliçe kapsamında tazminat ödemesini gerçekleştirmiştir. Bilirkişi raporunda tespit edilen rakam ile sigorta şirketinin ödemeye esas aldığı rakam arasındaki 4.381,46-TL lik fark çok cüzi olup gabin teşkil edecek bir yön görülmemiştir. (davacı sigorta şirketi belirlediği hasar tutarı üzerinde eksik sigorta hükümleri gereği güncelleme yaparak ödeme gerçekleştirmiştir) Davacı ile sigorta şirketi arasındaki bu mutabakata itibar edilmesi gereklidir. Davalı sigorta şirketi (eksik sigorta hükümlerine uygun olarak mutabakat çerçevesinde) yapmış olduğu ödeme ile davacıya karşı olan emtia zarar tazmin edimini yerine getirmiştir. Bu haliyle davacının sigorta şirketinden poliçe kapsamında talep edebileceği karşılanmamış emtia zararının bulunmadığı kabul edilmiştir. Sigorta tarafından karşılanmamış olan bakiye emtia zararı diğer sorumluları ilgilendirmektedir. Sulh Hukuk Mahkemesinde yapılan tespit işleminde makine ve ekipman zararı 17.200,00-TL olarak belirlenmiş ve bu tespit yargılama sırasında alınan bilirkişi raporlarında da benimsenmiştir. Sigorta şirketi tarafından yapılan makine ve ekipman zarar ödemesi ise 11.277,97 TL dir. Sigorta şirketi eksperi bu zarar tespitini davacı ile birlikte hem miktar hemde tutar açısından mutabık kalarak yapmıştır. Rakamlar arasında fahiş fark bulunmaması ve gabin teşkil edecek bir yön görülmemesi sebebiyle davacı ile sigorta şirketi arasındaki bu mutabakata itibar edilmesi gereklidir. Davalı sigorta şirketi yapmış olduğu ödeme ile davacıya karşı olan makine ve teçhizat zarar tazmin edimini yerine getirmiştir. Bu haliyle davacının sigorta şirketinden talep edebileceği karşılanmamış makine ve teçhizat zararının bulunmadığı kabul edilmiştir. Sigorta tarafından karşılanmamış olan bakiye makine ve ekipman zararı diğer sorumluları ilgilendirmektedir. Sigorta şirketi (dekorasyon zararı hariç) bina hasarını davacının kiracı olması sebebiyle teminat dışında bırakmış ve ödememiştir. Poliçede sigortalı olarak yer alan davacı kiracı, zilyed olarak kira sonunda taşınmazı sağlam olarak teslim etmek zorunda olduğu için sigorta ettirmekte yararı bulunmaktadır. Dava dışı malikler, poliçede dain ve mürtehin olarak da yer almadığına göre, davalı sigortacı bina aksamına ilişkin tazminatı kiracıya ödemek zorundadır. Kiracı ile malik arasındaki hukuki ilişkinin tarafı olmayan davalı sigortacının bu ilişki ile ilgili nedenlere dayalı savunmasına itibar edilemez. Davacı, kiraya verenden ibra almamış ve kiraya verene sağlam olarak taşınmazı teslim etmemiş olsa dahi davalı ödemeden kaçınamaz. Malikin muvafakatinin aranmasının hukuki hiçbir dayanağı da bulunmamaktadır. (Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2008/8109 Esas 2009/12486 Karar) Bu sebeple davalı sigorta şirketinin davacıya karşı bina hasarından sorumlu olduğu kabul edilmiştir. Davacı sigorta şirketine karşı bina zarar talebini sadece dava dilekçesindeki ve açıklama mahiyetindeki dilekçesindeki 11.000,00 TL ile sınırlamıştır. Davacı bu talebini sigorta şirketine karşı ıslah etmemiştir. Dolayısıyla taleple bağlı kalınarak (dekorasyon zararı dışında kalan bina zararı sebebiyle) 11.000 TL bina hasar tazminatına hükmolunmalıdır. Sigorta poliçesinde dain mürtehin olarak ... şubesi yazılıdır. Davacının işyerinin bulunduğu taşınmazlara ait güncel tapu kayıtları dosyaya eklenmiştir. Asliye Hukuk mahkemesinde yapılan keşif sonrası alınan fen bilirkişisi raporunda işyerinin bulunduğu taşınmazların Sakarya ... ilçesi ...Mahallesi ... ve ... parseller olduğunu belirtmiş ise de sigorta ekspertiz raporundaki taşınmaz malik bilgileri ile muvafakat belgeleri ve alınan tapu kayıtları nazara alındığında ... parselin hatalı gösterildiği, işyerlerinin bulunduğu parsellerin ... ve ... parseller olduğu anlaşılmıştır. Sigorta poliçesinde dain mürtehin olarak ... yazılmış ise de belirtilen taşınmazların tapu kayıtlarında ...lehine tesis edilmiş bir ipotek bulunmadığından bu dain mürtehin kaydının davacının sıfatına etki etmediği ve bina hasarına ilişkin tazminatın davacıya ödenmesine engel oluşturmadığı değerlendirilmiştir. Bunun yanında dain mürtehin kaydı sahibi son duruşma öncesinde tazminatın davacıya ödenmesine muvafakat vermiştir. Yangın Sigortası Genel Şartları B.8 maddesi uyarınca sigortacının kesinleşmiş olan tazminat miktarını en geç bir ay içinde sigorta ettirene/sigortalıya ödemek zorunda olduğu, eldeki davada kesin ekspertiz raporu 18.12.2017 tarihli olup bu tarihte tazminat miktarı kesinleştiği ve sigorta şirketinin ödemeyi 28/12/2017 tarihinde yaptığı dikkate alındığında davalı sigorta şirketinin ödeme yaptığı 28/12/2017 tarihinde temerrüde düştüğü kabul edilmiş ve bu tarihten itibaren sigorta şirketi açısından ticari faiz işletilmesi öngörülmüştür. Davacı sadece ticari faiz istemiş avans yada reeskont belirtmemiştir. Bu durumda işleyecek faiz türü Merkez Bankasının kısa vadeli krediler için uyguladığı reeskont faizidir. (Yargıtay Hukuk Genel Kurulu 2017/4-1704 E. 2020/534 K.) Yapılan yargılama sürecinde mümkün olan tüm deliller toplanmış, değerlendirilmiş ve açıklanan gerekçelerle aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. Hüküm: Gerekçesi Yukarıda Açıklanan Nedenlerle; 1-Davacı tarafından davalılar ... ve ... aleyhinde açılan maddi tazminat talepli davaların kısmen kabulüne; a) Hesaplanan 866.570,12 TL emtia hasarından sigorta şirketi tarafından yapılan 326.900,89-TL ödemenin mahsubu ile bakiye emtia hasar bedeli 539.669,23 TL üzerinden %20 müterafik kusur indirimi ile belirlenen 431.735,38 TL, b) Hesaplanan 17.200,00 TL makine ve ekipman hasarından sigorta şirketi tarafından yapılan 11.277,97-TL ödemenin mahsubu ile bakiye makine ekipman zarar bedeli 5.922,03-TL üzerinden %20 müterafik kusur indirimi ile belirlenen 4.737,62 TL, c) Hesaplanan 75.729,00 TL bina hasarından sigorta şirketi tarafından yapılan 22.250-TL ödemenin mahsubu ile bakiye 53.479,00-TL hasar bedeli üzerinden %20 müterafik kusur indirimi ile belirlenen 42.783,20 TL, Olmak üzere toplam 479.256,20 TL maddi tazminatın (Davalı müflis ...taleple bağlılık kuralı gereği bu rakamın 28.737,62 TL si ile sınırlı sorumludur) olay tarihi 08/10/2017 tarihinden itibaren işleyecek ticari reeskont faizi ile birlikte davalılar ...ve ... Şirketinden ve (28.737,62 TL lik kısmı ile sınırlı şekilde) davalı müflis ... Şirketinden müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin taleplerin reddine, 2-Davacı tarafından davalı Sigorta şirketi aleyhine açılmış olan maddi tazminat davasının kısmen kabulüne, bu kapsamda davacının bina hasarı tazminat talebinin kabulü ile taleple bağlı kalınarak 11.000,00-TL bina hasar tazminatının davalı sigorta şirketinden temerrütün gerçekleştiği 28/12/2017 tarihinden itibaren işleyecek ticari reeskont faizi ile birlikte alınarak davacıya verilmesine, davalı sigorta şirketinin bu rakam için diğer davalılar ile birlikte müşterek müteselsil sorumlu olduğunun nazara alınmasına ve tahsilde tekerrür oluşturulmamasına, fazlaya ilişkin sair tüm taleplerin reddine, 3-Harçlar, yargılama giderleri ve vekalet ücretleri hakkında: a-Kabul edilen (toplam 479.256,20 TL) değer üzerinden hesaplanan 32.737,99 TL nispi karar harcından peşin alınan 853,88 TL harç ile 9.952,00 TL ıslah harcı toplamı 10.805,88 TL nin mahsubu ile eksik kalan 21.932,11 TL nispi karar harcının (davalı Sigorta Şirketi ve davalı ... şirketi hakkında dava dilekçesindeki taleple sınırlı olarak kurulan hükümlere ilişkin alınması gereken karar harcı davacıdan peşin alınmış harç sınırları içinde kaldığı ve bu davalılar açısından eksik harç bulunmadığı gözetilerek) davalılar ... ve ...şirketinden müşereken ve müteselsilen tahsili ile hazineye gelir kaydına, b-Davacı tarafından yatırılmış olan 10.805,88 TL peşin harcın (davalı sigorta şirketi 751,41-TL si ile ve davalı ... şirketi ise 1.963,06-TL si ile sınırlı sorumlu olmak üzere) davalılardan müşereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, c-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden AAÜT uyarınca belirlenen 75.888,43 TL vekalet ücretinin (davalı sigorta şirketi 11.000,00-TL si ile ve davalı ... şirketi ise 28.737,62-TL si ile sınırlı sorumlu olmak üzere) davalılardan müşereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, d-Davalılar kendilerini vekil ile temsil ettirdiklerinden, red sebeplerinin ortak oluşu ve yapılan müterafik kusur indirimi açısından aleyhe vekalet ücreti verilemeyeceği gözetilerek, AAÜT uyarınca belirlenen 30.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak eşit olarak davalılara verilmesine, e-Davacı tarafından yapılan ; 419,90 TL keşif harcı, 35,90 TL başvuru harcı, 704,50 TL tehiri icra harcı, 1.169,40 TL istinaf başvuru harcı, 220,70 TL istinaf başvuru harcı, 45.000 TL bilirkişi ücreti, 60,00 TL tanık ücreti, 200,00 TL araç ücreti, 2.265,60 TL posta ve tebligat gideri olmak üzere toplam 50,076,00 TL yargılama giderinin, kabul oranına göre hesaplanan 47.035,76 TL sinin (davalı sigorta şirketi 11.016,72-TL si ile ve davalı ... şirketi ise 28.781,30-TL si ile sınırlı sorumlu olmak üzere) davalılardan müşereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin kısmın davacı üzerinde bırakılmasına, f-Davalı ...tarafından yapılan 1.169,00 TL istinaf başvuru harcının red oranına göre belirlenen 911,82 TL sinin davacıdan alınarak davalı sigorta şirketine verilmesine, fazlaya ilişkin kısmın davalı üzerinde bırakılmasına g-Davalı ...tarafından yapılan 399,20 TL posta yargılama giderinin red oranına göre belirlenen 24,25 TL sinin davacıdan alınarak davalı ...'a verilmesine, fazlaya ilişkin kısmın davalı üzerinde bırakılmasına h-Davalı ... tarafından yapılan 363,95 TL posta yargılama giderinin red oranına göre belirlenen 22,12 TL sinin davacıdan alınarak davalı ... şirketine verilmesine, fazlaya ilişkin kısmın davalı üzerinde bırakılmasına i-Gerekçeli kararın HMK 321/2 maddesi gereği taraflara tebliğine, j-Karar tebliğ giderleri karşılandıktan sonra artan gider avansının yatıran tarafa iadesine, k-Davanın açıldığı tarih itibariyle zorunlu arabuluculuk gideri bulunmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına, Dair, davacı vekilleri ile İhbar Olunan Büyükşehir Belediyesi Vekili ve İflas sebebiyle Tasfiye Halinde Bulunan ...iflas masası vekili ve Davalı ...vekili yüzünde, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde mahkememize verilecek bir dilekçe ile İstinaf Kanun yolu açık olmak üzere, karar verildi. 09/04/2025 Katip ... e-imzalı Başkan ... e-imzalı