İlk Derece Mahkemesi · Sakarya Asliye Ticaret Mahkemesi

Sakarya Asliye Ticaret Mahkemesi 2023/505 E. 2024/674 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
Sakarya Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2023/505
Karar No
2024/674
Karar Tarihi

T.C. SAKARYA ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2023/505 Esas - 2024/674 T.C. SAKARYA ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TÜRK MİLLETİ ADINA GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : 2023/505 Esas KARAR NO : 2024/674 BAŞKAN : ... KATİP : ... DAVACI : ... VEKİLLERİ : Av. ... Av. ... DAVALI (1) : ... VEKİLİ : Av. ... DAVALI (2) : ... DAVA : Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 19/09/2023 KARAR TARİHİ : 27/11/2024 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 27/12/2024 Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili Davacının davalılar ile 2016 yılından beri süregelen bir ticari ilişkisi bulunduğunu, 2020 yılında davacının 97.000,00 TL tutarda mala karşılık 121.280-TL bedelli senetleri davalı ...'e verdiğini, bu senetler için 52.614 TL ödeme yaptığını, pandemi sebebiyle davalıyla anlaşarak 88.100 TL'lik mal iadesi gerçekleştirdiğini, söz konusu mal iadesi nedeniyle 43.714 TL alacaklı hale geldiğini, bu alışveriş kapsamında verilen 25.000-TL bedelli senedin Sakarya İcra Müdürlüğü’nün 2021/5887 E. Sayılı dosyasında takibe konulduğunu, toplam 95.000,00 TL bedelli diğer senetler için ise henüz takip olmadığını belirterek, davacının vermiş olduğu icra takibine konu olan ve olmayan tüm senetler sebebiyle davalıya borçlu bulunmadığının tespitine karar verilmesini istemiştir. Takibe konu yapılan 25.000,00 TL bedelli senet dışında menfi tespit talep edilen toplam 95.000,00 TL bedelli senetlerin ayrıntısının (alacaklısı borçlusu düzenleme tarihleri düzenleme yeri vs) dilekçede açıkça belirtilmemesi ve senet suretlerinin de sunulmaması, takip dışı bu senetlerde davalıların alacaklı konumunda olup olmadığının belirsiz olması, dolayısıyla (icra takibine konulan senet dışındaki) dava konusu bu senetlere ilişkin talebin soyut ve belirsiz olması, dava dilekçesine ekli tahsilat makbuzlarında da senetleri belirleyici nitelikte açıklık bulunmaması sebebiyle 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 119/1.ğ ve 119/2 maddeleri uyarınca davacı vekiline (takip dışı kalan senetler yönünden) netice-i talebini belirli hale getirmesi ve ilgili senet bilgilerini sunması hususunda bir haftalık kesin süre içerir muhtıra gönderilmiş ama istenen açıklama yapılmadığından takip dışı senetler yönünden dava tefrik edilerek mahkememizin 2023/631 Esas ayrı bir esasa kaydedilmiş, bu dosyada davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiş ve karar kesinleşmiştir. İcra takibine dayanak yapılan 25.000-TL bedelli senet eldeki bu menfi tespit davasının konusudur. Davalı tarafın savunmaları. Sakarya Asliye Ticaret Mahkemesinin 2023/371 esas sayılı dosyasında Sakarya 3. İcra Dairesi 2021/5887 E. Sayılı İcra Takibi sebebiyle menfi tespit davası açıldığını, derdestlik bulunduğunu, dava konusu bonoda davalı şirketin yer almadığından husumet yöneltilemeyeceğini, bononun kayıtsız ve şartsız ödeme taahhüdü içerdiğini ve temel ilişkiden mücerret olduğunu, bu sebeple davacının iddiasını senede karşı senetle ispat kuralı gereği yazılı delille ispat etmek zorunda olduğunu, davacının davalı ...'tan aldığı nakit karşılığında dava konusu senedi verdiğini, davacının delil olarak sunduğu belgelerdeki ödemelerin dava konusu senede ilişkin olmadığını, davacının ticari ilişki içinde olanın davalı şirket olduğunu ve senedin bu ticari ilişki ile ilgili olmadığını, icra dosyasında talimat yoluyla çıkılan haciz işleminde Kocaali İcra Dairesi 2021/406 Tal. Sayılı dosyasında davacının borcu kabul beyanında bulunduğunu ve ödeme taahhüdünde bulunduğunu ve bu kapsamda davacı tarafça ödemelerin zamanında yerine getirildiğini belirterek davanın reddini ve tazminata hükmolunmasını istemiştir. Taraflar arasındaki anlaşmazlık: Sakarya İcra Müdürlüğü’nün 2021/5887 E. Sayılı dosyasına dayanak yapılan senet sebebiyle davacının davalılara borçlu olup olmadığı, dayanak senedin malen kaydı içermesi itibariyle davalı tarafın savunmalarına nazaran ispat yükünün kimde olduğu, tazminat koşullarının gerçekleşip gerçekleşmediği hususlarındadır. İcra dosyasının incelenmesinde alacaklının ... borçlunun ... ve takibin dayanağının (25.000,00 TL bedelli 08/07/2020 Tanzim 20/12/2020 Vade Tarihli keşidecisi Gözde Yapı banyo Sistemleri- ... lehtarı ... olan) kambiyo senedi vasfındaki bono olduğu, borçlu davalının talimat icra dosyasından yapılan haciz işleminde borcu kabul ederek ödeme taahhüdüne bulunduğu ve dava sürecinde haricen tahsil ile dosya borcunun sonlandığı anlaşılmaktadır. Dava kendiliğinden istirdat davasına dönüşmüştür. Mahkememizin 2023/371 Esas sayılı dosyasının bir sureti Uyap sistemi üzerinden dosyamız arasına alınmıştır. Mahkememizin 2023/371 Esas sayılı dosyası taraflar arasında olan altı adet çeke ilişkin olup dava konuları farklıdır. Bu sebeple derdestlik teşkil etmemektedir. Bono, bağımsız borç ikrarını içeren bir senettir. Bu nedenle bir illete bağlı olması gerekmez ve kural olarak ispat yükü senedin bedelsiz olduğunu ileri süren tarafa aittir. Ancak senette borcun nedeni “mal” ya da “nakit” olarak belirtilmişse, davacının yazılı borç sebebine dayanmaya hakkı olacağından, ispat yükü bunun aksini ileri süren tarafa ait olacaktır (HMK’nın m. 191/1, TMK m. 6). Eğer yanlardan biri senet metninde yazılı kaydın doğru olmadığını söylüyorsa, buna senedin talili denmektedir. Bu anlamda talil senet metninde açıklanan düzenleme (ihdas) nedenine aykırı beyanda bulunma anlamına gelmektedir ve bu hâlde ispat yükünün kaydın aksini iddia edene ait olacağında kuşku bulunmamaktadır. Ön inceleme duruşmasında davalının senedin talil sebebini değiştirdiği ve ispat yükünün davalıda olduğu yönünde tespit yapılmış ise de davalı vekilinin talebi doğrultusunda cevap dilekçesinin tekrar incelenmesinde dava konusu olan ve icra takibine konulan senet yönünden davalı tarafın talil sebebini değiştirmediği anlaşılmış ve buna yönelik ara karardan dönülmüştür. Borçlu olmadığını ispat yükü davacıdadır. Dava kambiyo senedine karşı menfi tespit talebine ilişkin olduğundan ispat yükü bu senet sebebiyle borçlu olmadığını iddia eden davacıdadır. Davacı senedin nakit ve bir kısım mal iadeleri ile ödendiğini ileri sürmüştür. Davacı bu iddiasını HMK 201 maddesi uyarınca belge ile ispatlamak zorundadır. Tanıkla ispat yönünden davalı tarafın açık bir muvafakati de bulunmamaktadır. Davacı vekilinden dava konusu senet sebebiyle borçlu olmadıklarına dair senede karşı senet kuralı ispat çerçevesinde yazılı belgelerinin bulunup bulunmadığı hususu sorulmuş davacı vekili yazılı belgelerinin olmadığını bildirmiştir. Davanın mahiyeti ve senede karşı senetle ispat kuralı ile kambiyo senetlerinin ticari defterlere işlenmesinin zorunlu olmaması ve ayrıca davalı şirketin dava konusu senette borçlu sıfatının bulunmaması hususları nazara alınarak davacı vekilinin ticari defter ve kayıtların incelenmesi yönündeki talepleri kabul edilmemiştir. Davacı tarafın yemin deliline dayanması sebebiyle karşı tarafa yemin teklif edip etmedikleri sorulmuş, bu konuda özel yetkisi bulunan davacı vekili davalıya yemin teklif etmiş, davalıya usulüne uygun şekilde yemin konusu vakıaları (Sakarya 3.İcra Müdürlüğü’nün 2021/5887 E. Sayılı dosyasında takibe konulan keşidecisi Gözde Yapı banyo sistemleri- ... olan lehtarı ve hamili ... olan 08/07/2020 düzenleme tarihli, Sakarya düzenleme yerli 20/12/2020 vade tarihli 25.000,00 TL bedelli malen kayıtlı senetten kaynaklanan borcun icra takibi öncesinde davacı tarafça nakit ya da mal iadesi şeklinde ödenip ödenmediği, bu senedin icra takibi öncesinde bedelsiz kalıp kalmadığı, bu senetten kaynaklanan alacağınızın bulunup bulunmadığı hususları) içerir yemin davetiyesi gönderilmiştir. Yemin davetini hazırlamak ve sorulacak soruları bildirmek mahkemenin görev ve yetkisi kapsamındadır. Davalı ... yemin için davet edildiği 27/11/2024 celseye katılmış ve yeminini eda etmiştir. Davalı yeminli beyanında beyanları sorulmuştur. Davalı "Ben dava konusu yapılan 25.000,00-TL bedelli 20/12/2020 vade tarihli senet sebebiyle davacıdan alacaklıydım, bu alacağımı dava konusu icra takibi öncesinde ne mal iadesi ne de para ödemesi şeklinde almadım. Bu senet icra takibine konulduğunda bedelsiz değildir, alacağım vardı. İcra dosyasında dava sürecinde taahhüt üzerine ödemeler parça parça yapılarak senet borcu tamamlanmış oldu. Mükerrer bir tahsilat yapmadım." şeklinde beyanda bulunmuş ve beyanında ısrar etmiştir. Davacı tarafın dava konusu senetler sebebiyle borçlu olmadığını ispata elverişli delil sunmaması ve teklif ettiği yeminin davalı tarafça usulüne uygun eda edilmiş olması sebebiyle ispatlanamayan davanın davalı ... açısından esastan reddine karar verilmiştir. Mahkememizce İİK 72 md uyarınca verilen tedbir kararı bulunmadığından İİK 72/4 maddesindeki tazminat koşulları oluşmamıştır. Dava konusu sübjektif hak (dava hakkı) ile taraflar arasındaki ilişkinin varlığı medeni usul hukukumuzda "sıfat" olarak tanımlanmaktadır ve bir davada taraf olarak gösterilen kişilerin o dava ile ilgili kimseler olması zorunludur. Taraf ehliyeti, dava ehliyeti ve davayı takip yetkisi, dava- nın taraflarının kişilikleriyle ilgili olmasına karşın, taraf sıfatı dava konusu sübjektif hakka ilişkindir. Sübjektif bir hakkı dava etme yetkisi (dava hakkı) kural olarak o hakkın sahibine ait olduğundan, anılan hakka ilişkin bir davada davacı olma sıfatı da hakkın sahibine aittir ve buna aktif husumet denilmektedir. Bir sübjektif hak kendisinden istenebilecek olan kişi ise, o hakka uymakla yükümlü olan kimsedir ve bu da pasif husumet (davalı sıfatı) olarak adlandırılmaktadır. Sübjektif hakkın sahibi olan kimse ile o hakka uymakla yükümlü bulunan kişinin kimler olduğunun saptanması, bir başka anlatımla davada davacı ve davalı sıfatlarının kimlere ait olduğu hususu, dava konusu (sübjektif) hakkın özüne ilişkin maddi hukuk sorunudur. Dava açan veya aleyhine dava açılan kişiler o davada davacı veya davalı olarak taraf sıfatına sahip değillerse, mahkemece dava konusu hakkın esası (var olup olmadığı) hakkında inceleme yapılmadan dava sıfat yokluğundan reddedilir. Taraf sıfatı (husumet) ve sıfat yokluğu, davada taraf olarak görünen kişiler arasında dava konusu hakkın doğumuna engel olan bir itiraz niteliğindedir ve yargılamanın her aşamasında, isteme gerek kalmaksızın mahkemece kendiliğinden gözetilmesi zorunludur. (Yargıtay 3. Hukuk Dairesi'nin 2022/4844 Esas- 2022/6372 Karar sayılı ilamı) Davalı şirket aleyhinde de dava konusu senet sebebiyle menfi tespit talebinde bulunulmuş ise de davalı şirketin bu senette alacaklı sıfatının bulunmadığı, icra takibinde de alacaklı olarak yer almadığı görülmekle davada pasif husumetinin bulunmadığı değerlendirilmiş ve davalı şirket hakkındaki dava usulden reddedilmiştir. Her iki davalı da kendisinin vekil ile temsil ettirmiştir. Davalılar hakkındaki red sebepleri farklı olduğundan ayrı ayrı vekalet ücreti belirlenmiştir. Hüküm: Gerekçesi Yukarıda Açıklanan Nedenlerle; 1-Davalı şirket aleyhinde açılan davanın pasif husumet yokluğunda usulden reddine, 2-Davalı ... aleyhinde açılan davanın esastan reddine, 3-İcra takibi yönünden ihtiyati tedbir kararı bulunmadığından davalı ... lehine tazminata hükmolunmasına yer olmadığına, 4-Bu dava yönünden alınması gereken maktu karar harcı 427.60 TL nin dava açılırken yatırılan 269,85 TL peşin harçtan ve ... seri ve ... sıra numaralı ... tarihli sayman mutemedi alındı makbuzu ile (bu dosyadaki eksik harç için) yatırılan 198,86 TL lik kısımdan (diğer kısım tefrik edilen dosya değeri için sayılmış ve tefrik edilen dosyada iadesi değerlendirilmiştir) mahsubu ile fazla yatan 41.11- TL nin karar kesinleştiğinde talep halinde yatıran tarafa iadesine, 5-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendisi üzerinde bırakılmasına, 6-Arabuluculuk dosyasında Bakanlık bütçesinden karşılanan 3.120,00-TL nin davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına, 7-Davalılar yönünden red sebepleri farklı olduğundan; a)Hakkındaki dava usulden reddedilen davalı şirket kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin 3/2, 7/2, 13/1 ve 13/2. maddeleri gereğince dava değeri nazara alınarak 27.446,34 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı şirkete verilmesine, b)Hakkındaki dava esastan reddedilen davalı ... kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin 3/2, 13/1 ve 13/2. maddeleri gereğince dava değeri nazara alınarak 27.446,34 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı ...'a verilmesine verilmesine, 8-Kararın kesinleşme şerhi sonrasında artan gider avansının yatıran tarafa iadesine, Dair, taraf vekillerinin yüzünde, HMK nun 341 maddesi uyarınca miktar itibariyle kesin olarak karar verildi. 27/11/2024 Katip ... e-imzalı Başkan ... e-imzalı

Atıf: Sakarya Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2023/505, K. 2024/674, T. 27.11.2024, www.arakarar.com/karar/sakarya-asliye-ticaret-mahkemesi-2023-505-e-2024-674-k-d8129b8474b1