İlk Derece Mahkemesi · Sakarya Asliye Ticaret Mahkemesi

Sakarya Asliye Ticaret Mahkemesi 2023/23 E. 2024/733 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
Sakarya Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2023/23
Karar No
2024/733
Karar Tarihi

T.C. SAKARYA ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2023/23 Esas - 2024/733 T.C. SAKARYA ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TÜRK MİLLETİ ADINA GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : 2023/23 Esas KARAR NO : 2024/733 HAKİM : ... KATİP : ... DAVACI : ... VEKİLLERİ : Av. ... Av. ... DAVALI : 1- ... VEKİLİ : Av. ... DAVALI : 2- ... VEKİLİ : Av. ... DAVALILAR : 3- ... 4- ... 5- ... DAVA : Tazminat (Trafik Sigorta Sözleşmesi Kaynaklı Rücuen) DAVA TARİHİ : 19/01/2023 KARAR TARİHİ : 17/12/2024 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 16/01/2025 Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Trafik Sigorta Sözleşmesi Kaynaklı Rücuen) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacı ..., ... adlı otobüs firmasından Sakarya - Ordu istikametine bilet almış ve seyahat esnasında müvekkilin de içerisinde bulunduğu ... adına kayıtlı bulunan ...plakalı yolcu otobüsünün sürücüsü ...'un 16.10.2021 tarihinde 06.13 sularında ... İlçesi ... Mahallesi Ankara - Samsun karayolunun 31+800 kilometresinde kontrolü kaybetmesi neticesinde araç önce şarampole oradan da 100-150 metrelik uçuruma yuvarlanmış olup, çok sayıda ölüm ve yaralanmanın meydana geldiği büyük çaplı bir kaza meydana geldiğini, ... Hastanesinde ilk tetkikleri yapılmış ve vücudunda hayati tehlikeye sebebiyet verecek bölgelerde çok sayıda parçalı-parçasız kırığının bulunduğu tespit edildiğini, davacıda "ağır yaralanmaya" dayalı olarak oluşan maluliyet nedeniyle şimdilik 1.000 TL'nin (araç şoförü) ..., (araç sahibi) ... (işleten) ... ve Zorunlu Mali Mesuliyet Poliçesini düzenleyen ...'den müştereken ve müteselsilen tahsilini; "ağır yaralanmaya" dayalı olarak oluşan maluliyet nedeniyle şimdilik 1.000 TL'nin sakatlık tazminatı ile 9.733 TL belgeli tedavi giderleri olmak üzere cem'an 10.733 TL'nin öncelikle Ferdi Kaza Sigorta Poliçesini düzenleyen ...'den, poliçe teminatının yeterli gelmemesi halinde kalan kısım için (araç şoförü) ..., (araç sahibi) ..., (işleten) ...'den müştereken ve müteselsilen tahsilini, davacının uğradığı manevi zararın telafisi için 80.000 TL'lik manevi zararın (araç şoförü) ..., (araç sahibi) ..., (işleten) ...'den müştereken ve müteselsilen tahsilini, davacı lehine hükmedilecek maddi tazminatlara; davalı sigorta şirketleri yönünden temerrüt tarihinden itibaren, diğer davalılar bakımından kaza tarihinden itibaren reeskont faize hükmedilmesine, yine hükmedilecek manevi tazminata kaza tarihinden itibaren reeskont faiz yürütülmesini, Yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; Kusur durumunun tespiti gerektiğini, tazminat hesaplaması aktüer sıfatına sahip bilirkişiler tarafından zmms genel şartları çerçevesinde yapılmalıdır. davacı kaza tarihi itibariyle gelir getiren bir işte çalışmadığını, ayrıca poliçe tanzim tarihi itibariyle geçici iş görmezlik, tedavi gideri ve geçici bakıcı tazminatı poliçe kapsamında olmadığını, anılan nedenlerle bu talebin reddi gerektiğini, müterafik kusur durumu göz önünde bulundurulması gerektiğini, hesaplanan tazminattan hatır taşımacılığı indirimi yapılması gerektiğini, anayasa mahkemesi kararı ile iptal edilen maddelerin işbu uyuşmazlık bakımından dikkate alınmaması gerektiğini, bu nedenlerle uzlaşma tutanaklarının dosyaya sunulması sonrasında edim karşılığı uzlaşmanın varlığı halinde başvurunun reddini, Geçici iş göremezlik, tedavi gideri ve geçici bakıcı gideri talebinin davacının gelir getiren işte çalışmaması ve ZMMS poliçe teminat kapsamında olmaması nedeniyle reddini, Yapılacak olan hesaplamadan başvuranın müterafik kusuru ve hatır taşımacılığı nedeniyle en az %40 oranında indirim yapılmasını, aleyhlerine hüküm kurulmaması halinde, yargılama masrafları ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; davada yapılan taşımacılığın ticari taşımacılık olup olmadığının/ davacının biletli yolcu olup olmadığının da araştırılması gerektiğini, keza ticari olmayan/biletsiz yapılan taşımacılık faaliyeti de poliçe kapsamında değildir. taşmacılık yapan sigortalıdan yolcu listesi talep olunmalı, davacının yolcu listesinde olup olmadığı kontrol edilmesi gerektiğini, her ne kadar davacı tarafından alacağın limit olduğundan bahisle icra inkar tazminatı talep edilmiş ise de alacak likit olmadığını keza zorunlu koltuk genel şartlarının "tazminatın belirkenmesi" başlıklı maddesinde "kazanın oluşumunda zarara uğrayan yolcunun kusuru var ise, bu kusur oranında ödenecek tazminattan indirim yapılabilir." hükmü yer almakta olup kazada yolcunun kusuru olup olmadığının yargılama safahatında araştırılması gerektiğinden alacak likit olmadığını, bu sebeple davacının bu talebinin de reddi gerektiğini, kabul anlamına gelmemek kaydıyla dava dilekçesinde davacı tarafından tazminatın başvuru tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte tahsili talep edilmiş ise de -hiçbir surette davayı kabul anlamına gelmemek kaydıyla- eldeki davada yasal faizin uygulanması gerekmekte olduğunu, davacının işbu haksız ve hukuka aykırı davasının öncelikle görevsiz mahkemede açılmış olması nedeniyle usulden reddini, usulüne uygun başvuru olmadığından dava şartı yokluğundan reddini, aksi kanaatte olması halinde esastan reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı yana yükletilmesini talep etmiştir. 16/10/2023 tarihli ATK Raporunda özetle; Sürücü ...'un, %100 (yüzde yüz) oranında kusurlu, Davacı yolcu ...'in, kusursuz, olduğu kanaatini bildirir müşterek rapordur.'' şeklinde rapor sunmuş olduğu görüldü. 08/10/2024 tarihli ATK Raporunda özetle; ''Dosyada mevcut tıbbi belgelere göre; ... ve ... oğlu ... doğumlu ...'in 16.10.2021 tarihinde geçirdiği trafik kazasına bağlı yaralanması sebebiyle 20/02/2019 tarihli 30692 sayılı Resmi Gazetede Yayınlanan Erişkinler için Engellilik Değerlendirmesi Hakkındaki Yönetmeliğe göre; Kas-İskelet Sistemi, Omurgaya Ait Sorunlarda Özürlülük, Tablo 1.7 %5 + %5 (Baltazard Formülü)= %9.75, Üst Ekstremite, Şekil 2.10: %KF %3, Şekil 2.11 %KABD: %4, Şekil 2.12: %KIR %2, %KER:%1, Tablo 2.3:%6, Baltazard Formülü (%9:75 + %6)=%15.16 olduğuna göre; Kişinin tüm vücut engellilik oranının %15 (yüzdeonbeş) olduğu, İyileşme (iş göremezlik) süresinin olay tarihinden itibaren 6 (altı) aya kadar uzayabileceği, 3. Kişinin başka birisinin sürekli bakımına muhtaç durumda olmadığı, ancak iyileşme süresi içerisinde 2 (iki) ay boyunca başka birisinin yardımına ihtiyaç duyabileceği oy birliği ile mütalaa olunur.'' şeklinde rapor sunulmuş olduğu görüldü. Taraf vekillerinin rapora karşı beyan ve itirazları görüldü, okundu. Tüm Dosya Kapsamı Birlikte Değerlendirildiğinde; Dava, haksız eylemden kaynaklanan (trafik kazası) maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir. Davaya konu olayda, davacının, davalı ... Ltd. Şti'ye ait otobüste yolcu olarak bulunduğu esnada meydan gelen trafik kazası nedeni bedensel zarara uğradığı, eldeki davanın, davacının içerisinde yolcu olarak bulunduğu otobüsün işleteni olan ... Ltd. Şti, ... plakalı aracın zorunlu mali mesuliyet sigortacısı olduğu ileri sürülen ...ne, ferdi sigorta poliçesi kapsamında ..., ... plakalı aracın sürücü olan ... ve ... plakalı aracın maliki olan ...'e karşı birlikte açıldığı anlaşılmaktadır. Mahkemelerin görevlerini belirleyen usul hukuku kuralları kamu düzenine ilişkindir; görev itirazı yargılamanın her aşamasında, usul hukukuna ilişkin hiçbir sınırlamaya tabi olmaksızın taraflarca ileri sürülebileceği gibi, davayı gören mahkeme de, bu yönde bir itiraz olmasa bile, görevli olup olmadığını kendiliğinden değerlendirmekle yükümlüdür. Her dava, usul hukukunun kamu düzenine ilişkin kurallarının gösterdiği görevli mahkeme hangisi ise orada görülür. Bu konuda kazanılmış hak da olmaz. Taşıma sözleşmesinin 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunda düzenlenmiş olduğu uyuşmazlık dışıdır. Her ne kadar taşıma sözleşmesi TTK'da düzenlenmişse de, 28.05.2014 tarihi itibariyle yürürlüğe giren 6502 sayılı Yasa'nın 3/k bendinde "Ticari veya mesleki olmayan amaçlarla hareket eden gerçek veya tüzel kişi" tüketici, 3/ı bendinde ise "Mal veya hizmet piyasalarında kamu tüzel kişileri de dâhil olmak üzere ticari veya mesleki amaçlarla hareket eden veya onun adına ya da hesabına hareket eden gerçek veya tüzel kişiler ile tüketiciler arasında kurulan, eser, taşıma, simsarlık, sigorta, vekâlet, bankacılık ve benzeri sözleşmeler de dâhil olmak üzere her türlü sözleşme ve hukuki işlem" tüketici işlemi olarak tanımlanmıştır. Aynı Yasa'nın 73/1. maddesinde tüketici işlemleri ile tüketiciye yönelik uygulamalardan doğabilecek uyuşmazlıklara ilişkin davalarda tüketici mahkemelerinin görevli olduğu belirtilmiş, 83/2. maddesinde ise taraflardan birini tüketicinin oluşturduğu işlemler ile ilgili diğer kanunlarda düzenleme olmasının, bu işlemin tüketici işlemi sayılmasını ve 6502 sayılı Yasa'nın görev ve yetkiye ilişkin hükümlerinin uygulanmasını engellemeyeceğine değinilmiştir. Somut olayda davanın açıldığı 19.01.2023 tarihi itibariyle , 6502 sayılı Kanunun yürürlükte olduğu, davacının davalılardan ... bilet kesen teşebbüs sahibi, işleteni olduğu, davacının ... araçta yolcu olarak bulunmakla, ticari veya mesleki olmayan amaçlarla hareket etmesi nedeniyle tüketici sıfatına haiz olduğu, dava konusu taşıma işleminin de tüketici işlemi sayıldığı kabul edildiğinden; davalılardan ... yönünden yukarıda belirtilen yasa hükümleri uyarınca davaya bakma görevi Tüketici Mahkemesine ait bulunmaktadır. Davanın müstakilen diğer davalılar, yolcu otobüsünün zorunlu trafik sigortacısına açılması halinde esasen sigorta sözleşmesinden kaynaklanan davalardaki özel yetki kuralı gereğince 6102 sayılı TTK 4.maddesi gereğince, sürücü ve işleten ile birlikte sigortacıya karşı birlikte açılan davada sigorta şirketleri yönünden Ticaret Mahkemesi özel görevli mahkeme olması nedeni ile Asliye Ticaret Mahkemesinde davanın görülmesi gerektiği düşünülebilecek idi. Ancak, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 30. maddesinde usul ekonomisi ilkesi düzenlenmiş, hâkimin, yargılamanın makul süre içinde ve düzenli bir biçimde yürütülmesini ve gereksiz gider yapılmamasını sağlamakla yükümlü olduğu belirtilmiştir. Aynı Kanun'un 57. maddesinde "ihtiyari dava arkadaşlığına" yer verilmiş, 166/4. maddesinde "davaların aynı veya birbirine benzer sebeplerden doğması ya da biri hakkında verilecek hükmün diğerini etkileyecek nitelikte bulunması durumunda, bağlantının varsayılacağı" hükme bağlanmıştır. Yukarıda açıklanan kanun hükümlerinde hangi davaların birlikte görüleceği ayrıntılı bir şekilde açıklanmıştır. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 61. maddesinde ise "Birden çok kişi birlikte bir zarara sebebiyet verdikleri veya aynı zarardan çeşitli sebeplerden dolayı sorumlu oldukları takdirde aralarında müteselsil sorumluluğa ilişkin hükümler uygulanır" düzenlemesine yer verilmiştir. Somut uyuşmazlıkta, davacı ile yolcu otobüsünün sigortacısı ve zorunlu mali mesuliyet sigortacısı arasında yolcu taşıma sözleşmesi ve bir taşıma ilişkisi bulunmadığından; bahsi geçen davalılar yönünden uyuşmazlığı inceleme görevi tüketici mahkemesine ait değil ise de, iş bu dava, araç işleteni, teşebbüs sahibi olan ve hizmet veren konumda olan ...'ne karşı birlikte açılmıştır. Bu durumda davalılar arasında bağlantı olduğu, biri hakkında verilecek kararın diğerini etkileyeceği de muhtemeldir. Hal böyle olunca usul ekonomisi, daha isabetli bir karar verilmesi ve davaların makul bir süre içinde bitirilmesi yükümlüğü açısından, davaların birlikte görülmesi gereklidir. Ayrıca, davaya konu temel uyuşmazlığın, tüketici işlemi sayılan taşıma ilişkisinden kaynaklanması ve anılan davalılar hakkındaki davanın da Asliye Hukuk Mahkemesi ve Ticaret Mahkemesine göre daha özel nitelikteki tüketici mahkemesinde görülmesi, göreve ilişkin usul kurallarına da uygun düşecektir. Nitekim, Yargıtay HGK'nın 14.02.2019 tarih, 2017/409 Esas, 2019/159 Karar sayılı ilamı da bu yöndedir. ( aynı yönde Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 2018/5725 Esas, 2019/601 Karar- Yargıtay 17. Hukuk Dairesinin 2015/19421 Esas, 2018/9990 Karar- Yargıtay 20. Hukuk Dairesinin 2016/6054 Esas, 2016/8577 karar sayılı vb. ilamları) Açıklanan hukuki ve maddi vakıalar karşısında; görev kurallarının kamu düzenine ilişkin olduğu ve yargılamanın her aşamasında re'sen gözetilmesi gerektiği, davada Tüketici Mahkemesi'nin görevli olduğu gözetilerek; HMK'nun 114/1-c maddesine göre, görevsizlik nedeniyle HMK'nun 115/2. maddesi gereğince dava şartı yokluğundan davanın usulden reddine karar verilmesi gerekmiştir. HÜKÜM: Gerekçesi Yukarıda Açıklanan Nedenlerle; 1-Mahkememizin GÖREVSİZLİĞİNE, davanın HMK'nın 114/1-c ve 115/2 maddeleri gereği görev dava şartı yokluğundan USULDEN REDDİNE, 2-Bu karara karşı süresi içinde kanun yoluna başvurulmayarak görevsizlik kararının kesinleşmesi halinde kararın kesinleştiği tarihten itibaren, karara karşı kanun yoluna başvurulmuşsa bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde, taraflardan birinin mahkememize başvurarak dava dosyasının görevli mahkemeye gönderilmesini talep etmesi halinde, dosyanın görevli Sakarya Tüketici Mahkemesine gönderilmesine, 3-Yukarıda belirtilen yasal süre içinde dosyanın görevli mahkemeye gönderilmesinin talep edilmemesi halinde dosyanın resen ele alınarak verilecek ek kararla davanın açılmamış sayılacağı ve davacının yargılama giderlerini ödemeye mahkûm edileceği hususunun İHTARINA, Dair, davacı vekilinin ve davalı ... vekilinin (e-duruşma vasıtasıyla) yüzünde, diğer davalıların yokluğunda verilen kararın, taraflara tebliğinden itibaren 2(iki) hafta içerisinde mahkememize veya mahkememize gönderilmek üzere başka bir yer mahkemesine verilecek dilekçe ile Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere karar verildi.17/12/2024 Katip ... e-imzalı Hakim ... e-imzalı

Atıf: Sakarya Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2023/23, K. 2024/733, T. 17.12.2024, www.arakarar.com/karar/sakarya-asliye-ticaret-mahkemesi-2023-23-e-2024-733-k-131bd45ca6c8