İlk Derece Mahkemesi · Bakırköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesi

Bakırköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesi 2023/964 E. 2023/1132 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
Bakırköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2023/964
Karar No
2023/1132
Karar Tarihi

T.C. BAKIRKÖY 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2023/964 Esas KARAR NO : 2023/1132 Karar DAVA : İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) DAVA TARİHİ : 06/10/2023 KARAR TARİHİ : 08/12/2023 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 18/12/2023 Davacı tarafından mahkememizde açılan İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) davasının yapılan açık yargılaması sonunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde; Müvekkili ........ Sigorta A.Ş. tarafından ...... no'lu ........ Sigorta Trafik Sigorta Poliçesi ile 03.03.2022 - 03.03.2023 tarihleri arasında sigortalı bulunan davalı/borçlu .........’in malik/işleteni olduğu ........ plakalı kamyon, %0,49 promil alkollü sigortalı .........’in sevk ve idaresinde iken, 19.08.2022 tarihinde Avcılar - İstanbul'da ........ plakalı motorsiklet ile çarpıştığını ve bu aracın hasara uğramasına neden olduğunu, davaya konu kaza akabinde, olaya el atan polis memurları tarafından tanzim edilen Ölümlü/Yaralanmalı Trafik Kazası Tespit Tutanağında; " (...) Kazanın oluşumunda ........ plakalı araç sürücüsü ......... 2918 Sayılı KTK'nın (52/1a) kusurunu ihlal ettiği olay yeri ve sürücü beyanlarından anlaşıldığı,” kanaatine varıldığını, trafik kazası tespit tutanağında sigortalı araç sürücüsü ........ plakalı araç sürücüsü ......... kazanın oluşumunda %100 kusurlu bulunduğunu, ayrıca kaza akabinde yapılan alkol ölçümü ile .........’in 0,49 promil alkollü olduğu tespit olunduğunu ve tutanağa bu husus geçildiğini, hasara uğrayan ........ plaka no'lu motorsikletin maliki aracında meydana gelen zararın tazmini için müvekkili şirkete başvurduğunu, müvekkili şirket nezdinde açılan ....... no'lu hasar dosyasından görevlendirilen sigorta eksperince düzenlenen Ekspertiz Raporunda; "19/08/2022 tarihinde sürücü ......... sevk ve idaresindeki ........ plakalı aracı ile seyir halinde iken aracının ön kısımlarını sürücü ......... sevk ve idaresindeki ........ plakalı aracın ön kısımlarına çarpması neticesi maddi hasarlı yaralanmalı trafik kazası meydana gelmiş olduğunun ibraz edilen kaza tespit tutanağı tetkikinden anlaşıldığı, Kazanın oluşumunda sürücü .........'in 2918 sayılı KTK'nın 52/1A kuralını ihlal ettiğinin ifade edildiği, Mağdur araç üzerinde yapılan ekspertizde; aracın muhtelif kaportada, elektrik ve mekanik aksamlarından hasarlı olduğu araç üzerinde yaklaşık 53.537,00.-TL hasar tespit edildiği, Aracın pert total işlemine tabi tutulmasının uygun olduğunun belirlendiği, Piyasa rayiç değerinin 50.000,00.-TL olduğu, Aracın hasarlı vaziyetteki değerinin de 36.600,00.-TL olduğu, " tespit edildiğini, müvekkili ........ Sigorta A.Ş. tarafından kazaya % 100 kusuru ile sebebiyet veren ........ plaka no.lu araca ait Zorunlu Mali Mesuliyet Sigorta Poliçesi teminatı kapsamında, davaya konu trafik kazasında zarar gören ........ plaka no.lu araç için hasarlı aracın malik/işleteni olan ........‘e 28.11.2022 tarihinde aracın mutabık kalınan 50.000,00.-TL piyasa rayiç değeri ile sovtaj değeri olan 36.600,00.-TL arasındaki tutar olan 13.400,00.-TL sigorta tazminatı ödendiğini, KTK.’nın 48.maddesi gerekse Zorunlu Mali Sorumluluk Poliçesi Genel Şartları B.4/c maddesine göre "Aracın, uyuşturucu madde veya ilgili mevzuatta belirlenen seviyenin üzerinde alkollü içki almış kişilerce veya aynı mevzuatta alkollü içki alamayacağı belirtilen kişilerce alkollü içki alınmak suretiyle kullanılması sırasında meydana gelmiş zararlar" bakımından olaydan zarar görenlerin zararları limit çerçevesinde sigortacı tarafından karşılandıktan sonra kendi akdi olan sigorta ettirene rücu edebilme hakkı tanındığını, hususi otomobil dışındaki araçları alkollü olarak kullanan sürücüler bakımından promil alt sınırı yasal mevzuatta 0.21 olarak gösterildiğini, davaya konu trafik kazasında, sigortalı araç sürücüsü .........'in ticari araç niteliğinde olan ........ plakalı kamyonu 0,49 promil alkollü şekilde kullandığı açıkça ortada olduğunu, bu nedenle müvekkili şirketin ödemiş olduğu toplam 13.400,00-TL sigorta tazminatını ZMM Genel Şartları’nın B.4/c hükmü uyarınca sigortalıdan rücuen talep hakkı bulunduğunu, müvekkili ........ Sigorta A.Ş. tarafından ........ plakalı araç için ödenen 13.400,00.-TL ve fer’ilerinin yukarıdaki açıklanan hukuki sebeplerden dolayı tazmini için davalı/borçlu aleyhine Küçükçekmece İcra Müdürlüğünün ...... E.sayılı dosyası ile yapılan icra takibine karşı davalının haksız itirazı üzerine icra takibinin durduğunu, yapılan arabuluculuk başvurularından da sonuç alınamadığını, davalı/borçlu aleyhine Küçükçekmece İcra Müdürlüğünün ...... E. Sayılı sayılı dosyası ile başlatılan icra takibine karşı herhangi bir haklı sebep göstermeksizin itiraz etmesi davalının kötü niyetini ortaya koyduğunu, davalı/borçlu aleyhine %20'den az olmamak kaydı ile icra inkar tazminatına hükmolunması gerektiğini, Davalı/borçlunun malik/işleteni olduğu ........ plakalı sayılı aracın cinsinin kamyon olduğunu, ticari nitelikte olduğunu, davacı konumundaki müvekkili şirketin ise sigorta hizmeti sunan ticari şirket olduğunu, TTK.’nun 4/1 ve 1-a maddelerinde her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili hususlardan ve bu kanundan doğan hukuk davalarının ticari dava olduğu; 5/1. Maddesinde bu davalara asliye ticaret mahkemesinde bakılacağı hükümleri yer aldığından Sayın Mahkemeniz işbu dava bakımından görevli ve yetkili olduğunu, Fazlaya ilişkin talep ve dava hakları saklı kalmak kaydı ile davalı/borçlunun Küçükçekmece İcra Müdürlüğünün ....... E. Sayılı sayılı dosyasına karşı yaptığı haksız itirazlarının iptaline, takibin asıl alacak ve ferileri üzerinden devamına, %20 'den az olmamak kaydı ile icra inkar tazminatının ve yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı/borçludan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalıya ait vergi ve ito kayıtları celp edilmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: HMK madde 138 uyarınca dava şartları ve ilk itirazlar dosya üzerinden karar verilebileceği dikkate alınarak mahkememizce öncelikle dava şartları incelenmiştir. Dava konusu; Davalı .........’in malik/işleteni olduğu, ........ plakalı kamyonun sigortalı .........’in sevk ve idaresinde iken, 19.08.2022 tarihinde Avcılar - İstanbul'da ........ plakalı motorsiklet ile çarpışmasından ve bu aracın hasara uğramasına neden olmasından dolayı davacı tarafça ödenen bedelin rücuen davalıdan tahsili istemine ilişkin dava olduğu görüldü. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 4.maddesinde hangi işlerin ticari dava olarak nitelendirilecekleri belirlendikten sonra anılan kanunun 5.maddesinde ticaret mahkemelerinin kuruluşu ve hangi mahkemelerin ticaret mahkemesi sıfatıyla bakacağı belirlendikten sonra asliye ticaret mahkemesi ile asliye ve diğer hukuk mahkemeleri arasındaki ilişkinin görev ilişkisi olduğu belirtilmiştir. Ticari davaları, mutlak ticari davalar, nisbi ticari davalar, yalnızca bir ticari işletmeyle ilgili olmasına rağmen ticari nitelikte kabul edilen davalar olmak üzere üç grubta toplamak mümkündür. Mutlak ticari davalar, tarafların tacir olup olmadığına ve işin bir ticari işletmeyi ilgilendirip ilgilendirmediğine bakılmaksızın ticari sayılan davalardır. Mutlak ticari davalar, 6102 sayılı TTK'nın 4/1. maddesinde bentler halinde sayılmıştır. Bunların yanında Kooperatifler Kanunu (m.99), İcra İflas Kanunu (m.154), Finansal Kiralama Kanunu (m.31), Ticari İşletme Rehni Kanunu (m.22) gibi bazı özel kanunlarda belirlenmiş ticari davalar da bulunmaktadır. Bu guruptaki davaların ticari dava sayılabilmesi için taraflarının tacir olması veya ticari işletmeleriyle ilgili olması gibi şartlar aranmaz. TTK'nın 4/1. bendinde sınırlı olarak sayılan davalar arasında yer alması veya özel kanunlarda ticari dava olarak nitelendirilmesi yeterlidir. Bu davalar kanun gereği ticari dava sayılan davalardır. Nispi ticari davalar, her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili olması halinde ticari nitelikte sayılan davalardır. 6102 sayıl TTK'nın 4/1. maddesine göre, her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan ve iki tarafı da tacir olan hukuk davaları ticari dava sayılır. Bu hükme göre bir davanın ticari dava sayılabilmesi için, hem iki tarafın ticari işletmesini ilgilendirmesi, hem de iki tarafın tacir olması gereklidir. Bu şartlar birlikte bulunmadıkça, uyuşmazlık konusunun ticari iş niteliğinde olması veya ticari iş karinesi sebebiyle diğer taraf için de ticari iş sayılması davanın ticari dava olması için yeterli değildir. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 19/2. maddesi uyarınca, taraflardan biri için ticari iş sayılan bir işin diğeri için de ticari iş sayılması, davanın niteliğini ticari hale getirmeyecektir. Zira; Türk Ticaret Kanunu, kanun gereği ticari dava sayılan davalar haricinde, ticari davayı ticari iş esasına göre değil, ticari işletme esasına göre belirlemiştir. Hal böyle olunca, işin ticari nitelikte olması davayı ticari dava haline getirmez. Üçüncü grup ticari davalar, yalnızca bir tarafın ticari işletmesini ilgilendiren havale, vedia ve fikri haklara ilişkin davalardır. Yukarıda açıklandığı üzere bir davanın ticari dava sayılması için kural olarak ya mutlak ticari davalar arasında yer alması ya da her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili bulunması gerekirken havale, vedia ve fikri haklara ilişkin davaların ticari nitelikte sayılması için yalnızca bir yanın ticari işletmesiyle ilgili olması TTK'da yeterli görülmüştür. Bu durumda eldeki davanın Asliye Ticaret Mahkemesince görülüp karara bağlanabilmesi için uyuşmazlığın, her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili olması ve bu bağlamda tarafların her ikisinin birden tacir olması zorunludur. (Yargıtay ...... H.D.sinin 04.12.2017 gün ve ...... E- ...... K. sayılı kararı) Dosya içerisine celp edilen ticaret odası ve vergi dairesi kayıtlarından anlaşıldığı üzere; davalının tacir olmadığı, İTO kaydının bulunmadığı, bilanço usulüne göre değil de işletme hesabına dayalı defter tuttuğu görülmüştür. Somut olayda, davalının tacir olmadığı, ZMMS kapsamında sigortalanan aracın kullanım amacının hususi olduğu, davacının davalıya rücu etmesinin temelindeki ilişkinin taraflar arasındaki ZMMS poliçesi (Trafik Sigortası) olduğu, buradaki sigorta ilişkisinin temelini oluşturan sözleşmenin tüketici sözleşmesi olduğu, bu haliyle taraflar arasındaki temel ilişkinin tüketici ilişkisi olduğu anlaşılmıştır. Bu haliyle ihtilafa bakmakla görevli mahkeme aynı yasanın 73.maddesi uyarınca Tüketici Mahkemesidir. HMK' nın 114/1-c maddesi uyarınca görev dava şartıdır ve aynı kanunun 115.maddesine göre mahkemeler dava şartlarının mevcut olup olmadığını, davanın her aşamasında kendiliğinden araştırır. Bu durumda davaya bakmaya Tüketici Mahkemesinin görevli olması nedeniyle mahkememizin görevsizliğine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davanın, dava şartı olan 6100 Sayılı HMK'nın 114/1-c maddesinde düzenlenen görev yönünden reddi ile MAHKEMEMİZİN GÖREVSİZLİĞİNE, 2-6100 Sayılı HMK nın 20/1. maddesi 1. cümlesi uyarınca, kararın kesinleşmesine müteakip talep halinde, dosyanın ve eklerinin yetkili ve görevli mahkeme olan BAKIRKÖY NÖBETÇİ TÜKETİCİ HUKUK MAHKEMESİNE GÖNDERİLMESİNE, 3-6100 Sayılı HMK nın 20/1. maddesi 1. cümlesi uyarınca, taraflardan herhangi birinin kararın kesinleşmesinden itibaren iki (2) haftalık yasal süre içerisinde Mahkememize başvurarak dava dosyasının görevli ve yetkili mahkemeye gönderilmesini talep etmesi halinde, dosyanın görevli ve yetkili mahkemeye gönderilmesine, 4-6100 Sayılı HMK nın 20/1. maddesi 2. cümlesi uyarınca, taraflardan herhangi birinin kararın kesinleşmesinden itibaren iki (2) haftalık yasal süre içerisinde Mahkememize başvurarak dava dosyasının görevli ve yetkili mahkemeye gönderilmesini talep etmemesi halinde, dava dosyasının re'sen ele alınarak, açılmamış sayılmasına karar verilmesine, bu hususun taraflara ihtaratına, (Gerekçeli hükmün tebliği ile ihtaratına) 5- 6100 Sayılı HMK nın 331/2.nci maddesi 1. cümlesi uyarınca, bu dava dosyasına ilişkin harç ve yargılama giderlerinin görevli ve yetkili mahkemede değerlendirilmesine, 6-Dava dosyasının kesinleşmesi üzerine, iki (2) haftalık yasal süre içerisinde, taraflardan herhangi birinin, ilgili mahkemeye dava dosyasının gönderilmesini talep etmemesi halinde, ilgili dava dosyasının mahkeme Yazı İşleri Müdürü tarafından mahkeme hakiminin önüne getirilmesine, Dair; 6100 sayılı HMK.'nun 341. ve devamı maddeleri gereğince gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İSTİNAF kanun yolu açık olmak üzere tarafların yokluğunda verilen karar açıkça okundu. 08/12/2023 Katip ....... ¸e-imzalıdır Hakim ....... ¸e-imzalıdır

Atıf: Bakırköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2023/964, K. 2023/1132, T. 08.12.2023, www.arakarar.com/karar/bakirkoy-1-asliye-ticaret-mahkemesi-2023-964-e-2023-1132-k-6709c13f3698