Bölge Adliye Mahkemesi · Konya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi
Konya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi 2024/1260 E. 2025/467 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Daire
- Konya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2024/1260
- Karar No
- 2025/467
- Karar Tarihi
T.C. KONYA BAM 6. HUKUK DAİRESİ T.C. KONYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 6. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : ..... KARAR NO : ..... T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I BAŞKAN : ... (...) ÜYE : ... (...) ÜYE : ... (...) KATİP : ... (...) İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : Konya.... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 04/07/2024 NUMARASI : ... Esas - ... Karar DAVACI : ............. VEKİLİ : Av. ... İSTİNAF EDEN DAVALILAR : 1- ... 2- ... VEKİLİ : Av. ... DAVA : İtirazın İptali (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) İSTİNAF KARARININ KARAR TARİHİ : 25/03/2025 YAZIM TARİHİ : 28/03/2025 Davacı tarafından davalılar aleyhine Konya.... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyası ile açılan itirazın iptali davasında 04/07/2024 tarihinde tesis edilen karar verilmesine yer olmadığına ilişkin karara karşı davalıların istinaf kanun yoluna başvurmaları üzerine, üye hakimin görüşleri alındıktan sonra dosya incelendiğinde; DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin ..... Ereğli Konya Şubesine ait, ........'dan keşide edilen ....... çek numaralı 03/01/2023 keşide tarihli 165.000,00 TL bedelli çeki ciro silsilesini takiben davalılardan ..... Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi'nden aldığını, ancak çekin kaybolduğunu, çalınmış olabileceğini, çekin zayi olması nedeniyle Konya.... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas ... Karar sayılı dosyasında çekin iptaline yönelik dava açtıklarını ve mahkemece 24.10.2023 tarihinde davanın kabulüne karar verildiğini, mahkemece davalılara bildirimde bulunulduğunu, davalıların söz konusu bildirimlere rağmen duruşmaya gelmediklerini, itirazda da bulunmadıklarını, çekin iptaline yönelik karar kesinleştikten sonra Konya.... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyası ile davalılar aleyhine ilamsız takip başlatıldığını, çekin zayi olduğuna dair bilgileri olan davalıların çek konusu tutarı ödemeye yanaşmadıklarını ve yapılan takibe haksız şekilde itiraz ettiklerini beyan ederek itirazın iptali ile takibin devamına, davalılar aleyhine takip konusu alacağın % 20’sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. CEVAP: Davalılar vekili cevap dilekçesinde özetle; dava konusu çekte müvekkili şirketin cirosunun bulunmadığını, imzanın da müvekkili şirket yetkilisine ait olmadığını, bu nedenle davanın husumet nedeniyle reddine karar verilmesi gerektiğini, Konya.... Asliye Mahkemesi'nin ... Esas ... Karar sayılı dosyasında çekin iptaline karar verildiğini, iptal kararı alan davalı senet bedelinin ifasını poliçenin lehdarından, cirantalarından ve varsa avalistlerinden isteyip istemeyeceği hakkında bir düzenleme bulunmadığını, TTK'nın 764/2 fıkrasında bu gibi durumlarda sadece kabul eden muhataba başvurulabileceği hükme bağlandığından, iptal kararı verilen davalının senet bedelinin ifasını lehtar, cirantalar ve avalistlerinden isteyemeyeceği sonucuna varılabileceğini, poliçelerin iptaline ilişkin hükümler ise TTK'nın 757-765 maddelerinde hükme bağlandığını, bu hükümlerin, emre yazılı çekin ve emre yazılı bononun zayi olması halinde de uygulanacağını, bu durumda davacının dava konusu çekte ciranta konumunda olan müvekkiline çek alacağı için takip başlatmasının haksız olduğunu, davacının kötüniyetli olduğunu, iptal kararı lehine sonuçlanan iptal isteminde bulunan davacı, iptal kararıyla borcunu asıl borçludan alamadığı bir halde, müracaat hakkının kullanılmasında aranan ödememe protestosunu, kanunda belirlenmiş olan süreler içerisinde çekemeyeceğinden müracaat hakkını kullanamayacağını, çekin zayi olduğundan dolayı protesto edilemediğini, iptal kararının, müracaat hakkının kullanılabilmesi için tek başına yeterli olmadığını, burada davacının asıl borçlu olmayan, cirantalardan birisi olan müvekkiline başvurmasının hukuka uygun olmadığını, iptal kararının sadece bonoda düzenleyene ve poliçede kabul eden muhataba karşı ileri sürülebileceğini beyan ederek müvekkilin dava konusu çekte asıl borçlu konumunda olmadığından ve ciranta olduğundan dolayı takip yapılamayacağına, davanın reddine ve davacı aleyhine %20 icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; "...Ereğli İcra Dairesinin ... Esas sayılı dosyasının yapılan incelemesinde; dosyanın 28/06/2024 tarihinde ödeme nedeniyle kapatılmış olduğu görülmüştür. Her ne kadar davalılar cevap dilekçesinde; TTK 764/2. Maddesine göre iptal edilen çekte yalnızca kabul eden tarafın sorumlu olacağı beyanında bulunmuş ise de; davacı hem çek iptaline ilişkin açmış olduğu dava da, hem de başlatılan takipte iptal edilen çek fotokopisini sunmuş olup, buna göre herhangi bir gerçeklik itirazı bulunmayan kıymetli evraka karşı sadece iptal edilmiş olması nedeniyle TTK 764/2 maddesine göre muhatabın kabulü şartını ileri sürülmesi kötüniyetli olarak kabul edilmiş olup, bu yöndeki savunmalara itibar edilmemiştir. Mahkememizce tüm dosya kapsamının birlikte değerlendirilmesi sonucunda; davalılar aleyhine başlatılan icra takibinde; dava açıldıktan sonra borçlular/davalıların takip dosyasında borcunu ödemesi nedeniyle dosyaya ilişkin olarak esas hakkında karar verilmesine yer olmadığına hükmedilmiş olup, ödemeler dava açıldıktan sonra gerçekleştiğinden ve likit alacak kaydına rağmen haksız olarak takibe itiraz edildiğinden dava değeri bedel üzerinden %20 oranında hesaplanan icra inkar tazminatının davalılardan tahsili ile davacıya verilmesine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur..." şeklindeki gerekçe ile dava konusu takip borcu kapatıldığından davanın esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına, dava değeri bedel üzerinden %20 oranında hesaplanan 35.725,89 TL icra inkar tazminatının davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine karar verilmiştir. İSTİNAF SEBEPLERİ: Davalılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; mahkemece iptal kararı verilen çekteki ciranta konumunda olan müvekkillerinin dayandığı savunmalar kötüniyetli olduğundan hükme esas almadığını, yapılan takibe itirazın takibin sadece iptal olan çekin asıl borçlusu konumda olan keşideciye karşı başlatılabileceği, cirantaların yani davalıların yapılan takibin borçlusu olmadığına ilişkin olduğunu, mahkemece bu yöndeki gerekçenin hatalı olduğunu, eksik inceleme yapıldığını, davalıların gerçeklik itirazında bulunmadığından kötüniyetli olduğuna karar verildiğini, ancak çekte ciranta olarak gözüken davalıların her zaman gerçeklik itirazında bulunabileceğini, çekteki ciro silsilesinde bulunan imzaların müvekkillerine ait olmadığını, mahkemece çekin fotokopisine dayanarak imza incelemesi yapmadan eksik inceleme ile hüküm kurulduğunu, ayrıca mahkemece dava açıldıktan sonra borcun davalılar tarafından kapatıldığı belirtilmişse de söz konusu borcun dava dışı keşideci ........ tarafından ödendiğini, borcu ödeyen müvekkilleri olmadığı için borç ödendiğinden ötürü davalılar aleyhine verilen icra inkar tazminatının haksız ve hukuka aykırı olduğunu, müvekkillerinin haksız yere takibe itiraz etmediklerini beyan ederek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılması ve müvekkilleri hakkında yapılan takip haksız olduğundan müvekkilleri aleyhine verilen icra inkar tazminatının kaldırılmasını vekalet ücretinin davacıya yükletilmesini talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava; itirazın iptali talebine ilişkindir. İstinaf incelemesi HMK 355. madde gereğince istinaf dilekçesinde ileri sürülen sebeplerle ve re'sen kamu düzenine aykırılık yönünden sınırlı olarak yapılmıştır. Davacı, hamili olduğu 03/01/2023 keşide tarihli 165.000,00 TL bedelli çek hakkında iptal kararı aldığını, davalıların sözkonusu çekte ciranta olduklarını, bu nedenle çek bedelinden sorumlu olduklarını ileri sürerek itirazın iptali talebinde bulunmakta, davalılar ise iptal kararının sadece asıl borçluya müracaat hakkı sağlayacağını, davalı ........ Otomotiv Ltd.Şti adına atılan imzanın davalı şirket yetkilisine ait olmadığını savunarak davanın reddini talep etmektedir. Dava konusu çek suretinin incelenmesinde davalıların ciranta konumunda oldukları anlaşılmaktadır. Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin ........ Esas, ..... Karar sayılı ilamında da belirtildiği üzere iptal kararı, bu kararı almış olan davacıya, haklarını asıl borçluya yani keşideciye karşı kullanma hakkı verir. Müracaat borçlularına başvurma hakkı vermez. Davacı, dava dilekçesinde davalılarla arasında temel borç ilişkisi bulunduğu yönünde bir iddia da ileri sürmemiştir. Mahkemece davacının davalılardan çek bedelini talep etme hakkı bulunmadığı gözetilerek konusuz kalan davada yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına ve davalılar lehine vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken yanılgılı gerekçe ile yazılı şekilde davanın kabulüne karar verilmesi doğru olmamıştır. Bu nedenle davalılar vekilinin istinaf talebinin kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar vermek gerektiği, ancak mahkemece yapılan yanlışlık yeniden yargılamayı gerektirmediğinden HMK 353/1.b.2 maddesi gereğince davanın esası hakkında yeniden hüküm kurularak davanın konusuz kalması nedeniyle karar verilmesine yer olmadığına karar verilerek yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına ve davalılar lehine vekalet ücretine hükmedilmesine, İİK 67/2. maddesindeki şartlar oluşmadığından davalıların kötüniyet tazminatı taleplerinin reddine karar vermek gerektiği kanaatine varılmış ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; A)Davalıların istinaf başvuru taleplerinin KABULÜ ile; Konya.... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 04/07/2024 tarih, ... Esas - ... Karar sayılı KARARININ KALDIRILMASINA, 1-İstinaf başvurusunda bulunan davalılar tarafından yatırılan 855,20 TL istinaf karar harcının talep halinde davalılara iadesine, 2-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından ücret-i vekalet ile ilgili hüküm kurulmasına yer olmadığına, 3-İstinaf başvurusunda bulunan davalı tarafından yatırılan 1.169,40 TL istinaf yoluna başvuru harcının davacıdan alınarak davalılara verilmesine, B) Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b.2 maddesi gereğince davacı talebi ile ilgili YENİDEN HÜKÜM KURULMASINA, 1- Dava konusu takip borcu kapatıldığından davanın esası hakkında KARAR VERİLMESİNE YER OLMADIĞINA, 2-Davalıların kötüniyet tazminatı taleplerinin reddine, 3-Karar tarihi itibariyle alınması gereken 615,40 TL karar ve ilam harcından, peşin alınan 427,60 TL harcın mahsubu ile bakiye 187,80 TL harcın davacıdan tahsili ile hazineye irad kaydına, 4-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına, 5-Davalılar kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden AAÜT gereğince takdir olunan 30.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara verilmesine, 6-Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 333 ve HMKGAT'nin 5/1. maddeleri gereğince yatırılan gider avansının kullanılmayan kısmının gider avansını yatıran tarafa iadesine, 7-Arabuluculuk faaliyeti sonunda taraflara ulaşılamaması, taraflar katılmadığı için görüşme yapılamaması veya iki saatten az süren görüşmeler sonunda tarafların anlaşamamaları hâllerinde iki saatlik ücret tutarı tarifenin birinci kısmına göre Adalet Bakanlığı bütçesinden ödendiğinden ve bu ücret ve ayrıca adliye arabuluculuk bürosu tarafından yapılmış zaruri giderler de Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılandığından ve bu giderler de yargılama gideri sayıldığından 3.800,00 TL arabuluculuk ücretinin davacıdan tahsili ile Hazine’ye gelir kaydına, C) İlk derece mahkemesince yazılan 27/08/2024 tarihli harç tahsil müzekkeresinin bila infaz iadesinin istenmesine, iade işleminin ilk derece mahkemesince yapılmasına, D) Konya... İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı icra dosyası üzerinden tehiri icra talebi ile ilgili İİK'nın 36/5 maddesi gereğince yatırılan teminatın yatırana iadesine, E) Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 359/4. maddesi gereğince kararın ilk derece mahkemesi tarafından tebliğe çıkarılmasına, F) Dava dosyasının ilk derece mahkemesine gönderilmesine, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 25/03/2025 tarihinde oybirliği ile HMK'nın 362/1.a maddesi gereğince kesin olarak karar verildi. Başkan ... Üye ... Üye ... Katip ... e-imzalıdır e-imzalıdır e-imzalıdır e-imzalıdır ...