Bölge Adliye Mahkemesi · Konya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi

Konya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi 2024/1123 E. 2024/1615 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Daire
Konya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/1123
Karar No
2024/1615
Karar Tarihi

T.C. KONYA BAM 6. HUKUK DAİRESİ T.C. KONYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 6. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : KARAR NO : T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I BAŞKAN : ... (...) ÜYE : ... (...) ÜYE : ... (...) KATİP : ... (...) İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : KONYA . ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ARA KARAR TARİHİ : 04/06/2024 NUMARASI : Esas İSTİNAF EDEN VE İHTİYATİ TEDBİR TALEP EDEN DAVACI : ... - (T.C. Kimlik No: ...) VEKİLİ : Av. ... - KARŞI TARAF DAVALI : ... - (T.C. Kimlik No: ...) TALEP : İhtiyati Tedbir İSTİNAF KARARININ KARAR TARİHİ : 15/10/2024 YAZIM TARİHİ : 17/10/2024 İhtiyati tedbir talep eden davacı vekili tarafından karşı taraf davalı aleyhine Konya . Asliye Ticaret Mahkemesi'nin .... Esas sayılı dosyası ile açılan davada 04/06/2024 tarihinde tesis edilen ara karara karşı ihtiyati tedbir talep eden davacı vekilinin istinaf kanun yoluna başvurması üzerine, üye hakimin görüşleri alındıktan sonra dosya incelendiğinde; TALEP: İhtiyati tedbir talep eden davacı vekili, davalının müvekkili aleyhine Ereğli İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasıyla takip başlattığını ancak, müvekkilinin karşı tarafa herhangi bir borcunun bulunmadığını, takibe konu senetlerin davalı tarafından sahte olarak doldurulduğunu ve haksız kazanç tahsilatı yaptığını ileri sürerek, müvekkili aleyhine başlatılan takibin tedbiren durdurulmasına karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ ARA KARARININ ÖZETİ: Mahkemece, "...6100 Sayılı Kanunun 389/1. Maddesinde; "Mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkânsız hâle geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hâllerinde, uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebilir." amir hükmü yer almaktadır. 2004 Sayılı İcra ve İflas Kanununun "Menfi Tespit ve İstirdat Davaları" başlıklı 72/3-4. Maddesinde; "İcra takibinden sonra açılan menfi tesbit davasında ihtiyati tedbir yolu ile takibin durdurulmasına karar verilemez. Ancak, borçlu gecikmeden doğan zararları karşılamak ve alacağın yüzde onbeşinden aşağı olmamak üzere göstereceği teminat karşılığında, mahkemeden ihtiyati tedbir yoluyle icra veznesindeki paranın alacaklıya verilmemesini istiyebilir. (Değişik: 9/11/1988-3494/6 md.) Dava alacaklı lehine neticelenirse ihtiyati tedbir kararı kalkar. Buna dair hükmün kesinleşmesi halinde alacaklı ihtiyati tedbir dolayısıyla alacağını geç almış bulunmaktan doğan zararlarını gösterilen teminattan alır. Alacaklının uğradığı zarar aynı davada takdir olunarak karara bağlanır. Bu zarar herhalde yüzde yirmiden aşağı tayin edilemez. " amir hükmü yer almaktadır. Yukarıda yapılan açıklamalar, amir kanun hükmü, Yüksek Mahkeme içtihatları ve somut olayımız bir arada değerlendirildiğinde; taraflar arasında görülmekte olan davanın kambiyo senedinden kaynaklı menfi tespit davası olduğu, dava konusu senetlere istinaden davalı tarafından T.C. Ereğli (Konya) İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı icra dosyasında davacı hakkında icra takibine geçildiği, 2004 sayılı İİK'nın 72/3 maddesi gereğince İcra takibinden sonra açılan menfi tesbit davasında ihtiyati tedbir yolu ile takibin durdurulmasına karar verilemeyeceği noktasında amir kanun hükmü olduğu anlaşılmakla...'' gerekçesiyle, ihtiyati tedbir talebinin reddine karar verilmiştir. İSTİNAF SEBEPLERİ: İhtiyati tedbir talep eden davacı vekili, mahkemece delillerin toplanmadığını, eksik inceleme ile karar verildiğini, yaklaşık ispat koşulunun sağlandığını, ihtiyati tedbir şartlarının oluştuğunu ileri sürerek, mahkeme ara kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Talep, ihtiyati tedbir istemine ilişkindir. İstinaf incelemesi HMK 355. madde gereğince istinaf dilekçesinde ileri sürülen sebeplerle ve re'sen kamu düzenine aykırılık yönünden sınırlı olarak yapılmıştır. 6100 sayılı HMK'nın 389. maddesinde '' Mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkânsız hâle geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hâllerinde, uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebilir. Birinci fıkra hükmü niteliğine uygun düştüğü ölçüde çekişmesiz yargı işlerinde de uygulanır. '' hükmü düzenlenmiştir. HMK'nın 390. maddesinde ''İhtiyati tedbir, dava açılmadan önce, esas hakkında görevli ve yetkili olan mahkemeden; dava açıldıktan sonra ise ancak asıl davanın görüldüğü mahkemeden talep edilir. Talep edenin haklarının derhâl korunmasında zorunluluk bulunan hâllerde, hâkim karşı tarafı dinlemeden de tedbire karar verebilir. Tedbir talep eden taraf, dilekçesinde dayandığı ihtiyati tedbir sebebini ve türünü açıkça belirtmek ve davanın esası yönünden kendisinin haklılığını yaklaşık olarak ispat etmek zorundadır. '' hükmü yer almaktadır. 2004 sayılı İİK'nın 72/3 maddesinde de '' İcra takibinden sonra açılan menfi tesbit davasında ihtiyati tedbir yolu ile takibin durdurulmasına karar verilemez. Ancak, borçlu gecikmeden doğan zararları karşılamak ve alacağın yüzde onbeşinden aşağı olmamak üzere göstereceği teminat karşılığında, mahkemeden ihtiyati tedbir yoluyle icra veznesindeki paranın alacaklıya verilmemesini istiyebilir. '' düzenlemesi bulunmaktadır. Yukarıda yapılan açıklamalardan sonra somut olaya gelindiğinde ise; Her ne kadar davacı tarafça tedbiren icra takibinin durdurulmasına karar verilmesi talep edilmiş ise de, İİK'nın 72/3 maddesi uyarınca, icra takibinden sonra açılan menfi tespit davasında ihtiyati tedbir yoluyla takibin durdurulmasına karar verilemeyeceği bu itibarla, ihtiyati tedbir şartlarının da oluşmadığı ve ilk derece mahkemesince talebin reddine karar verilmesinde herhangi bir isabetsizliğin bulunmadığı kanaatine varıldığından, ihtiyati tedbir talep eden davacı vekilinin istinaf isteminin HMK'nın 353/1.b.1 maddesi uyarınca esastan reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1- İhtiyati tedbir talep eden davacı vekilinin istinaf başvuru talebinin ESASTAN REDDİNE, 2- Alınan harç yeterli olduğundan yeniden harç alınmasına yer olmadığına, 3- İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından ücret-i vekalet ile ilgili hüküm kurulmasına yer olmadığına, 4- İstinafa başvuran ihtiyati tedbir talep eden davacı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, 5- Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 359/4. maddesi gereğince kararın tebliği işlemlerinin ilk derece mahkemesi tarafından yapılmasına, 6- Dava dosyasının ilk derece mahkemesine gönderilmesine, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 15/10/2024 tarihinde oybirliği ile HMK'nın 362/1.f maddesi gereğince kesin olarak karar verildi. Başkan ... Üye ... Üye ... Katip ... e-imzalıdır e-imzalıdır e-imzalıdır e-imzalıdır

Atıf: Konya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi, E. 2024/1123, K. 2024/1615, T. 15.10.2024, www.arakarar.com/karar/konya-bolge-adliye-mahkemesi-6-hukuk-dairesi-2024-1123-e-2024-1615-k-ccb1d008c6ef