İlk Derece Mahkemesi · Konya 3. Asliye Ticaret Mahkemesi

Konya 3. Asliye Ticaret Mahkemesi 2023/446 E. 2023/654 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
Konya 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2023/446
Karar No
2023/654
Karar Tarihi

T.C. KONYA . ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: ... Esas - ... TÜRK MİLLETİ ADINA T.C. KONYA . ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : KARAR NO : HAKİM : KATİP : DAVACI : VEKİLİ : DAVALILAR:1- VEKİLİ : :2- VEKİLİ : DAVA : Ayıplı malın ayıpsız yenisiyle değiştirilmesi DAVA TARİHİ : KARAR TARİHİ: GEREKÇELİ KARARIN YAZIM TARİHİ : Davacı tarafından davalı aleyhine açılan davanın yapılan yargılaması sonunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ : Davacı vekilinin dava dilekçesi özetle; Müvekkilinin, 24.05.2017 tarihinde davalıdan ... marka 55C6 55 İNC (139 cm) 3D 4K UHD webOS 3.0 Smart Curved Oled modelli uydu alıcılı Tv' yi ... Computer isimli iş yerinden satın aldığını, satın alındığı tarihte TV'nin bedelinin 6.863,64 TL olduğunu, TV kurulumu yapıldıktan ve kullanımın başlandıktan 5 yıl 5 ay sonra dış etkenlerden bağımsız şekilde TV ekranında leke şeklinde görünen ve ölü piksel patladığından ( görüntü tutulmasından kaynaklı panel arızası) kaynaklı bir ayıp meydana geldiğini, söz konusu ayıbın müvekkilinden kaynaklı olmadığını, müvekkilin ... yetkili servisine başvurduğunu, 24.01.2023 - 03.02.2023 tarihleri arasında televizyonun arızalanan parçasının yarı ücretinin müvekkili tarafından ödenmesi şartı ile alınıp, 04.02.2023 tarihinde televizyonun tamir bedelinin ... firması tarafından karşılanamayacak olması sebebi ile tüm bedelin müvekkili tarafından ödenmesi kabul edilirse yapılacağının bildirilerek, televizyon müvekkiline teslim edilmiş ve hiç bir işlem yapılmamış olmasına rağmen müvekkilinden 350 TL tamir servis ücreti alındığını, daha sonrasında müvekkilinin 07.02.2023 tarihinde servis ile görüşmesinde televizyonun tamir ücretinin tekrar değiştiği ve 32.500,00 TL+ KDV tamir ücretinin çıktığını mesaj ile bildirildiğini, Müvekkilinin televizyonda leke şeklinde görülen ölü piksel patlağı meydana gelir gelmez ... yetkili servisi ile görüşüp durumu bildirdiğini, ancak davalı firma tarafından 3 hafta içerisinde aynı ürün için 3 kez fiyat değiştirilmiş ve sonucunda ellerinde panel olmadığı gerekçesi ile herhangi bir çözüm bulmadıklarını, müvekkilinin iş bu ayıp sebebi ile zarar uğradığını, bu nedenlerle müvekkil davalı firmaya ait televizyonda yaşanan gizli ayıp sebebi ile mağdur edilmiş olup, söz konusu ayıplı malın ayıpsız misli ile değişimine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini dava ve talep etmiştir. Davalı ... Bilgisayar vekilinin cevap dilekçesi özetle; Davacı ...'nin müvekkili şirketten 24.05.2017 tarihinde ... seri numaralı ... 55C6 55'' (139 CM) 3D 4K UHD webOS 3.0 Smart Curved Oled Tv, Dahili Uydu Alıcı ürününü eksiksiz ve hasarsız bir şekilde satın aldığını, davacının aradan beş yıl geçtikten sonra ürünün ayıplı çıktığı iddiası ile haksız ve mesnetsiz olarak huzurdaki davayı açtığını, müvekkili şirketin uyuşmazlık konusu ürünün yalnızca satıcısı konumunda olup ilgili mevzuat gereği üreticiye ve/veya ithalatçıya rücu imkanı bulunduğundan işbu davanın ... A.Ş.'ye ihbar edilmesini, Davacının uyuşmazlık konusu ürünü 24.05.2017 tarihinde satın aldığını, TBK m. 231 maddesi uyarınca ürünün zamanaşımı süresi 24.05.2019 tarihinde dolduğundan davacının ayıba bağlı seçimlik haklarından faydalanamayacağını, Davacının 24.05.2017 tarihinde müvekkili şirketin mağazasından davaya konu ürünü eksiksiz ve hasarsız bir şekilde satın aldığını ve davaya konu televizyonu beş yıldan fazla süre eksiksiz ve hasarsız olarak kullandığını, bu durumun ürünün davacıya ayıpsız bir şekilde teslim edildiğini gösterdiğini, bu nedenlerle huzurdaki davanın reddine, davanın ... A.Ş.'ye ihbar edilmesine; yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ... A.Ş vekilinin cevap dilekçesi özetle; 13.06.2014 tarihli Garanti Belgesi Yönetmeliği’ne göre ise garanti süresi malın teslim tarihinden itibaren başladığını ve garanti süresinin asgari iki yıl olduğunu, Dava konusu cihazın garanti süresi ilgili cihazın ... veri sisteminde aktive edilmesi yani aktivasyonu ile başladığını, bu davaya konu cihaz bakımından ise sistemde görünen tarihin 24.05.2017 yılı olduğunu, cihaz garanti süresinin bu tarih itibari ile başlamakta olup 2 yıllık garanti süresinin 24.05.2019 tarihi olduğunu, dava konusu cihaz bakımına ilişkin garanti süresinin sona erdiğini, bu nedenlerle dava konusu cihaza ilişkin talepte bulunabilmek için öngörülen hak düşürücü ve zamanaşımı sürelerinin geçtiğinden HMK m. 142 uyarınca tahkikak aşamasına geçilmeksizin davanın reddine, Müvekkil şirkete huzurdaki davada husumet yöneltilmesi imkanı bulunmadığından davanın esasa girilmeden usulden reddine, cihazda üretim kaynaklı herhangi bir ayıp olmaması, cihazın 5 yıl boyunca sorunsuz kullanılması, yedek parça temin edilememesi durumunda davacının seçimlik haklarını kullanamayacak olması, davacının iyi niyet kapsamında sunulan cihaz değişimi teklifini kabul etmemesi, ayıpsız misli ile değişim talebinin müvekkil şirket bakımından orantısız güçlükleri beraberinde getirecek olması nedenleri ile esastan davanın reddine karar verilmesini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı tarafa yüklenmesini talep etmiştir. Dilekçeler aşaması tamamlanmış, taraflara duruşma gününü bildirir davetiye tebliğ edilerek duruşma açılmıştır. Konya Ticaret Sicil Müdürlüğü'nden, Konya Vergi Dairesi Başkanlığı'ndan, Konya Esnaf ve Sanatkarlar Odası Birliği Başkanlığı'ndan, Karaman Defterdarlığı'ndan ilgili evraklar temin edilerek dosya arasına alınmıştır. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava, ayıplı malın ayıpsız yenisi ile değiştirilmesi talebine ilişkindir. Davacı vekilinin dava dilekçesinde; davacının, 24.05.2017 tarihinde davalıdan ... marka 55C6 55 İNC (139 cm) 3D 4K UHD webOS 3.0 Smart Curved Oled modelli uydu alıcılı Tv' yi ... Computer isimli iş yerinden satın aldığını, satın alındığı tarihte TV'nin bedelinin 6.863,64 TL olduğunu, TV kurulumu yapıldıktan ve kullanımın başlandıktan 5 yıl 5 ay sonra dış etkenlerden bağımsız şekilde TV ekranında leke şeklinde görünen ve ölü piksel patladığından ( görüntü tutulmasından kaynaklı panel arızası) kaynaklı bir ayıp meydana geldiğini, söz konusu ayıbın müvekkilinden kaynaklı olmadığını, müvekkilin ... yetkili servisine başvurduğunu, 24.01.2023-03.02.2023 tarihleri arasında televizyonun arızalanan parçasının yarı ücretinin müvekkili tarafından ödenmesi şartı ile alınıp, 04.02.2023 tarihinde televizyonun tamir bedelinin ... firması tarafından karşılanamayacak olması sebebi ile tüm bedelin müvekkili tarafından ödenmesi kabul edilirse yapılacağının bildirilerek, televizyon müvekkiline teslim edilmiş ve hiç bir işlem yapılmamış olmasına rağmen müvekkilinden 350 TL tamir servis ücreti alındığını, daha sonrasında müvekkilinin 07.02.2023 tarihinde servis ile görüşmesinde televizyonun tamir ücretinin tekrar değiştiği ve 32.500,00 TL+ KDV tamir ücretinin çıktığını mesaj ile bildirildiğini, Müvekkilinin televizyonda leke şeklinde görülen ölü piksel patlağı meydana gelir gelmez ... yetkili servisi ile görüşüp durumu bildirdiğini, ancak davalı firma tarafından 3 hafta içerisinde aynı ürün için 3 kez fiyat değiştirilmiş ve sonucunda ellerinde panel olmadığı gerekçesi ile herhangi bir çözüm bulmadıklarını, müvekkilinin iş bu ayıp sebebi ile zarar uğradığını, bu nedenlerle müvekkil davalı firmaya ait televizyonda yaşanan gizli ayıp sebebi ile mağdur edilmiş olup, söz konusu ayıplı malın ayıpsız misli ile değişimine karar verilmesini talep ettiği görülmüştür. Mahkemelerin görevlerine ilişkin düzenlemelerin 6100 sayılı HMK.nun 1.2.3.4. maddelerinde düzenlendiği, HMK.'nun 2.maddesinde;"Dava konusunun değer ve miktarına bakılmaksızın malvarlığı haklarına ilişkin davalarla, şahıs varlığına ilişkin davalarda görevli mahkeme, aksine bir düzenleme bulunmadıkça asliye hukuk mahkemesidir. (2) Bu Kanunda ve diğer kanunlarda aksine düzenleme bulunmadıkça, asliye hukuk mahkemesi diğer dava ve işler bakımından da görevlidir." şeklinde düzenlendiği, yine 01/07/2012 tarihinde yürürlüğe giren 6335 Sayılı Kanun ile değişik 6102 sayılı TTK'nın 5/3.maddesinde; "Asliye Ticaret Mahkemesi ile Asliye Hukuk ve diğer Hukuk Mahkemeleri arasındaki ilişki görev ilişkisi olup, bu durumda göreve ilişkin usul hükümleri uygulanır." şeklinde düzenlemenin yapıldığı, Bu düzenleme ile Ticaret Mahkemeleri genel mahkemeler içinde yer alan Asliye Hukuk Mahkemelerinin bir dairesi olmaktan çıkarılarak genel mahkemeler arasındaki ilişkinin görev ilişkisi olduğunun kabul edildiği, yine 6102 sayılı TTK'nın 4. maddesinde Ticaret Mahkemelerinin görevine giren dava ve çekişmesiz yargı işlerinin düzenlendiği, dava şartlarına ilişkin düzenlemenin HMK'nın 114.ve 115.maddelerinde düzenlendiği, HMK'nın 114/1-c maddesinde mahkemenin görevli olmasının dava şartı olduğunun, aynı kanunun 115.maddesinde mahkemenin dava şartlarının mevcut olup olmadığını davanın her aşamasında kendiliğinden araştıracağının ve taraflarında her zaman ileri sürebileceğinin, dava şartlarının noksan olması halinde davanın usulden reddine karar verileceğinin, HMK'nın 138/1.maddesinde mahkemenin öncelikle dava şartları ve ilk itirazlar hakkında dosya üzerinden karar verebileceğinin düzenlendiği, aynı zamanda TTK 4. maddesinde "Her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan hukuk davaları ve çekişmesiz yargı işleri ile tarafların tacir olup olmadıklarına bakılmaksızın; a) Bu Kanunda, b) Türk Medenî Kanununun, rehin karşılığında ödünç verme işi ile uğraşanlar hakkındaki 962 ilâ 969 uncu maddelerinde, c) 11/1/2011 tarihli ve 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun malvarlığının veya işletmenin devralınması ile işletmelerin birleşmesi ve şekil değiştirmesi hakkındaki 202 ve 203, rekabet yasağına ilişkin 444 ve 447, yayın sözleşmesine dair 487 ilâ 501, kredi mektubu ve kredi emrini düzenleyen 515 ilâ 519, komisyon sözleşmesine ilişkin 532 ilâ 545, ticari temsilciler, ticari vekiller ve diğer tacir yardımcıları için öngörülmüş bulunan 547 ilâ 554, havale hakkındaki 555 ilâ 560, saklama sözleşmelerini düzenleyen 561 ilâ 580 inci maddelerinde, d) Fikrî mülkiyet hukukuna dair mevzuatta, e) Borsa, sergi, panayır ve pazarlar ile antrepo ve ticarete özgü diğer yerlere ilişkin özel hükümlerde, f) Bankalara, diğer kredi kuruluşlarına, finansal kurumlara ve ödünç para verme işlerine ilişkin düzenlemelerde, öngörülen hususlardan doğan hukuk davaları ticari dava ve ticari nitelikte çekişmesiz yargı işi[3] sayılır. Ancak, herhangi bir ticari işletmeyi ilgilendirmeyen havale, vedia ve fikir ve sanat eserlerine ilişkin haklardan doğan davalar bundan istisnadır. (2) Ticari davalarda da deliller ile bunların sunulması 12/1/2011 tarihli ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu hükümlerine tabidir; miktar veya değeri yüz bin Türk lirasını geçmeyen ticari davalarda basit yargılama usulü uygulanır. " denildiği yine TTK 5. Maddesinde ise; " (1) Aksine hüküm bulunmadıkça, dava olunan şeyin değerine veya tutarına bakılmaksızın asliye ticaret mahkemesi tüm ticari davalar ile ticari nitelikteki çekişmesiz yargı işlerine bakmakla görevlidir. (2) Bir yerde asliye ticaret mahkemesi varsa, asliye hukuk mahkemesinin görevi içinde bulunan ve 4 üncü madde hükmünce ticari sayılan davalarla özel hükümler uyarınca ticaret mahkemesinde görülecek diğer işlere asliye ticaret mahkemesinde bakılır. Bir yerde ticaret davalarına bakan birden çok asliye ticaret mahkemesi varsa, iş durumunun gerekli kıldığı yerlerde Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kurulunca, asliye ticaret mahkemelerinden biri veya birkaçı münhasıran bu Kanundan ve diğer kanunlardan doğan deniz ticaretine ve deniz sigortalarına ilişkin hukuk davalarına bakmakla görevlendirilebilir. (3) Asliye ticaret mahkemesi ile asliye hukuk mahkemesi ve diğer hukuk mahkemeleri arasındaki ilişki görev ilişkisi olup, bu durumda göreve ilişkin usul hükümleri uygulanır. ((4) Asliye ticaret mahkemesi bulunmayan yargı çevresindeki bir ticari davada görev kuralına dayanılmamış olması, görevsizlik kararı verilmesini gerektirmez; asliye hukuk mahkemesi, davaya devam eder." hükmünün bulunduğu, ve Ticaret Mahkemelerinin görev alanını belirleyen HGK 10.02.2016 tarihli, ... E, ... Sayılı İlamı bulunduğu Bursa Bölge Adliye Mahkemesi . Hukuk Dairesi Başkanlığı'nın 24/11/2022 Tarihli ... Esas - ... karar sayılı ilamı, Ankara Bölge Adliye Mahkemesi . Hukuk Dairesi Başkanlığı'nın 29/12/2022 Tarihli ... Esas ... Karar sayılı ilamı, Diyarbakı Bölge Adliye Mahkemesi . Hukuk Dairesi Başkanlığı'nın 30/12/2022 Tarihli ... Esas ... karar sayılı ilamı, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi . Hukuk Dairesi'nin 19/01/2023 Tarihli ... Esas ... Karar sayılı ilamı, Ankara Bölge Adliye Mahkemesi . Hukuk Dairesi Başkanlığı'nın 02/02/2023 Tarihli ... Esas ... Karar sayılı ilamı, Yargıtay . Hukuk Dairesi'nin 15/02/2022 Tarihli ... Esas ... karar sayılı ilamlarının da benzer nitelikte olduğu anlaşılmakla, 28/11/2013 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanan ve 28/05/2014 tarihinde yürürlüğe giren 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun'un (TKHK) 3/1-(k-l) maddesinde; " Tüketici: Ticari veya mesleki olmayan amaçlarla hareket eden gerçek veya tüzel kişi, Tüketici işlemi: Mal veya hizmet piyasalarında kamu tüzel kişileri de dâhil olmak üzere ticari veya mesleki amaçlarla hareket eden veya onun adına ya da hesabına hareket eden gerçek veya tüzel kişiler ile tüketiciler arasında kurulan, eser, taşıma, simsarlık, sigorta, vekâlet, bankacılık ve benzeri sözleşmeler de dâhil olmak üzere her türlü sözleşme ve hukuki işlem” şeklinde, 6502 sayılı TKHK'nun 4/5. maddesinde;"(5)Tüketicinin yapmış olduğu işlemler nedeniyle kıymetli evrak niteliğinde sadece nama yazılı ve her bir taksit ödemesi için ayrı ayrı olacak şekilde senet düzenlenebilir. Bu fıkra hükümlerine aykırı olarak düzenlenen senetler tüketici yönünden geçersizdir." şeklinde, 6502 sayılı TKHK'nun 73/1. maddesinde;"Tüketici işlemleri ile tüketiciye yönelik uygulamalardan doğabilecek uyuşmazlıklara ilişkin davalarda tüketici mahkemeleri görevlidir.” şeklinde, 6502 sayılı TKHK'nun 83/2.maddesinde; "Taraflardan birini tüketicinin oluşturduğu işlemler ile ilgili diğer kanunlarda düzenleme olması, bu işlemin tüketici işlemi sayılmasını ve bu Kanunun görev ve yetkiye ilişkin hükümlerinin uygulanmasını engellemez." şeklinde düzenlemelerin olduğu görülmektedir. Dosyadaki tüm bilgi ve belgeler dikkate alınarak incelendiğinde ve yine Yargıtay . Hukuk Dairesi'nin ... Esas ve ... Karar sayılı ilamında "4077 sayılı yasanın 23. Maddesi bu kanunun uygulanması ile ilgili her türlü ihtilafa tüketici mahkemelerinde bakılacağını öngörmüştür. Taraflar arasındaki uyuşmazlık Tüketicinin Korunması hakkındaki kanun kapsamında kaldığına göre davaya bakmaya Tüketici Mahkemesi görevlidir. Görevle ilgili düzenlemeler kamu düzenine ilişkin olup taraflar ileri sürmese dahi yargılamanın her aşamasında resen gözetilir. Görevle ilgili hususlarda kazanılmış hak söz konusu olmaz." düzenlemeleri de dikkate alındığında, Tüm dosya kapsamı üzerinden yapılan değerlendirmede; Konya Ticaret Sicil Müdürlüğü'nün 033/08/2023 tarihli cevabi yazısında, davacı ...'nin sahibi olduğu bir ticari işletme ya da şahıs ortaklığına rastlanmadığının belirtildiği, Konya Esnaf ve Sanatkarlar Odaları Birliği'nin 10/08/2023 tarihli cevabi yazısında ...'nin 29/09/2010 tarihinde oyun salonu işletmeciliği meslek dalında kayıt yaptırmış olduğu ve sicil kaydının devam ettiğinin bildirildiği, Konya Vergi Dairesi Başkanlığı'nın 04/08/2023 tarihli cevabi yazısında davacı ...'nin 01/01/2011 tarihinden itibaren işletme esasına göre defter tuttuğunun belirtildiği ve yıllık gelir vergisi beyannamesinin gönderilmiş olduğu anlaşılmıştır. Bakanlar Kurulu'nca çıkartılan, esnaf-tacir arası ayırıma dair kararnamedeki gelir sınırına göre davalının "esnaf" olduğu, işletmesinin esnaf işletmesi kapsamında kaldığı, işletme usulüne göre defter tuttuğu, davanın ticari işletmesi ile ilgili olmadığı, davacının 6502 sayılı Kanun kapsamında, ''tüketici'' tanımına uyduğu açık olup, olayda 6502 sayılı Kanun hükümlerinin uygulanması gerektiği, bu duruma göre, uyuşmazlığın çözümünün Tüketici Mahkemelerinin görevi içerisinde kaldığı kanaatine varılarak görevsizlik kararı verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan gerekçelerle ; 1-Davanın dava şartı yokluğu nedeniyle usulden REDDİ ile mahkememizin GÖREVSİZLİĞİNE, 2-Konya Nöbetçi Tüketici Mahkemesinin GÖREVLİ olduğuna, 3-6100 sayılı HMK.nun 20/1.maddesi gereğince kararın kesinleşmesinden itibaren 2 hafta içinde taraflardan birinin mahkememize başvurması halinde dava dosyasının görevli Konya Nöbetçi Tüketici Mahkemelerine GÖNDERİLMESİNE, kararın kesinleşmesinden itibaren 2 hafta içinde taraflardan birinin başvurmaması halinde davanın açılmamış sayılmasına KARAR VERİLMESİNE, 4-6100 sayılı HMK.nun 331/2.maddesi gereğince harç ve yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davaya görevli mahkemece devam edilmesi halinde görevli mahkemece, aksi takdirde talep halinde mahkememizce DEĞERLENDİRİLMESİNE, Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içerisinde mahkememize veya başka bir yer Asliye Ticaret Mahkemesine verilecek dilekçe ile Konya Bölge Adliye Mahkemesine İSTİNAF yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 30/11/2023 Katip Hakim

Atıf: Konya 3. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2023/446, K. 2023/654, T. 30.11.2023, www.arakarar.com/karar/konya-3-asliye-ticaret-mahkemesi-2023-446-e-2023-654-k-a153766be339