İlk Derece Mahkemesi · Konya 3. Asliye Ticaret Mahkemesi

Konya 3. Asliye Ticaret Mahkemesi 2022/129 E. 2024/608 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
Konya 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2022/129
Karar No
2024/608
Karar Tarihi

T.C. KONYA . ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: ... Esas - ... T.C. KONYA . ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TÜRK MİLLETİ ADINA GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : KARAR NO : HAKİM : KATİP : DAVACI : VEKİLİ : DAVALI : VEKİLLERİ : DAVA : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) DAVA TARİHİ : KARAR TARİHİ : GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : KARARIN MAHİYETİ : RED GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 20.06.2021 tarihinde meydana gelen yaralamalı trafik kazası sonucunda müvekkili ... ’ın uğramış olduğu kalıcı iş göremezlik oranının tespiti ile; Kalıcı iş göremezlik bedeli olarak şimdilik 100,00 TL, Geçici iş göremezlik bedeli olarak şimdilik 100,00 TL, Bakıcı gideri tazminatı olarak şimdilik 100,00 TL, SGK tarafından karşılanmayan kaçınılmaz tedavi giderleri için şimdilik 100,00 TL olmak toplam 400,00 TL maddi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek değişen oranlarda avans faizi ile birlikte davalı sigorta fonundan (teminat limiti ile sınırlı olmak üzere) tahsili ile davacıya ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı Güvence Hesabı tarafından sunulan cevap dilekçesinden özetle; davacının davasının öncelikle zamanaşımı ve dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddini, mahkeme aksi kanaatte ise esastan reddi ile vekalet ücreti ve yargılama giderlerinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve beyan etmiştir. Mahkememiz ara kararı gereğince dosyanın Necmettin Erbakan Üniversitesi Meram Tıp Fakültesi hastanesi hekimlerinden oluşan 3 kişilik heyete tevdii ile düzenlenen rapordan özetle; Şahsı tedavi eden hekimler tarafından verilmiş herhangi bir geçici iş göremezlik ya da istirahat raporuna dosya kapsamında rastlanılmamakla birlikte, mevcut yaralanmasının emsallerine göre iyileşme süresinin 6(altı) aya kadar uzayabileceği, 6 (altı)aylık süre zarfında kişinin herhangi bir gelir getirecek işte çalışamayacağını, bu sürenin geçici iş görmezlik süresi olarak değerlendirilmesi gerektiği, bu süre zarfında kişinin 9-100 oranında malul olduğunun kabulünün gerekeceği, bu sürenin 3(üç) ayında bir başkasının bakım ve yardımına ihtiyaç duyacağını, kişide dosya kapsamında fatura edilmiş SGK tarafından karşılanmayan tedavi masraflarının olmadığını, ancak bu tür bir yaralanmada bir takım fatura edilemeyen (özel diyet, ulaşım, rehabilitasyon, pansuman, özel hastane muayene farkı gibi vb.) masrafların olacağını, kaçınılmaz giderlerin yapılan masrafların niteliği, yapıldıkları tarih ve yerler dikkate alındığında ayrı ayrı kaleme alınmasının mümkün olmadığı, yaralanmanın ağırlık ölçüsü de dikkate alındığında bu tür giderlerin 4.500,00 TL olarak değerlendirildiğini(bu tutarın 1.500,00TL. si ulaşım gideri, 3.000,00TL si refakatçi,özel beslenme vs. gideri olarak değerlendirildiği, bu değerlendirme yapılırken yaranın ağırlık ölçüsü, kişinin tedavi olduğu merkezle, yerleşim yeri gibi unsurların göz önüne alındığı),Şahsın fatura edilemeyen tedavi giderlerinin 4.500,00TL olarak değerlendirildiği, bakıcı giderleri kapsamında yaptığı harcamaların 10.732,50TL olarak değerlendirildiği, toplamda 15.232,50TL olarak değerlendirildiği tespitlerini bildirir müşterek rapor tanzim etmişlerdir. Mahkememiz ara kararı gereğince dosyanın bilirkişi ... tevdii ile düzenlenen rapordan özetle; Davacı ... 'ın, vekili huzurunda ve yeminli tercüman yardımı ile karakolda verdiği ifadesinde; Suriye vatandaşı olduğunu,20/06/2021 günü saat 13,30 sıralarında, elektrikli bisikleti ile ikametinden bakkala ekmek almak için çıktığını, ... Mah. ... caddesi üzerinde ... Caddesi kesişimine doğru giderken, ... Otel Civarına geldiğinde,plakası-rengi-modelini göremediği bir aracın kendisine çarptığını ve kaçtığını, yere düşerek SAĞ ayağının kırıldığını, ambulans ile numune hastanesine gittiğini ve tedavisi yapılarak 3 gün sonra taburcu olduğunu, kendisine çarpan aracı görmediğinden açıklayıcı bilgi veremediğini, ancak aracın bulunmasını istediğini... beyan etmiştir. * Davacı ... takip ettiği ... Caddesi iki yönlü trafiğe açık genişliği 21,00 mt. ... Caddesi ise tek yönlü 12,00 mt. Genişliğinde olduğu, Heriki yolun kesiştiği kavşakta ışık donanımının mevcut olduğu, Davacı asil keşif mahallinde çarpışma noktasını tam olarak gösteremediği, genel olarak gösterdiği, Çarpan aracın marka-rengi-v.s bilgilerini vermediği/veremediği/hatırlamadığını belirttiği, Elektrikli bisikletin (mopedin) mevcut durumu tarafımdan incelenmesi istenilmiş olup, mevcut olmadığının belirtildiği, Davacı ... plakası belirlenemeyen bir aracın çarpığını söylediği ve birçok sorulara hatırlamıyorum şeklinde cevap verdiği, (tercüman vasıtası ile) Davaya konu trafik kazasının 20/06/2021 Günü saat 13,30 sıralarında meydana geldiği,hava ve görüş açık vakit gündüz, zemin asfalt kaplamalı ve kuru olduğu, Beyan ettiği otomobil tarafından mı çarpıldığı, yoksa kendi yaptığı bir manevra sonucumu çarpışma olayının cereyan ettiğinin bilinemediği, hatırlamıyorum şeklinde cevap verdiği, davacı ... kendisine çarptığı belirtilen aracın nereden geldiğini tam olarak belirtmediği, hatırlamıyorum şeklinde cevap verdiği, (bu cevapları veriyorken avukatının gözüne baktığı) Davacı ... keşif mahallindeki anlatımında, çarpışmanın şekli itibariyle açık bir şekilde anlatmadığı, kendi takip ettiği şeridi bile tam olarak belirtemediği, bu nedenle çarpışma şeklinin anlaşılamadığı, Keşif mahallinde, tarafımdan sorulan sorulardan, yönetimindeki mopedin, nerede olduğu sorulmuş olup, (en azından hasarlı şekli dikkate alınarak çarpışma şekli çarpışma durumu çıkarılabilir düşüncesi ile) kazaya karıştığı belirtilen moped “yok” şeklinde belirtildiği, Kaza mahallinin mevcut durumunu gösteren 10 adet renkli fotoğrafları tarafımdan çekilerek raporum ekinde sunulduğu, Davacının anlatımları ile ilgili bilgilerin fotoğraflar üzerinde işaretlendiği, Davacı ... karakolda verdiği ifadesinde, ... Otel Civarına geldiğinde,plakası-rengi-modelini göremediği bir aracın kendisine çarptığını ve kaçtığını, yere düşerek SAĞ ayağının kırıldığını, ambulans ile numune hastanesine gittiğini ve tedavisi yapılarak 3 gün sonra taburcu olduğunu, kendisine çarpan aracı görmediğinden, demiş olup, takip ettiği ... Caddesinde, yaya kaldırımına yaklaşık 1,0-1,5mt, mesafede, plakası bilinmeyen bir otomobil tarafından çarpılmakla/çarpışmakla, sol ayağından mı yaralanması gerekir yoksa sağ ayağından mı yaralanması gerektiği...? genel olarak gösterdiği mahalde (çarpışma noktasının) kendisine çarptığı belirtilen otomobilin, mopedin sağ tarafından geçmesinin mümkün olmadığı, İzah edilen “elektrikli moped'in” büyüklüğünün bilinmediği hususlarının, Ankara Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesinin,tarafların olaydaki kusur durumlarının belirlenmesi için ve mahkemenize yardımcı olmak için hazırlandığını bildirir rapor tanzim etmiştir. Mahkememiz ara kararı gereğince dosyanın Ankara ATK'ya tevdii ile düzenlenen rapordan özetle; Gönderilen dosya içeriğinde bu isteme cevaben alınan bilirkişi ek raporunda rapor tanzimi için gerekli ve yeterli veriler olmadığından, mevcut verilerle sağlıklı şekilde rapor tanzimi mümkün olmayacağından dosyanın işlem görmeksizin mahalline iadesine karar verildiğini bildirmişlerdir. Mahkememiz ara kararı gereğince dosyanın aktüerya alanında uzman bilirkişi Av. ... 'a tevdii ile düzenlenen bilirkişi raporundan özetle; 20.06.2021 günü meydana gelen trafik kazasında yaralanıp 6 ayda iyileşen, bu sürenin ilk 3 ayında bakıcıya ihtiyaç duyan ve malul kalan davacı ... ; 20.06.2021- 20.12.2021 Tarihleri Arası 6 Aylık Süre ile Sınırlı Geçici İş Göremezlik Süresinde Uğradığı Maddi Zararının; 16.955.40TL, Sürekli İş Göremezliği Nedeni ile Uğradığı Maddi Zararının, 21.12.2021 - 28.08.2052 Tarihleri Arasındaki Süre ile Sınırlı %18 engel oranı ve TRH-2010 Erkek Mortalite Tablosuna göre ; 1.084.781,15TL, 21.12.2021 16.11.2047 Tarihleri Arasındaki Süre ile Sınırlı %25,2 maluliyet oranı ve PMF - 1931 Yaşama Tablosuna göre; 1.272.761,34TL, 20.06.2021 — 20.09.2021 Tarihleri Arası 3 Aylık Süre ile Sınırlı İyileşme Süresinde Bakıcı Giderinden Doğan Maddi Zararının ; 10.732,50TL, Fatura Edilemeyen ve Belgeye Bağlanamayan Kaçınılmaz Tedavi Giderlerinden Doğan Maddi Zararının 4.500,00TL olduğu, temerrüt tarihinin, davalı ... 15.11.2021 tarihinde başvuru yapıldığı ve 8 iş gününün 25.11.2021 tarihinde dolduğu dikkate alındığında davalı ... yönünden faiz başlangıç gününün, başvuru tarihine 8 iş günü ilavesinden sonraki 9. gün olan 26.11.2021 tarihi olduğu, kazaya karışan aracın hususi kullanım amaçlı otomobil olduğu anlaşıldığından işletilecek faiz türünün, yasal faiz olarak kabul edilmesi gerektiğini bildirir rapor tanzim etmiştir. Mahkememiz dosyasına sunulan bilirkişi raporları taraflara usulüne uygun şekilde tebliğ edilmiştir. Davacı vekili dava değer artırım dilekçesi sunmuş olup, 400,00 TL olarak talep edilen maddi tazminat talebini 445.693,95 TL daha arttırarak iş bu müddeabihin artırılması dilekçesi çerçevesinde 446.093,95 TL. olarak dikkate alınmasını talep etmiştir. Dava; Tazminat davasıdır. Tüm dosya kapsamı ve deliller birlikte değerlendirildiğinde; Davacı vekili davalı aleyhine Tazminat davası açmıştır. Konunun 6098 sayılı TBK.49.maddesi ve KTK.85. ve devam eden maddelerinde düzenlendiği TBK.49/1. maddesinde; "Kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren, bu zararı gidermekle yükümlüdür." şeklinde, KTK.85. maddesinde;"Bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, motorlu aracın bir teşebbüsün unvanı veya işletme adı altında veya bu teşebbüs tarafından kesilen biletle işletilmesi halinde, motorlu aracın işleteni ve bağlı olduğu teşebbüsün sahibi, doğan zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olurlar...................İşleten ve araç işleticisi teşebbüsün sahibi, aracın sürücüsünün veya aracın kullanılmasına katılan yardımcı kişilerin kusurundan kendi kusuru gibi sorumludur." şeklinde, KTK'nun 86/1.maddesinde;"İşleten veya araç işleticisinin bağlı olduğu teşebbüs sahibi, kendisinin veya eylemlerinden sorumlu tutulduğu kişilerin kusuru bulunmaksızın ve araçtaki bir bozukluk kazayı etkilemiş olmaksızın, kazanın bir mücbir sebepten veya zarar görenin veya bir üçüncü kişinin ağır kusurundan ileri geldiğini ispat ederse sorumluluktan kurtulur." şeklinde, KTK'nun 91/1.maddesinde;"İşletenlerin, bu Kanunun 85 inci maddesinin birinci fıkrasına göre olan sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere mali sorumluluk sigortası yaptırmaları zorunludur." şeklinde, KTK'nun 92.maddesinde(6704 S.K. 4. Mad. İle değişiklik öncesi);"Aşağıdaki hususlar, zorunlu mali sorumluluk sigortası kapsamı dışındadırlar.a) İşletenin; bu Kanun uyarınca eylemlerinden sorumlu tutulduğu kişilere karşı yöneltebileceği talepler,b) İşletenin; eşinin, usul ve füruunun, kendisine evlat edinme ilişkisi ile bağlı olanların ve birlikte yaşadığı kardeşlerinin mallarına gelen zararlar nedeniyle ileri sürebilecekleri talepler,c) İşletenin; bu Kanun uyarınca sorumlu tutulmadığı şeye gelen zararlara ilişkin talepler, d) Bu Kanunun 105 inci maddesinin üçüncü fıkrasına göre zorunlu mali sorumluluk sigortasının teminatı altında yapılacak motorlu araç yarışlarındaki veya yarış denemelerindeki kazalardan doğan talepler,e) Motorlu araçta taşınan eşyanın uğrayacağı zararlar, f) Manevi tazminata ilişkin talepler." şeklinde, KTK'nun 97.maddesinde(6704 S.K. 5. Mad. İle değişiklik öncesi);"Zarar gören, zorunlu mali sorumluluk sigortasında öngörülen sınırlar içinde doğrudan doğruya sigortacıya karşı talepte bulunabileceği gibi dava da açabilir." şeklinde, KTK'nun 99.maddesinde(6704 S.K. 6. Mad. İle değişiklik öncesi);" Sigortacılar, hak sahibinin kaza veya zarara ilişkin tespit tutanağını veya bilirkişi raporunu, sigortacının merkez veya kuruluşlarından birine ilettiği tarihten itibaren sekiz iş günü içinde zorunlu mali sorumluluk sigortası sınırları içinde kalan miktarları hak sahibine ödemek zorundadırlar." şeklinde düzenlemeler yapıldığı, Karayolları Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları’nın A-1. maddesinde de, sigortacı bu poliçede tanımlanan motorlu aracın işletilmesi sırasında bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına sebebiyet vermesinden dolayı 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’na göre işletene düşen hukuki sorumluluğu, zorunlu sigorta limitlerine kadar temin edeceğinin düzenlendiği görülmüştür. Mahkememiz dosyasına bilirkişi ... tarafından düzenlenen raporda; Davacı ... , vekili huzurunda ve yeminli tercüman yardımı ile karakolda verdiği ifadesinde; Suriye vatandaşı olduğunu,20/06/2021 günü saat 13,30 sıralarında, elektrikli bisikleti ile ikametinden bakkala ekmek almak için çıktığını, ... Mah. ... caddesi üzerinde ... Caddesi kesişimine doğru giderken, ... Otel Civarına geldiğinde,plakası-rengi-modelini göremediği bir aracın kendisine çarptığını ve kaçtığını, yere düşerek SAĞ ayağının kırıldığını, ambulans ile numune hastanesine gittiğini ve tedavisi yapılarak 3 gün sonra taburcu olduğunu, kendisine çarpan aracı görmediğinden açıklayıcı bilgi veremediğini, ancak aracın bulunmasını istediğini... beyan etmiştir. * Davacı ... takip ettiği ... Caddesi iki yönlü trafiğe açık genişliği 21,00 mt. ... Caddesi ise tek yönlü 12,00 mt. Genişliğinde olduğu, Heriki yolun kesiştiği kavşakta ışık donanımının mevcut olduğu, Davacı asil keşif mahallinde çarpışma noktasını tam olarak gösteremediği, genel olarak gösterdiği, Çarpan aracın marka-rengi-v.s bilgilerini vermediği/veremediği/hatırlamadığını belirttiği, Elektrikli bisikletin (mopedin) mevcut durumu tarafımdan incelenmesi istenilmiş olup, mevcut olmadığının belirtildiği, Davacı ... plakası belirlenemeyen bir aracın çarpığını söylediği ve birçok sorulara hatırlamıyorum şeklinde cevap verdiği, (tercüman vasıtası ile) Davaya konu trafik kazasının 20/06/2021 Günü saat 13,30 sıralarında meydana geldiği,hava ve görüş açık vakit gündüz, zemin asfalt kaplamalı ve kuru olduğu, Beyan ettiği otomobil tarafından mı çarpıldığı, yoksa kendi yaptığı bir manevra sonucumu çarpışma olayının cereyan ettiğinin bilinemediği, hatırlamıyorum şeklinde cevap verdiği, davacı ... kendisine çarptığı belirtilen aracın nereden geldiğini tam olarak belirtmediği, hatırlamıyorum şeklinde cevap verdiği, (bu cevapları veriyorken avukatının gözüne baktığı) Davacı ... keşif mahallindeki anlatımında, çarpışmanın şekli itibariyle açık bir şekilde anlatmadığı, kendi takip ettiği şeridi bile tam olarak belirtemediği, bu nedenle çarpışma şeklinin anlaşılamadığı, Keşif mahallinde, tarafımdan sorulan sorulardan, yönetimindeki mopedin, nerede olduğu sorulmuş olup, (en azından hasarlı şekli dikkate alınarak çarpışma şekli çarpışma durumu çıkarılabilir düşüncesi ile) kazaya karıştığı belirtilen moped “yok” şeklinde belirtildiği, Kaza mahallinin mevcut durumunu gösteren 10 adet renkli fotoğrafları tarafımdan çekilerek raporum ekinde sunulduğu, Davacının anlatımları ile ilgili bilgilerin fotoğraflar üzerinde işaretlendiği, Davacı ... karakolda verdiği ifadesinde, ... Otel Civarına geldiğinde,plakası-rengi-modelini göremediği bir aracın kendisine çarptığını ve kaçtığını, yere düşerek SAĞ ayağının kırıldığını, ambulans ile numune hastanesine gittiğini ve tedavisi yapılarak 3 gün sonra taburcu olduğunu, kendisine çarpan aracı görmediğinden, demiş olup, takip ettiği ... Caddesinde, yaya kaldırımına yaklaşık 1,0-1,5mt, mesafede, plakası bilinmeyen bir otomobil tarafından çarpılmakla/çarpışmakla, sol ayağından mı yaralanması gerekir yoksa sağ ayağından mı yaralanması gerektiği...? genel olarak gösterdiği mahalde (çarpışma noktasının) kendisine çarptığı belirtilen otomobilin, mopedin sağ tarafından geçmesinin mümkün olmadığı, İzah edilen “elektrikli moped'in” büyüklüğünün bilinmediği hususlarının, Ankara Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesinin,tarafların olaydaki kusur durumlarının belirlenmesi için ve mahkemenize yardımcı olmak için hazırlandığını bildirir rapor dikkate alınarak, Mahkememiz dosyasının Ankara ATK'ya tevdii ile düzenlenen raporda; Gönderilen dosya içeriğinde bu isteme cevaben alınan bilirkişi ek raporunda rapor tanzimi için gerekli ve yeterli veriler olmadığından, mevcut verilerle sağlıklı şekilde rapor tanzimi mümkün olmayacağından dosyanın işlem görmeksizin mahalline iadesine karar verildiğini bildirdikleri rapor da dikkate alınarak, Konya Cumhuriyet Başsavcılığı'nın ... Soruşturma sayılı dosyasında verilen daimi arama kararı ile; "İlgi sayılı yazınız ile hakkında soruşturma yürütülen suçla alakalı olarak bugüne kadar yapılan tüm aramalara rağmen şüphelilerin tespit edilemediği, Bu şekilde, atılı suçu işlediği iddia edilen kimliği tespit edilemeyen şüphelinin/şüphelilerin, çok sıkı bir şekilde araştırılarak kimliğinin/kimliklerinin belirlenmesi, yakalandığı/yakalandıkları takdirde mevcutlu olarak savcılığımıza sevk edilmesi/edilmeleri, aksi halde zamanaşımı tarihine kadar sürekli olarak araştırmaya devam edilmesi ve tekide mahal verilmeksizin her yıl Ocak ayında (cinayet ve yağma suçlarında Ocak ve Temmuz aylarında) Cumhuriyet Başsavcılığımıza bilgi verilmesi rica olunur. " şeklinde karar verildiği, 4721 Sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 6. Maddesi gereğince; "Kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, taraflardan her biri, hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlüdür. " şeklinde düzenleme yapıldığı, 6100 Sayılı HMK'nın 190. Maddesi gereğince; "(1) İspat yükü, kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir. (2) Kanuni bir karineye dayanan taraf, sadece karinenin temelini oluşturan vakıaya ilişkin ispat yükü altındadır. Kanunda öngörülen istisnalar dışında, karşı taraf, kanuni karinenin aksini ispat edebilir. " şeklinde yapılan düzenlemeler ışığında, Haksız fiilin şartları Yasal düzenlemede haksız fiilin tanımı olmamakla birlikte, doktrinde; haksız fiil hukuka aykırı zarar verici eylem olarak nitelendirilmektedir, TBK 49'un kısaca şartları: 1-Hukuka aykırı eylemin olması, 2- Zararın olması, 3- Kusurun olması, 4- Uygun illiyet bağının olması durumunda mezkur dört(4) şartın varlığı halinde ortada bir haksız fiil vardır. "Kusurun İspat Yükü Haksız fiillerde zarar verenin kusurunu zarar gören ispat yükü altındadır. TBK 50. Madde bu durumu "Zarar gören, zararını ve zarar verenin kusurunu ispat yükü altındadır." Hükmü ile düzenlemiştir. Diğer taraftan TMK 6. Maddesine göre, kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, taraflardan her biri, hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlüdür. Hukuk Muhakemeleri Kanununun 190. Maddesine göre ise "İspat yükü, kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir." Hükmü ispat yükünün kime ait olduğu açıkça düzenlenmiştir. Bir trafik kazası sonucu zarar gördüğü iddia eden kişi zararını ve zarar verenin kusurunu ispat etmelidir. Zarar veren aracın sürücüsünün sorumluluğu kusur sorumluluğu olup sürücünün kusuru neticesi zarar gördüğünü iddia eden kişi sürücünün kusurunu ispat yükü altındadır. Buna karşılık bir motorlu aracın karayoluna işletilmesinden doğan bir zarar varsa işletenin sorumluluğu Karayolları Trafik Kanununun 85. Maddesine göre yükü zarar görende olmayıp işletenin KTK'nun 86. Maddesindeki sorumluluktan kurtulma hallerini ispat etmediği sürece doğan zarardan sorumlu olacaktır. Bu nedenle TBK 50. Maddesindeki zarar görenin ispat yükü kusur sorumluluğu bulunan sürücülere karşıdır. Bunun karşısında zarar verdiği iddia edilen sürücünün de kendisinin kusursuzluğunu ve zarar görenin ya da üçüncü bir kişinini kusuru ile zararın ortaya çıktığını ispat edebilecektir." (... Yayınları, Bedensel Zararlar ve Tazminat Davaları, ... , Yargıtay . Hukuk Dairesi Üyesi) Somut olayımızda; Mahkememizce özellikle kusura yönelik yapılması gereken tüm yargılama işlemi faaliyeti yapılmıştır. Ancak kusur raporu almak; dosya kapsamı, iddia - savunma, Konya CBS dosyası içeriğine göre mümkün olmamıştır. Haksız fiilde kusur ispatla yükümlü olan taraf davacı yandır. Davacı yan kusuru ispat edememiştir. Her ne kadar emsal kararlarda kusur tespit edilemediğinde eşit kusurlu kabul edileceği yönünde kararlar var ise de bu kararlarda kusurun var olduğu oranın ne olduğu tespit edilememektedir. (Konya Bölge Adliye Mahkemesi . Hukuk Dairesi'nin 02/09/2024 Tarih ve ... Esas ... Karar sayılı ilamının da benzer mahiyette olduğu anlaşılarak) Eldeki davada kusur adına bir rapor alınamamaktadır. TMK 1/3. Maddesinde; "Hâkim, karar verirken bilimsel görüşlerden ve yargı kararlarından yararlanır." Anayasa'nın 138/1. Maddesinde; " Hakimler, görevlerinde bağımsızdırlar; Anayasaya, kanuna ve hukuka uygun olarak vicdanı kanaatlerine göre hüküm verirler." şeklinde düzenlemeler olduğu, Somut olayımızda; tüm dosya kapsamı, dosyadaki tüm bilgi - belgeler, tüm deliller, alınan bilirkişi rapor/ları, tarafların iddia - savunmaları, yukarıda yapılan açıklamalar, bir bütün halinde değerlendirildiğinde, Mahkememizce benimsenen hükme esas alınan bilirkişi raporunun denetime elverişli olduğu sonuç ve kanaatine varılarak, TMK 1/3 ve 6100 Sayılı HMK 297. Maddesi kapsamında Anayasa'nın 138/1 maddesi atfı ile davacının, davasının reddine dair mahkememizde oluşan vicdani kanaate göre aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir. HÜKÜM: GEREKÇESİ YUKARIDA AÇIKLANDIĞI ÜZERE 1-Davacının, davasının REDDİNE, 2-Harçlar kanunu gereğince alınması gereken 427,60-TL harçtan dava başında yatırılan 80,70TL peşin harç ile 1.522,27TL tamamlama harcının toplamı olan 1.602,97‬TL'nin mahsubu ile fazladan alınan 1.175,37-TL'nin davacıya İADESİNE, 3-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T göre hesaplanan 17.900,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya VERİLMESİNE, 4-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde BIRAKILMASINA, 5-Davalı tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu konuda karar verilmesine YER OLMADIĞINA, 6-Davacı tarafından dava başında depo edilen gider avansından kullanılmayan kısmının karar kesinleştiğinde davacıya İADESİNE, 7-6102 sayılı TTK'nun 5/A maddesi kapsamında arabuluculuğa başvurulduğundan 1.320,00TL arabulucu ücretinin 6235 sayılı Kanunu 18/A-13.maddesi gereğince davacıdan alınarak hazine'ye gelir KAYDINA, Dair, davacı ve davalı vekilinin yüzüne karşı gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içerisinde mahkememize veya başka bir yer Asliye Ticaret Mahkemesi'ne verilecek dilekçe ile Konya Bölge Adliye Mahkemesi'ne İstinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 25/09/2024 Katip Hakim

Atıf: Konya 3. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2022/129, K. 2024/608, T. 25.09.2024, www.arakarar.com/karar/konya-3-asliye-ticaret-mahkemesi-2022-129-e-2024-608-k-cfa2c7ec12a7