İlk Derece Mahkemesi · Konya 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
Konya 2. Asliye Ticaret Mahkemesi 2023/655 E. 2024/713 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- Konya 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2023/655
- Karar No
- 2024/713
- Karar Tarihi
T.C. KONYA . ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ T.C. KONYA TÜRK MİLLETİ ADINA . ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : KARAR NO : HAKİM : ... ... KATİP : ... ... DAVACI : ... - ... VEKİLİ : DAVALI : ... - ... ... VEKİLİ : DAVA : İtirazın İptali (Taşıma Sözleşmesi Kaynaklı) DAVA TARİHİ : KARAR TARİHİ : KARAR YAZMA TARİHİ : Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Taşıma Sözleşmesi Kaynaklı) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekilinin mahkememize sunmuş olduğu dava dilekçesinde özetle; Dava konusu uyuşmazlığın taşıma sözleşmesinden kaynaklı meydana gelen zararın tazminine ilişkin olduğu, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu 4 ve 5. Maddeleri uyarınca, tarafların tacir olup olmadığına bakılmaksızın bu kanunda öngörülen hususlardan doğan hukuk davaları ticari dava sayıldığı, davaya konu uyuşmazlığın TTK 850. Maddede düzenlenen taşıma sözleşmesinden kaynaklandığı, niteliği itibari ile ticari dava olup görevli mahkemenin de Asliye Ticaret Mahkemeleri olduğu, müvekkil ... Tic. Ltd. Şti.'ye ait ... plakalı aracın 26.05.2023 tarihinde arıza yapması üzerine, davalı/borçlu ... ile müvekkil şirket arasında sözlü olarak taşıma sözleşmesi akdedildiği, müvekkil şirkete ait aracın davalıya ait ... plakalı çekici ile çekildiği, aracın çekildiği esnada müvekkile ait ... plakalı aracın rüzgârlığının zarar gördüğü ve ekteki fatura ile sabit olduğu üzere 49.802,13 TL'lik hasar meydana geldiği, müvekkil şirketin birçok şifahi olarak fatura bedelini davalıdan talep etmiş olsa da davalının ödememesi üzerine, Konya . İcra Müdürlüğü'nün ... Esas Sayılı dosyası Üzerinden genel haciz yolu ile ilamsız takip başlatıldığı, davalının itirazı üzerine 08.08.2023 tarihli kararı ile takibin durdurulduğu, davalı/borçlunun borca itirazlarının iptali ile takibin devamına, davalı/borçlu aleyhine 9620'den az olmamak üzere inkâr tazminatına hükmedilmesi gerektiği, taşıyıcının dikkat ve özen ü ihlal edilerek, üst geçitlerin üzerindeki uyarılara dikkat etmeden seyrettiği ve müvekkil şirkete ait aracın rüzgârlığının üst geçide çarparak hasara uğradığı, bu hasarın onarılması İçin 49.802,13 TL harcandığı ve ekte sunulan belge ile fatura edildiği, aracın davalıya ait çekici ile hasara uğradığı dosyaya sunacakları fotoğraf, video kayıtları ve tanık beyanları ile sübut bulacağı, TTK madde 875'e göre "Taşıyıcı, eşyanın taşınmak üzere teslim alınmasından teslim edilmesine kadar geçecek süre içinde, eşyanın zıyaından, hasarından veya teslimindeki gecikmeden doğan zararlardan sorumlu olduğu, belirttikleri gibi aracın hasara uğradığı ve bu hasarın taşıyıcının taşıma işini ifa ederken gerçekleştiği, taşıyıcının zıya, hasar ve gecikmeden kaynaklanan sorumluluğunun hukuki niteliğinin bir kusursuz sorumluluk hali olduğu, davalının bu sorumluluktan kurtulabilmesi için ancak kaçınamayacağı ve sonuçlarını önleyemeyeceği bir somut olgunun varlığını ispat etmesi gerektiği, bu noktada ispat yükünün tamamıyla davalıya ait olduğu, müvekkil şirkete herhangi bir külfet yüklenemeyeceği, nitekim Yargıtay Hukuk Dairesi'nin ... E. ... K. 18.01.2016 tarihli kararı: "Taşıyıcı, almış olduğu eşyayı sözleşme süresi boyunca ve sözleşmenin sonunda sağlam ve noksansız olarak teslim etmeyi üstlenmiştir. TTK 781'inci maddesi hükmü uyarınca da, taşıyıcı eşyanın kendisine teslim edildiği tarihten gönderilene teslim olunduğu tarihe kadar geçen müddet içinde uğradığı ziya ve hasardan sorumlu olduğunu, anılan maddeye göre taşıyıcının sorumluluğu İspat yükü tersine çevrilmiş kusur sorumluluğu olduğunu, şıyıcı ziya ve hasarın kendi kusurundan doğmayan bir sebepten ileri geldiğini ispat ederse sorumluluktan kurtulur." Şeklinde olduğu, açıkladıkları gerekçelerle davalı, aleyhine başlatılan icra takibine haksız itiraz ettiği ve işbu davayı açma zarureti hâsıl olduğu, izah edilen nedenler ve mahkemece resen gözetilecek sair hususlar da dikkate alınarak; davalı tarafça Konya . İcra Müdürlüğünün ... E. Sayılı dosyasına yapılan itirazın iptali ile takibin devamına, davalı/borçlunun kötü niyetli olması sebebiyle alacağın 9020'sinden az olmamak üzere İcra inkâr tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davalı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. Davalı tarafa usulüne uygun olarak davetiye tebliğ edilmiş, davalı vekili cevap dilekçesinde özetle;Davacı taraf ile müvekkili arasında 26.05.2023 tarihinde müvekkile ait ... plaka sayılı çekici ile davacıya ait ... plaka sayılı araç taşımasından kaynaklı sözlü olarak 1 günlük sözleşme mevcut olduğu, müvekkilin 26.05.2023 tarihinde davacıya ait aracı bulunduğu yerden alıp davacının istediği adrese hasarsız bir şekilde aynı gün 26.05.2023 tarihinde teslim ettiği, davacının iddiasının tamamen gerçeğe aykırı olup haksız kazanç sağlamaya yönelik olduğu, davacının iddia etmiş olduğu gibi müvekkile ait çekici üzerinde bir (kaza) hasarlanma olmuş olsa dosyaya sunulmuş kaza tespit tutanağı da olacağı, böyle bir kaza ve taşınan araçta böyle bir zarar meydana gelmediği, dosyaya sunulmuş iddia edildiği gibi hasara yol açan kazaya ilişkin herhangi bir yazılı bir belge bulunmadığı, icra takibine dayanak yapılan 13.07.2023 tarihli 49.802,13 TL bedelli faturanın tek başına iddia edilen hasarın oluştuğunu ve davacının bu meblağa kadar müvekkilden alacaklı olduğunu somut olarak ortaya koymadığı, zira iddia edilen hasara ilişkin herhangi bir delil tespiti ile alınmış bilirkişi raporu da mevcut olmadığı, davacı tarafın üçüncü bir şahıs ile anlaşıp herhangi bir bedelli fatura düzenletip müvekkilden tahsil etme gayesi içerisinde bulunmuş olabileceği, davacı tarafın soyut iddialarını yazılı bir belge ile değil de tanıklar ile ispat edeceğine yönelik beyanlarını ve tanık deliline ilişkin taleplerine muvafakat etmediklerini, kesinlikle kabul anlamına gelmemekle birlikte iddia edilen hasarlanma ve taşıma sözleşmelerinin ihlali gerçekleşmiş olsa bile davacı tarafın yasal süresi içerisinde müvekkiline yazılı herhangi bir bildirimde bulunmadığı, zira Türk Ticaret Kanunun 889 Maddesinde" eşyanın zıyar veya hasara uğramış olduğu açıkça görülüyorsa, gönderen veya gönderilen en geç teslim anına kadar zıyaı veya hasarı bildirmezlerse, eşyanın sözleşmeye uygun olarak teslim edildiği varsayılır. Bildirimde, zararın gerekli açıklıkla belirtilmesi ve nitelendirilmesi şarttır. Birinci fıkradaki karine, zıya veya hasarın açıkça görünmemesi ve eşyanın tesliminden sonra yedi gün içinde bildirilmemesi hâlinde de geçerlidir. Gönderilen, taşıyıcıya, teslim süresinin aşıldığını, teslimden itibaren yirmi bir gün içinde bildirmezse, gecikmeden kaynaklanan hakları sona erdiğini, şeklinde olduğu, belirtildiği üzere davacı tarafın iş bu dava dosyasına taşımanın gerçekleşmiş olduğu 26.05.2023 tarihinde icra takibinin yapıldığı tarihe kadar herhangi bir yazılı bildirimde bulunmadığından TTK'nun 889 maddesinin birinci fıkrasında belirtilen açık hükme göre eşyanın sözleşmeye uygun olarak teslim edildiğinin kabul edilmesi gerektiği, Türk Ticaret Kanunun 900. maddesinde de aynı hususlara değinilmiş olup davacı tarafın müvekkile süresinde yapılmış herhangi bir yazılı bildirimi bulunmadığı tüm dosya kapsamınca açık olup davanın tüm talepler yönünden reddi gerektiği, davacı tarafın başvuruda yalnızca soyut, mesnetsiz ve dayanaksız iddia ve taleplerde bulunduğu, uyuşmazlık konusu hasara ilişkin ispatlayacak hiçbir belgeyi dosyaya ibraz edemediği, davacı tarafın sayın mahkeme dosyasına yalnızca bir fatura ibraz ederek uyuşmazlıkla ilişkilendirmeye çalıştığı, diğer yandan dava konusu faturanın sonradan düzenlenip düzenlenmediğinin ve sıhhatli bir fatura olup olmadığının da teyide muhtaç olduğu, bu kapsamda söz konusu faturanın hangi tarihte düzenlendiğinin ilgili entegratör şirketten talep edilmesi gerektiği ve talep olunduğu, bu kapsamda, icra takibine dayanak gösterilen 13.07.2023 tarihli söz konusu faturanın üzerinde yazılı olan fatura tarihi ile Müvekkil tarafından verilen hizmet tarihi olan 26.05.2023 tarihleri arasında uzun zaman fark olmasının tüm beyanlarının gerçekliğini ortaya koyduğu, dolayısıyla dava konusu iddia edilen hasar değerini ispat edemeyen davacının müvekkilden tazmin talebinde bulunmasının haksız ve hukuka aykırı olup, davacının soyut ve dayanaksız taleplerine itibar edilmemesi gerektiği, davacının mesnetsiz iddialarına itibar edilmesi durumunda müvekkili tarafından adalete olan inancının sarsılacağı ve müvekkilin fakirleşmesine ve davacı tarafın sebepsiz zenginleşmesine sebebiyet verileceği ve verilen hüküm hakkaniyet ilkesi ile bağdaşmadığı gibi hakka hukuka, vicdana ve dürüstlük ilkesinin de uygun düşmeyeceği, bu hususla alakalı gerek yüksek mahkeme kararlarında gerekse de TMK'nın 2 ve 3 maddesinde açıkça vurgulanmış söz konusu yasa maddesi buyurucu nitelik taşıdığından hâkim tarafından kendiliğinden (re'sen) göz önünde tutulması gerektiği, müvekkil zarardan sorumlu olsaydı dahi bu sorumluluğun özel çekme hakkı ile sınırlı olacağı, dava konusu araç çekimi ve teslimi kapsamında hiçbir kusuru bulunmadığı sabit olan müvekkilin bir an için sorumlu olduğu kabul edilse dahi -ki kesinle kabulü mümkün olmadığı-, müvekkilin araç taşıma işini yürüttüğü ve dava konusu olayda taşıyıcı sıfatına haiz olduğu gözetildiğinde, sorumlu tutulacağı miktarın TTK'nın amir hükümleri ile sınırlandırıldığı, açıklanan nedenlerle davaya konu olayda davacının tüm iddia ve beyanlarının maddi gerçeğe aykırı ve haksız olduğu, arz ve izah olunan nedenlerle davacının hukuka, yasaya ve emsal kararlara aykırı olan iddia ve bey anlarına itibar edilmemesi ve bu haksız davanın reddine karar verilmesi, vekil olarak saygı ile arz ve talep olunduğu, açıklanan tüm sebeplerle ve sayın mahkemece re'sen tespit ve takdir olunacak nedenlerle; sayın mahkeme dosyasında davacının tüm taleplerinin haksız, maddi gerçeğe aykırı ve hukuki dayanaktan yoksun olduğundan davanın reddine karar verilmesi, kötü niyetli başlatılan icra takibinde icra tehdidi altında bırakılan müvekkil lehine 9620 kötü niyet tazminatına hükmedilmesi, yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. ÇEKİŞMELİ HUSUSLAR, TOPLANAN DELİLLER, DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: I.DAVANIN NİTELENDİRİLMESİ Taraflar arasında görülmekte olan davanın; Taraflar arasında sözlü olarak akdedilen taşıma sözleşmesi kapsamında davacının aracında uğradığını iddia ettiği maddi zararların tazmini talepli başlatılan ilamsız icra takibine vaki itirazın iptali davası olduğu, Taraflar arasındaki ihtilafın ise davacıya ait aracın taşıma esnasında zarar görüp görmediği, zarar görmüş ise zarar miktarının ne olduğu, davacı tarafından ihbar sürelerine uyulup uyulmadığı ve varsa zararın davalıdan talep edilip edilemeyeceği hususunda olduğu görüldü. II.HÜKME EMSAL ALINAN YÜKSEK MAHKEME İLAMLARI (1) T.C. Yargıtay . Hukuk Dairesinin 17/01/2022 Tarih ve ... Esas-... Karar sayılı ilamında; "Dairemizin yerleşik içtihatlarında kabul edildiği üzere (Yargıtay . HD'nin 06.06.2012 tarih ... E. ... K. sayılı, 30.10.2012 tarih, ... E. ... K. sayılı, 18.10.2016 tarih, ... E. ... K. sayılı ilamları) TTK'nın 889. maddesine uygun şekilde hasar ihbarında bulunulmadığı takdirde, eşyanın sözleşmeye uygun olarak teslim edildiği yönünde taşıyıcı lehine bir karine oluşur. Karinenin, aksini ispat külfeti bu durumda alıcıya düşer. Alıcı olan davalı taraf dosyaya bu yönde fotoğraf sunmuş ve tanık anlatımına dayanmıştır. Bu durumda mahkemece davalının sunduğu bu delillerin davacı taşıyan lehine oluşan karinenin aksini ispata yeterli olup olmadığı değerlendirilmeksizin karar verilmesi doğru görülmediğinden kararın HMK 363/1 maddesi gereği bozulması gerekmiştir. (2) T.C. Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 18/10/2023 Tarih ve ... Esas-... Karar sayılı ilamında; "Aksine ciddi ve inandırıcı delil ve olaylar bulunmadıkça asıl olanın tanıkların gerçeği söylediklerinin kabulü olduğu, akrabalık veya diğer bir yakınlık başlı başına tanık beyanını değerden düşürücü bir sebep sayılamayacağı, dosyada davacı tanıklarının olmamışı olmuş gibi ifade ettiğini kabule dair bir delil de bulunmadığı gözetildiğinde..." denilmiştir. III.DEĞERLENDİRME VE NETİCE (1) GÖREV AÇISINDAN YAPILAN DEĞERLENDİRMEDE: Davacının 6102 Sayılı TTK'nın 16/1 maddesi gereğince özel hukuk tüzel kişisi tacir olduğu, her ne kadar davalı gerçek kişi ise de bilanço esasına göre defter tutması sebebiyle gerçek kişi tacir olduğu ve eldeki davanın 6102 Sayılı TTK'da düzenlenen Taşıma Sözleşmesinden kaynaklandığı anlaşılmakla Mahkememizin görevli olduğuna kanaat edilerek işin esasına geçilmiştir. (2) HASAR İHBARI VE TANIK DİNLENMESİ HUSUSUNDA YAPILAN DEĞERLENDİRMEDE: Her ne kadar davalı tarafından tanık dinlenmesine muvafakat edilmemiş ise de T.C. Yargıtay . Hukuk Dairesinin 17/01/2022 Tarih ve ... Esas-... Karar sayılı ilamı emsal alınarak davacının dava dilekçesinde bildirmiş olduğu tanıklarının dinlenmesine karar verilmiştir. (a) Davacı Tanığı ... Mahkememizin 21/05/2024 Tarihli Duruşmasında Alınan Beyanında özetle; Davacıya ait aracın yolda arızalanması üzerine davalının çekicisine yüklediklerini, yükleme esnasında araçta herhangi bir hasar olmadığını, Güneyyurt istikametinden Konya istikametine geldikleri esnada Egitse viyadüğünün oraya geldiklerini, yolu bildiği için sürücüyü "Gabari ölçümü için kurulan direğin azami yüksekliği olduğunu ve yavaşlaması" gerektiği yönünden ikaz ettiğini ancak şoförün kendisini dinlemediğini, geçiş esnasında davacıya ait aracın rüzgarlık kısmının diğere çarparak zarar gördüğünü ifade etmiştir. (b) Davacı Tanığı ... Mahkememizin 21/05/2024 Tarihli Duruşmasında Alınan Beyanında özetle; Davacıya ait aracın arıza yapması üzerine davalıya ait çekiciyi kendisinin oraya yönlendirdiğini, kazanın nasıl meydana geldiğini görmediğini, ertesi gün davacı tarafından aracın rüzgarlık kısmının hasar gördüğünün kendisine söylendiğini, sigorta şirketi tarafından davacıya herhangi bir ödeme yapılmadığını ifade tmiştir. (c) Davacı Tanığı ... Mahkememizin 21/05/2024 Tarihli Duruşmasında Alınan Beyanında özetle; Kazanın nasıl meydana geldiğini görmediğini, davacıya ait aracın geldiğinde tavan kısmında bulunan ve rüzgarlık diye tabir edilen kısmının hasar görmüş olduğunu ifade etmiştir. (3) BİLİRKİŞİ İNCELEMESİ AÇISINDAN YAPILAN DEĞERLENDİRMEDE: Mahkememizce taraf tanıklarının dinlenmesi ve davacıya ait aracın zarar gördüğüne ilişkin fotoğraflar/kayıtlar dosyamız arasına celp edildikten sonra Motorlu Araç Değer Kaybı, Motorlu Araç Sigortaları/hasar Tespiti alanında uzman bilirkişi ile taşıma hukuku alanında uzman bilirkişiden rapor aldırılmış, 17/09/2024 Tarihli bilirkişi raporunda Takdiri Mahkemeye ait olmak üzere hasarın oluş şekli ile ilgili herhangi bir tespit tutanağı, polis ya da jandarma raporu vb.. tutanak bulunmadığı, ancak taşıma sırasında olması gereken gabari yüksekliklerinin aşılarak taşınan aracın karayollarında bulunan tünel girişlerinde tünel üst taraflarına ya da üst geçitlere sürtünmesi ya da çarpması sonucu oluşabileceği, kaza ve davacıya ait aracın hasarı, davalıya ait araç tarafından çekildiği an ve tarihte oluştuğunun kabulü halinde davalının %100 (tam) kusurlu olacağı, değişimi ve onarımı gereken parçaların tespitinin aracın hasarıyla uyumlu olduğu, İşçilik bedelinin hasarlı parçaların sökülmesi, yeni parçalar ile onarılan parçaların montajı, hasarlı parçaların onarılması ve boyama işlemleri ile rayiç bedellere uygun olarak belirlendiği, davacının zararının 49.802,13 TL olabileceği rapor edilmiştir. Yukarıda detayı verilen T.C. Yargıtay . Hukuk Dairesinin 17/01/2022 Tarih ve ... Esas-... Karar sayılı ilamı çerçevesinde alınan tanık anlatımları, davacı tarafından sunulan fotoğraf kayıtları ve 6102 Sayılı TTK'nın 875/1 maddesi nazara alındığında 17/09/2024 Tarihli bilirkişi raporunun Yüksek Mahkemenin denetimine elverişli, ayrıntılı, gerekçeli ve yöntemine uygun olarak hazırlandığına kanaat edilmekle bu raporun hükme esas alınmasına karar verilmiştir. (4) NETİCE: Yukarıda yapılan açıklamalar, amir kanun hükümleri, bilirkişi raporu ve emsal mahiyetteki Yüksek Mahkeme ilamı çerçevesinde somut olayımız bir bütün olarak değerlendirildiğinde 6102 Sayılı TTK'nın 889/1 maddesinde yer alan hasar ihbarında bulunulmamasının adı geçen kanunu 875/1 maddesinde yer alan karineyi tersine çevirdiği, bir başka ifade ile taşımaya konu eşyanın sözleşmeye uygun olarak teslim edildiği hususunda taşıyıcı/davalı lehine karine oluştuğu, karinenin aksini ispat külfetinin davacı üzerinde olduğu lakin yukarıda detayı verilen T.C. Yargıtay . Hukuk Dairesinin 17/01/2022 Tarih ve ... Esas-... Karar sayılı ilamında da ifade edildiği üzere bu karinenin tanık dahil her türlü delille eksinin ispat edilebileceği, her ne kadar davalı tarafından davacının tanık dinletmesine muvafakat edilmemiş ise de yine yukarıda detayı verilen T.C. Yargıtay . Hukuk Dairesinin 17/01/2022 Tarih ve ... Esas-... Karar sayılı ilamı emsal alınarak davacının tanıklarının dinlendiği, özellikle taşınan araç içerisinde bulunan davacı tanığı ...'ün "Davacıya ait aracın davalının çekicisine yüklendiği esnada hasar olmadığı, yolu bildiği için sürücüyü "Gabari ölçümü için kurulan direğin azami yüksekliği olduğunu ve yavaşlaması" gerektiği yönünden ikaz ettiğini ancak şoförün kendisini dinlemediğini, geçiş esnasında davacıya ait aracın rüzgarlık kısmının diğere çarparak zarar gördüğünü" şeklindeki anlatımları, hasarın meydana geldiği kısma ilişkin bu anlatımı diğer tanık ...'nun anlatımlarıyla desteklenmesi, yukarıda detayı verilen T.C. Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 18/10/2023 Tarih ve ... Esas-... Karar sayılı ilamında ifade edildiği üzere bu tanıkların yeminli beyanlarının aksini ortaya koyacak ciddi ve inandırıcı delil ve olaylar bulunmaması, davacı tanıklarının olmamışı olmuş gibi ifade ettiğini kabule dair bir delil de bulunmadığı gözetildiğinde zararın taşıma esnasında meydana geldiği Mahkememizce kabul edilmiş, 17/09/2024 Tarihli bilirkişi raporunda davacının aracında meydana gelen hasarın taşıma sırasında olması gereken gabari yüksekliklerinin aşılarak taşınan aracın karayollarında bulunan tünel girişlerinde tünel üst taraflarına ya da üst geçitlere sürtünmesi ya da çarpması sonucu oluşabileceği, kaza ve davacıya ait aracın hasarı, davalıya ait araç tarafından çekildiği an ve tarihte oluştuğunun kabulü halinde davalının %100 (tam) kusurlu olacağı, değişimi ve onarımı gereken parçaların tespitinin aracın hasarıyla uyumlu olduğu, İşçilik bedelinin hasarlı parçaların sökülmesi, yeni parçalar ile onarılan parçaların montajı, hasarlı parçaların onarılması ve boyama işlemleri ile rayiç bedellere uygun olarak belirlendiği, davacının zararının 49.802,13 TL olabileceği yönündeki rapor da nazara alınarak davacının davasının kabulü ile T.C. Konya . İcra Dairesinin ... Esas sayılı icra dosyasında davalı(borçlu) tarafından yapılan itirazın iptaline, takibin kaldığı yerden aynen devamına karar verilmiştir. Her ne kadar davacı tarafından icra-inkar tazminatı da talep edilmiş ise de kaza sonrasında 6102 Sayılı TTK'nın 889/1 maddesinde yer alan hasar ihbarında bulunulmamasının adı geçen kanunu 875/1 maddesinde yer alan karineyi tersine çevirdiği, bir başka ifade ile taşımaya konu eşyanın sözleşmeye uygun olarak teslim edildiği hususunda taşıyıcı/davalı lehine karine oluştuğu, karinenin aksini ispat külfetinin davacı üzerinde olduğu, bir başka ifade ile zararın varlığı ve miktarı muhakemeyi gerektirdiğinden yasal şartların oluşmaması sebebiyle davacının icra-inkar tazminatı talebinin reddine karar verilerek Mahkememizde oluşan vicdani kanaatin tezahürü olarak aşağıdaki hüküm tesis edilmiştir. TÜRK MİLLETİ ADINA HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere; 1-Davacının davasının KABULÜ İLE; (a) T.C. Konya . İcra Dairesinin ... Esas sayılı icra dosyasında davalı(borçlu) tarafından yapılan itirazın İPTALİNE, takibin kaldığı yerden AYNEN DEVAMINA, (b) Yasal şartları oluşmadığından davacının icra-inkar tazminatı talebinin REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 3.401,98TL karar ve ilam harcından dava açılırken peşin olarak alınan 850,50TL harcın mahsubu ile bakiye 2.551,48TL harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına, 3-Hazine tarafından karşılanan 3.120,00TL arabuluculuk giderinin davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına, 4-Davacı tarafından yapılan 269,85TL başvuru harcı, 38,40TL vekalet suret harcı, 850,50TL peşin nispi harç, 886,00TL posta - tebligat gideri ve 5.200,00TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 7.244,76TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 5-Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte olan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca 30.000,00TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 6-6100 Sayılı HMK'nın 323–333. maddeleri gereğince hükmün verilmesinden kesinleşmesine kadar olan dönemde davacının sorumlu olduğu yargılama giderleri de ödendikten sonra var ise karar kesinleştiğinde; Kullanılamayan ve bakiye kalan gider avansının Hukuk Muhakemeleri Kanunun Gider Avansı Tarifesinin 5. Maddesi gereğince hükmün kesinleşmesinden sonra talep eden tarafından hesap numarası bildirilmiş ise iade elektronik ortamda hesaba aktarmak suretiyle, talep eden tarafından hesap numarası bildirilmemiş ise masrafı avanstan karşılanmak suretiyle PTT merkez ve işyerleri vasıtasıyla adreste ödemeli olarak İADESİNE, DAİR; İş bu duruşmada hazır bulunanların yüzüne karşı, hazır bulunmayanların yokluğunda, kararın vekille temsil edilmeyen taraflar açısından kendilerine, vekille temsil edilen taraflar açısından ise 7201 Sayılı Kanununun 11. Maddesi gereğince taraf vekillerine tebliğinden itibaren 2 haftalık yasal süre içerisinde T.C. KONYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 6. HUKUK DAİRESİ NEZDİNDE İSTİNAF KANUN YOLUNA müracaat etme hakları açık olmak üzere Türk Milleti adına verilen karar duruşma tutanağına geçirilerek açıkça okunup usulen anlatıldı. 19/11/2024 Katip ... Hakim ...