İlk Derece Mahkemesi · Konya 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
Konya 2. Asliye Ticaret Mahkemesi 2023/383 E. 2024/597 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- Konya 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2023/383
- Karar No
- 2024/597
- Karar Tarihi
T.C. KONYA . ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: ... Esas - ... TÜRK MİLLETİ ADINA KARAR T.C. KONYA . ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : KARAR NO : HAKİM : KATİP : DAVACI : VEKİLİ : DAVALI : VEKİLİ : DAVA : Tazminat (Özel Sigorta Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : KARAR TARİHİ : GEREKÇE YAZIM TARİHİ: Davacı taraf vekilinin davalı taraf aleyhine açtığı işbu dava mahkememizin ... Esas sırasına kaydedilmekle, mahkememizce yapılan aleni/açık yargılama sonunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesi ile özetle; Davacı müvekkili inşaat vs işleri ile ilgili ticari faaliyette bulunan bir şirket olduğunu, davacı müvekkili ile dava dışı Konya Ticaret Borsası arasında ekte sundukları Konya Ticaret Borsası Çatı Tadilatı İşi sözleşmesi imzalandığını, davacı müvekkili şirket Sigorta Ettiren olarak davalı sigorta şirketinden yukarıda bahsi geçen sözleşme konusu iş ile ilgili oluşabilecek hasarların teminatı amacı ile dava dışı Konya Ticaret Borsası Sigortalı gözükmek şartı ile 25/08/2022 başlangıç 24/10/2022 bitiş tarihli ... Poliçe numaralı Tüm Riskler Sigorta Poliçesi düzenlettiğini, müvekkilinin söz konusu sigorta poliçe döneminde Konya Ticaret Borsasına ait Çatı Tadilat işinde işin müvekkili tarafından yapımı sırasında 08/10/2022 tarihinde yoğun yağış sebebi ile dava dışı Konya Ticaret Borsasına ait alanda Mutfak, Yemek Servis, Servis Asansörü Çıkışı, VIP ve Asansör Girişi, Yemekhane alanlarında yağmur suyunun sirayet etmesine bağlı olarak (Alçıpan Asma Tavan çökmesi, Duvar Kağıtlarının kabarması vb.) hasarlar meydana geldiğini, yine aynı işin müvekkili tarafından yapımı sırasında bu kez 17/10/2022 tarihinde yine yoğun yağış sebebi ile dava dışı Konya Ticaret Borsasına ait binada yer alan VIP Salonu, Fuaye alanı ve Galeri Boşluğu alanlarında yağmur suyunun sirayet etmesine bağlı olarak (Alçıpan Asma Tavan çökmesi, Duvar Kağıtlarının sararması ve kabarması, vb. hasarlar meydana geldiğini, söz konusu bu hasarlar müvekkili tarafından yaptırıldığını, bu hasarların müvekkili tarafından yaptırılması sonucunda dava dışı Konya Ticaret Borsası tarafından Sigorta Poliçesine dayalı olarak söz konusu hasarın talep ve diğer tüm haları müvekkiline devrettiğini ve bu konuda muvafakat verdiğini, müvekkili tarafından davalıya başvuru yaptırılarak hasar dosyası açtırıldığını, ancak söz konusu hasar dosyasına istinaden davalı sigorta şirketinden herhangi bir ödeme yapılmadığını, bu nedenlerle fazla dair hertülü talep ve dava hakları saklı kalmak kaydı ile haklı davanın kabulü ile 6100 sayılı HMK'nın 107. Maddesi uyarınca belirlenecek Maddi zarar tazminatında müddeabihi artırma hakları saklı kalarak 1.000,00TL'nin ticari avans faizi ile birlikte davalından poliçe limitleri ile sınırlı olarak alınarak davacıya verilmesini, yargılama giderleri ile ücreti vekaletin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesi ile özetle; Davacı tarafın belirsiz alacak davası açmasında hukuki yarar olmadığını, meydana gelen hasar açısından müvekkilinin şirket’in sorumlu tutulabilmesi ancak ve ancak meydana gelen hasarın tanzim edilen sigorta poliçesi teminat kapsamında olması ile mümkün olabileceğini, dava öncesinde gerçekleştirilen hasar incelemeleri ile birlikte meydana gelen hasarın teminat kapsamı haricinde kaldığı tespit edildiğini, dolayısı ile mahkememiz nezdinde görülmekte olan işbu haksız ve hukuka aykırı davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, bu nedenlerle öncelikle haksız ve hukuka aykırı davanın usulden reddini, davanın esasına girilmesi halinde dava konusu hasarın müvekkili şirket nezdinde tanzim edilen sigorta poliçesi teminat kapsamında yer almaması nedeniyle işbu davanın esastan reddini, somut olayın poliçe teminat kapsamına girmediğinin tespiti açısından sigorta hukukçusu bilirkişisinden rapor alınmasını, hasara ilişkin tüm belgelerin toplanmasını, olay mahallinde keşif yaptırılmasını, müvekkili şirket aleyhine hesaplama yapılacak olması halinde ise dosyanın uzman bilirkişi heyeti’ne tevdi edilmesini, uzman bilirkişi heyetince poliçe sigorta bedelleri/teminat limitleri, poliçe genel ve özel şartları, teminat kapsamı, çifte/eksik/aşkın sigorta hükümleri, müşterek sigorta, eskime tenzili, muafiyet tenzili, sovtaj tenzili gibi durumların gözetilmesini, davanın açılmasına sebep olunmadığından aleyhe faiz, vekalet ücreti, yargılama gideri ve sair hiçbir gidere hükmedilmemesini, ilgili kalemlerin davacı tarafa yükletilmesini, aleyhe hüküm kurulması halinde faiz ve feriler açısından açıklanan nedenlerle müvekkili şirketin sorumlu tutulmamasına karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: I.DAVANIN NİTELENDİRİLMESİ Taraflar arasında görülmekte olan davanın; Davacı ile dava dışı Konya Ticaret Borsası arasında akdedilen 24/08/2022 Tarihli Sözleşmenin 16/1 maddesi gereğince davacının sigorta ettiren, dava dışı Konya Ticaret Borsasının sigortalı olarak davalı ile akdettiği ... Poliçe Numaralı 25/08/2022-24/10/2022 tarihlerini kapsayan Sigorta Poliçesi gereğince sigortalanan iş yerinde 08/10/2022 ve 17/10/2022 tarihinde meydana gelen yağış dolayısıyla oluştuğu iddia edilen zararların sigortaya rücusu talepli maddi tazminat davası olduğu, Taraflar arasındaki ihtilafın ise 08/10/2022 ve 17/10/2022 tarihlerinde meydana gelen yağış sebebiyle herhangi bir hasar meydana gelip gelmediği, meydana gelmiş ise gerçek hasar miktarının ne olduğu, meydana gelen zararın poliçe kapsamında teminat altına alınıp alınmadığı, davacının bir zararı var ise davalıdan tahsilini talep edip edemeyeceği hususunda olduğu görüldü. II.HÜKME EMSAL ALINAN YÜKSEK MAHKEME İLAMLARI (1) T.C. Yargıtay . Hukuk Dairesinin 28/04/2016 Tarih ve ... Esas-... Karar sayılı ilamında; "Davacı ... Ltd. Şti. vekili Avukat ... tarafından, davalı Sungurlu Ticaret Borsası aleyhine 13/02/2013 gününde verilen dilekçe ile menfi tespit istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın reddine dair verilen 15/01/2015 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davacı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü. ... 6102 sayılı TTK'nun 4. maddesine göre, bir davanın ticari dava olabilmesi için uyuşmazlığın her iki tarafının da tacir olması ve ticari işletmeleriyle ilgili hususlardan doğmuş bulunması veya anılan yasa maddesinde sayılan mutlak ticari davalardan olması gerekli ve yeterlidir. Bu tür ticari davalara ise, ayrı asliye ticaret mahkemesi olan yerlerde, o yerdeki asliye ticaret mahkemesinde bakılır. (TTK m.5/2) Eldeki dosyada ise, taraflar tacirdir ve uyuşmazlık iki tarafın ticari işletmeleriyle ilgilidir. Şu halde, eldeki dava ticari dava olduğundan, asliye ticaret mahkemesinin görevli olduğu gözetilip, dava dilekçesinin görevsizlik nedeni ile reddine karar verilmesi gerekirken işin esasının incelenmiş olması doğru olmamış, kararın bozulması gerekmiştir." denilmiştir. (2) T.C. Yargıtay . Hukuk Dairesinin 21/09/2017 Tarih ve ... Esas-... Karar sayılı ilamında; "Poliçe tarihi ile talep tarihi itibariyle uyuşmazlığa uygulanması gereken 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 1454/1 maddesi uyarınca “Sigorta ettiren, üçüncü bir kişinin menfaatini, onun adını belirterek veya belirtmeyerek, sigorta ettirebilir. Sigorta sözleşmesinden doğan haklar sigortalıya aittir. Sigortalı, aksine sözleşme yoksa, sigorta tazminatının ödenmesini sigortacıdan isteyebilir ve onu dava edebilir.” yani adı geçen madde hükmüne göre aksine bir sözleşme yoksa sigorta tazminatını ancak sigortalı talep edebilir. Bu durumda sigorta ettiren davacının aktif dava ehliyetinin bulunup bulunmadığının tespiti açısından sigorta poliçesi hükümleri ile 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 1454. maddesinin değerlendirilerek bir sonuca varılması ve buna göre bir karar verilmesi gerekirken, bu hususta bir inceleme ve değerlendirme yapılmaksızın işin esasının incelenerek yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir." denilmiştir. (3) T.C. Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 16/05/2019 Tarih ve ... Esas-... Karar sayılı ilamında; "Öyle ise, alacağın tartışmasız veya belirli olması hâlinde kısmi dava açılamayacağına ilişkin 6100 sayılı HMK'nın 109'uncu maddesinin ikinci fıkrasının yürürlükten kaldırılmış olmasından dolayı belirli alacaklar için de artık kısmi dava açılması mümkün hâle geldiğine ve davacının alacaklarının bir kısmını dava ettiğinin dava dilekçesi içeriğinden anlaşılmasına başka bir anlatımla davanın kısmi dava olarak görülmesi için gerekli koşulların somut olayda bulunmasına göre, mahkemece dava hukuki yarar yokluğundan reddedilmeyerek bir ara kararı ile kısmi dava olarak görülüp sonuçlandırılmalıdır. " denilmiştir. (4) T.C. Yargıtay . Hukuk Dairesinin 11/10/2017 Tarih ve ... Esas-... Karar sayılı ilamında; "Ancak riziko tarihinde sigortalı armut bahçesinin bulunduğu mahalde fırtına esip esmediği konusunda yapılan inceleme yetersizdir. Antalya Korkuteli Meteoroloji İstasyonunun cevabi yazısında Korkuteli’nde sözkonusu ayın en sert rüzgarının 12.3 m/sn olduğu bildirilmiştir. Bu durum karşısında; meteorolog veya meteoroloji mühendisi bir bilirkişinin mevcut heyete eklenerek, bahçenin konumu da değerlendirilmek suretiyle, sigortalı meyve bahçesinin bulunduğu mahal itibariyle poliçe özel şartlarında belirtildiği biçimiyle fırtına meydana gelip gelmediği ve oluşan zararın teminat kapsamında olup olmadığı belirlenerek, sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ile karar verilmesi isabetli görülmemiş ve hükmün bozulmasına karar vermek gerekmiştir." denilmiştir. III.DEĞERLENDİRME VE NETİCE (1) GÖREV DAVA ŞARTI AÇISINDAN YAPILAN DEĞERLENDİRMEDE: Dava dışı sigortalının Konya Ticaret Borsası olduğu, yukarıda detayı verilen T.C. Yargıtay . Hukuk Dairesinin 28/04/2016 Tarih ve ... Esas-... Karar sayılı ilamında ifade edildiği üzere dava dışı sigortalının tacir olduğu, yine davacı sigorta ettiren ile davalı sigorta şirketinin de tacir olduğu, taraflar arasındaki ihtilafın sigorta hukukundan kaynaklanması sebebiyle eldeki davanın ticari dava olduğu ve Mahkememizin görevli olduğuna kanaat edilmekle işin esasına geçilmiştir. (2) DAVACININ AKTİF HUSUMET EHLİYETİ AÇISINDAN YAPILAN DEĞERLENDİRMEDE: Dava konusu poliçenin incelenmesinde sigorta ettirenin davacı şirket olduğu, sigortalının ise dava dışı Konya Ticaret Borsası olduğu, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 1454/1 maddesi uyarınca sigorta poliçesinden doğan hakların dava dışı Konya Ticaret Borsasına ait olduğu LAKİN dosya içerisinde yer alan 22/06/2023 tarihli "Muvafakatnamede" sigortalı tarafından poliçeden doğan hakların davacıya devredildiğine muvafakat edildiği dolayısıyla davacının eldeki davada aktif husumet ehliyeti bulunduğuna kanaat edilmiştir. (3) HUKUKİ YARAR DAVA ŞARTI AÇISINDAN YAPILAN DEĞERLENDİRMEDE: Davacının, dava dışı Konya Ticaret Borsası ile aralarında akdedilen 24/08/2022 tarihli Çatı Tadilat Yapım İşi Sözleşmesinin yüklenicisi olduğu, 08/10/2022 ve 17/10/2022 tarihinde tadilat işinin devam ettiği esnada yağışın meydana geldiği, yağış sonrası tadilatın da davacı tarafından yapıldığı, 6102 Sayılı TTK'nın 16/1 maddesi gereğince özel hukuk tüzel kişisi tacir olan ve inşaat alanında faaliyet gösteren davacının yağış sonrası tadil ettiği iş miktarı ve zarar miktarını belirleyecek konum ve tecrübede olduğu bir başka ifade ile davaya konu maddi zararlarını yaklaşık olarak belirleyebileceğine kanaat edilmekle dava türünün belirsiz alacak olarak nitelenmesinin mümkün olmadığı LAKİN T.C. Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 16/05/2019 Tarih ve ... Esas-... Karar sayılı ilamı da emsal alındığında eldeki davanın kısmi dava olarak görülmesi için gerekli koşulların somut olayda bulunmasına göre eldeki davaya 6100 Sayılı Kanunun 109/1 maddesi gereğince kısmi dava olarak devamına, davalının hukuki yarar dava şartı yönüyle yapmış olduğu itirazın reddine karar verilmiştir. (4) BİLİRKİŞİ İNCELEMESİ AÇISINDAN YAPILAN DEĞERLENDİRMEDE: Mahkememizce dava dışı sigortalı nezdinde bulunan tüm bilgi ve belgeler celp edilmiş, taraflarca bildirilen deliller toplanmış akabinde taraf tanıkları da dinlenerek yukarıda detayı verilen T.C. Yargıtay . Hukuk Dairesinin 11/10/2017 Tarih ve ... Esas-... Karar sayılı ilamı çerçevesinde içerisinde meteoroloji mühendisi de bulunan bilirkişi heyetinden zararın teminat kapsamında kalıp kalmadığı, kalmış ise zarar miktarının tespiti hususunda rapor aldırılmış 04/04/2024 Tarihli Kök rapor ile 08/07/2024 tarihli ek bilirkişi heyet raporlarında özetle; Taraflar arasında akdedilen poliçenin Kloz: 110 Yağış, Sel Ve Sriflap Riskleri İle İlgili Şartlarında sigortalı inşaat alanıyla ilgili olarak ve tüm sigorta süresini kapsamak üzere 20 yıllık bir dönüşüm süresini dikkate alacak şekilde verilerden ve istatistiklerden yararlanılmak şartıyla yağış/fırtına klozunun düzenlendiği, 20 yıllık meteoroloji verileri nazara alındığında 17245 nolu istasyonda ekim ayı yağış ortalamasının 31,12 kg/m2, 17244 nolu istasyonda ekim ayı yağış ortalamasının 27,9 kg/m2 olduğu, riskin meydana geldiği 07-09/10/2022 tarihinde metrekareye düşen yağış miktarının 11,2 ila 25,4 kg/m2, riskin meydana geldiği 17-19/10/2022 tarihinde metrekareye düşen yağış miktarının 8,6 ila 14 kg/m2 olduğu, dolayısıyla taraflar arasında akdedilen poliçe hükümleri gereğince risk tarihlerinde meydana gelen yağışın poliçede teminat altına alınan doğal afet olarak kabul edilemeyeceği rapor edilmiştir. Söz konusu ek ve kök raporların Yüksek Mahkemenin denetimine elverişli, ayrıntılı, gerekçeli ve yöntemine uygun olarak hazırlandığına kanaat edilmekle hükme esas alınmasına karar verilmiştir. (5) NETİCE: Yukarıda yapılan açıklamalar, amir kanun hükümleri, taraflar arasında akdedilen poliçe hükümleri, bilirkişi raporları, Yüksek Mahkemenin emsal mahiyetteki ilamları ve tüm dosya kapsamı bir bütün olarak değerlendirildiğinde her ne kadar davacı tarafından dava dışı Konya Ticaret Borsasının sigortalı olarak davalı ile akdettiği ... Poliçe Numaralı 25/08/2022-24/10/2022 tarihlerini kapsayan Sigorta Poliçesi gereğince sigortalanan iş yerinde 08/10/2022 ve 17/10/2022 tarihinde meydana gelen yağış dolayısıyla oluştuğu iddia edilen zararların sigortaya rücusu talepli eldeki maddi tazminat davası açılmış ise de taraflar arasında akdedilen poliçenin Kloz: 110 Yağış, Sel Ve Sriflap Riskleri İle İlgili Şartlarında sigortalı inşaat alanıyla ilgili olarak ve tüm sigorta süresini kapsamak üzere 20 yıllık bir dönüşüm süresini dikkate alacak şekilde verilerden ve istatistiklerden yararlanılmak şartıyla yağış/fırtına klozunun düzenlendiği, 20 yıllık meteoroloji verileri nazara alındığında ... nolu istasyonda ekim ayı yağış ortalamasının 31,12 kg/m2, 17244 nolu istasyonda ekim ayı yağış ortalamasının 27,9 kg/m2 olduğu, riskin meydana geldiği 07-09/10/2022 tarihinde metrekareye düşen yağış miktarının 11,2 ila 25,4 kg/m2, riskin meydana geldiği 17-19/10/2022 tarihinde metrekareye düşen yağış miktarının 8,6 ila 14 kg/m2 olduğu, dolayısıyla taraflar arasında akdedilen poliçe hükümleri gereğince risk tarihlerinde meydana gelen yağışın poliçede teminat altına alınan doğal afet olarak kabul edilemeyeceği anlaşılmakla zararın teminat kapsamında kalmadığı görülmekle davacının davasının reddine karar verilerek Mahkememizde oluşan vicdani kanaatin tezahürü olarak aşağıdaki hüküm tesis edilmiştir. TÜRK MİLLETİ ADINA HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere; 1-Davacının davasının REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 427,60TL den dava açılırken alınan 179,90TL harcın mahsubu ile eksik kalan 247,70 TL karar ve ilam harcının davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına, 3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 4-Hazine tarafından karşılanan 3.120,00 TL arabulculuk ücretinin davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, 5-Davalı vekili yararına AAÜT'ye göre hesaplanan 1.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine, 6-Davalı tarafından yapılan 38,40TL vekalet harcı giderinin davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine, 7-6100 Sayılı HMK'nın 323–333. maddeleri gereğince hükmün verilmesinden kesinleşmesine kadar olan dönemde davacının sorumlu olduğu yargılama giderleri de ödendikten sonra var ise karar kesinleştiğinde; Kullanılamayan ve bakiye kalan gider avansının Hukuk Muhakemeleri Kanunun Gider Avansı Tarifesinin 5. Maddesi gereğince hükmün kesinleşmesinden sonra talep eden tarafından hesap numarası bildirilmiş ise iade elektronik ortamda hesaba aktarmak suretiyle, talep eden tarafından hesap numarası bildirilmemiş ise masrafı avanstan karşılanmak suretiyle PTT merkez ve işyerleri vasıtasıyla adreste ödemeli olarak İADESİNE, DAİR; İş bu duruşmada hazır bulunanların yüzüne karşı, hazır bulunmayanların yokluğunda, kararın vekille temsil edilmeyen taraflar açısından kendilerine, vekille temsil edilen taraflar açısından ise 7201 Sayılı Kanununun 11. Maddesi gereğince taraf vekillerine tebliğinden itibaren 2 haftalık yasal süre içerisinde T.C. KONYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 3. HUKUK DAİRESİ NEZDİNDE İSTİNAF KANUN YOLUNA müracaat etme hakları açık olmak üzere Türk Milleti adına verilen karar duruşma tutanağına geçirilerek açıkça okunup usulen anlatıldı. 01/10/2024 Katip Hakim